Gelişmiş Arama
Ziyaret
6942
Güncellenme Tarihi: 2011/03/03
Soru Özeti
Öldürmenin çeşitlerini ayrıntılarıyla anlatınız.
Soru
Öldürmenin çeşitlerini ayrıntılarıyla anlatınız.
Kısa Cevap

Öldürme, çeşitli yönlerden kısımlara ayrılabilir. Aşağıda kısaca onlara değiniyoruz:

1- Haklı ve haksız olarak öldürme.

2- Öldürmenin ne zaman yapıldığı

3- Öldürmenin idamla, silahla veya sopayla olması, yine taşlanmak ve diğer şekillerde cezaları yönünden gerçekleşmesi.

4- Öldürmenin kasıtlı, kasıtlıya benzemesi ve tümüyle hatayla olması yönünden olması. Sizin sorunuz galiba bu son kısıma aittir.

Ayrıntılı Cevap

Sorunuz çok geneldir. Öldürmenin çeşitlerinden kastınız nedir, çeşitli kısımlarından hangisine yöneliktir, belli değil. Soru daha ayrıntılı biçimde sorulsaydı cevapta ona göre verilirdi.

Örneğin, bir soruyla bütün insanların kısımlarını detaylarıyla açıklanması istenmez. Zira insanlar mezhep, ırk, renk, cinsiyet, eğitim, uyruk, yaş ve daha onlarca bölümlere ayrılabilir.

Öldürmeyide çeşitli yönlerden kısımlara ayırabiliriz. Aşağıda bu kısımlardan bazılarına işaret ediyoruz:  

1- Öldürmenin haklı ve haksız olması yönü: Kısastan dolayı idama mahkum edilenler, işledikleri suçtan dolayı ölüm cezasına çarptırılanlar, İslam ülkesiyle savaşan kafirler, görüntüde Müslüman olan ama İslam devletinin aleyhine silahlı mücadeleye girenlerin öldürülmesi hak, bunların dışındakileri öldürmek haksızlıktır.

2- Öldürmenin gerçekleştirilme zamanı: Çünkü haram aylarda öldürmenin cezası diğer aylara göre daha ağırdır.

3- Öldürmek, verilen cezalar yönünden de bölümlere ayrılmaktadır. Silahla veya darağacına asılmak, taşlanarak vb. gibi öldürülme şekilleri vardır.

4- Katilin durumuna göre yapılan öldürme, onun başka bir kısımdır.

Katil haklı olarak birini öldürdüğünde ona karşı hiçbir şey yapılmaz. İslam devletiyle işbirliği yapılmadan düzeni bozmak isteyen, kanı dökülmesi helal kimseyi öldürmek, tazir cezasını gerektirir. Suçsuz kimseyi öldüren kısas edilir. Bazı durumlarda maktulün ailesi, katilin ailesine para ödeyerek hükmün icrasını talep edebilirken, bazende para ödemeye gerek yoktur. Kısasın diyete dönüştüğü veya baştan diyetin belirlendiği yerlerde diyetin miktarı, yerine göre değişmektedir. Birçok yerde katilin kendisi onu ödemelidir. Öldürme, tümüyle hataysa katilin ailesi onu ödemekle mükelleftir. Bu tür ödemeler genel sigorta gibidir.

5- Gerçekleşme şekline göre olan bölüm bir başka kısım olup galiba sizinde maksadınız bu bölümdür. Buna göre öldürme:

a) Bilerek işlenmiştir. Yani katil -neyle öldürdüğü göz önüne alınmadan- kasıtlı ve kendi iradesiyle birini öldürmüştür veya öldürücü bir araçla birine saldırmış -ve ister öldürmek kastı olsun ister olmasın- onun ölümüne neden olmuştur.[1]  

Normal olarak kasıtlı öldürme, bir şey yaparak gerçekleşir. Ama bazende yapılması gereken şey yapılamadığında da kasıtlı öldürme gerçekleşebilir. Örneğin, hastahanede yatan bir hastaya hemşire ilaç veya yemek vermeyerek hastanın ölümüne neden olursa o hemşire birşey yapmamış olsa da bilerek adam öldürmekten yargılanır.

Ayrıca maktul mümin ise belirlenen cezaların yanı sıra, katil ahirette de devamlı olarak cehennemde kalabilir.[2]

Bir maktulun sanığı bir kişi olabileceği gibi, birkaç kişide olabilir ve hepsi cezalandırılır.[3]

Kısasın cezasının icrasında din benzerliği, cinsiyet, köle olmamak, vb. gibi şeyler göz önüne alınmalıdır.

b) Kasıta benzeyen öldürme: Yani birisi cinayet amacı olmadan ölüme neden olan bir iş yapabilir. Doktorun yaptığı ameliyatın bazen ölüme neden olması gibi.[4]

Kasıta benzer öldürmeyi şöyle de ifade edebiliriz: Birisinin bilerek ve isteyerek yaptığı bir hareket, öldürme gibi toplumun aleyhine olan bir sonuç getirebilir. Oysa ortaya çıkan şey asla onun istediği şey değildir.[5]  

Kasıta benzer öldürmede kısas yapılmaz, onun yerine diyet alınır.

c) Öldürme, tümüyle hata olabilir. Katil, maktulün farkında olmadan tesadüfi olarak böyle bir katli gerçekleşmiştir. Yani iradeyle yapılan amel, hem fiilde, hem de alınan sonuç itibarıyla her türlü kasıttan uzaktır.[6] Tıpkı bir avcının silahını avlayacağı hayvana doğru ateşlediğinde, onun ava değilde tamamen tesadüfi olarak oradan geçen birine değip öldürmesi gibi.[7]

Büluğa ermeyen veya deli biri kasıtlı olarak birini öldürürse onların bu kasıtlı ameli tümüyle hata kategorisine girer. Ve yakınları maktulun ailesine diyet ödemelidirler.[8]

Katlin ispatı için sanığın itirafı, tanıkların tanıklığı ve yemin gibi yollar vardır.

Görüldüğü üzere, öldürmeyi beş kısıma ayırdık. Daha fazla araştırma yapılırsa başka kısımlarda eklenebilir. Fıkhi ve ceza hukuku hakkında özel yazılan kitaplarda bu konuyla ilgili oldukça geniş bilgi verilmesine rağmen sorunuz hangi kısıma yöneliktir belli değil. Bu yüzden, özellikle hukuk öğrencisi olduğunuz için sorunuzu daha belirgin hale getirip sorarsanız ve kafanıza takılan şeyi yazarsanız verilecek cevapta daha yeterli olacaktır.     



[1] -İmam Humeyni, Tahrir-ul Vesile, c.2, s.508-509, İntişarat-ı Dar-ul İlm, Kum, 2. Baskı; İslam Ceza Kanunu, 206. Madde.

[2] -‘Kim bir mümini kasten öldürürse cezası cehenneme atılmaktır, orada ebedi kalır; Allah ona gazap eder ve onu rahmetinden uzaklaştırır ve ona pek büyük bir azap hazırlamıştır da.’ (Nisa/93); Muhammed Hasan b. Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.29, s.31, 35074. Rivayet; Müessesei-i Al’-il Beyt, Kum, h.k.1409; Muhammed Hüseyin Tabatabai, el-Mizan, c.5, s.62.

[3] -İslam Ceza Kanunu, 212. Madde.

[4] -İmam Humeyni, a.g.e. c.2, s.554, Mesele:5; İslam Ceza Kanunu, 295. Madde.

[5] -İreç Golduziyan, Hukuk-u Cezay-ı İhtisasi, s.108, Müessese-i İntişarat-ı Cihad-ı Danişgahi, 6. Baskı h.k.1378.

[6] -a.g.e. s.109.

[7] -İmam Humeyni, a.g.e. c.2, s.554, Mesele:7; İslami Ceza Kanunu, 296. Madde.

[8] -İslam Ceza Kanunu, 221. Madde

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia, Ömer b. Hattab’ın küfrünün iblisin küfrü ile eşit olduğuna inanmakta mıdır?
    11956 شیعه و خلفا 2012/08/12
    Belirtilen rivayet evvela senet ve metin açısında zayıftır ve delil teşkil etmeyen mürsel rivayetlerden sayılmaktadır; zira Ayyaşi ile Ebu Basir arasındaki senet ve vasıta belli değildir. Eğer bazı mürsel rivayetlerin kabul edildiği söylenirse, Ayyaşi senetsiz mürsel rivayetleri delil teşkil edecek şahıslardan değildir. İkincisi rivayette Ömer b. Hattab’ın küfrü ...
  • Bilal-i Habeşî Ve Hilafet Meselesi
    10364 تاريخ بزرگان 2011/08/03
    Tarihten anlaşıldığı kadarıyla Bilal-i Habeşî halifeler biat etmemiş, bazı yerlerde onlara itiraz etmiş ve hilafet sistemi için ezan okumaktan uzak durmuştur. Bu yüzden Şam’a sürgüne gönderilmiş ve orada vefat etmiştir. ...
  • Nazarı engellemek için üzerlik otu dumanını saçmanın dinî bir kanıtı var mıdır?
    155744 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    Bazı hakikat ve gerçekleri anlamada insan aklı ve bilgisi yetersizdir. Nazar en azından bugüne kadar insan aklı ve bilgisinin ispat edemediği ve aynı şekilde onu reddetmeye dönük bir kanıt bulamadığı bir fenomendir. Kur’an ve rivayetleri içeren dinî metinlere müracaat ederek nazarı ispat eden deliller bulmak mümkündür. İnsan ...
  • Allah’a giden yolda nuranî hicaplar yani imamlar (a.s) yükselmeye neden olur mu?
    10162 Pratik İrfan 2011/08/21
    İrfan ile ilgili tabirlerde gözlemlenen nuranî hicaplar kavramı, yolcunun ruhanî seyir ve yolculuk merhalelerinde kendisinde durması durumunda yüksek merhalelere çıkmasını engelleyen her merhaleye denir. Gerçekte manevi tekâmül ve rüşt amillerine her tür bağımsız bakış nuranî hicap olarak adlandırılır. Bu manasıyla nuranî hicapların imamlar hakkında kullanışının negatif bir değer ifade ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32084 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Âlimler ve müçtehitlerin Savefi Şahları hakkında ki genel görüşleri nedir?
    7656 تاريخ بزرگان 2009/04/08
    Her şeyden önce bilmek gerekir ki âlim ve müçtehitler şöyle bir genel kaideye inanırlar: Dini tebliğ edip yaymak için çaba harcamak lazımdır ve onun temellerinin sağlamlaştırmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmamalıdır. Ancak bu ortak hedefe ulaşmak için metot konusunda görüş ayrılığı olabilir.İmam ...
  • Allah-u Teala, insanı hangi hedef için yaratmıştır?
    11755 Eski Kelam İlmi 2008/04/09
    Allah’ın yaratıcılık sıfatı, O’nun yaratmasını gerektirmektedir.Yaratılış düzeni, hikmet ve hedef üzere olan bir düzendir.Kâinatın ve varlıkların yaratılış hedefi insandır ve bütün her şey onun için yaratılmıştır. Yaratıcısının en üstün olduğu gibi o da mahlûkatın en üstünüdür.İnsanın yaratılış hedefi ne için olursa olsun, sonucu hiçbir şeye muhtaç olmayan ...
  • Kurban bayramında boynuzu kırık olan hayvan kesilebilir mi?
    20897 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/15
    Kurbanlıktan maksat kurban bayramında Mina’da kesilen hac kurbanıysa fakihlerin çoğunun fetvasına göre yaratılıştan boynuzu var imişse (şu anda boynuzu olmasa veya kırılmış olsa bile) kurbanlık için yeterlidir.[1] Ancak boynuzun içi kırılmış veya kesilmiş ise yeterli olmaz. Dış boynuzun kırılmasının sakıncası ...
  • Din adamlarının cemaat imamı sıfatıyla kıldıkları namaz karşılığında halktan para almaları caiz midir?
    9045 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/22
    Büyük taklit mercilerinin bürolarından aşağıdaki yanıtlar alınmıştır:Yüce Rehberlik Makamı:Kıldıkları namaz karşılığında para alamazlar. Elbette geliş, gidiş ve araba ücreti vb. sıfatıyla alınırsa, sakıncası yoktur. Devletten (namaz kılma karşılığında) aylık maaş almanın ...
  • Neden Bedir savaşında Peygamberin yardımını gelen Melekler Uhut savaşında ganimetlerin toplamasına giden askerlerin önünü almadılar? Neden İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’in (a.s.) yardımına gitmediler?
    26836 دانش، مقام و توانایی های معصومان 2012/07/21
    Bedir savaşı Müslümanların İslam tarihinde tecrübe ettikleri ilk savaştır. İslam dini yeni ve olağan üstü hassasiyete sahipti. Bunun karşısında İslam’ı yok etmek dışında hiçbir şeye rıza göstermeyen put perest ve müşrik bir toplum yer almıştı. Bunları dikkate aldığımızda Müslümanların dolaysız bir şekilde Allah ve melekleri tarafından yardım ...

En Çok Okunanlar