Gelişmiş Arama
Ziyaret
24878
Güncellenme Tarihi: 2011/03/03
Soru Özeti
Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
Soru
Ziyaret-i Aşura’yı -manasına dikkat ederek- okuduğumda: ‘Allahım! Benî Ümeyye ve ciğer yiyenin oğlu, senin dilinde, resulünün (Sallallahu aleyhi ve Alihi) dilinde her yerde ve her menzilde lanetlenen lanetli oğlu lanetli bugünü mübarek bilmeleri...’ cümlesini gördüm ve aklıma şöyle bir soru takıldı: Peygamber her yerde ve her menzilde Muaviye b. Ebi Süfyan’a, babasına ve oğluna lanet mi ederdi? Ayrıca Allah’ın dili ne demektir?
Kısa Cevap

Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.

Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet eder.’ Onlarda Yezid’e lanet okudular.

İslam Peygamberi de (s.a.a) çeşitli yerlerde Yezid’e lanet etmiştir. Peygamberimizin her yerde lanet etmesi, Yezid’e lanetin tekidi ve çokluğu manasına gelmektedir. Muaviye b. Ebi Süfyan, babası ve oğlu Kur’an’ın genel lanetlerinin kapsamına girmektedirler.

Ayrıntılı Cevap

‘Ciğer yiyenin oğlu’ ve ‘lanetli oğlu lanetli’ cümlesinden maksadın Muaviye olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü:

1) Onun annesi Hind, ‘Ciğer yiyen’ lakabını Seyyid-i Şüheda Hamza’nın şehadetinden sonra almıştı.[1]

2) Lanetli oğlu lanetli lakabı Muaviye’nin çeşitli lakaplarından biridir.[2]

Ancak, ‘Ben’i Ümeyye bugünü mübarek bildi’ cümlesinde ki ‘Bugün’ ism-i işaresi Aşura gününe işaret ettiğinden ‘ciğer yiyenin oğlu’ ve ‘lanetli oğlu lanetli’den maksat Yezid olabilir.

Bu girişten sonra asıl soruya geçiyoruz: Allah’ın Dili’nden maksat Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.[3] Ancak bütün insanlar Hak Teala’nın muhatabı olmaya layık olmadıklarından Allah mesajını genellikle Peygamberler (a.s) ve onlara gönderdiği kitaplar vasıtasıyla göndermiştir. Bununla, Peygamberlerin (a.s) ve Kur’an-ı Kerim’in vasıtasıyla Yezid’e çeşitli şekillerde lanet ettiğini insana bildirmiştir. Peygamberler (a.s) vasıtasıyla edilen lanette Yezid’in adı özellikle getirilmiştir. Ama Kur’an-ı Kerim’de[4] lanet genel olarak zikredilmiştir, bu yüzden Yezid’de o lanetlerin içine girmektedir. Belirtmek gerekir ki, Allah’ın lanet etmesi, onların ilahi rahmetten uzaklaştırılması demektir.[5]

Peygamberlerin (a.s) Yezid’i Lanetlemesi

Büyük peygamberler (a.s), bu cümleden Ulu’l Azm peygamberler Yezid’i lanetlemişlerdir. Bu konuda sadece bir rivayetle yetineceğiz:

‘Birgün Hz.İbrahim (a.s) Kerbela’dan geçerken atından düştü ve mübarek başı yaralandı. Hz. İbrahim (a.s) istiğfar ederek Allah’a şöyle arzetti: ‘Allahım! Ben bir hata mı yaptım acaba?’ Cebrail Onun yanına gelerek şöyle dedi: ‘Sen herhangi bir hata yapmadın. Ama burada son paygamberin evladı ve halifesi öldürülecektir. Senin kanın ona teselli olsun diye akıtıldı.’ Hz. İbrahim (a.s) ‘Katil kimdir?’ diye sordu. Cebrail dedi ki: ‘Göktekilerin ve yerdekilerin kendisine lanet ettiği kimsedir.’ Hz. İbrahim’de (a.s) ellerini göğe kaldırıp Yezid’e lanet etti.’[6]

İslam Peygamber’inin (s.a.a) Yezid’i Lanetlemesi

Resul-i Ekrem (s.a.a) seferlerinin birinde bir yerde durup: ‘İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun’ diyerek ağladı. Kendisinden bunun nedenini sorduklarında şöyle buyurdu: ‘Cebrail şu anda bana Fırat’ın kenarında bir yeri göstererek evladım Hüseyin’in orada öldürüleceğini söyledi.’ ‘Ya Resulellah! Kim onu öldürecek?’ diye sorduklarında ‘Yezid adında biri. Allah ona lanet etsin...’[7] diye buyurdu.

Abdulmuttalib’in kızı Safiye şöyle diyor: ‘Hüseyin dünyaya geldiği zaman Onu Peygambere verdim. Peygamber dilini Hüseyin’in ağzına koydu. Hüseyin onu emiyordu... Peygamber Onun iki gözünün arasını öptü. Sonra Onu bana verip şöyle buyurdu: ‘Oğlum, Allah senin katillerine lanet etsin.’ Safiye diyor ki: ‘Anam babam sana feda olsun! Kim Onu öldürecek’ diye arzettiğimde, ‘Benî Ümeyye’nin kalıntılarından asi bir grup (Allah onlara lanet etsin)’ diye buyurdu.[8]

Kur’an’da da lanetlenen kimseler vardır. Sünni ve Şii rivayet kitaplarında Yezid’in de içinde olduğu Benî Ümeyye’nin Kur’an’da lanetlenen kavimlere örnek olduğuna dair rivayetler vardır. Söz konusu ayetlerden bazıları şunlardır:

Lanetlenen Ağaç: İsra suresi 60. ayetinde bahsedilen rüya neydi ve lanetlenmiş ağaçtan maksat kimlerdir konusunda çeşitli görüşler vardır.[9] Bir kısım Sünni ve Şii tefsirlerinde şöyle yazar: ‘Resulullah rüyasında, minberinin üzerinde maymunların oynadıklarını görmüştü. Lanetlenmiş ağaç ise birbiri ardına Peygamberin (s.a.a) halifelik tahtına oturan Benî Ümeyye’dir.[10]

Şecer-i Habise (Kötü Ağaç),[11] rüşdü, maneviyatı ve hakikat toprağında kökü olmayan küfür ve şirktir. İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Bu ağaç Benî Ümeyye’nin halini anlatır.’[12]

Allah ve Resulüne eziyet eden dünya ve ahirette lanetlenmiştir.[13] Sünni ve Şia kaynaklarında gelen rivayetlerde Ehl-i Beyt’e (a.s) eziyet edenin Allah ve Resulüne eziyet ettiği belirtilmiştir.[14]

İlahi nimete karşı nankörlük edenler kendi kavmini helakete ve yokluğa götürmüş, kötü bir yer olan cehenneme sürüklemişlerdir.[15] Sünni ve Şii kaynaklarında onların Kureyş’ten olan Benî Ümeyye ve Benî Mahzum kabileleri olduğu belirtilmiştir.[16]

Yine aynı kaynaklara göre, Benî Ümeyye Kadir gecesinin faziletinden mahrumdurlar. Onun yerine bin aylık geçici dünya saltanıtını gaspederek gönüllerini hoş tuttular.[17]

Kur’an-ı Kerim’de birçok gruba lanet edilmiştir. Örneğin: Zalimlere,[18] kafirlere,[19] kasıtlı olarak mümini öldürenlere[20] vs.[21] lanet edilmiştir. Bunlar Yezid’i de kapsamaktadır.[22]

Yezid’in cinayetlerine, Seyyid-üş Şüheda ve ashabının şehadet şekline, İmam Hüseyin’in (a.s) konumuna ve bütün Peygamberlerin varisi olduğu makamına yüzeysel olarak baktığımızda Yezid’in Kur’an’ın lanetlediği kimselerden olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.

Yezid’in kötülük ve pislikleri öyle bir haddeydi ki, insanlık tarihinde Şeytan’dan sonra kimse onun gibi lanete uğramamıştır. Rivayetlere göre kara, deniz ve havada olan bütün varlıklar onu lanetlemekteler.

Her yerde lanet etmek

Her yerde lanet etme şu manalara gelebilir:

1-Yezid’in lanetlenmesinin çokluğu ve tekidi kastedilmiş olabilir.

2-Söz gibi zeban-ı hal ile de lanet edilebilir. Peygamber dini tebliğ ederken onun icrasına engel olanları   zeban-ı hal ile lanetlemektedir. Yezid’de dinin icrasına engel olanlardan biri olduğundan Nebiyy-i Ekrem’in (s.a.a) lanetleri onu da kapsar.[23]



[1] -İbn-i Esir, Usd-ul Gabe, c.7, s.281; en-Niza’ ve’t Tahasum, s.49; İbn-i Esir, el-Kamil Fi’tTarih, c.2, s.251 vb. Mecid-i Haydari Fer’in Medrese-i Aşk kitabı s.381’den (Zair-i Kum yayınları) ve Hasan Esedi’nin Berresi ve Tahlil-i Piramun-i Ziyaret-i Aşura kitabının s.242’den (Adine-i Sebz yayınları) alınmıştır.

[2] -Emini, el-Gadir, c.10, s.83, 156 ve 158. Medrese-i Aşk kitabı s.385’den alınmıştır.

[3] -Allah bazen vahiy meleğiyle, bazen kalbe ilhamla ve bazende ses dalgalarını havada ve cisimlerde yaratarak Peygamberiyle sohbet ederdi. Hz. Musa (a.s) böyle bir ayrıcalığa sahipti. O ses dalgalarını bazen Emin Vadinin Ağacından, bazende Tur dağından duyuyordu. Bu yüzden Ona Kelimullah lakabı verilmiştir. Bkz: Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i Nümune, c.4, s.212, Dar-ul Kütüb-ü İsmailiyye yayınları, Tahran, h.ş. 1374, 1. Baskı.

[4] -Kur’an, ebedi bir kitap olduğundan konuları, genel olarak ele almaktadır. Eğer ayrıntılara girmiş olsaydı ve yalnızca tarihte lanetlenmiş kimselerin adını saymaya kalksaydı ciltler dolusu kitap olurdu. Peygamberler ve Vasiyleri ilahi kelamın müfessirleri olduklarından Kur’an’ın genel konularından belli başlı örnekleri açıklamaktadırlar.

[5] -Muhammed Hüseyin Tabatabai, el-Mizan (Seyyid Muhammed Bakır Musavi Hemedani’nin Farsça çevirisi), c.16, s.521, Defter-i İntişarat-ı İslamiy-i Camiay-ı Müderrisin-i Havzay-ı İlmiyyey-i Kum, h.ş.1374, 5. Baskı.

[6] -Bihar-ul Envar, c.58, s.243 ve 245, Medrese-i Aşk kitabı s.281’den alınmıştır.

[7] -Seyid b. Tavus, el-Luhuf Fi Katl-it Tufuf, s.16, Medrese-i Aşk kitabı s.284’den alınmıştır.

[8] -Bihar-ul Envar, c.43, s.243, el-Mektebet-ül İslamiyye, Medrese-i Aşk kitabı s.246’den alınmıştır.

[9] -el-Mizan, c.13, s.136, Müessese-i Matbuati-i İsmailiyan.

[10] -Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i Nümune, c.12, s.171, 19. Baskı, Dar-ul Kütüb-ü İsmailiyye yayınları; Fahr-u Razi, Tefsir-i Kebir, c.2, s.237; Tefsir-i Kurtubi, c.6.

[11] -İbrahim/26.

[12] -Nur-us Sakaleyn, c.2, s.538, Tefsir-i Nümune, c.12, s.174’ten alınmıştır.

[13] -Ahzap/57.

[14] -Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail Buhari, Sahih-i Buhari, c.3, hadis:3509, 3541, 1361, 1370, 5. Baskı, Dimeşk, Berresi ve Tahlil Ez Ziyaret-i Aşura kitabı s.113’den alınmıştır.

[15] -İbrahim/28-29.

[16] -İmam Ebu İshak Ahmed Sa’lebi, el-Keşf ve’l Beyan, c.5, s.319, Dar-ul İhya-it Teras-il Arabi, aynı kaynak s.134’ten alınmıştır. Ebu Nasr Muhammed b. Mesud b. Ayyaşi Selemi Semerkandi, et-Tefsir, c.2, s.229, aynı kaynaktan alınmıştır.

[17] -Ebu İsa Muhammed b. İsa b. Sure, Sünen-i Tirmizi, c.5, Bab-ı Tefsir-il Kur’an, sayı:3350, Dar-ul Kutub-ul İslamiyye; Fahr-u Razi, Tefsir-i Kebir, c.32, s.31, aynı kaynak s.135’ten alınmıştır, Dar-ul İhya-it Teras-il Arabi.

[18] -A’raf/44, Hud/18, Ğafir/52.

[19] -Ahzap/64, Maide/78, Bakara/89.

[20] -Nisa/93.

[21] -Bakara/89-159, Nur/23

[22] -Bkz: Bihar, c.43, s.243, c.44, s.250, Medrese-i Aşk kitabı s.409’dan alınmıştır.

[23] -Berresi ve Tahlil Ez Ziyaret-i Aşura, s.246.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar