Gelişmiş Arama
Ziyaret
2533
Güncellenme Tarihi: 2012/04/07
Soru Özeti
Acaba; ““Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin”? Ve ““Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” şeklindeki ayetler İslam Peygaber\'inin (a.s.s) masum olmadığına delalet etmiyor mu?
Soru
Tevbe süresinin 43 ayetinde şöyle buyrulmakta: “Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin”? Keza Tahrim süresinin birinci ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir”. Bu iki ayeti açıklıyor musunuz? Zira Vehabiler bu iki ayete dayanarak yüce Peygamber\'in (a.s.s) risaletini tebliğ etme dışındaki durumlarda masum olmadığını ve hata yapabileceğini söylemektedirler. Birinci ayetin, Peygamber\'in (a.s.s) günah işlediğine ve ikinci ayetin ise eşlerine itaat ederek Allah\'ın helalini haram kıldığına delalet ettiğini savunmaktadır.
Kısa Cevap

Tevbe suresinin 43. Ayetin tefsiri hakkında detaylı cevapta zikredilen indekslerde beyan edilen açıklamalara müracaat ediniz.

Tahrim süresinin birinci ayetinde geçen haramdan maksat şer'i haram değildir. Zira ''Lime tuharrimu (neden haram kılıyorsun?)" şeklindeki cümle i'tab ve kınama anlamında değil, belki bir anlamda peygamber (s.a.) için bir şafkat ve onun için şekillenen bir üzülme durumunu ibraz etme anlamındadır. Şöyle ki: Neden yemine bağlı kalarak kendini o nimetten ve helal olan şeylerden mahrum ediyorsun. Hanımlarının rızasını kazanmak için kendini bazı helal ve caiz olan şeylerden mahrum ediyor ve kendini zor duruma sokuyorsun? Tıpkı gelir sağlamak için birçok zahmete katlanıp kayda değer bir fayda kendisine iade etmeyen bir kimseye karşı,  neden o kadar kendine zahmet veriyorsun oysaki çekeceğin bu zahmet karşılığında kayda değer bir şey size iade edilmiyor dediğimiz gibi?

Ayrıntılı Cevap

"Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir"[1]

Bu ayetin nuzul sebebi hakkında meşhur ve uygun olan nakil şudur: Peygamber, (a.s.s) eşlerinden Zeynep binti Cahş'ın yanına giderdi. Zeynep Efendimizi uzun muddet yanında tutarak tedarük ettiği baldan ikram ederdi. Peygamberin diğer hanımı Aişe bundan haberdar olunca rahatsız olur ve derki: Ben ile (Efendimizin eşlerinden biri olan) Hafsa'yla birlikte kendi aramızda şöyle anlaştık: Her ne zaman Peygamber (a.s.s) ikimizden hangisinin yanına gelirse hemen ona,  acaba "magafir" samğını[2] mı" (sakızını) yemişsin? diyelim. ("Magafir", Hicaz'ın ''urfet'' isimli ağaçlarından çıkan ve nahoş kokusu olan bir tür sıvının adıdır). Peygamber Efendimiz (a.s.s) ise elbisesinden veya ağzından münasip ve uygun olmayan her hangi bir kokunun gelmemesine ve aksine sürekli güzel kokunun kendisinden ve elbiselerinden gelmesine dikkat eder ve bu bağlamda oldukça titiz idi. Derken Peygamber bir gün Hafsa'nın yanına geldi. Hafsa Aişe ile birlikte kararlaştırdıkları sözü kendisine söyledi. Peygamber (a.s.s) buyurdu: '' Ben mağafir yemedim. Zeyneb'in yanında bal şerbetinden içtim. Allah'a yemin olsun! Bir daha o baldan yemem. (Çünkü o balı yapan arı nahoş kokulu bir çiçekten ve ihtimalen mağafirden, balını yaparken istifade etmiş olabilir). Lakin sende bu dediğimi kimseye söyleme.'' (Taki halk; neden Peygamber helal bir yiyeceği kendisine haram kılmış? demesin. Veya Peygamber'in bu hususta yada benzeri durumlarda yaptığını örnek almasınlar veya Zeynep bunu işitip kalbi kırılmasın)

Ancak Hafsa, nihayet bu sırrı ifşa etmiş ve sonradan bunun bir hile olduğu ortaya çıktı. Peygamber Efendimiz, son derece rahatsızlık duymuş ve bu munasebetle söz konusu olan ayet nazil oldu. Efendimiz bu meseleye, artık bir daha bu tür durumların evlerinde yaşanmayacak şekilde son noktayı koymuşlardı.[3]

Şüpesiz İslam Peygamber'i gibi yüce bir insan sadece kendisine ait değildir. Belki bütün islam toplumuna ve insanlık âlemine aittir. Bu nedenle eğer evinde onun aleyhine bazı tuzaklar, her ne kadar küçük ve naçiz de olsa kuruluyorsa bunu hafife alıp kenarından geçmemek gerekir. O mubarek insanın haysiyetinin, onun şunun ve bunun oyuncağı haline gelmesine izin verilmemelidir. Böyle bir tezgâh ortaya çıkarsa kararlı bir biçimde karşısında durulması gerekir.

Mezkûr ayet aslında yüce Allah'ın bu tür bir olay karşısında, Peygamber'i Ekremin (a.s.s) haysiyetini korumak için gösterdiği ciddiyetin ifadesidir. Bu nedenle açıktır ki, ayeti celiledeki haramlılık şer'i bir haram değildir. Belki ayetlerden de anlaşıldığı üzere Peygamber Efendimiz tarafından edilen yeminle alakalıdır ve bildiğimiz üzere bazı mubahların terki yönünde içilen yeminlerin bir günahı yoktur. Buna binaen ''Lime tuherrimu (neden haram kılıyorsun?)" cümlesi, ayıplayan ve kınayan bir cümle olmayıp tersine Peygamber için şefkati ve teselliyi ifade eden bir cümledir. Çünkü içtikleri yemine bağlı kalarak kendilerini o nimetten ve helal olandan mahrum etmişlerdi. Hâlbuki eşin rızayetini kazanmak amacıyla bazı helal ve caiz şeylerden kendini mahrum edip kendine zorluk çıkarmanın bir gereği yoktur. Tıpkı gelir sağlamak amacıyla birçok zahmete katlanıp ancak zahmetinden kayda değer bir fayda kendisine kavuşmayan bir kimseye karşı, bir fayda elde etmediğin halde neden bu kadar zahmete katlanıyorsun? dememiz gibidir bu. Bu deyişimiz bu insanda bir kusur olduğunu ifade etmediği gibi söz konusu "Lime tuherrimu" cümlesinde de kendisine hitap ettiği şahısta bir kusurun varlığını ifade etmemektedir.

Sonra ayetin sonunda geçen aff ve rahmet, bu olayın çıkmasına zemin hazırlayan eşlere yöneliktir. Ki eğer gerçekten tevbe ederlerse aff edilip rahmete mazhar olacaklardır.Yada bu aff ve rahmet şuna yöneliktir; evla olan,Peygamber Efendimizin, (a.s.s) bazı eşlerini cesaretlendirecek böyle bir yemini içmemiş olmasıydı.[4]

Tevbe süresinin kırk üçüncü ayetiyle ilgili olarakta aşağıdaki indekslere bakabilirsiniz. Bu ve bu benzer ayetler detaylıca incelenmiştir.

1. ''Kur'anda Embiyanın İsmeti'' Soru 129(Site:1069)

2. ''Kur'an Bakışıyla Embiyanın İsmeti''Soru 1706 (Site: 1824)

3. ''Peyganber'in (a.s.s)İsmeti Ve Terki Evla''Soru 10718 (Site: 10555)

4. ''Embiyanın İsmeti'' Soru 7564(Site:8522)

 

[1] Tahrim, 1.

[2] Ağaçtan çıkan ve gövdesi ve dalları üzerinde koruyan bir tür sıvı.(Bkz.İbni Manzur,Muhammed b.Mukrim ''Lisanu'l Arab'' Lübnan/Beyrut: Daru Sadır,Üçüncü baskı,1414 h.k. c.8, s.441 Mehyar,Rıza, ''Ferheng'i Ebced'i Farisi-Arabi'' ,s.559

[3] Elbağavi (Muh'yissünne), Ebu Muhammed Elhüseyin b. Mes'ud, ''Maalim'u Ttenzil Fi Tefsiru'l Kur'an'' (Tefsiru'l Bağavi), Darun Tayyibe Linneşri Ve'Ttevzii, Dördüncü Baskı,1417 h.k. , c.5, s.116    El'ensariyi'l-Hazreci (Şemsuddin Kurtubi),Ebu Abdullah Muhammed b.Ahmed, ''El'cami'u Liehkami'l Kur'an'',(Kurtubi Tevsiri),Mısır/Kahire, Daru'l Kutubi'l Mısriyye,1384h.k. , İkinci Baskı, c.18, s.116    Fahruddin Razi,Ebu Abdullah Muhammed b. Ömer, ''Mefatihu'l Gayb'' , Lübnan/Beyrut, Daru İhya-u Tturasi'l Arabiyye,Üçüncü Baskı,1420 h.k. c.30,s.568   ''Sahihi Buhari'',c.6,s.194, şu kaynaktan alıntı yapılmıştır: Mekarim Şirazi,Nasır,  ''Tefsiri Numune'' , İran/Tahran, Daru'l Kutubi'l İslamiyye, 1374 h.ş. , Birinci Baskı, c.24, s.271,272

Ayrıyeten parantez arası  verdiğimiz açıklamalar başka kitablardan alınmıştır.

[4]  ''Tefsiri Numune'' , c.24, s.272,273,

Tabatabai,Seyyid Muhammed Hüseyin, ''El'mizan Fi Tefsiri'l Kur'an'', İran/Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, 1417 h.k. , Beşinci Baskı, c.19, s.330

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam şeriatı kemal ve kuşatıcılığa ermeyle tebliğsel nübüvvete değil, teşriî nübüvvete son vermiştir. Bu nedenle tebliğsel nübüvvetin sona ermesi nasıl açıklanabilir?
    1440 Eski Kelam İlmi 2011/09/21
    Belirtilen şüphenin reddinde iki noktaya dikkat edilmelidir: Birinci nokta: Geçen ümmetlerde tebliğsel nübüvvetin yenilenmesinin felsefesi, o dönemdeki ümmetlerin özelliklerinden kaynaklanıyordu. Tebliğsel peygamberler, insanın henüz kendi zamanının şeriatını tebliğ edecek gücü taşımadığı ve kendi şeriatı hakkında tahlil ve çözümleme yapabilecek kabiliyetten yoksun olduğu bir dönemde gelmekteydiler. O dönemdeki insan akıl ve ...
  • İslam’ın, tenasüh (reenkarnasyon) hakkındaki görüşü nedir?
    3307 Eski Kelam İlmi 2008/11/02
    Asırlar önce Hindistan’da, reenkarnasyon görüşü ortaya atılmış ve ruhların defalarca tekrar dünyaya geri dönmesi hakkında dünya çapında bir inanç yaygınlaşmıştır. Bu görüş, asırların geçmesiyle dünyadaki halkların birçoğunun ilgisini çekmiş ve hatta bazıları, mezhebi bir inanç olarak ona bağlanmışlardır. Bu kesintisiz süre içersinde, büyük bilginler bu konuyu inceleyerek eleştirmiş ve yanlış ...
  • Allah Samet’tir cümlesindeki Samet kelimesinin manası nedir?
    14865 Tefsir 2012/04/15
    Sözlükler, rivayetler ve müfessirlerin sözlerinde Samet kavramı hakkında birçok anlam zikredilmiştir; bu yüzden bu kısa makalede her üç gruptan bir takım numuneler aktaracağız: A. Ragıp Müfredatta şöyle demektedir: Samet efendi ve büyüklük manasında olup büyük işlerin yapılması için kendisine müracaat edilendir. Bazıları da şöyle demiştir: Samet içi boş olmayan aksine dolu ...
  • Müminin nefsinin velayeti Masum İmam’ın elinde olduğu konusundaki görüşünüz nedir?
    1475 Eski Kelam İlmi 2012/01/29
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin Cevabı:Hz. Masum İmamlar’ın (a.s) müminin üzerinde tekvini ve teşrii velayetleri vardır, ancak bu velayeti uygulama noktasında hayırlar göz önüne alınır. ...
  • Vanilya özünden yararlanmak haram mıdır?
    3106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/03
    Hz Ayetullah Uzma Hamaney (ömrü uzun olsun): Eğer alkol sarhoş edici türden değilse ve gerçekte sıvı değilse, helaldir. Hz Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü uzun olsun) bürosu: Taşıdığı yüzlük yüksek oran sebebiyle ondan sakınılmalıdır. Hz Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) bürosu: Sorudaki varsayımda caiz değildir. Hz Ayetullah Hadevi Tahrani’nin (ömrü uzun olsun) cevabı şudur: Alkol temiz ...
  • Kafi’deki sahih hadislerin sayısı, ondaki hadislerin beşte biri kadar mıdır?
    3856 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/12/29
    Muteber hadislerin sayısını söyleyen bu grup alimler konuya Rical ilmi ıstılahları açısından baktıklarından, fıkhi ve istidlali konulara sınırlama getirmek gibi bir amaçları yoktur. Çünkü onlara ve günümüzdeki araştırmacılarına göre hadisin itibarının ölçüsü, bir tek ravinin güvenilir olması değildir. Ölçü daha geniştir ve rivayete güven doğuracak her şey ölçü sayılmaktadır. Tıpkı ...
  • Namazın sonunda verilen üç selamın hikmeti nedir? ikinci ve üçüncü selamın muhatapları kimlerdir?
    5532 Teorik Ahlak 2012/03/11
    Selam, Arapçada iyilik ve esenlik demek olup hem görüşürken, hem de ayrılırken kullanılır. Bu üç selam hadislerde gelmiştir. Ama kimse üçününde farz olduğunu söylememiştir. Bu selamların manasını anlayabilmek için önce tercümelerine bakmak gerekir: Selam olsun sana ey Peygamber! Allah’ın rahmet ve berketi senin üzerine olsun. Selam olsun biz namaz kılanlara ve Allah’ın tüm ...
  • Acaba kadın yargıç olabilir mi?
    2294 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/06
    Fakihler ve din uzmanları kadının yargıç olması gibi bazı konular hakkında farklı görüşlere sahiptirler. Bu gibi konular, dinin zaruri ve zorunlu konularından sayılmamaktadır.Kadının yargıç olamayacağını söyleyenler, bu hususta nakledilen rivayetlere ve icma delililine dayanmışladır. Bu konunun felsefesi hakkında sundukları noktalar, kadının yargıç olamayacağını destekleyen bazı noktalardan ibarettir. Aşağıda bu noktaların ...
  • Bir takım şekilleri ve figürleri içeren dua kitaplarından yararlanmak caiz midir?
    3220 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    1- Sorunuza nazaran söz konusu kitabın hangi ilim hakkında olduğunu anlamak güçtür. Bunu anlamak için daha geniş bilgiye ihtiyaç vardır. Ama kısaca söyleyebiliriz ki söz konusu kitap ulum-i garibe hakkındadır. Ulum-i garibe; cifr, reml ve nücüm gibi ilimlere denir. Ancak söz konusu kitabın hangi kısmına ait olduğunu teşhis etmek mümkün ...
  • mümkünse yedi cennetin ne olduğunu ve ne anlama geldiğini bana açıklayınız?.
    3622 Eski Kelam İlmi 2010/11/08
    "Daru's-Selam", "Dahru'l-Celal", "Cennetu'l-Maava", "Cennetu'l-Huld", "Cennetu'l-Adn", "Cennetu'l-Firdevs", "Cennetu’n-Naim". Sayılan bu isimler yedi cennetin ismidir ki, rivayi ve tefsirsel kitaplarda zikir edilmiştir. Elbette bütün bu isimlerin tek bir cennete şamil geldiğine ve ancak her birisinin, cennetteki birer mertebenin ismi olduğuna inanmakta olan bazı kimseler de var olmaktadır. Zira "Behişt-i Adn" denildiğinde içinde ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    107058 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    90539 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    43066 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    39693 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    37904 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    37823 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    34479 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    34249 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    30304 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    29060 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka ...

Linkler