Gelişmiş Arama
Ziyaret
2032
Güncellenme Tarihi: 2013/02/16
Soru Özeti
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ (Bu ayete göre) İmam Ali’nin (a.s) vechullah olduğu söylenmektedir. Bunun manası nedir?
Soru
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ (Kasas/88). İmam Ali’nin (a.s) vechullah olduğu söylenmektedir. Bunun manası nedir?
Kısa Cevap
Allah’ın vechi, yaratılmışların dergahına yönelmesi için onlara onunla tecelli ettiği bir şeydir. Bu, O’nun hayat, ilim, kudret, işitme ve görme gibi önemli sıfatlarıdır. Yine hilkat, rızk, mağfiret, rahmet gibi fiili sıfatlar ve O’nun alametleri Allah’ın vechi (Vechullah)’dir. Ayrıca Şianın rivayetlerinde Masum İmamlar (a.s) vechullah olarak sunulmuşlardır. Zira onlar ilahi isim ve sıfatların tam ve eksiksiz örnekleridirler. Hz. Ali de (a.s) vechullah diye nitelendirilmiştir. Çünkü Allah’ın isim ve sıfatları Onda tam olarak tecelli etmektedir.
Masum İmamlar (a.s) ilahi sıfatların tam bir tecelli ve aynaları olduklarından Allah’ın mukaddes zatı gibi yok olmazlar. Buna göre İmam Ali’yi (a.s) şu anda maddi alemde göremesekte yine de hep vardır. Aynı şekilde İmam Mehdi (a.s) nur-u vahidin devamı olan bir diğer vechullahtır.
 
Ayrıntılı Cevap
Vech’in Manası
‘Vech’ ve ‘Cihet’ eş anlamlı kelimelerdir. Örfte bir şeyin vechi,o şeyin başkasıyla yüz yüze ve ilgili olduğu tarafıdır. Nitekim bir cisimin vechi onun dış yüzeyidir.[1]
Allah’ın vechi, yaratılmışların, dergahına yönelmesi için onlara onunla tecelli ettiği şeydir. Bu, O’nun hayat, ilim, kudret, işitme ve görme gibi önemli sıfatlarıdır. Yine hilkat, rızk, mağfiret, rahmet gibi fiili sıfatlar ve O’nun alametleri Allah’ın vechi (vechullah)’dir.[2]
 
Vechullah’ın Ayetteki Manası
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ ayetindeki vechullah’tan (Onun vechi’nden) maksadın ne olduğu hakkında müfessirler iki ihtimal zikretmişlerdir:
1. Kimi müfessirlere göre ‘Vech’ten maksat ‘Zat’ olup ‘Allah’ın zatından başka her şey yok olacak’[3] demektir. Bu ihtimalin soruyla alakası yoktur.
2. Kimiside şöyle demektedir: ‘Vech’ten maksat bir tür  Allah’a ait olan şey demektir. Onun isim ve sıfatlarından tutunda dinler, salih kulların amelleri, enbiya, melekler, şehidler ve müminler gibi dergahının mukarreblerinin tümü Allah’ın vecihlerindendirler.[4]
Bu ihtimale göre tasavvur edebildiğimiz her varlık özünde helak ve batıl olan varlıklardır. Allah Teala’nın vereceği şeyin dışında bir hakikatleri yoktur. Allah’a mensup olmayan şey hakikatten tümüyle uzak olup, vehimden başka bir şey değildir. Veya hayalin hakikat diye gösterdiği bir seraptır. Örneğin putların hakikatı taş, tahta, demirden başka bir şey değildir.[5] Ya da Allah’ın yaratırken kendisine cisim ve ruh verdiği insan gibi. İnsanlığın kemal sıfatlarının tümünü Allah vermiş ve tümü Onundur. Öyleyse Allah’ın fazlıyla bize feyiz ettiği miktardaki hakikat bizim yanımızdadır ancak. O feyiz ise Onun rahmet, rızık, fazl, ihsan vb. gibi önemli sıfatlarının göstergesi olan ayetleridir. Demek ki gerçekte helak ve batıl olmayacak hakikat, Allah’ın mukaddes zatında olan önemli sıfatları ve yarattıklarında olan hakikattır.[6] Alemin değişerek sona ereceği gerçeğini göz önüne aldığımızda, onun ardından daha kamil bir varlık gelecektir. Ve bu alemin sona ermesi onun helak olup, yokluğa gömülmesi demek değildir. Bu, dünya aleminden ahiret alemine intikali demektir.[7]
Kısacası her iki ihtimale göre ayetin maksadı şudur: Allah’ın dışındaki bütün varlıklar mümkünü’l-vücut (var olmaları imkan dahilinde olanlar) olup, varlıklarını Allah’tan almış olsalar bile zatlarında (özlerinde) yokluk ve helaktırlar. Zatında yokluk ve batıllık olmayan tek varlık Allah’ın zatıdır.[8]
Ayetin ikinci ihtimaline göre vechullah’ın kimde tecelli ettiğinin bilinmesi gerekir.
 
Vechullah Kimlerdir?
Genel olarak ilahi yönü ve bir tür Allah’a ait olan her şey -ayetin ikinci ihtimali hakkında söylendiği gibi- vechullahtır. Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.’[9] Nereye bakılırsa orası vechullahtır. Zira Allah’ın ilim ve kudreti her yeri kaplamıştır. Nitekim Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Yaratıklarıyla yarattıklarına tecelli eden Allah’a hamd olsun.’[10] Varlık alemi baştan başa Allah’ın tecellisinin aynasıdır ve onda kendisini göstermektedir.
İnsan, Allah’ın yarattığı varlıklardan biri ve yer yüzündeki halifesi olduğundan -(Hani Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde mutlaka bir halife yaratacağım.’ demişti. Onlarda demişlerdi ki: orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?)-[11] sahip olabileceği en üstün makama sahiptir. Allah, her şeyin maliki olarak üstün bir makamı olduğundan halifesi de Onun isim, sıfatlar ve vechinin tecellisidir. Bu yücelik ve şerafet bütün insanların zatında vardır.
Bu arada insan-ı kamil, Yüce Allah’ın celal ve cemal sıfatlarının aynası olup, ilahi isim ve sıfatlarıyla adlandırılarak diğer bütün yaratılmışlardan daha üstündür. Onların sözü, davranışı, hareketi, kısacası insan-ı kamil’in bütün yaşamı Allah’ı göstermektedir. Çünkü onun her şeyi Allah Teala içindir.[12]  Öyleyse insan-ı kamil, diğer varlıklar arasında en üstün ve en büyük vechullah’tır.
Hadislere baktığımızda Resul-i Ekrem’in (s.a.a), İmam Ali’nin (a.s), Hz. Zehra’nın (s.a) ve diğer Masum İmamların (a.s) özel bir konuma, özel varlık mertebesine sahip olduklarını, varlık aleminin en üstünü olarak gerçek insan-ı kamil ve vechullah olduklarını görmekteyiz. Zira o mukaddes zatlar (a.s) Allah-u Subhan’ın ism-i a’zam’ının tecellileridirler.
İmam Ali (a.s) ise bir yaratılmış ve varlık olarak işin hakkını eda etmiş, Allah’ın mutlak cemal ve celal sıfatlarının aynası olup, ism-i a’zam’ının tecellisidir. İsm-i A’zam öyle bir makamdır ki kim bu makama ulaşsa alemde tasarruf edebilir, olağan üstü işler yapabilir.[13] Bu da İmam Ali’nin (a.s) ve diğer Masum İmamların (a.s) vechullah olduğu anlamına gelmektedir.
Bir çok rivayette Peygamberler  ve Masum İmamlar (a.s) vechullah diye tanıtılmıştır. Örneğin:
1. İmam Rıza (a.s) Ebaselt’e şöyle buyurdu: ‘Vechullah, peygamberler, resuller ve hüccetleridir. Onların vesilesiyle Allah’a yönelinilir, Onun dinine ve marifetine ulaşırlar... Allah -azze ve celle- buyuruyor: Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’[14]
2. İmam Sadık (a.s) ‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ ayeti hakkında ‘Biz Allah’ın vechiyiz ve onunla Allah’a gitmek gerek.’ diye buyurmaktadır.[15]
Öyleyse İmam Ali (a.s) -ve diğer Masum İmamlar (a.s) ki hepsi bir nurdandırlar-[16] ilahi sıfat ve isimlerin tecellileri olduklarından yok olmazlar. Şu anda Onları maddi alemde maddi cisimleriyle görmesekte manevi ve ruhsal yönleri zatlarında sabittir ve bekadadırlar.[17]
Toparlayacak olursak, insan-ı kamil’in en belirgin ve gerçek örneği olan İmam Ali’nin (a.s) vechullah olması, ilahi isimler, sıfatlar ve ism-i a’zam’ın tam göstergesi olması demektir. Her ne kadar Onun (a.s) maddi bedenini bu dünyada görmesekte ruhani ve vechullah yönü zat-ı mukaddes-i ilahi’nin kendisi gibi yok olmayacak ve baki kalacaktır.
Daha fazla bilgi için bkz: Peygamber ve Ehl-i Beyt’in (a.s) Şu Anda Yaşadıklarının Anlamı ve Delilleri: 26033.
 

[1] -Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tefsiru’l-Mizan, (Musavi Hemedani, Seyyid Muhammed Bakır’ın Farsça çevirisinden), c.16, s.134, Defter-i İntişarat-ı İslami, Kum, 5. Baskı, HŞ.1374; Kureşi, Seyyid Ali Ekber, Kamus-i Kur’an, c.7, s.184, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, 6. Baskı, Tahran, HŞ.1371.
[2] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.134.
[3] -Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Nümune, c.16, s.1889, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1374; Tabersi, Fazl b. Hasan, Mecmau’l-Beyan Fi-Tefsiri’l-Kur’an, Müterciman, c.18, s.246, İntişarat-ı Ferahani, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1360.
[4] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.7, s.144 ve c.16, s.134.
[5] -Putperestler her ne kadar putun Allah’a ait olduğunu söyleseler ve onun varlığının Allah’tan ve vechullah olduğunu itiraf etselerde onların Allah’tan ayrı olarak alemin idaresinde etkili olduğuna inanırlardı. Ve bundan dolayı Allah’a değil onlara ibadet ederlerdi. Halbuki hiçbir varlığın hiç bir şeyde kendi başına etkisi yoktur. Bu yüzden varlık aleminde Allah Teala’dan başka kimse tapınılmaya layık değildir. (Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.135.)    
[6] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.134-135.
[7] -a.g.e. c.16, s.137-138.
[8] -a.g.e. c.16, s.136-a.g.e. c.16, s.137-138..
[9] -Bakara/115
[10] -Nehcü’l-Belağa (Subhi Salih), s.155 (Müessese-i Daru’l-Hicret).
[11] -Bakara/30
[12] -Cevadi Amuli, Abdullah, Ali (a.s), Mazhar-ı Esmay-ı Hüsnay-ı İlahi, (Düzenleyen: Bendali, Said), s.13, Merkez-i Neşr-i İsra, Kum, 1. Baskı, HŞ. 1380.
[13] -Allame Hasanzade Amuli, Hasan, İnsan-ı Kamil Ez Didgah-ı Nehcü’l-Belağa, s.58-59, İntişarat-ı Kıyam, Çap-ı Yaran, Kum, 3. Baskı, HŞ.1381; Ali (a.s), Mazhar-ı Esmay-ı Hüsnay-ı İlahi, s.14; Muhammed Şucai, İnsan ve Hialfet-i İlahi, s.25-38, Müessese-i Hademat-ı Ferhengi-i Resa, Tahran, 1. Baskı, HŞ.1362
[14] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.4, s.3, Tabersi, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, Lübnan, HK.1404.
[15] -a.g.e. s.5, H.10
[16] -a.g.e. c.36, s.281 ve 223: ‘Ey Muhammed! Şüphesiz ben, Ali’yi, Fatıma’yı, Hasan’ı, Hüseyin’i (Ondan sonra gelen) İmamları bir nurdan yarattım.’
[17] -Allame Hasanzade, Hasan, Nehcü’l-Velayet, s. 8-14, Neşr-i Elif Lam Mim, Çap-ı Nevid-i İslam, Kum, 2. Baskı, HŞ.1385.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    13075 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ve tefrite düşülmeyecek şekilde olmalıdır ve şahsın ...
  • Geçmiş yıllarda bilmeden unutulan malın humusu nasıl hesaplanır?
    1191 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/08
    Geçmiş yıllarda bilmeden unutulan malın humusu nasıl hesaplanır? ...
  • Tasavvuf nedir? İmam Humeyni (r.a) bir sofu muydu?
    2177 Pratik İrfan 2012/01/18
    “Tasavvuf”, (Arapçada) “suf” kökünden olup “yün            “ anlamına gelir ve kendini manevî olarak yetiştirme ve dünyevî nimetlerden uzak kalma iddiası taşıyan sofular veya yünlü elbise giyenler tarafından tesis edilen ve tarih boyunca ve bu düşünce tarzının değişik fırkalarınca başka birçok dalın kendisine eklendiği bir ekoldür. “Tasavvuf” öğretilerini tümüyle kabul etmek ...
  • Tahrip edilmiş korunaktan hırsızlık yapmanın hükmü nedir?
    1061 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Hırsızın elinin kesilmesinin şartları şunlardır:1. Erginlik2. Akıl3. İrade4. Zorunluluğun olmaması5. İster yalnız başına ve ister beraberce olsun hırsızın korunağa saygısızlık etmesi6. Eşyayı korunaktan çıkarması7. Hırsızın mal sahibinin babası olmaması8. Korunağa saygısızlığın ve hırsızlığın gizlice yapılması; açıkça ve aşikâr olarak korunak kırılır ve mal alınırsa el kesilmez. Korunağa gizlice saygısızlık edilmesi ...
  • Eğer tırnaktaki ojeyi temizleme imkânı yoksa vazife cebire abdesti almak mıdır yoksa teyemmüm mü?
    1593 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Belirtilen soruyu büyük mercilerin bürolarından sorduk ve alınan yanıtları aşağıda açıklıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Sorudaki durumda cebire abdesti alması gerekir.Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpaygani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Eğer abdest ve gusül yerine bir şey yapışmışsa ve bunu kaldırmak mümkün değilse veya tahammül edilemeyecek kadar meşakkatliyse, cebire ...
  • Abdestsiz Allah kelimesine dokunmanın hükmü nedir? (Abdullah anlamında olan) İsrail kelimesine dokunmanın hükmü nedir?
    1642 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/30
    Abdesti olmayan bir kimse Allahın ismine hangi dille yazılıyorsa yazılmış olsun dokunması haramdır. Hakeza ihtiyati vacip gereğince Peygamber (s.a.a.), İmamlar ve hz. Zehra’nın (s.a) ismine abdestsiz dokunmak haramdır.[1] Allah ismi kendisinde var olan Habibullah ve diğer isimler hakkında da “Allah” lafzına abdestsiz dokunmak işkallıdır.[2] Ama ibranice olan İsrail kelimesi Allahın ...
  • Anne ve babanın emir ve yasakları birbiriyle çakışırsa evladın görevi nedir?
    2574 Pratik Ahlak 2010/02/01
    Kur’an’da tevhide davet ve şirkten sakındırmadan sonra anne babaya saygı emredilmiştir. Onlar birbirlerinin tersi olan emirler verirse ve evlat her iki isteği yerine getiremezse bu konuda iki grup rivayet vardır. Bir grupta anneye iyilik ve ihsana öncelik tanınmış, diğer grup da evladın üzerinde en büyük hakkın babaya ait olduğu belirtilmiştir. ...
  • İran ve Irak savaşında şehit düşen bazı fertlerin cenazelerinin dağılmadığını ve yok olmadığını duydum. Bu duyumlar muteber ve güvenilir midir?
    1620 Eski Kelam İlmi 2012/04/04
    Canlı yaratıkların cisimlerinin yapısı gereği, ruh bedenden çıktıktan sonra tabii olarak beden kokar, çürür ve yok olur. Bu nedenle bazı bedenlerin yıllar geçtikten sonra aynı şekilde salim kalması uzak bir ihtimaldir. Ama Allah her şeye kadir olduğundan[1] böyle bir şey zihinden uzak tutulmamalı ve aklî ve normal olarak muhal görülmemelidir. ...
  • (İmam) Buhari’nin hayatından kesitler sunabilir misiniz?
    2371 تاريخ بزرگان 2009/10/10
    Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail b. İbrahim b. Muğire b. Berdeziye Cu’fi-l Buhari, Ehl-i Sünnetin en meşhur muhaddisidir. O, H. K. 194 yılında Buhara’nın köylerinden biri olan Hartenk’de dünyaya geldi. Çocukken babasını kaybetti. Güçlü bir hafızası vardı ve daha çocukken hadis ezberleyip toplamaya başladı.Üstadı Muhammed b. Yahya Zuheli onu kıskandığı ...
  • Istakoz, deniz kabukları ve ahtapot yemek haram mıdır?
    12074 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/09
     Istakoz[1] ve deniz kabuklarını yemek haramdır. Dini kaynaklar uyarınca helal ve haram olan hayvanların birbirlerinden ayırt edilmesi için bir takım genel kurallar açıklanmıştır. Bu kurallar deniz ve kara hayvanları hakkında birbirinden farklıdır. Kuşların da kendilerine özgü hükümleri vardır…Su hayvanları hakkında açıklanan helal olma ölçüsü pullu olmalarıdır. Muhammed b. Muslim İmam ...

En Çok Okunanlar

  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    73719 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    69697 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    30808 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    28574 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    28366 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    27307 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    25721 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    25188 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    24182 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka ...
  • Kehf suresinin Muhtevası ve okumasının fazileti nedir?
    21573 Tefsir 2012/04/19
    Kehf suresi kuranı kerimin diğer sureleri gibi faziletlere ve birçok nitelik ve özelliklere haizdir. Bu yücelik ve faziletler peygamberden (s.a.a.) ve İmamlardan (a.s.) nakledilen birçok rivayetlerde beyan edilmiştir. Peygamberden (s.a.a.) nakledilen bir rivayette şöyle denilmektedir: Bu sure nazil olduğunda yetmiş bin melek onunla birlikte imiştir. Her kim Kehsf suresini Cuma ...

Linkler