Gelişmiş Arama
Ziyaret
8753
Güncellenme Tarihi: 2010/12/28
Soru Özeti
Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
Soru
Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
Kısa Cevap

Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.

2-Bu yazıda Ehl-i kitabın kendi inançları hakkında yazdıkları kitaplardan faydalanmaya özen gösterilmiştir. Gerçi bize göre bütün peygamberler bir olan Allah tarafından gönderilmiş ve aynı dini tebliğ etmişlerdir. Eğer ihtilaf varsa ayrıntıdadır. Yoksa tevhid ve mead gibi dinin hakikatında ihtilaf yoktur. Şu andaki ihtilaf, bazı dinlerin uğradıkları tahriflerden dolayıdır.

3-Ehl-i kitabın, cismani mead inancını ne olduğunu öğrenmek için üç dinin, yani Zerdüşt, Yahudi ve Hıristiyanlığın görüşlerini tek tek inceleyeceğiz.

a) Zerdüştlerin cismani mead hakkındaki inançları:

Zerdüşt’ün kendisine ait olan Gatalar kitabında cismani mead inancını çıkarabileceğimiz öğretiler mevcuttur. Örneğin, insan öldükten sonra Cinvad köprüsünden (günahkarların geçemeyeceği köprü) geçeceği; iyilerin akıbetinin cennet, kötülerin de cehennem olacağı yazılıdır.

Zerdüştlü çağdaş bir yazar, ölümden sonra ruhun ebediliği, insanın baki kalması, cennet ve cehennemde iyiliklere mükafat, kötülüklere ceza verilmesi ve kıyamete inanmayı Zerdüşt dinin temelleri olduğunu söylemektedir.

b) Yahudilerin cismani mead hakkındaki inançları:

Yahudilere göre kıyamete inanmak dinin temeli ve imanın bir parçasıdır. Onu inkar etmek büyük günahtır. Ancak meadın cismani veya ruhani olması hakkında söyledikleri sözlerinden Yahudilerin cismani meada inanmadıkları anlaşılmaktadır. Onlar diyorlar ki: Mead önce cismani olacaktır, ama 12 ay sonra cisim yokolacak ve ruh baki kalacaktır.

c) Hıristiyanların cismani mead hakkındaki inançları:

İncillerden anlaşıldığı kadarıyla Hıristiyanlarda meada inanmaktalar; kullandıkları ifadeler cismani meadla uyuşmaktadır.

Ayrıntılı Cevap

Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan ayrıca bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın din kitaplarına dayanarak mead inancı hakkında bizim anladıklarımızdır.

2-Bu yazıda Ehl-i kitabın kendi inançları hakkında yazdıkları kitaplardan faydalanmaya özen gösterilmiştir. Gerçi bize göre bütün peygamberler bir olan Allah tarafından gönderilmiş ve aynı dini tebliğ etmişlerdir. Eğer ihtilafta varsa ayrıntıdadır. Yoksa tevhid ve mead gibi dinin hakikatı olan konularda ihtilaf yoktur. Şu andaki ihtilaf, bazı dinlerin müptela oldukları tahriflerden dolayıdır.

3-Ehl-i kitabın meadın cismani hakkındaki inancını öğrenmek için üç dinin, yani Zerdüşt, Yahudi ve Hıristiyanlığın görüşlerini tek tek inceleyeceğiz.

a) Zerdüştlerin cismani mead hakkındaki inançları

Zerdüşt’ün kendisine ait olan Gatalar kitabında, Avesta’nın bazı bölümlerinden farklı olan öğretiler mevcuttur. ‘Eski veya İlk Zertüşt Dini’ denilen bu öğretilerin temellerinden biri şudur:[1] ‘İnsan öldükten sonra günahkarların geçemeyeceği Cinvad (Ayırma) köprüsünden geçecektir; iyilerin akıbeti cennet, kötülerin de akıbeti cehennem olacaktır.’[2] Zerdüştlü çağdaş bir yazar, ölümden sonra ruhun ebediliği, insanın bakiliği, cennet ve cehennemde iyiliklere mükafat, kötülüklere ceza verilmesi ve kıyamete inanmayı Zerdüşt dinin temelleri olduğunu söylemektedir.

Kısacası ‘Cinvad köprüsünden geçmek’ ifadesinden belkide Zerdüşt’ün cismani meada inandığı söylenebilir.

b)Yahudilerin cismani mead hakkındaki inançları

Yahudilerin cismani mead inançlarını bilmek için birkaç noktanın incelenmesi gerekir:

1-Yahudi fırkalarının mead meselesindeki ihtilafları

Bazı kaynaklarda şöyle yazılıdır: Sadukiler fırkası Tevrat’ın yalnızca ilk beş kitabını kabul ediyor ve neticede meadı (galiba Eski Ahit’in diğer bölümlerinde gelmiştir) kabul etmiyorlar. Şomroniler veya Samireliler’de ölülerin kıyametini inkar ediyor ve Tevratta kıyametin olacağına dair bir delil olmadığını söylüyorlardı.[3] Oysa Farisiler Eski Ahit’in bütün kitaplarını kabul ettiklerinden meada inanıyorlardı.[4]

Hatırlatmak gerekir ki, Saduki ve Samiri fırkalarının günümüzde taraftarı yoktur.

2-Günümüzdeki Yahudilerin Mead Görüşleri

Kimileri bugünkü Tevrat’ta meaddan açıkca bahsedilmediğini, bazı Yahudi alimlerin meadı Tevrat’tan ispat etmek için dayandıkları şeylere ‘Onlar bu hususta asla açık delil değillerdir.’[5] şeklinde cevap verselerde ve kimileri de: ‘Tevratın kıyamete delil olmayan hiç bir bölümü yoktur, ama bizim onu bu manaya tefsir etme yetkimiz yoktur.[6] demelerine rağmen Yahudilerin dini kaynakları Tevrat’la sınırlı olmadığı için, diğer kaynakları göz önüne aldığımızda kıyamet inancının dinin temellerinden ve imanın bir parçası olduğuna inandıkları ve onu inkar etmenin büyük günah saydıkları söylenebilir. Kim kıyamete inanmazsa ve onu inkar ederse kıyametten payını alamayacaktır.[7]

Yahudi alimler, kıyamete inanmayı dualarının birinde (18 bereket) getirmişlerdir. Bu dualar onların günlük namazlarının önemli bir bölümüdür. O dua şudur: ‘Sen ebede kadar varlığın cabbarısın. Ey Allah! Sen ölüleri diriltensin... Ey Sultan! Ölüm ve yaşam senin elindedir... Ve sen ölüleri dirilten eminsin. Yücesin sen ey Allah ki, ölüleri diriltirsin.’[8]

Yahudilere Göre Cismani ve Ruhani Mead

Yahudilerin cismani ve ruhani mead görüşleri hakkında denilebilir ki, onların sözlerinin bütününden anlaşılan Yahudilerin cismani meada inanmadıklarıdır. Çünkü Yahudilerin dini kaynaklarına göre ruh ve bedenin her ikisine birlikte ilahi mahkemede hüküm verilecektir. Ama Allah bedeni bırakıp ruhu cezalandıracaktır. Ruh itiraz edince Allah diyecek ki: Beden dünyada varolmuştur ve varlıklar orada hata yaparlar. Ama sen yüce alemin ehlisin ve orada kimse günaha düşmez. Bu yüzden ben bedeni bırakıp seni cezalandırıyorum.’[9]

Yahudiler, öldükten sonra 12 aya kadar bedenin kaldığına ve ruhun yukarı, aşağı gidip geldiğine inanırlar. 12 aydan sonra beden yokolur, ruh yukarı çıkar ve bir daha da geri gelmez.[10]  

c) Hıristiyanların cismani mead hakkındaki inançları

Hıristiyanların inancını birkaç yoldan öğrenebiliriz:

1- Genel olarak Tevrat’ta gelen şeylere Hıristiyanlarda inanmaktadırlar. Çünkü Kitab-ı Mukaddes’te Hz. İsa’nın (a.s) şöyle buyurduğu aktarılır: ‘Zannetmeyinki, ben Tevrat’ı ve geçmiş peygamberlerin kitaplarını batıl etmeye geldim. Batıl etmeye gelmedim, onları tamamlamaya geldim.’[11]

Bu ve benzeri cümlelerden Hz. İsa’nın Eski Ahit’in itikat ve amelini kabul edip onayladığı anlaşılmaktadır. O, bir olan Allah’a tapınmaya önem veriyor ve mead hakkında konuşuyor.[12]

Ancak bu yol: 1) Günümüzdeki Tevratın Hz. İsa’nın (a.s) zamanındaki Tevrat olduğu ispat edilirse bir dayanak olabilir. 2) Yukarıda da belirtildiği gibi Tevrat’taki mead inancı şüphelidir. 3) Bu iki şıkkı görmezden gelsekte neticede Hıristiyanların ruhani meada inandıkları söylenebilir.

2- İncilde Gelen Bazı Özel Durumlar

a) Kıyamete inanmayan Sadukiler, Hz. İsa’dan dünyada yedi kardeşle (kardeşler birbirlerinin ardından öldükten sonra) evlenen kadının kıyametteki durumunu sorduklarında şöyle buyurdu: ‘Sapmadınız değil mi?... Zira ölüler dirildikten sonra ne nikah ederler ve ne de nikahlanırlar...’[13]

b) Kötü kimseler kendisine başına üşüştüklerinde buyurdu ki: ‘...Güneyin kraliçesi halka hüküm vereceği gün bu fırka kalkıp onlara hüküm verecektir...’[14]

c) Kahvaltı veya akşam yemeği vereceğin zaman zengin arkadaş, kardeş veya komşularını çağırma. Yoksa onlarda seni çağırır ve sana karşılığı verilir. Ziyafet vereceğin zaman fakirleri, topalları, kötürümleri ve körleri davet et ki kutlu olasın, zira sana karşılık verme imkanları yoktur; kıyamette sana karşılık verilecektir.[15]

Kıyametten ve Allah’ın o gün vereceği hükümden bahseden bu sözlerde açıkca mead inancı görülmektedir.

Zikredilen delil ve senetlerden, meadın ilahi dinlerin ve kitap ehlinin kesin inançlarından olduğu neticesine ulaşmaktayız; ifadeler cismani meadla uyuşmaktadır. Ancak sadece Yahudiler meadın başlangıçta cismani olduğuna, ama 12 ay sonra bedenin yokolduğuna ve ruhun baki kaldığına inanmaktalar.

Daha fazla bilgi için dipnotta gelen kaynaklara bakınız.[16]


[1] -Bu öğretiler, altı asıl maddede gelmiştir. Bu nokta altıncı maddededir.

[2] -Edyan-ı Asyayi, s.42-43, Abdurrahim Süleymani Erdistani’nin ‘Seyri Der Edyan-ı Zende-i Cihan (Gayr-ul İslam)’, s.112’den alıntı yapılmıştır.

[3] -Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud.

[4] -Tarih-i Yehud, c.2, s.53-66, Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e. s.186’dan alıntı yapılmıştır.

[5] -Gencine-i Ez Telmud, s.363, (Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e. s.186’dan alınmıştır).

[6] -Sıfr-i Devarim, 306, s.131, a, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud’dan alımıştır).

[7] -Senhedrin 95, a, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud’dan alımıştır).

[8] -Meşina Ber Uhuvvet, 5:9 (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud s.16’dan alımıştır).

[9] -Vikroriya, 4:5 (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud, s.21’den alımıştır).

[10] -Şebat, 153, b, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud, s.21’den alımıştır).

[11] -Metta İncili, 5:17

[12] -Metta İncili, 22. Bab (Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e.  s.201’den alınmıştır).

[13] -Kitab-ı Mukaddes, s.1155 ve 1119, Metta İncili, 22-23, Markos İncili, 12-25

[14] -Kitab-ı Mukaddes, s.1189, Luka İncili, 11-31.

[15] -Kitab-ı Mukaddes, s.1195, Luka İncili, 14-14.

[16]- 1)Kitab-ı Mukaddes, (Eski Farsça çevirisi: Ahd-i Atik, Ahd-i Cedid, İbrani, Arami ve Yunanca orjinallerinden çevrilmiştir).

2) Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, İlmi-Danişcui neşriyesi, 2. Sayı, Yaz: 1386 h.ş.

3) Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e.  Ayet-i Aşk yayınları, 1. Baskı, Kış sayısı, h.ş.1383.

4) Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i Nümune, Dar-ul Kütüb-ül İslamiyye, 11. Baskı, 1373 h.ş.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar