Gelişmiş Arama
Ziyaret
544933
Güncellenme Tarihi: 2008/06/22
Soru Özeti
Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
Soru
Benim istimna gibi bir sorunum var. Acaba böyle bir iş büyük günah mıdır? Ve acaba bu sorunu halletmenin bir yolu var mıdır?
Dostlarımdan biri, namahrem olan ve insanla herhangi bir nispeti olmayan bir kızla cinsi münasebette bulunmanın, istimnadan daha iyi olduğunu söyledi, acaba bu söz doğru mudur? Rica ederim sorumu yanıtlayınız ve beni bu sorundan kurtarınız.
Kısa Cevap

İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.

İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve boş zamanları doldurarak bu kötü işten uzak durmak gerekir. İnsanın (daimi ve geçici) eşinin haricinde hangi şekilde olursa olsun başka kadınlarla cinsi münasebette bulunması haramdır. Bu günahların çeşitli türlerde gerçekleşen örnekleri ve cezalandırma dereceleri olsa da bu, insanın günahlar arasında biri kötü, diğeri daha kötüdür diyerek bir günahı işlemesini caiz kılmaz.



[i] Bu günah rivayette zinayla eşdeğer sayılmıştır. Vesaili Şia c 20, s 352.

Ayrıntılı Cevap

Dini metinlerde istimna olarak tabir edilen (mastürbasyon) veya kendini tatmin etme şundan ibarettir: İnsanın kendisini eliyle veya başka bir organıyla tahrik ederek menisini çıkarmasıdır (cünüp olmasıdır) bu iş insanın kendi bedenine dokunması, şehvet uyandıran (resim, film ve… ) manzaralara bakması veya şehvet içeren (hikâye, roman gibi) kitapları okuması veya şehvet uyandıran (kaset, telefon ve...) şeyleri dinlenesi ve ya meni çıkması kastıyla fikir ve düşünceye dalmasıyla gerçekleşmesi mümkündür. İstimna hangi şekilde olursa olsun haramdır ve büyük günahlardan hesap edilmiştir. İstimna ve kendini tatmin etmeden kurtulmanın en iyi yolu tevzihu’l-mesail risalelerinde açıklanan özel şartlara riayet etmek suretiyle(daimi veya geçici) şeri evliliktir. Evlenmenin mümkün olmadığı durumlarda Allah’a tevekkül edilerek, aşağıda yer alan noktalardan ederek istifade edilebilir:

1- Kendi kendini tatmin etmeyi terk etmek için çok ciddi karar alınız.

2- Şehvet uyandıran her türlü resim ve filme bakmaktan sakınınız.

3- Arkadaş seçimine dikkat ediniz ve arkadaş olarak, sizi bu işe teşvik eden kimseleri seçmeyiniz. Meşru olmayan karşı cinsten kişilerle arkadaşlık kurmaktan kesinlikle kaçınınız.

4- Hayal etmekten kaçınınız ve her zaman faydalı işlerle uğraşınız (şehvet uyandırmayan kitapların mütalaası ve ağır sporlarlar vb …) Şunu da aklınızdan çıkarmayın ki işsizlik kurtulmak bu tür kötü alışkınlıkları kendinizden uzaklaştırmanın temel şartı sayılır.

5- İmkânlar dâhilinde yalnız kalmamaya çalışınız.

6- Nefsanî isteklerin kontrol edilmesi ve iradenin güçlendirilmesinde oruç tutmak sizin için son derece faydalıdır.

Eğer oruç tutmaya gücünüz yetmiyorsa, çok yememeye çalışınız ve ya en azından uyuma esnasında karnınız alışılmışın üstünde dolu olmasın.

7- Cinselliği artıracak muz, çikolata, incir, hurma, soğan, biber, yumurta, kırmızı et, yağlı yiyecekler ve… gibi yiyeceklerden sakınınız.

8- Her zaman idrar torbasını ( mesane) boş tutmaya çalışınız.

9- Geceleri yatmadan önce mütalaa ediniz ve kesinlikle yüzükoyun yatmayınız.

Hangi şekilde olursa olsun, kendi eşi dışında (daimi ve geçici eş) biriyle cinsi münasebette bulunmak haramdır. Bu günah (zina) büyük günahlardandır ve bunun şer’i cezası bazen öldürülmek ve bazen de kırpaçtır. Ahirette de ebedi cehennem ateşine girmeye sebep olur. Bu yüzden Müslüman bir kimse Allah’ın haram kıldığı kötü işlerden mutlak surette uzak durmalıdır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar