Gelişmiş Arama
Ziyaret
22874
Güncellenme Tarihi: 2011/10/17
Soru Özeti
İlk marangoz Hz. Nuh muydu (a.s), yoksa ondan önceki peygamberlerden marangoz olan var mıydı? Gerçekte marangozluk ilk olarak Allah’ın emriyle ve bir peygamberin vasıtasıyla mı ortaya çıktı?
Soru
Lütfen Hz. Nuh’un (a.s) marangozluğunun özellikleri, uyguladığı teknik hakkında öğrencilere anlatmak için (ders kitaplarında) daha fazla bilgi verir misiniz? İlk marangoz Hz. Nuh muydu, yoksa Ondan önce gelen peygamberlerden marangoz olan var mıydı? Gerçekte marangozluk ilk defa, Hz. Davud’un ilk olarak demircilik yaptığı gibi Allah’ın emriyle ve bir peygamberin vasıtasıyla mı ortaya çıktı?
Kısa Cevap

Hz. Nuh’un asıl adı, Abdulcabbar veya Abdulgaffar’dır, Nuh onun lakabıdır. Babası Lemek b. Metuşalah, annesi de Rakil’in kızı ‘Kınûşî’ idi. Ona ‘Nuh’ lakabının verilmesinin nedeni, ümmetinin günahları için nevha okumasından dolayıdır. Nevha okumaktan maksat, kavmini tevhide davet etmesi de olabilir. Hz. Adem’in (a.s) inişinden 1642 yıl sonra doğmuş ve 400 yaşında iken peygamber olmuş, 950 yıl halkı ibadete ve tevhide davet etmiş, bütün bu çabalarının sonucunda ancak 40 erkek ve 40 kadın kendisine iman getirmiştir. 950 yıllık davetin sonunda kavmine tufan azabı geldi. Tufandan sonra 350 yıl daha yaşadı ve yaklaşık 1290 yaşında iken vefat etti. Mezarı şu anda Necef-i Eşref’tedir.

500 yaşında iken ‘Sam’, ‘Ham’ ve ‘Yafes’ adlı üç oğlu dünyaya geldi. Hz. Nuh’un lakaplarından biri Şeyhu’l Enbiya’dır. Zira Hz. Adem’den sonra hiçbir peygamber Onun kadar uzun yaşamadı. Hz. Nuh, Ulu’l-Azm ve şeriat sahibi olan ilk peygamber olup zeki, fasih, beliğ gibi özelliklere sahip olduğu söylenmektedir. Aklı ve sabrı çoktu. Münazarada, delil getirmede, burhanda, cedelde güçlü, basiretli ve bilgiliydi. Nuh büyük bir sabır ve tahammülle kavminin hidayeti için uğraştı. Güzel ve gönülleri okşayıcı sözlerle konuşurdu. Ümitliydi ve asla ümitsizliğe kapılmazdı. En güzel teknikle davetini yapar, tatlı bir dille risaletini tebliğ eder, gece gündüz, açıkta ve gizlide, bazen sürekli, bazende ara vererek kavmini hidayete uğraşır, dikkatlerini yaratılış sırlarına çekerdi. Ama kavmi Onun bu davetine karşı inat yolunu seçti, safsatayı had safhaya ulaştırdı. Batılı hakka, helaketi kurtuluşa tercih ettiler. İşi öyle bir yere getirdiler ki Hz. Nuh, ruhunun azametine rağmen elini duaya kaldırdı ve ağlayarak şöyle dedi: ‘Allahım! Bunlar davetimi kabul etmediler.’ Allah-u Teala’da Nuh’un bu sözlerini teyit edercesine kavminin iman getirmesinin artık mümkün olmadığını ima ederek şöyle buyurdu: ‘(Şimdiye kadar) İman getirenlerin dışında kavminden kimse iman getirmeycektir.’[1]

Hz. Nuh’un gemiyi nasıl yaptığı konusuna gelince, bu konuda -aradan çok uzun zaman geçtiği için- herhangi bir şey nakledilmemiştir. Kur’an’da bir tarih kitabı olmaktan çok hidayet kitabı olduğundan kıssanın daha çok eğitici bölümüne eğilmiştir. Ancak kesin olarak bilinen şey marangozluğun Hz. Nuh’tan önce de olduğudur. Zira ağaç, tahta kullanımı kolay olduğu için Ondan öncede herkes tarafından istifade ediliyordu. Bazı tefsirlerden Hz. Nuh’un önce marangoz olduğu, sonra peygamberliğe seçildiği anlaşılmaktadır. Allah’ın ilhamıyla ilk gemi yapan kişi galiba Hz. Nuh’tu.[2]                   



[1] -Hud/36; Simay-ı Olguyu Peyamberan Der Kur’an-ı Kerim, (tebyan.net)

[2] -Muhammed Hüseyin Tabatabai, el-Mizan, (Hemedani’nin Farsça çevirisi), c.10, s.364

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar