Gelişmiş Arama
Ziyaret
10412
Güncellenme Tarihi: 2011/03/01
Soru Özeti
cinsel sapıklık ve inhiraftan korkulmadığı taktirde evlilik bırkalabilinir mi?
Soru
inhirafa ve sapmaya duçar olmayacak farziyesini göz önünde bulundurarak evlilik terk edile bilinir mı? Zira her kimden sorulmuşsa evliliğin baş belası olduğunu söylemiş. Benim kanatimce fakirlere, anne ve babaya nafakanın verilmesi eş ve çocuklara verilecek nafakadan daha iyidir.
Kısa Cevap

Evlilik olgusu bütün milletler arasında süre gelmiş bir gelenektir. Ancak islam dini evliliğe ve aile yuvasının ve teşkilatının kurulmasına çok önem vermiştir. Ayet ve rivayetlerdeki bütünlükten evliliğin ne kadar önemli olduğu çok güzel bir şekilde anlaşılıyor. Allahu teala kuranı kerimde bekar olanları evlendirin, şeklinde emr ediyor.[i]

Rivayetlerde evlilik ile dinin yarısı korunacağı söz edilmektedir. Evli olan bir kimsenin kıldığı namaz evli olmayan bir kimsenin kıldığı namazdan yetmiş derece daha üstün olduğunu söyleyen rivayetler de var olmaktadır.

Evet! Diğer işlerin sorumluluk getirdiği gibi evlilikte sorumluluk ve yükümlükük getiren bir ameldir. Hatta bezen kendisiyle birlikte bazı sorunları da getiriyor. Ama insanın insannlığına ve şahsiyetine ait tekamülü de bu sorumluluk ve yükümlülük ardından ve akabetinden getiriyor. Elbette evliliğin insanın insanlık ve şahsiyetine kazandıracağı tekamül türü başka hiçbir yolla kaznılması imkansız olduğu da bilinmelidir. Ayriyetten evliliğin bir çok faydaları da vardır. İslamin nurani öğretilerinde bu faydalara değinilmitir. Biz burada bazılarına işaret ediliyor:

1-   Neslin bekası,

2-   Ruhsal sükünet ve huzur,

3-   Rızkın artması,

4-   İnsanın doğal ve cinsel ihtiyaçlarının giderilmesi.



[i]  "Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir". (nur 32).

Ayrıntılı Cevap

Evlilik yaratılışın güzelliklerinden bir güzellik ve bütün kavim ve milletlerin kesinleşmiş geleneklerinden bir gelenektir. İslam dininde de evliliğe çok önem verilmiş ve farklı yönlerden bu olguya bakılmıştır. Öyle ki, hiçbir şeyle değiştirilmeyecek bir mesele konumunda olduğunu şeklindedir. İslamı en yüksek derecede anlayan imamlar (a.s.) ve evliyaullahların pratik hayatları bu sözü güçlü bir şekilde teyit etmektedir. Biz burada konuyla alakalı olarak islamın görüşünü iki mihver etrafında ele alacağız.

1-   İslamda evliliğin önemliliği;

islamda evlenmek vacip olmamış olmasıyla birlikte çok şiddetli bir şekilde tekid edilmiştir. Peygamber (s.a.a.) ve masum imamlardan (a.s.) evliliğin önemliliği hakkında bir çok rivayetler nakil edilmiştir. İmam Bakır (a.s.) peygamberden (s.a.a.) nakil ederek şöyle buyuruyor: "islam dininde Allah katında evlilikten daha sevilir bir bina ve yuva söz konusu değildir"[1] hz. İmam Sadık (a.s.) müminin emiri olan hz. Aliden şöyle nakl ediyor: "evleniniz! Zira Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "benim yöntemimi ve sünnetimi yaşamak isteyen kimseler bilmelidirler ki evlenmek ve kendileri için eş seçmek benim sünntim ve yaşama tarzımdır".[2]

İslamda evlilik meselesine o kadar önem verilmiş ve dikkate alınmıştır ki, bazı rivayetlerde evliliğin gerçekleşmesiyle kişinin dinin yarısnı korumakla denklikte tutulmuştur. Evlilik ile kişi dinin yarısını elde etmiş oluyor.[3] Yani mümin olan bir kimsenin şahsiyeti evlilik ile bir mertebeye varıyor ki, dininin yarısını koruyor olacaktır. Bazı rivayetlerde, "evli olan bir kimsenin kıldığı iki rekaat namazın fazileti, evli olmayan bir kimsenin kıldığı yetmiş rekat namazdan daha üstün olduğu". denilmektedir [4]

İslam dinindeki bütün bu tekit ve vurgular islam dininin evliliğe ve aile yavasının kurulmasına olağan üstü bir şekilde önem verdiğini göstermektedir. Bu bina ve yuvada salim, sağlam ve ilahi bir toplumun vücuda gelmesi için ilk çekirdekleri şekilleniyor. İslam dini evliliğin aslının gerçekleşmesine vurgu ve tekit yaptığı ve ona önem verdiği gibi evliliğin niteliği ve nasıl gerçekleşmesi ve nasıl devam edilmesi hakkında da önemli konular ortaya atmış ve bilgiler vermiştir. Onlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan evlenmemek ve bekarlık da islam dininde kınanmış ve kötülenmiştir. Asri saadette Ashaptan bir kısım sahabe kadıları kendilerine haram kılıp gece ve gündüz ibadetle meşgul oldular. Ümmü Seleme, bu kişilerin hanımları vesilesiyle bunların bu durumundan haberdar oluyor ve peygambere (s.a.a.) durumu bildiriyor. Peygamber (s.a.a) hemen bu eylemde bulunan sahabelerin yanına gidiyor ve şöyle buyuruyor:"hanımlardan fasıla alıyorsunuz? Ben kendim ise evlenmiş ve kadınları terk etmiyorum…"[5]

Bu vurgu ve tekitlerin tümü islam dinindeki bu yuvanın çok önemli olduğunu göstermektedir. Öyle ki fakih ve müctehitler islamdaki var olan bu vurgudan evlenmenin müstahap olduğu hükmünü çıkarmışlardır.

2-   İslamda evliliğin faydaları:

Evlilikte bir çok faydalar söz konusudur. İslam dininin nurani öğretilerinde bu faydalara işaret edilmiştir. Burada bunların bir kısmına işaret ediyoruz:

a)   Neslin bekası: beşeri toplumlarda evlilik olmazsa veya en azında kayda değer bir durumda azalırsa insan nesli tedrici olarak aradan yok olup gider ve neticede insanlığın kurmuş olduğu büyük medeniyetler de biter. Netice itibariyle mümin ve salıh insanların kalınması da yok olma tehlikesiyle yüz yüze geliyor. Peygamber (s.a.a.) şöyle buyuruyor: "neden müminler evlenmiyorlar. Ve bu yolla çocukalar yapmıyorlar ki bu çocuklar "lailahe illallah" zikrini yaparak yeryüzünü bu zikirle ağırlaştırmış olsunlar?"[6]

b)   Ruhsal taadul ve sükünet; islam dininin dikkate aldığı psikolojinin tartışmaz kabullerinden birisi evliliğin insanda sağladığı psikolojik rahatlama ve ruhsal huzur ve taaduldur. Kuranı kerim şöyle buyurmaktadır: " Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir"[7] İmam Sadık ta (a.s.) şöyle buyuruyor: "hiç kimse, salıh bir eşe sahip olan bir kimsenin bu salih hanım vasıtasıyla elde ettiği faydayı elde edemez. (salih olan hanımın özellikleri şunlardır:kocası ) Onu gördüğünde seviniyor, o kadından uzaklaştığında kadın onun malını koruyor".[8]

c)   Rızkın fazlalaşması; evlilik, evliliğe olan yüzeysel bakış ve tasavvurların, -ki bazıları evliliği sermayenin paylaşımı, tüketimin fazlalaşması şeklinde görür ve yorumluyorlar-, tersine islam dini evliliği bereketli ve rızkın fazlalaşmasına neden olduğunu savuniyor. Allahu teala şöyle buyuruyor: "Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir".[9] Bir çok rivayette, evlilik rızkın fazlalaşmasına neden olduğunu söylemektedirler: Allahın resulü (s.a.a.) şöyle buyuruyor: "evleniniz. Zira (evlenmekle) rızkınız artıyor"[10] Yaklaşık evlenen her kes evlenmekle birlikte bazı sorunların söz konusu olduğunu kabul etmekle birlikte rızıklarının bekarlık döneminkinden daha da fazlalaştığını ve maddi durumlarının daha da iyileştiğini itraf ediyor. Elbette genellikle bu gibi sosyal meselelerde tabii olarak bazı istisnaların olması ve yaşanması da normaldır.

d)   İnsanın doğal ve cinsel ihtiyaçlarının gidermesi: muhalif cinse temayul etme duygusu insanın cinsel durumlarındandır. Bu cinsel durumlarda ifarat veya tafrit etmek insan için hem ruhsal ve hem de cisimsel olarak bir çok zararlar söz konusudur. İslam dini bu cinsel ihtiyaçları temin etmek için evliliği meşru kılmış ve (nasıllığını) beyan etmış. Böylece insan ham onurlu ve hayanın perdesini yırtmadan kendi cinsel ihtiyaçlarını temin ediyor ve hem toplum ve camianın salim kalmasına katkıda bulunuyor. Görüldüğü gibi yukarıdaki açıklamar cinsel ve ahlaki inhiraftan kurtulmak evliliğin faydalarından birisi olduğunu söylemekte ve bunun yanı sıra bir çok eserlerinin ve bereketlerinin var olduğunu beyan etmektedir. İnsan kendini bu faydalardan ve bereketlerden mahrum bırakması kesinlikle doğru değildir. Bilinmelidir ki evlilik insanın şahsiyeti ve insanın insanlığıyla alakalı tekamülü akabetinde getiriyor ve evlilikle elde edilen bu kemal ve tekamül başka hiç bir yolla elde edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle sonuç itibariyle şunu söylemek lazım: fakirlere, anne ve babaya infak etmek çok değerli ve benimsenilen bir iş olduğunu kabul edilmetedir, ancak evliliğin getireceği faydaların, bereketlerin ve semerelerin hiç birisnin yerini kesinlikle dolduramiyor.



[1] AMULİ, şeyh Hur, "vesailu'ş-şia" neşri alu'l-beyt, c. 20, s. 13.

[2] A.g.e. s. 15.

[3] A.g.e. s. 17, Peygamber (s.a.a.) şöyle buyuruyor: "her kim evlenirse dininin yarısını elde etmiştir".

[4] A.g.e. c. 20, s. 20; "hisal" kitabiında şöyle nakil edilmiştir: "evli olan bir kimsenin kıldığı iki rekat namazın fazileti bekar olan bir kimsenin kıldığı yetmiş rekat namazdan daha çoktur.

[5] A.g.e. s. 21.

[6] A.g.e. s. 14.

[7] Rum, 21.

[8] A.g.e. s. 20, s. 20.

[9] Nur, 32.

[10] A.g.e. s. 20, s. 19.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahzap suresinin 37. ayetinin nüzul sebebi nedir?
    29706 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Ahzap suresinin 37. ayeti Peygamber’le (s.a.a) Cahş’ın kızı Zeynep’in evliliği hakkında olup şöyle buyuruyor: ‘An o zamanı ki Allah'ın, kendisine nimet verdiği ve senin de nimetler verdiğin kişiye ‘eşini bırakma ve çekin Allah'tan’ diyordun.’Zeyd bin. Harise azad edilmiş bir köle olup, Peygamber (s.a.a) onu kendisine ...
  • Namahremden suni saç ve suni tırnağı gizletmek vacip midir?
    8495 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    İmam Humeyni hazretleri (kuddise sırıhu) ve diğer değerli merciler şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar suni saçları ve gizli (kalması gereken) ziynetleri (bilezik ve gerdanlıklar gibi) de namaz dışında kapatmaları gerekir.[1] Namaz esnasında ise suni olan saçları, ...
  • Kur’an’ın Allah tarafından geldiği söylenirken bundan maksat nedir? Acaba sadece Kur’an’ın muhtevası mı Allah katındandır yoksa lafız ve sözcükleri de Allah tarafından mıdır?
    8389 Kur’anî İlimler 2007/11/01
    Kur’an’ın Allah tarafından olduğu sözü çeşitli aşamalarda söz konusu edilebilir. Her aşama diğerine göre daha derin bir anlamı ifade etmektedir.A. Kur’an’ın anlam ve içeriği Allah tarafındandır.B. Bununla birlikte Kur’an’ın bütün sözcükleri de Allah tarafındandır.C. Bu sözcüklerle oluşan ayetlerdeki bileşimlerde de Allah katından gelmiştir.D. Sureler halinde tecelli ...
  • Mekke’de putperestlik ne zaman ve kimin tarafından başlatıldı?
    35023 تاريخ بزرگان 2011/03/03
    Huzâa kabilesi Allah’ın evinin yöneticiliğini üstlendikten sonra onlardan Amr bin Luhey bu sorumluluğu alan ilk kişi oldu. Luhey’in adı Haris bin Amir’di. Amr, İbrahim (a.s)’ın dinini değiştirdi ve halkı putlara tapmaya tahrik etti. Bir rivayete göre o, Şam’a gittiğinde orada bir grubun putlara tapındığını gördü. Onlar Amr’a Kabe’ye ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    166532 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Neden baldızla evlenmenin haram oluşu zamanın değişmesiyle birlikte değişmemektedir?
    14749 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2009/12/20
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Namaz kılındığında büyük sureleri okumak için bilgisayardan faydalanılabilir mi?
    7527 Kıraat 2010/07/17
    Ayakta namaz kılamıyorsanız ve sandalyede oturarak namaz kılmak zorundaysanız, bilgisayar masasının üzerinde diğer şartlarada riayet etmek kaydıyla namaz kılmanın sakıncası yoktur. Namazda Kur’an’ın uzun surelerini monitörden okumak ise caizdir. ...
  • Kısaca Hz. Nuh (a.s)’ın kıssasını açıklarmısınız?
    10246 نوح 2019/10/21
     Bazı tarihi nakiller ‘Muteşelh’in oğlu ‘Lemek’in Nuh (a.s)’ın babası olduğunu ve ‘Brakil’in kızı ‘Kaynuş’unda annesi olduğunu yazmaktadır.[1]Ayrıca Hz. Nuh (a.s)’ın Hz. Adem (a.s)’ın vefatından 126 yıl sonra doğmuştur. Böylece Hz. Adem (a.s)’ın dünyaya gelmesinden  1056 yıl sonra doğmuş olmaktadır.[2]
  • İnsani Şeytan nedir?
    18475 Eski Kelam İlmi 2008/05/04
    “Şeytan” kelimesi, insan, cin veya herhangi bir türden olan isyankâr, asi ve saptıran varlıklar için kullanılan genel bir isimdir. Kuran- Kerim’de şeytan kelimesi özel bir varlık için kullanılmamış, hatta şer, fitneci ve fesat çıkartan insanlar için de şeytan tabiri kullanılmıştır.Buna göre, İnsani Şeytandan maksat, ilahi emirlere isyan etmeleri sonucu ...
  • Kur’an ayetleri ve celale isimleri taşıyan kullanışsız kâğıtları ne yapmak gerekir?
    6273 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Şeriata göre Kur’an ayetleri ve kutsal isimlere abdestsiz ve taharetsiz dokunulmamalı ve saygısızlık yapılmamalıdır.[1] (Mesela necis edilmemeli ve yakılmamalıdırlar vb.) Ama Kur’an ayetleri ve celale isimleri taşıyan gazete ve kullanışsız kâğıtların kesinkes yok edilmesi veya onları yok etmek için illa ...

En Çok Okunanlar