Gelişmiş Arama
Ziyaret
34549
Güncellenme Tarihi: 2011/01/19
Soru Özeti
Hazreti Muhsin Kimdir ve nasıl şehit edildi, onun katili kimdir?
Soru
Hazreti Muhsin Kimdir ve nasıl şehit edildi, onun katili kimdir?
Kısa Cevap

Şia ve ehlisünnetin rivayet ve tarihi kaynaklara göre hazreti Muhsin (a.s.) Hz. Ali ve hazreti Fatma’nın çocuklarındandır.  Ömer veya Kunfüz hazreti Fatma’yı (a.s.) duvar ile kapı arasına sıkıştırdı ve onun bu işi o kadar şiddetli ve baskısı o denli bastırıcı idi ki o hazretin kaburgalarının kırılmasına ve karnındaki çocuğun (hazreti Muhsin) düşük yapmasına neden oldu.

Ayrıntılı Cevap

Ehlisünnet ve Şia kitaplarından nakledilen rivayetlere göre hazreti Muhsin (a.s.) imam Ali (a.s.) ve Hz. Fatma’nın (a.s.) çocuklarından idi ve evde yemiş olduğu darbeden ve Ömer tarafından kapı ile duvar arsına sıkıştırıldığından dolayı düşük yaptı ve şehit oldu.[1] Şu noktanın da açıklanması zaruridir ki, hazreti Zehra’nın evinin muhasara edilmesi ve ona kavuşturulmuş olan zarar her kim tarafından olursa olsun kesinlikle o zamanın hilafet mekanizmasıyla irtibatı olmuştur. Örnek teşkil etsin diye burada Şia ve Ehlisünnet kaynaklarından bazı tarihi ve rivayi kaynaklara işaret edeceğiz:   

Şia Kaynakları:

  1. Aşağıda zikredilecek rivayetlerin bütünlüğünden istifade ediliyor ki Hz. Muhsin (a.s.) hazreti Zehra’nın (a.s.) çocuklarından idi ve şahadete ulaşmıştır. Hazreti Ali (a.s.) şöyle buyurdu: “Eğer düşük yapmış çocuklarınıza daha isim takmadıysanız kıyamet gününde sizi görürler ve babalarına şöyle derler: Neden bana isim takmadın, oysaki peygamber (s.a.a.) Muhsin’e daha dünyaya gelmeden isim takmıştır”.[2]
  2. Peygamberi Ekrem şöyle buyurdu: “…hazreti Zehra (s.a.) hamile iken dövülecektir. Bu dövme neticesinde hamile olduğu çocuk düşük yapacaktır. Kendisi de ayni dövme neticesinde dünyadan gidecektir…”.[3]
  3. Merhum Taberisi şöyle diyor: “…Ebu Bekir Kunfuz’a Fatma’yı dövünüz şeklinde payam gönderdi. Bu payamla iş daha büyüdü ve onu Ali’den uzaklaştırdı. Kunfuz çok şiddetli davranışla sahneye girdi ve kasavet bakımından nihai derecedeki bir kalple peygamberin değerli kızını kapı ile duvar arasında sıkıştırdı bu sıkıştırma o denli şiddetli idi ki o değerli hanımın kaburgası kırıldı ve karnındaki çocuk düşük yaptı!.[4]

Ehlisünnet Kaynakları:

  1. İbrahim b. Seyyar Nazzam-i Mutezile (160-231) ki nazm ve nesr bakımından kelamı güzel olduğu için Nazzam adıyla meşhur olmuştu. Nazzam birkaç kitabında hazreti Fatma’nın evinde gerçekleşen kısayı nakletmiştir. O şöyle diyor: Ömer Ebu Bekir için bay’at toplamak istediği günde Fatma’nın karnına vurdu onun karnındaki çocuk ki ismini Muhsin koymuştu, düşük yaptı!.[5]
  2. İbn. Ebi Darem olarak meşhur ve kufeli muhaddis olan Ahmet b. Muhammed (vefat 357) öyle birisidir ki Muhammed b. Ahmet b. Hammad-i Kufi onun hakkında şöyle diyor: “O ömrünün tümünde doğru yolda idi”. Bu şahıs (Ebi Darem) naklediyor ki kendisinin huzurunda bu haber nakledildi: Ömer Fatmaya tekme vurdu ve Fatmanın karnındaki çocuk ki ismini Muhsin takmışlardı düşük yaptı”.[6]
  3. İbn. Sad “Tabakat” ve Belazeri “Ensabu’l-Eşraf”  kitabında şöyle nakletmiştir: Annesi Peygamberin kızı Fatma olan çocuklar şunlardan ibarettir: İmam Hasan (a.s.), İmam Hüseyin (a.s.), Muhsin, Zeynb-i Kübra, Ummu Külsüm-i Kübra. Muhsin hazreti Zehra’nın (a.s.) evine saldırıldığı olayda düşük yaptı. İbn. Esir şöyle diyor: Muhsin küçükken vefat etti.[7]

Konu hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki indekslere müracaat ediniz:

«شهادت حضرت فاطمه (س) در منابع اهل سنت»؛ سؤال 5256 (سایت: 5512).

«مصائب و مشکلات حضرت فاطمه (س) بعد از وفات پیامبر (ص)»؛ سؤال 8125 (سایت: 8534).

«فرزندان حضرت علی (ع)»؛ سؤال 2702 (سایت: 3198).

 


[1] Daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki indekse bakınız: “Ehlisünnet kaynaklarında hz. Fatmanın şehadeti”, سؤال 5256 (سایت: 5512)”.

[2] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l-Envar”, Lübnan: Müesesetul-Vefa, 1404, kameri, c. 43, s. 195.

[3] A.g.e., c. 28, s. 63.

[4] TABERİSİ, Ahmet b. Ali, “el-İhticac ala Ehlil-Lücac”, baskı, 1, Meşhet: Neşri Murtaza, 1403, kameri, c. 1, s. 83.

[5]El-Vafi bil-Vefeyat”, 6/17 no: 1444: Şehristani: “el-Milen ven-Nihal”, Beyrut: 57/1, Çapı darul-Marife, 1/57; ve bkz: Subahni, Cafer, “Buhusun fi el-Milen ven-Nihal”, s. 3, s. 248-255. “Biat Gününde Ömer Fatma’nın Karnına vurdu ta ki, Karnındaki Muhsin düşük yaptı”. Aşağıdaki adresten iktibas yapılmış: سؤال 5256 (سایت: 5512).

[6]Mizanul-İtidal”, c. 3, s. 459. “Ömer Fatmaya Mühsini düşün yapıncaya kadar sıkıştırdı”, iktibas: سؤال 5256 (سایت: 5512).

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer tırnaktaki ojeyi temizleme imkânı yoksa vazife cebire abdesti almak mıdır yoksa teyemmüm mü?
    21449 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Belirtilen soruyu büyük mercilerin bürolarından sorduk ve alınan yanıtları aşağıda açıklıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Sorudaki durumda cebire abdesti alması gerekir.Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpaygani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Eğer abdest ve gusül yerine bir şey yapışmışsa ve bunu kaldırmak mümkün ...
  • İnsanın zatının kaynağı nedir ve bunun davranışlardaki etkisi nasıldır?
    10250 Yeni Kelam İlmi 2009/10/22
    Hikmet-i Mütealiye’ye göre zatlar önce belirsiz bir şekilde vardırlar, sonra maddi var oluşla belirlenmektedirler. Ondan sonrada bireysel bir varlığa sahıp olurlar.İnsanın zatı, onun ortaya çıkışının başlangıcından itibaren onunla beraber olup maddi ve manevi boyutlarını kapsamaktadır. Genellikle maddi ...
  • İslam kelamı nasıl vücuda geldi ve kelamla isimlendirilmesinin illeti ve fırkalar hakkında kısa açıklama yapınız?
    8891 Eski Kelam İlmi 2012/08/16
    Hicretin birinci asrın sonunda İslam ülkelerinin alanları göze çarpacak bir şekilde değişti ve ilime özel bir konum ihtisas edildi. En önemli ilimlerden birisi kelam ilmidir ki dini konuları yeni bir bakışla değerlendirmeye tabi tuttu. Bu ilmin vücuda gelmesi için dâhili ve harici olmak üzere birçok amil neden ...
  • İsm-i A’zam, Kerrubin, Tis’a Ayat, Tabut-i Şehadet vb. gibi deyimlerin açıklamasını yapabilir misiniz?
    9660 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/06/16
    İsm-i A’zam’ı ve diğer yüce ve derin manaları içeren ‘Semat’ ya da ‘Şebbur’ duası meşhur irfani dualardandır. Semat duasının bazı bölümleri hakkında özetle şöye diyebiliriz: Bu duada Allah’ın İsm-i A’zam’ına, Peygamberlere ve Allah’ın peygamberiyle konuştuğu, vahyettiği mukaddes yerlere yemin verilmiş veya dua edilmiştir. Duanın cümle ...
  • Ayakkabı giymenin adabı nedir?
    21313 Pratik Ahlak 2012/05/12
    İslam dini semavi dinlerin en sonuncusu, en kâmili ve en camiidir. Bu bağlamda İslami öğretiler insanın tüm boyutlarını; bireysel ve toplumsal yönlerini her zaman ve her mekân için göz önünde bulundurmuş ve onun tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Her halükarda İslam dininin hakkında nazar vermiş ve adap belirlemiş ...
  • Neden İdeolojimizin ve dünya görüşümüzün bazı gerekliliklerini terk etmemiz yanlış karşılanmaktadır?
    5782 چیستی دین 2020/01/22
    Aslında İdeoloji sözlükte inanç bilimi olarak geçer. Ama inanç ve düşünce sistemi yerine istimal edilmektedir.Terminolojik olarak ise bazen genel anlamda Teorik ve pratik düşünceler bütünü olarak istimal edilmekte; bazen ise özel anlamda dünya görüşünün karşısında kullanılmaktadır.İkinci anlamında kullanılacak olursa İdeoloji, insan ...
  • Hz. Meryem’in makamının yükselmesine neden olan şey nedir?
    16248 زن 2012/06/26
    Kur’an ve hadislerden anlaşılan şu ki; İmran’ın kızı Meryem, mali bakımından iaşesini idare edebilecek bir güce sahip değil ve böyle fakir bir ailede (zira o doğmadan önce babası vefat etmişti) dünyaya gelmiştir. Bu neden dolayı onun sorumluluğunu Hz. Zekeriya (Meryem’in teyzesinin kocası) üstlenmişti. Bu değerli ...
  • Nelerin üzerine secde etmek caizdir?
    4148 Secde 2019/03/12
    Bu konuda var olan genel kaide: yere ve yerden biten şeylerin üzerine secde etmenin sahih olduğudur. Elbette yerden biten şeyin insanın kullandığı yiyecek ve giyecek olmaması şartı vardır. Öyleyse buğday, arpa ve pamuk gibi bitkilerin üzerine secde etmek doğru değildir. Üzerine secde etmenin sahih olduğu nesnelere bazı ...
  • Şirk nedir?
    21083 Eski Kelam İlmi 2009/10/10
    Şirk lügatte, pay vermek anlamındadır, Kur’ani kullanışta ise şirkten kasıt Allah-u Teala’ya ortak ve benzer koşmaktır. Şirk, tevhit ve “hanifliğin karşısında yer almaktadır. Hanif yani, istikamet ve itidale yönelmek. Muvahhit insanlar şirkten yüz çevirip tevhit esasına yöneldikleri için onlara hanif denir.
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4662 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...

En Çok Okunanlar