Gelişmiş Arama
Ziyaret
9085
Güncellenme Tarihi: 2012/03/12
Soru Özeti
İmam Ali’nin (a.s) Allah’ın bazı hükümler hakkında sustuğunu belirtmesinin anlamı nedir? Ve neden onları bulmak için kendinizi zahmete atmayın diye buyurmuştur?
Soru
Nehcü’l-Belağa’daki özdeyişlerde şöyle buyrulmuştur: «إِنَّ اللَّهَ افْتَرَضَ عَلَیْکُمُ الْفَرَائِضَ، فَلاَ تُضَیِّعُوهَا؛ وَ حَدَّلَکُمْ حُدُوداً، فَلاَ تَعْتَدُوهَا؛ وَ نَهَاکُمْ عَنْ أَشْیَاءَ، فَلاَ تَنْتَهِکُوهَا؛ وَ سَکَتَ لَکُمْ عَنْ أَشْیَاءَ وَ لَمْ یَدَعْهَا نِسْیَاناً، فَلاَ تَتَکَلَّفُوهَا» Hakkında suskun kalınan bu son kısım hangi türdendir? Rivayetin bu bölümü, “her fiil ve her şartın bir hükmü vardır” sözüyle çelişmiyor mu?
Kısa Cevap

İmam Ali (a.s) bu sözünde, Yüce Allah’ın hüküm ve bilgi olarak belirttiği şeylerin tüm hakikatten ibaret olmadığını ve Allah’ın insanı kendisiyle yükümlü kılmadığı ve hakkında suskunluğu tercih ettiği başka şeylerin de olduğunu belirtmektedir. Ahiret için faydasız olan cüzi bilgilerle yükümlü olmak bu kabildendir; zira Yüce Allah unuttuğundan suskunluğu tercih etmemiştir. Çünkü Allah unutmaktan münezzehtir. Bu, söz konusu hususların insanın ahireti için faydasız olması ve onlarla uğraşmanın faydalı bilgileri terk etmeye sebep olması nedeniyledir. Bazı yerlerde suskun kalmadan kastin astronomi, hesap, hendese, şiir ve zarif teknik işler gibi mubah işler hakkında olması ve bunun insanlar için belirtilen hususlara önem vermemesi ve itina göstermemesinden kaynaklanmış olması muhtemeldir. Elbette birçok girift kelam ve felsefe veya hükümlerin felsefesi konusuna girmek, elbette bilgin ve uzmanlar dışında kalan halk kesimleri için istenen bir netice vermeyeceği gibi, inanç sapmasını bile peşinden getirebilir.

Ayrıntılı Cevap

İmam Ali (a.s) bu değerlendirmede şöyle buyurmuştur: “Allah size bazı şeyleri farz kılmıştır; sakın onları göz ardı etmeyin, sizin için bazı hadler belirlemiştir; onları aşmamalısınız, size bazı şeyleri yasaklamıştır; onların haramlığını aşmamalısınız ve bazı şeylerde suskunluğu seçmiştir ve bu unutmasından kaynaklanmamaktadır; o halde kendinizi zahmete atmayın.” Burada İmam Ali (a.s), dünyada Allah’ın insanları yükümlü kıldığı veya onlara yasak kıldığı hüküm ve hadler hakkında söz söylemektedir. Gerçekte İmam Ali (a.s) şunu söylemektedir: Bu ilahi farz, haram ve hadler hakikatin tümü değildir; bilakis Allah’ın sizi yükümlü kılmadığı ve suskun kaldığı başka şeyler de mevcuttur. Ahiret için faydasız olan cüzi bilgilerle yükümlü olmak bu kabildendir; zira Yüce Allah unuttuğundan suskunluğu tercih etmemiştir. Çünkü Allah unutmaktan münezzehtir. Bu, söz konusu hususların insanın ahireti için faydasız olması ve onlarla uğraşmanın faydalı bilgileri terk etmeye sebep olması nedeniyledir.[1] Bazıları da şöyle demektedir: Suskun kalmadan kasıt astronomi, hesap, hendese, şiir ve zarif teknik işler gibi mubah işler hakkında olabilir ve bunların terk edilmesi unutmadan kaynaklanmamıştır; bilakis bunun insanlar için belirtilen hususlara önem vermemesi ve itina göstermemesinden kaynaklanmış olması muhtemeldir.[2] Elbette birçok girift kelam ve felsefe veya hükümlerin felsefesi konusuna girmek, elbette bilgin ve uzmanlar dışında kalan halk kesimleri için istenen bir netice vermeyeceği gibi, inanç sapmasını bile peşinden getirebilir. Bundan dolayı İmam Ali’nin sözü şuna işaret etmektedir: Yüce Allah hidayet, saadet, manevi ve uhrevi tekâmül yolunda insanın gerek duyduğu her şeyi beyan etmiştir ve Kur’an-ı Kerim’de hidayet kitabı ve insanın programı ve hidayet gereklerini gidermeyi üstlenen bir kitaptır.[3] Ama bazı hususları belirtmemesi ve susması unutmaktan ve gafletten kaynaklanmamaktadır; zira Yüce Allah bundan münezzehtir. Bu, diğer hususları bizzat öğrenmeye koyulması için insanın yükümlülük, çalışma ve çabasına bırakmasından kaynaklanmaktadır. Kendinizi zahmete atmayın diye ifade edilen söz, ilmî veriler elde etme yolunda çalışma ve çaba göstermeyin anlamında değildir; aksine çabanızın çoğunu dünya işleri ve beyhude çalışmalara adamayın ve de yaratılışın hedefi olan manevi hususlara ihtimam göstermekten alıkoyacak şekilde dünya işlerine yönelmeyin anlamı taşımaktadır. İslam Peygamberi (s.a.a) ve imamların (a.s) öğretilerinin ilim elde etmeyi ve insanî bilgilere ulaşmayı teşvik ettiğini kim bilmemektedir![4] Teorik ve tecrübî ilimler ve de ekonomik, malî ve tarım eksenli çalışmalar da buna dâhildir.[5]      

 


[1] Behrani, İbn. Meysem, Şer-i Nehcü’l-Belağa, tercüme, Atayi, Muhammed Rıza, c. 8, s. 97, hikmet. 97, Bonyad-ı Pejuheşhaye İslamî Astan-ı Kudsi Rezevi, Meşhed, çap-ı yekom, 1385 ş.

[2] Nevab Lahici, Mirza Muhammed Bakır, Şerh-i Nehcü’l-Belağa, s. 301, Neşr-i Ahavan Kitapçi, Tahran, Bi Ta.

[3] Bkz: İndeks: Kur’an’ın Kapsamlılığı, 3723 (Site: 4760).

[4] "قَالَ النَّبِيُّ (ص) اطْلُبُوا الْعِلْمَ وَ لَوْ بِالصِّينِ فَإِنَّ طَلَبَ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ"Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Çin de olsa ilmin peşinden gidin; zira ilim öğrenmek her Müslüman’a farzdır. Meclisi, Biharü’l-Envar, c. 1, s. 180, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, 1049 k.

[5] "اعْمَلْ لِدُنْيَاكَ كَأَنَّكَ تَعِيشُ أَبَداً وَ اعْمَلْ لآِخِرَتِكَ كَأَنَّكَ تَمُوتُ غَداً..."İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: Dünyanız için her zaman diri kalacak gibi çalışınız. Hür Amuli, Vesailü’ş-Şia, c. 17, s. 76, Âlu’l-Beyt, Kum, 1409 k.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar