Gelişmiş Arama
Ziyaret
6504
Güncellenme Tarihi: 2011/08/30
Soru Özeti
Beyine ile itirafın tezatlaştığı durumda kısasın hükmü nedir?
Soru
Eğer iki kişi “a”nın katili Zeyttir şeklinde şahitlik ve Zeyd ismindeki şahısta bizatihi bunu itiraf eder, ama daha sonra Amr adındaki kişi hayır “a”nın katili Zeyt değil benim şeklinde itirafta bulunursa bu durumda hüküm nedir?
Kısa Cevap

Eğer beyine (iki adil şahit) “a” ismindeki şahıs kasten Zeyd denen şahsı öldürdü şeklinde şahitlik eder ama daha sonra “b” ismindeki bir şahıs gelip Zeyd ismindeki şahsı öldüren benim şeklinde itirafta bulunursa fakihçilerin büyük bir çoğunluğun görüşü şöyledir: Kan sahibi aşağıdaki dört şıktan her hangi birisiyle amel edebilir:

1-      “a” ismindeki şâhısı katil kabul edip onu kısas hükmüne teslim eder ve “b” ismindeki kişi de diyetin yarısını “a” (kısas edilmiş) ismindeki kişinin varislerine verir.

2-      “b” ismindeki şâhısı suçlu kabul edip onu kısas hükmüne teslim eder “a” ismindeki şahsa “b” (kısas edilmiş) ismindeki kişinin varislerine diyetin yarısı ödetmez.[1]

3-      Her iki (aleyhinde şahitlik edilen ve itirafçı) kişiyi kısas eder ve her birisinin diyetinin yarısını da öder.

4-      Her ikisinin (aleyhinde şahitlik edilen ve itirafçı) kısasından sarfı nazar edip yalanız diyet almakla yetinir.[2]

İslami ceza kanununda da bu hükmün kendisi (bu dört hüküm arasında birisini seçme noktasında muhayyerdir) kabul görülmüştür.[3]

Ayetullah MEKARİMİ ŞİRAZİ hazretleri; “öldürme suçuyla suçlandırılmış bir kimsenin itirafıyla şahitlik yapan kişiler arasında çelişki olduğu durumlarda hüküm nedir?” sorusuna verdiği cevapta şöyle buyurmuşlardır:

Kan sahibi, aleyhinde şahitlik yapılmış kişiyi ile itirafta bulunmuş kişi arasında ihtiyar sahibidir. Yani ikisinden birisine kısas hükmünün uygulanması için seçebilir. Eğer aleyhinde şahitlik yapılmış kişiyi kısas ederse ikrar eden kişi, aleyhinde şahitlik yapılmış (kısas edilmiş) kişinin velilerine diyetin yarısını vermelidir. Bu mesele hakkında nas var ve bu nas doğrultusunda fetva verilmiştir.[4]



[1] BEHCET, “camul-mesail”, c. 5, s. 295.

[2] Ayetullah HUYİ, Seyit ebul-kasım, “mbaniyi tekmiletül-minhacu-salihin”, müesesei ihyai asar-i imam Huyi, c. 2, s. 94.

[3]knuni mucazati İslami”, madde: 235 – 236.

[4]Sayti muazam-i leh, bahşi istiftaat, şahadet”.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar