Gelişmiş Arama
Ziyaret
8907
Güncellenme Tarihi: 2013/08/26
Soru Özeti
Hz. Zeynep’in başını tabure tahtasına vurma olayı kendisinin “ben güzellikten başka bir şey görmedim” sözüyle çelişmiyor mu?
Soru
Hz. Zeynep’in başını tabure tahtasına vurma olayını nasıl yorumluyorsunuz? Bu olay kendisinin ben güzellikten başka bir şey görmedim” sözüyle çelişmiyor mu?
Kısa Cevap

Evvela Hz. Zeynep’in başını tahtaya vurması kesin değildir. İkincisi, bu iki vakıa arasında bir çelişki bulunmamaktadır; çünkü Kerbela vakıasının iki yönü vardır: Bir yönü dertli, acı verici ve kötüler tarafından gerçekleştirilen cinayettir. Bunun neticesinde insanlık ilahî önderlikten mahrum kalmıştır. Diğer yönünde ise velilerin Allah’ın dini yolunda canlarını feda etmesi, Allah sevgisi, Allah’ın onlara gösterdiği özel inayet ve lütuf ve neticede övünç verici bir son vardır. Yani ilahî okulun ihyası, ümmetin gafletten kurtulması ve adaletsizlerin zulüm ve dinsizlikleri karşısında devrimci bir örneğin sunulması gerçekleşmiştir. Bütün bunlar iftihar edilmeye değerdir. Bundan dolayı Hz. Zeynep “ben güzellikten başka bir şey görmedim” diye buyurmuştur.

Ayrıntılı Cevap

Nakledildiği üzere “önlerinde Hz. Hüseyin’in (a.s) mukaddes başının bulunduğu bir halde şehitlerin başlarını Kufe’ye getirdikleri ve esirlerin kervanı önünde geçirdikleri sırada, gözü o münevver başa ilişince Hz. Zeynep başını önündeki tabure tahtaya vurur ve bunun üzerine başından kan akar.” Merhum Hacı Şeyh Abbas Kumî bu hususta şöyle demektedir: Her ne kadar bu rivayeti Allame Meclisi aktarmışsa da kaynağı Münteheb-i Tarih ve Nuru’l-Ayn denen iki itibarsız kitaptır.[1] Bundan dolayı, gördüğünüz gibi bu nakil temelden tartışmalıdır ve kesin olarak ispatlanmamıştır. Lakin bu nakli bir tarafa koysak bile, Hz. Zeynep’in “ben güzellikten başka bir şey görmedim” cümlesi karşısında, İmam Hüseyin’in (a.s) yasında gözyaşı dökmek ve gamlanmak gibi değişik şekillerde matem tutmanın da kendine has makul bir açıklaması vardır. Şöyle ki; Kerbela ikiyüzlü bir sikke gibidir. Bir yüzünde cahil beşer tarafından gerçekleştirilen bir alçaklık ve diğer yüzünde ise merhametli bir bilge tarafından gerçekleştirilen bir aşkınlık vardır. Onun bir yüzü kan, kılıç, ateş, cinayet ve yağmaydı. Bu, görünen ve Yezit ve Yezit taraftarlarınca gerçekleştirilen bir zahirdi. Ama idrak edilmesi gerekli basiret ve dikkat isteyen ikinci yüz ise ilahî en mukaddes zata yakınlaşmaydı; ilahî okul ve İslam dininin yetiştirdiklerinin verdiği dersler, sergilediği güzellikler, böyle bir okulun ihyası için yapılan özveriler, ilahî mukaddes hedef yolundaki bu fedakârlık ve özveri nedeniyle Allah’ın gösterdiği özel inayet idi. Bu hedef, Allah’ın insanı yaratırken ve hidayete erdirirken taşıdığı ve taşımakta olduğu hedeftir. Bu hedef ve hidayet, insanlığın semavî terbiye şemsiyesi altında kalması için kıyamete dek baki kalmalıdır. Allah’a ait olan bu yüz inayet ve tümüyle güzelliktir. Hz. Zeynep de işte bu yüzü gördüğü için güzellikten bahsetmektedir. Bu yüzden savaş ateşi kızgınlaştığı oranda İmam Hüseyin (a.s) ve bazı yarenlerinin yüzlerinin daha güzelleştiğini ve açtığını ve de gönüllerinin daha sükûnet bulduğunu gözlemlemişlerdir… .[2] Evet, beşerin böyle ilahî hidayetçilerin ve yüce şahsiyetlerin kadrini bilmemesi, en namertçe davranışları onlara reva görmesi ve onlardan insaniyeti esirgemesi acı vericidir. Bu acıyı idrak etmek gönülleri gamlı kılacak, gözleri yaşartacak, duyguları deşecek ve bir matem meydana getirecek kadar büyüktür. Nitekim şehid Mutahhari şöyle demektedir: “Peygamber insan-ı kâmildir. Hüseyin insan-ı kâmildir. Zehra insan-ı kâmildir. Onlar meleklerden daha üstün bir kemale sahip olmakla birlikte insan özellikleri taşımaktadır; yani bir insan gibi acıkmakta, yemek yemekte, susamakta, su içmekte, uykuya ihtiyaç duymakta, çocuklarına sevgi beslemekte ve cinsel güdü taşımaktadırlar. İşte bu yüzden önder olabilmektedirler. Eğer böyle olmasalardı imam ve önder olmazlardı. Onların duygusal ve insanî yönleri bizden daha güçlü olmakla birlikte insanî kemal noktasında melek ve Cebrail-i Emin’den daha yücedirler. Bu yüzden İmam Hüseyin önder olabilmektedir. Çünkü tüm insanî özellikleri taşımaktadır. Büyük oğlu savaşmak için kendisinden izin almak istediğinde onun da ciğeri yanmaktadır. Duygu insanın yetkinliklerindendir. Ama Hakkın rızası için bunların tümünü ayakları altına almaktadır.”[3] Yani bütün bu duygulara rağmen, bu musibet ve ağlamalarda asla ilahî rızanın aksine ve O’nun gazaplanmasına neden olacak bir söz dile gelmemekte veya davranış yapılmamaktadır. Bundan dolayı onların diğer insanlardan farkı, gam ve üzüntülerinin Allah için olmasıdır. Acıları Allah yolunu terk etmeye neden olmamaktadır. Bilakis bu yolda can verinceye kadar direnmektedirler. Bu yüzden ilahi inayeti kazanmaya layık olmakta, canları onunla kanıksamakta ve tevhid fıtratı ondan lezzet alıp mutlu olmaktadır. Bu, vakıanın güzel yüzüdür. Ama İbn. Ziyad o cahilce sözüyle[4] kendi çirkin cinayet ve fiilini Allah’a isnat etti. Onun hedefi kendi cinayetini haklı göstermek ve İmam Hüseyin (a.s) ve yarenlerinin konumunu tahkir etmekti. Lakin Zeyneb-i Kübra ona şöyle bir ders verdi: Allah’tan çirkinlik gelmez, Allah’tan gelen şey tümüyle güzeldi ve biz güzellikten başka bir şey görmedik. Kötü ve çirkin olan şey sen ve senin gibilerden geldi, Allah’tan değil. Sen bizim acı çekmemizi, küçülmemizi ve yok olmamızı istedin. Evet, çile ve acı çektik ama bunun karşısında sabır ve direnç ile Allah’ın inayetine ve güzelliklere ulaştık. O, bizi şehadet arzusuna ulaştırdı, bize izzet ve yücelik verdi ve Peygamber ve ailesinin mektebine hayat ve beka bahşetti. Bunun karşılığında silinmek ve alçaklık da sizin nasibiniz olacaktır.           

 

[1] Kumî, Şeyh Abbas, Müntehü’l-Amal, c. 1, s. 753, çap-ı heftom, Müessese-i İntişara-ı Hicret, Kum, 1372.

[2] Bkz: Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c. 44, s. 297, bap. 35; c. 6, s. 154, bap. 6, Müessese-i el-Vefa, Beyrut, Lübnan, 1404 k.

[3] Mutahhari, Mürteza, Mektel-i Mutahhar, Goftar-ı 36, s. 180, çap-ı çarom, İntişarat-ı Zaman, Tedvin Ve Tahkik: Cafer Salihan, Tahran, 1382.

[4] Allah’ın kardeşin ve ailene yaptığını nasıl gördün … Meclisî, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c. 45, s. 115, bap. 39, Müessese-i el-Vefa, Beyrut, Lübnan, 1404 k.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia, Ömer b. Hattab’ın küfrünün iblisin küfrü ile eşit olduğuna inanmakta mıdır?
    9180 شیعه و خلفا
    Belirtilen rivayet evvela senet ve metin açısında zayıftır ve delil teşkil etmeyen mürsel rivayetlerden sayılmaktadır; zira Ayyaşi ile Ebu Basir arasındaki senet ve vasıta belli değildir. Eğer bazı mürsel rivayetlerin kabul edildiği söylenirse, Ayyaşi senetsiz mürsel rivayetleri delil teşkil edecek şahıslardan değildir. İkincisi rivayette Ömer b. Hattab’ın küfrü ...
  • Ezgi ve müzik yoluyla İslam dini ve Peygamberin hayat şeklini yaymak caiz midir?
    6454 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Genel anlamıyla İslam dini ve özel anlamıyla da Peygamberin (s.a.a) yaşam şeklini tebliğ etmek kendileri ve tebliğ yolları ve onları icra etme şekilleri hakkında düşünülmesi gereken en önemli konulardandır. Elbette bu hususla ilgili dikkat edilmesi gereken bir takım meseleler vardır:1. İslam ...
  • Dünya Siyonizm’i nedir?
    8605 تاريخ کلام
    Dünya Siyonizm’i, 1897 tarihinde yaklaşık yüz elli yıl önce çeşitli ülkelerin Yahudilerden iki yüz kırk ileri gelen Yahudi aracılığıyla İsviçre’de kurulan bir teşkilatın adıdır.Tarihi kaynaklarda belirtildiğine göre “Dünya Siyonizm”inin kuruyucusu Theoder Hortzel adında bir şahıstır. Dünya Siyonizm’i 1897 tarihinde İsviçre’de düzenlenen ...
  • Neden Tavşan etinin yenmesi haramdır?
    14603 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bütün taklidi mercilerin vermiş oldukları fetvaya göre tavşanın eti yenmez ve haramdır. Bu fetva "tavşan etinin yenmesini caiz görmeyen rivayetlerin var olması" esasincedir. Buna binaen; bu hüküm Allah'ın hükmüdür. Allah'ın hükmüne, onda var olan maslahatları ve hikmetleri bildiğimiz için değil, Allah'ın ...
  • Çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiş olan amcakızım ile evlenebilir miyim?
    6358 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • İranın dini medreselerinde tahsil sistemi nasıldır?
    8861 Fıkıh Tarihi
    Günümüzde İranın ilmi havzalarındaki tahsil sistemi şöyledir: Bir öğrenci ilköğretim veya ortaöğretimi (lise) bitirdikten sonra havzaya girer ve tahsil dönemi boyunca sırasıyla mukaddime dersleri (sarf ve nahiv, maani-beyan ve mantık), satıh/üst düzey eğitim (usul, fıkh ve felsefe), ek dersler (akaid, tefsir, iktisat, milel ve nihel, ...
  • Tefsir-i bi-Rey ile entelektüelsel bir görüşten (güvenir (müvassak) haber-i vahit) yararlanarak yapılan tefsir arasında fark nedir?
    7365 شیعه و قرآن
    Bazı ilimlerin Kur’anla irtibatı öyle bir şekildedir ki onlar olmaksızın Kur’an ayetlerini tefsir ve tahlil etmek imkansızdır. Sarf ilmi, nahiv ilmi, meani, beyan lügat vb. ilimler gibi. Dolayısıyla müfessir olan bir kimse Kur’anın daha iyi anlaşılması için etkili olan ilimlerde uzman olmalıdır. Kur’anı kerimde “am-has, mutlak-mukayet, nasih-mensuh” ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    4938 Teorik Ahlak
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Anne ve babanın emir ve yasakları birbiriyle çakışırsa evladın görevi nedir?
    9406 Pratik Ahlak
    Kur’an’da tevhide davet ve şirkten sakındırmadan sonra anne babaya saygı emredilmiştir. Onlar birbirlerinin tersi olan emirler verirse ve evlat her iki isteği yerine getiremezse bu konuda iki grup rivayet vardır. Bir grupta anneye iyilik ve ihsana öncelik tanınmış, diğer grup da evladın üzerinde en ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    20312 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...

En Çok Okunanlar