Gelişmiş Arama
Ziyaret
6483
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Elmayı aç karnına yiyin; çünkü o mideyi temizler diye buyrulan hadis sahih midir?
Soru
Elmayı aç karnına yiyin; zira o mideyi temizler (Mekarimu’l Ahlak c:1, s: 371, hadis 1248) diye Hz Peygamberden nakledilen hadis sahih midir? O dönemde Arabistan’da elma var mıydı ve Araplar elmayı görmüş müydü?
Kısa Cevap

Elma birçok gıdasal özelliklerinin yanı sıra ilaç özelliği de taşır. Birçok eski ve yeni tıp uzmanları onun hakkında sözler söylemiş ve yazılar yazmışlardır. Elmanın özellikleri ve faydaları hakkında doktorların görüşlerine ek olarak, hadis metinlerinden masumlardan da rivayetler nakledilmiştir. Bu rivayetlerden birisi de soruda sorulan rivayettir: Elmayı aç karnına yiyin; zira o mideyi temizler.[1] Bu rivayet İmam Ali’den şu metin ile nakledilmiştir: Elma yiyin; zira elma mideyi temizler. Belirtilen rivayet Mekarimu’l Ahlak’taki senede ek olarak, Meclisi’nin Biharu’l Envar ve Nuri’nin Müstedrek’inde de nakledilmiştir. Aynı şekilde İmam Sadık (a.s) elmanın özellikleri hakkında şöyle buyurmuştur: “Eğer halk elmanın hangi özelliklere sahip olduğunu bilseydi, hastalarını sadece elma ile tedavi ederdi.”[2] Bu rivayetler senet silsilelerine bakılmaksızın, elmanın inkâr edilmez özellik ve faydalarını beyan etmektedir. Bu rivayet ve benzerleri hakkında sizin şaşırmanıza zahiren sebep olan şey, Hz Peygamber ve imamların döneminde Arabistan’da bu tür bir meyvenin bulunmasıdır. Bu meyvenin yeni keşfedilmediğini söylemek gerek. Dolayısıyla din önderlerinin onun hakkındaki sözlerine şaşırmamak gerekir. Bu meyvenin tarihte uzun bir ömrü vardır. Arabistan bölgesinin sıcak bir bölge olması nedeniyle, Arap halkının elmanın rengini görmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Arabistan yarımadasının da uygun su ve havaya sahip bölgeleri bulunmakta ve bu bölgelerde çiftçilik yapılmakta ve de elmada bu çiftçiliğin mahsullerinden sayılmaktaydı. Hakeza başka bölgelerde yaşayan şahısların Hz Peygamber’den bu meyve hakkında soru sormuş olmaları ve Hz Peygamberin de yanıtta bu noktaya işaret etmiş olması da muhtemeldir. Eğer hadis kitaplarını inceleyecek olursanız, içinde elma adının bulunduğu birçok rivayete rastlayacaksınız. Örneğin bin yıl önce telif edilen Kâfi kitabında “Elma Babı” adıyla bir başlığın bulunduğu ve orada ondan fazla rivayetin yer aldığı gözlenmektedir.[3]      

 


[1] Meclisi, Muhammed Bakır, “Biharu’l Envar”, c: 63, s: 177, Müessesei El-vefa, Beyrut, 1404 h.k; Nuri, Mirza Hüseyin, “Müstedrekü’l Vesail”, c: 16, s: 397, Müessesetu A’lul Beyt, Kum, 1408 h.k. 

[2] Kuleyni, Muhammed bin Yakup, “Kâfi”, c:6, s: 356, Daru’l Kutubu İslamiye, Tahran, 1365 h.ş,

قالَ الصّادِقُ علیه السلام: «لَوْ یعْلَمُ النّاسُ ما فِی التُّفّاحِ ما داوُوا مَرْضاهُمْ إِلاّ بِهِ».

[3] a.g.e, s: 355

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namazını doğru kılmayan bir kimseye tabi olmak caiz midir?
    980 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hz Meryem için cennetten yiyecek ve meyve gönderilmesi nasıl mümkündür? Cennette bulunanlar da dünyaya dönebilir mi?
    1677 Tefsir 2012/05/27
    Ayet ve hadislerde bulunan karine ve delillere binaen Hz Meryem’in yiyeceği direkt olarak ve maddi aracılar kullanılmaksızın Allah tarafından ve cennetten sağlanıyordu. İslami öğretiler esasınca, cennette insanların hayatı ebedi olacak, onlar cennetteki nimet ve lezzetlerden daimi olarak yararlanacak ve nimetler yenilenecektir. Bundan dolayı bu nimetler için bir son düşünülemez. Ama ...
  • İnsan nasıl Allah’ın mahbubu (sevimli kulu) olur?
    3680 Pratik Ahlak 2010/06/30
     Allah’la dostluk iki şekilde mümkün olur: 1- Kulların Allah’la dost olması 2- Allah’ın kullarıyla dost olması. Soruda geçen işte bu ikinci kısmıdır, yani kulların Allah tarafından sevilmeleri.Elbette evrende olan her şey Allah’ın yaratığı ve eseri olduğu için, Allah tarafından sevilmektedir. Ancak ayet ve hadislerde söz konusu olan muhabbetten maksat özel ...
  • Allah gerçekleşmeden önce insan amelini nasıl bilmektedir?
    1163 Eski Kelam İlmi 2011/08/21
    Bizim için böyle bir sorunun meydana gelmesinin sebebi, Allah ile zaman arasındaki bağı doğru anlamamamızdır. Allah ezeli, ebedi ve zaman üstüdür; yani Allah zamanı kuşatmıştır ve onunla sınırlı değildir. Esasen Allah geçmişte gelecek hakkında bilgi sahibidir diye bir şey söylememiz doğru değildir; çünkü Allah için geçmiş ve gelecek diye bir ...
  • Bura b. Azip Kimdir? Ehl-i Beyt’in dostlarından mıdır? Hz. Ali’nin imamlığını kabul etmiş midir?
    1206 تاريخ بزرگان 2008/05/13
    Evs kabilesinden olan Bura b. Azip İslam Peygamberi’nin sadık dostlarındandır. Peygamber’in savaşlarının çoğunda Peygamber’in yanında savaşmıştır. O, 14 gazvede Peygamber’in emrinde savaştım, demiştir. Onun katıldığı ilk savaş Handek savaşıdır. Bedir savaşında ise yaşının küçük olduğu için birkaç arkadaşıyla birlikte yarı yoldan geriye döndürülmüştür. Hicri 24 yılında Rey şehrinin onun komutasında ...
  • Farz namazların kazaları yerine sünnet namazları kılınabilir mi?
    1080 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/10/01
    İmam Humeyni (r.a) benzeri bir soruya yanıtta şöyle buyurmuştur: Geçmiş farz namazların kazası farzdır ve sünnet namazlarını kılmayla bir çelişki arz etmez. Lakin sünnet namazı, farz namazın kazasının yerini almaz.[1] Bundan dolayı her ne kadar sünnet namazları birçok fazilete sahip olsa da sizin kaza namazınız olması nedeniyle edebildiğiniz ölçüde ve ...
  • Allah’ın şeytana kıyamete kadar mühlet vermesi sebebiyle şeytan ezeli ve ebedi olmada Allah gibimidir?
    2325 Eski Kelam İlmi 2012/04/04
    Ebedi olmak gelecekte yok olmamak anlamındadır. Şeytansa Allah’ın yarattığı bir yaratık ve her mahlûk yaratanın idaresinde olduğu için kendini Allah’ın işlerinde ihtiyari olarak ortak göremez, o da bütün varlığını diğer yaratılmışlar gibi Allah’a borçludur. Allah’ın şeytana mühlet vermesi ise kıyamete kadar değildir “malum” vakte kadardır. Eğer “malum” vakti kıyamet olarak ...
  • Zina zade hakkında rivayet edilen hadisler hangileridir?
    1461 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/14
    Zina sonucu doğan çocuğun (zina zade) İslam nazarında Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve masum İmamlarımızın (a.s.) rivayetlerinde beyan edilmiş, özel hükümleri vardır. O, hadislerden bazılarının adresleri şunlardır:1-   Zina zadenin mirası: “Vesailuş-Şia”, c.26, s. 274, (Zina zade zina eden kadın erkekten miras alamıyor babı)2-   Zina zade’nin şahitliği: “Vesailu’ş-Şia”, c.27, s. 375, (Zina ...
  • Şia’nın iddia ettiği üzere Peygamberin (s.a.a) sahabeleri onun vefatından sonra mürtet olmuş ve geriye dönmüşlerdir. Bunun anlamı nedir? Ve kabul edilmesi mümkün müdür?
    1662 Eski Kelam İlmi 2010/09/06
    Yüce İslam Peygamberinin (s.a.a) sahabeleri arasında kendisinin vefatından sonra bidat ve dinden çıkma türünden bir sapmanın meydana geldiği, evvela; İslam ümmetinin ilk elden kaynaklarınca kesin ve kuşku uyandırmaz bir husustur ve Şia kaynaklarına da özgü değildir. Şu an Ehli Sünnet’in altı sahih kitabı ve diğer kaynaklarında birçok sahih senetle Peygamber-i ...
  • Allah zihin aracılığıyla tanınamayacağından, şirke bulaşmayacak bir şekilde O’nu nasıl tanımalıyız?
    1462 Eski Kelam İlmi 2012/04/16
    Allah’ı tanımanın doğru yolu hakkında rivayetler esasınca bu husustaki ölçünün teşbih ve durmaktan uzak durmak olduğunu söylemeliyiz. Konunun açıklaması için ayrıntılı cevaba müracaat ediniz. ...

En Çok Okunanlar

  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    55514 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    49836 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    22317 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    21735 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    21397 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    21385 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    18110 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Kehf suresinin Muhtevası ve okumasının fazileti nedir?
    17887 Tefsir 2012/04/19
    Kehf suresi kuranı kerimin diğer sureleri gibi faziletlere ve birçok nitelik ve özelliklere haizdir. Bu yücelik ve faziletler peygamberden (s.a.a.) ve İmamlardan (a.s.) nakledilen birçok rivayetlerde beyan edilmiştir. Peygamberden (s.a.a.) nakledilen bir rivayette şöyle denilmektedir: Bu sure nazil olduğunda yetmiş bin melek onunla birlikte imiştir. Her kim Kehsf suresini Cuma ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    15985 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • Hz. Şuayb, Lut, Yusuf, İbrahim ve…gibi peygamberlerin kabri nerededir? Bu peygamberler nasıl vefat etmişlerdir? Bunların her birinin kabir ve türbeleri var mıdır?
    15325 تاريخ بزرگان 2012/02/14
    Tarihçiler arasında, şahsiyet ve büyük kimseler, özellikle ilahi peygamberler olmak üzere – az bir kısmının dışında büyük çoğunluğunun nasıl yaşadıkları, nasıl vefat ettikleri ve nerde yaşayıp defnedildikleri hakkında dakik tarihi bilgiler tarihi kaynaklarda dakik bilgiler bulunmamakta ve rastlanmamaktadır – birçok tarihi mesele ve konular hakkında farklı görüşler var olmaktadır.Bununla birlik ...

Linkler