Gelişmiş Arama
Ziyaret
3322
Güncellenme Tarihi: 2010/06/12
Soru Özeti
‘İlim eğer Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisinin senedi nasıldır?
Soru
5000 Tümen’lik banknotların üzerinde Hz. Peygamberden (s.a.a) rivayet edilen ‘İlim, Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisi sahih midir yoksa uydurma mıdır?
Kısa Cevap

Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Kurb-ul Esnad kitabı güvenilir hadis kaynaklarındandır.

Ayrıntılı Cevap

Rivayetlerin itibarı mevzularına göre incelenir. İnanç temellerine ait olan rivayetler mutlaka çeşitli ve güvenilir yollardan nakledilmeleri gerekir. Ama fıkıha ait rivayetler birkaç senedi olsa da onlara güvenerek uygulamaya konulabilirler.

Genellikle sizin söylediğiniz manada ki rivayetlerin itibarı, inanç temelleri ve ameli ahkama ait olmazlarsa incelenmeye alınmazlar.

Bu kısa girişten sonra sorunuzun cevabına geçiyoruz: Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri babasından, o da yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Hadiste Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyuruyor: ‘İlim Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’[1]

Bu hadisin senedi hakkında iki şey üzerinde durulmalıdır:
1-Himyeri’nin senedinin masum  imama (a.s) ulaşması
2-Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamız.

Abdullah b. Himyeri’nin senedinin Masum İmama (a.s) ulaşması hakkında denilmiştir ki, Ebulabbas Abdullah b. Cafer b. Hüseyin b. Malik b. Cami Himyeri Kummi, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) yakın dostlarından olup, hicri 3. y.y.’da Şia’nın büyük fakih ve ravilerindendir.

O, Şia alim ve fakihlerinin içinde büyük bir makama sahipti. Şeyh Saduk ‘el-Fakih’de, Necaşi ‘Rical’de, Meclisi II ‘Ravzat-ul Muttakin’de, Mamakani ‘Tenkih-ul Mekal’de ve İlyari ‘Behcet-ül Amal’de Kum şehri hadisçilerinin onun fakih, güvenilir ve itibarlı olarak tanıdıklarını yazmaktalar.

O, Muhammed b. Yakup Kuleyni’nin büyük hadis şeyhlerindendir. Kuleyni ‘el-Kafi’de ona dayanarak bir çok rivayet nakletmiştir.

Himyeri, İmam Hadi (a.s) ve İmam Hasan Askeri’yle (a.s) yazışmalarıda vardır. Abbasilerin Şiilerle bu İki İmamın (a.s) arasında ki ilişkilerini koparmak için büyük bir baskı uygulamalarına rağmen o, Onlarla (a.s) bağını koparmamış ve devamlı olarak yönledirmelerinden faydalanmıştı.

Himyeri, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) şehadetinden sonra gaybet-i suğra döneminde de vahyin madeniyle bağını koparmadı. Muhammed b. Osman Amri vasıtasıyla İmam Zamanla (a.f) irtibatını ve yazışmasını sürdürdü. O, mesele ve müşküllerini İmam Zaman’a (a.s) mektuplar yazarak hallediyor, bu şekilde onun mübarek varlığından faydalanıyordu. Himyeri bu mektupları’Mesailun An Muhammed b. Osman el-Amri ve’t Tevkiat’ adlı kitapta toplamıştır. Bu da gösteriyor ki o, büyük alim ve hadis yazarlarındadı; onun kitabı da güvenilir hadis kitaplarının arasındadır.[2]

Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamızın nedenine gelince diyoruz ki: Bu hadisi Bihar-ul Envar’da Kurb-ul Esnad’dan nakletmiştir ve bizde oradan naklettik. Ayrıca kitabın bir nüshası Ayetullah Burucerdi’nin kütüphanesinde mevcuttur; hicri 1359 yılında Hasan Mir Hani’nin hattıyla yazılmıştır. Bu nüsha, yazarın yani Abdullah b. Cafer Himyeri’nin hicri 304’de izin verdiği nüshasının üzerinden yazılmıştır.[3]

Son olarak şu noktayıda hatırlatmak faydalı olacaktır: Maide suresinin 54. ve Muhammed suresinin 38. ayetinin tefsirinde bir çok rivayet var ki onlarda ‘ilim’ yerine ‘din’ ya da ‘iman’ kelimesi kullanılmıştır. Şöyle ki: Arap kavmi imanlarında sabit kalmayınca, onları yerlerine başka kavim getirmekle tehdit eden ‘İtaatten yüz çevirirseniz yerinize bir başka topluluğu getirir, sonra görürsünüz ki onlar, size benzememektedir.’[4] ve ‘Ey inananlar, içinizden kim çıkar da dininden dönerse Allah yakında onlara bedel öyle bir kavim getirecek ki o onları sevecek, onlar da, onu sevecek, inananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı yüce olacak o kavim. Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar.’[5] gibi ayetler nazil olunca ashab Resulullah’dan (s.a.a) ‘Allah’ın bu ayetlerde kendilerine işaret ettiği kavim kimdir?’ diye sordular. Bu sırada Selman Resulullah’ın (s.a.a) yanında idi. Allah Resulü (s.a.a) elini onun ayağına -bir rivayete göre omuzuna- vurdu ve şöyle buyurdu: ‘Bu ve bunun kavmidir. Andolsun canımın elinde olduğu kimseye ki, iman süreyya yıldızında olsada Farslılardan bir grup ona ulaşacaklardır.’[6]



[1] -Kurb-ul Esnad, s.53; Bihar-ul Envar, c.64, s.175

[2] - Bu kitap, Şia’nın ilk dörtyüzlük asıl hadis kitaplarından sayılmaktadır. Yazıldığı zamandan bugüne kadar geçen bin yılı aşkın sürede Şii alimlerinin hep faydalandığı bir eser olmuştur. Rivayetleri büyük hadis kitaplarında aktarılmıştır, örneğin: Usul-u Kafi (Şeyh Kuleyni), Fakih ve Hisal (Şeyh Saduk), Tehzib (Şeyh Tusi), Bihar-ul Envar (Allame Meclisi), Vesail-uş Şia (Şeyh Hürr-ü Amuli) ve Müstedrek-ul Vesail (Muhaddis-i Nuri); daha fazla bilgi için bk: 1181. Soru, Dizin: İranlılar ve Araplar   

[3] - Daha fazla bilgi için Cami-ul Ahadis, CD’sine bakınız.

[4] - Muhammed/38

[5] - Maide/54

[6] -Bihar-ul Envar, c.22, s.52, Bab: 37, Ma Cera Beynehu ve Beyne Ehl-il Kitap; Tefsir-i Nümune’nin Özeti, c.4, s.464

Tebersi (r.a) diyor ki: Ebu Hureyre şöyle rivayet ediyor: (Yukarıdaki hadisi aktarıyor.)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Seyf b. Ömer tarafından üretilen Abdullah b. Sebe hikâyesinin sahte oluşu hakkında Şia âlimlerinin delili nedir?
    2081 تاريخ بزرگان 2010/07/24
    Gerçek İslam Şiiliğin kendisidir. Hz. Ali (a.s) onun öğretilerini Peygamber-i Ekrem’den (s.a.a) almış ve takipçilerine ulaştırmıştır. Şii düşüncesinin Abdullah b. Sebe adındaki Yahudi bir şahsa dayandırılması aklî ve naklî deliller ile tamamıyla yalandır. Bu hikâyenin aktarıcısı sıfatıyla “Seyf b. Ömer”’in varlığı bu iddianın boş oluşunun delillerinden biridir. Yalnızca bu delil ...
  • Bütün peygamberlerin kitabı var mıydı? Vardıysa Hz. Nuh’un kitabının adı nedir?
    2823 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde Hz. Nuh’un kitabının olduğuna dair bir şey gelmemiştir. Ama ‘Andolsun ki biz, peygamberlerimizi, apaçık delillerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla beraber kitap ve terazi de indirdik...’ ayetinden bütün peygamberlerin kitap sahibi olduğu anlaşılsa da bazı rivayetlerde bu ayet değişik şekillerde tefsir edilmiştir. Örneğin ...
  • Cevheri hareketten maksat nedir?
    2150 İslam Felsefesi 2010/12/05
    Hareketten maksat, bir şeyin kuvve (durgunluk) halinden fiil haline geçmesidir. Cevher (öz)’den maksat ise dış alemde varolabilmesi için mevzuya (yapıntı) ihtiyacı olmayan mahiyettir. Oysa arazın (ilinti) dış alemde varolması için mevzuya ihtiyacı vardır. Örneğin beyaz renk, arazdır ve varolabilmesi için dış alemde mutlaka bir mevzuya ihtiyacı vardır. Ama cevher, bağımsız ...
  • Rivayetlerde kabir azabına neden olan sebeplerden bir tanesi idrar sayılmaktadır; konuyla ilgili daha fazla açıklama yapabilir misiniz?
    2908 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/14
    Hadis kaynaklarında bu konuya işaret eden/değinen rivayetler vardır; Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “İdrardan sakının ve kendinizi ondan temizleyin, çünkü kabir azaplarının çoğu ondan kaynaklanmaktadır.”[1]İmam Sadık’da (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Kabir azaplarının geneli idrardan kaynaklanmaktadır.”[2]Hükümlerin felsefesi hakkında şunları söylemek gerekir; hükümler her ne kadar maslahat ve mefsedeler üzerine olsa da her ...
  • Allah yolunda cihat meydanlarında canlarını veren şehitlerin kanları pak mıdır?
    1411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
     Şehidin kanı Allah yolunda ve Allah için döküldüğünden şehidin Allah katında makamı yücedir. Onun kanın ilk damlası yer döküldüğünde bütün günahları kul borcu hariç bağışlanır.[1] Hatta bir şiar ve alamet olarak kıyamette bu kanı taşıyabilmesi için kanın beden ve elbisesinde korunması gerektiği söylenmiştir.[2] Ama bütün bu faziletlere rağmen şehidin kanın ...
  • Eğer namaz kılan bir insan namaz esnasında mescidin necis olduğunu veya olacağını anlarsa ne yapmalıdır?
    1002 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Tevzihü’l-Mesail’de şöyle belirtilmiştir: “Eğer namaz kılan şahıs namaz esnasında mescidin necis olduğunu anlarsa ve namaz vakti dar ise namazın tümünü kılmalıdır. Eğer vakti varsa ve mescidi temizlemek namazı bozmaya neden olmazsa namaz esnasında temizlemeli ve sonra namaz kılmalıdır. Lakin bu namazı bozacaksa, namazı bozmalı, mescidi temizlemeli ve sonra namaz kılmalıdır.”[1]Sizin ...
  • Abdestsiz Allah kelimesine dokunmanın hükmü nedir? (Abdullah anlamında olan) İsrail kelimesine dokunmanın hükmü nedir?
    1746 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/30
    Abdesti olmayan bir kimse Allahın ismine hangi dille yazılıyorsa yazılmış olsun dokunması haramdır. Hakeza ihtiyati vacip gereğince Peygamber (s.a.a.), İmamlar ve hz. Zehra’nın (s.a) ismine abdestsiz dokunmak haramdır.[1] Allah ismi kendisinde var olan Habibullah ve diğer isimler hakkında da “Allah” lafzına abdestsiz dokunmak işkallıdır.[2] Ama ibranice olan İsrail kelimesi Allahın ...
  • Hac amellerini müstehap gusül ile yapmak caiz midir?
    886 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Başta hatırlatılmalıdır ki; namaz için yeterli olan her temizlik (abdest, teyemmüm, müstehap gusül, …), temizlik ile yapılması gereken hac amelleri için de yeterlidir. Bundan dolayı ilkönce birkaç noktayı belirtmek gerekmektedir:1. Farz gusül ile namaz veya abdest gerektiren hac amelleri gibi fiiller yerine getirilebilir mi?2. Müstehap gusüller bu hususiyette (temizliğin yeterliliği) ...
  • Muhammed b. el-Hasan el-Saffar, müfevvizenin temsilcilerinden miydi?
    1692 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/12/29
    Muhammed b. el-Hasan el-Saffar’ın gulat ve müfevvize olmadığını birkaç delil ve karineye dayanarak söyleyebiliriz:1-Rical alimlerinin onun hakkındaki görüşleri: Şianın büyük rical alimlerinin hepsi onu saygıyla anmış ve bazıları da onun ‘Basair-ud Derecat’ kitabını övmüşlerdir.2-Merhum Muhammed b. el-Hasan el-Saffar’ın kendisinin gulatı reddeden kitabı vardır.3-O, Kum alimlerindendir ve Kum’lular onun zamanında guluv ...
  • Neden İmam Hüseyin (a.s) Muaviye’nin döneminde kıyam etmedi?
    2922 Masumların Siresi 2010/04/07
    İmam Hüseyin’in (a.s) Muaviye’nin döneminde kıyam etmemesinin sebebi hakkında şunları söyleyebiliriz:1- İmam (a.s) kardeşi ve imamı olan İmam Hasan’ın (a.s) hayatı döneminde Muaviye’yle yaptığı anlaşmaya gösterdiği saygı ve Muaviye’nin de böyle bir anlaşmaya göstermelik olarak yaptığı saygıdan dolayı.2- İmam Hüseyin’le (a.s) karşı karşıya gelmenin doğuracağı kötü sonuç ve Hz. Peygamberin ...

En Çok Okunanlar

  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    80834 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    77641 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    33425 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    31120 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    30901 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    29253 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    28532 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    27547 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    26229 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka ...
  • Kehf suresinin Muhtevası ve okumasının fazileti nedir?
    22666 Tefsir 2012/04/19
    Kehf suresi kuranı kerimin diğer sureleri gibi faziletlere ve birçok nitelik ve özelliklere haizdir. Bu yücelik ve faziletler peygamberden (s.a.a.) ve İmamlardan (a.s.) nakledilen birçok rivayetlerde beyan edilmiştir. Peygamberden (s.a.a.) nakledilen bir rivayette şöyle denilmektedir: Bu sure nazil olduğunda yetmiş bin melek onunla birlikte imiştir. Her kim Kehsf suresini Cuma ...

Linkler