Gelişmiş Arama
Ziyaret
4460
Güncellenme Tarihi: 2010/06/12
Soru Özeti
‘İlim eğer Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisinin senedi nasıldır?
Soru
5000 Tümen’lik banknotların üzerinde Hz. Peygamberden (s.a.a) rivayet edilen ‘İlim, Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisi sahih midir yoksa uydurma mıdır?
Kısa Cevap

Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Kurb-ul Esnad kitabı güvenilir hadis kaynaklarındandır.

Ayrıntılı Cevap

Rivayetlerin itibarı mevzularına göre incelenir. İnanç temellerine ait olan rivayetler mutlaka çeşitli ve güvenilir yollardan nakledilmeleri gerekir. Ama fıkıha ait rivayetler birkaç senedi olsa da onlara güvenerek uygulamaya konulabilirler.

Genellikle sizin söylediğiniz manada ki rivayetlerin itibarı, inanç temelleri ve ameli ahkama ait olmazlarsa incelenmeye alınmazlar.

Bu kısa girişten sonra sorunuzun cevabına geçiyoruz: Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri babasından, o da yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Hadiste Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyuruyor: ‘İlim Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’[1]

Bu hadisin senedi hakkında iki şey üzerinde durulmalıdır:
1-Himyeri’nin senedinin masum  imama (a.s) ulaşması
2-Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamız.

Abdullah b. Himyeri’nin senedinin Masum İmama (a.s) ulaşması hakkında denilmiştir ki, Ebulabbas Abdullah b. Cafer b. Hüseyin b. Malik b. Cami Himyeri Kummi, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) yakın dostlarından olup, hicri 3. y.y.’da Şia’nın büyük fakih ve ravilerindendir.

O, Şia alim ve fakihlerinin içinde büyük bir makama sahipti. Şeyh Saduk ‘el-Fakih’de, Necaşi ‘Rical’de, Meclisi II ‘Ravzat-ul Muttakin’de, Mamakani ‘Tenkih-ul Mekal’de ve İlyari ‘Behcet-ül Amal’de Kum şehri hadisçilerinin onun fakih, güvenilir ve itibarlı olarak tanıdıklarını yazmaktalar.

O, Muhammed b. Yakup Kuleyni’nin büyük hadis şeyhlerindendir. Kuleyni ‘el-Kafi’de ona dayanarak bir çok rivayet nakletmiştir.

Himyeri, İmam Hadi (a.s) ve İmam Hasan Askeri’yle (a.s) yazışmalarıda vardır. Abbasilerin Şiilerle bu İki İmamın (a.s) arasında ki ilişkilerini koparmak için büyük bir baskı uygulamalarına rağmen o, Onlarla (a.s) bağını koparmamış ve devamlı olarak yönledirmelerinden faydalanmıştı.

Himyeri, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) şehadetinden sonra gaybet-i suğra döneminde de vahyin madeniyle bağını koparmadı. Muhammed b. Osman Amri vasıtasıyla İmam Zamanla (a.f) irtibatını ve yazışmasını sürdürdü. O, mesele ve müşküllerini İmam Zaman’a (a.s) mektuplar yazarak hallediyor, bu şekilde onun mübarek varlığından faydalanıyordu. Himyeri bu mektupları’Mesailun An Muhammed b. Osman el-Amri ve’t Tevkiat’ adlı kitapta toplamıştır. Bu da gösteriyor ki o, büyük alim ve hadis yazarlarındadı; onun kitabı da güvenilir hadis kitaplarının arasındadır.[2]

Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamızın nedenine gelince diyoruz ki: Bu hadisi Bihar-ul Envar’da Kurb-ul Esnad’dan nakletmiştir ve bizde oradan naklettik. Ayrıca kitabın bir nüshası Ayetullah Burucerdi’nin kütüphanesinde mevcuttur; hicri 1359 yılında Hasan Mir Hani’nin hattıyla yazılmıştır. Bu nüsha, yazarın yani Abdullah b. Cafer Himyeri’nin hicri 304’de izin verdiği nüshasının üzerinden yazılmıştır.[3]

Son olarak şu noktayıda hatırlatmak faydalı olacaktır: Maide suresinin 54. ve Muhammed suresinin 38. ayetinin tefsirinde bir çok rivayet var ki onlarda ‘ilim’ yerine ‘din’ ya da ‘iman’ kelimesi kullanılmıştır. Şöyle ki: Arap kavmi imanlarında sabit kalmayınca, onları yerlerine başka kavim getirmekle tehdit eden ‘İtaatten yüz çevirirseniz yerinize bir başka topluluğu getirir, sonra görürsünüz ki onlar, size benzememektedir.’[4] ve ‘Ey inananlar, içinizden kim çıkar da dininden dönerse Allah yakında onlara bedel öyle bir kavim getirecek ki o onları sevecek, onlar da, onu sevecek, inananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı yüce olacak o kavim. Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar.’[5] gibi ayetler nazil olunca ashab Resulullah’dan (s.a.a) ‘Allah’ın bu ayetlerde kendilerine işaret ettiği kavim kimdir?’ diye sordular. Bu sırada Selman Resulullah’ın (s.a.a) yanında idi. Allah Resulü (s.a.a) elini onun ayağına -bir rivayete göre omuzuna- vurdu ve şöyle buyurdu: ‘Bu ve bunun kavmidir. Andolsun canımın elinde olduğu kimseye ki, iman süreyya yıldızında olsada Farslılardan bir grup ona ulaşacaklardır.’[6]



[1] -Kurb-ul Esnad, s.53; Bihar-ul Envar, c.64, s.175

[2] - Bu kitap, Şia’nın ilk dörtyüzlük asıl hadis kitaplarından sayılmaktadır. Yazıldığı zamandan bugüne kadar geçen bin yılı aşkın sürede Şii alimlerinin hep faydalandığı bir eser olmuştur. Rivayetleri büyük hadis kitaplarında aktarılmıştır, örneğin: Usul-u Kafi (Şeyh Kuleyni), Fakih ve Hisal (Şeyh Saduk), Tehzib (Şeyh Tusi), Bihar-ul Envar (Allame Meclisi), Vesail-uş Şia (Şeyh Hürr-ü Amuli) ve Müstedrek-ul Vesail (Muhaddis-i Nuri); daha fazla bilgi için bk: 1181. Soru, Dizin: İranlılar ve Araplar   

[3] - Daha fazla bilgi için Cami-ul Ahadis, CD’sine bakınız.

[4] - Muhammed/38

[5] - Maide/54

[6] -Bihar-ul Envar, c.22, s.52, Bab: 37, Ma Cera Beynehu ve Beyne Ehl-il Kitap; Tefsir-i Nümune’nin Özeti, c.4, s.464

Tebersi (r.a) diyor ki: Ebu Hureyre şöyle rivayet ediyor: (Yukarıdaki hadisi aktarıyor.)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir yaratıcısı olmaksızın baştan beri tanrı nasıl mevcuttur?
    2818 Eski Kelam İlmi 2012/08/21
    Tanrının baştan beri nasıl mevcut olduğu sorusu, gerçekte neden tanrı kendi başına ve zatıyla vardır ve her varlığın bir yaratıcısı ve meydana getiricisi bulunmaktadır, diye belirtilen sorunun başka bir ifadesidir. Gerçekte soru şudur: Tanrı nasıl meydana gelmiş ve kim O’nu yaratmıştır? Cevap için birkaç soruya dikkat etmeniz gerekir; zira bu ...
  • Acaba Allah’ın kalbimizde yer edindiğini söyleyebilir miyiz?
    1996 Eski Kelam İlmi 2012/04/04
    Allah hem göklerde ve hem de yerdedir, arşa da yerleşmiştir ve ayrıca kalbimizde de yer edinmiştir. Diğer bir tabirle; Allah’ın bir zaman veya mekâna ihtiyacı olmamasına rağmen her yerde ve her zamanda Onun varlığı hissedilebilir. Aynı zamanda bu söylenenlerin hiçbiri boş ve manasız değil aksine biraz dikkatle birçok konuda doğru ...
  • Dünyada tekrar evlilik yapan kadın cennette hangi kocasının eşi olacaktır?
    6195 Eski Kelam İlmi 2009/06/06
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Din insanı dünya ve ahiret yaşamında saadete ulaştırmak için gelmişse eğer, dindar olmayan bazı toplumlar neden dünyada daha çok refah içinde yaşamaktalar?
    2559 Pratik Ahlak 2012/01/29
    İslam, insan ilişkilerini düzenlemek için gelmiştir. Kanunlar üzerine kurulu olan Medinetü’n Nebiy’de insan ilişkileri belli bir düzen içindeydi. Ve Şehid Sadr’ın (r.a) deyimiyle İslam, bu mananın gerçekleşmesi için iki tedbir düşünmüştür. Biri kanunun icrasına nezaret eden dış tedbirler, diğeri ise insanın içinde kendisini uymakla yükümlü hissetiği iç ve değersel tedbirlerdir. ...
  • Ramazan ayında dövme yapmak orucun bozulmasına neden olur mu?
    4855 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/18
    Dövme, orucu bozmaz. Hatırlatılmalıdır ki orucu bozan şeyler şunlardan ibarettir: 1. Yemek ve içmek, 2. Cima, 3. Mastürbasyon (insanın kendi başına meni gelmesine neden olacak bir şey yapması), 4. Allah, Peygamber (s.a.a) ve onun halifelerine yalan isnat etmek, 5. Boğaza katı toz ulaştırmak, 6. Tüm başı suya sokmak, 7. Sabah ...
  • Hicr suresi 91. ayetteki bölenlerden Allah’ın kasti nedir?
    2554 Tefsir 2010/11/27
    Bu ayet-i şerifede yer alan “el-muktesimin” kavramı bölen ve bölücüler anlamındadır. Bu ayetin nüzul sebebinin ne olduğu ve kimler hakkında nazil olduğu hususunda ise tefsirlerde birkaç ihtimal beyan edilmiştir. 1. Hac aylarında yolculara Muhammed adındaki bir şahsın bir takım iddiaları olduğunu ve kesinlikle kendisinin sözlerini dinlememelerini söylemek için güçlerini Mekke ...
  • Sami kavimlerinden olmayıp Avrupa, Hindistan vs. kavimlerden de peygamber gelmiş midir?
    4481 Eski Kelam İlmi 2010/01/02
    İnsan sorumlu bir varlıktır. Bu sorumlulukların hangi sorumluluklar olduğunun bilinmesi için Allah tarafından peygamberlerin gönderilmesi gerekir. Yoksa sorumluluğun manası olmaz.  Kur'an-ı Kerim, çeşitli ayetlerde nerede bir kavim ve bir topluluk olsa onların hidayeti için Allah'ın peygamberler gönderdiğini buyurmaktadır. Ancak peygamberlerin hepsinin değil bazılarının adı zikredilmiştir. Nitekim Kur'an şöyle buyuruyor: “Öyle ...
  • Hz. Ali’ye (a.s) zekat vermek farz değilken neden namazda sadaka verdi?
    3619 Yeni Kelam İlmi 2010/05/04
    Hz. Ali (a.s) hiçbir zaman fakir ve yoksul değildi. Devamlı çalışıp çabalayarak çok mal kazanırdı; ama onların hepsini Allah yolunda infak ettiğinden kendisine bir şey bırakmazdı. Ayet-i Kerime’de Hz. Ali’nin (a.s) zekat vermesi hakkında anlatılan şey, bu durumlardan biridir.Öte yandan Kur’an’ın literatüründe müstehap sadakalara da zekat denmektedir. Bu tür sadakayı ...
  • Eğer birisi kuranla yemin eder ve sonra yeminine uymazsa günah işlemiş olur mu?
    4245 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/06/21
    Yemin etmenin bir takım şartları vardır. Bütün bu şartlar tahakkuk bulduğu zaman yemin eden kişi ettiği yeminine amal etmekle yükümlüdür. Bu durumda yeminine amel etmezse kefaret gerekecektir. Ama söz konusu olan şartlardan her hangi birisi tahakkuk bulmazsa yemin gerçekleşmemiş oluyor ve dolayısıyla yerine getirme yükümlüğü ve sorumluluğu da söz konusu ...
  • Yaratanla yaratılmış arasındaki benzerliği reddeden ayetler hangileridir? Bu ayetler Allah’ın ruhunu insana üflemesi meselesiyle nasıl bir uyum sağlamaktadır?
    4926 Tefsir 2011/10/20
    Tevhid inancından, ister insan olsun ister başka şey, hiç bir şeyin Allah’a benzeme imkanının olmadığı manası çıkmaktadır. Kur’an’da birçok ayet yaratanla yaratılmış arasındaki benzerliği reddetmektedir. Örneğin:1- ‘Ve ona, bir tek eşit ve benzer yoktur.’2- ‘Ona hiçbir benzer yoktur’3- ‘Artık Allah'a eşit varlıklar tanımayın; şüphe yok ki Allah her şeyi bilir ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    111629 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    92242 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    44536 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    40739 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    39190 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    38607 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    35218 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    35118 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    31443 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Kehf suresinin Muhtevası ve okumasının fazileti nedir?
    29591 Tefsir 2012/04/19
    Kehf suresi kuranı kerimin diğer sureleri gibi faziletlere ve birçok nitelik ve özelliklere haizdir. Bu yücelik ve faziletler peygamberden (s.a.a.) ve İmamlardan (a.s.) nakledilen birçok rivayetlerde beyan edilmiştir. Peygamberden (s.a.a.) nakledilen bir rivayette şöyle denilmektedir: Bu sure nazil olduğunda yetmiş bin melek onunla birlikte imiştir. Her kim Kehsf suresini Cuma ...

Linkler