Gelişmiş Arama
Ziyaret
7578
Güncellenme Tarihi: 2011/10/23
Soru Özeti
Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
Soru
Kendi blog’umda İmam Rıza’dan (a.s) bir hadis yazdım. Bu hadise kaynak olarak Usul-u Kafi, c.3, s.339 ve Tuhef-ul Ukul, s.442 gösterilmiştir. Hadisin metni ise şöyledir:
لایکـون المـؤمـن مـؤمنـا حتـى تکـون فیه ثلاث خصـال: 1ـ سنة من ربه؛ 2ـ و سنة من نبیه؛ 3ـ و سنة من ولیه. فـأما السنة مـن ربه فکتمان سـره. و أمـا السنة من نبیه فمـداراة الناس و أمـا السنة مـن ولیه فـالصبـر ‘فـى البـاسـاء و الضـراء.
Yorumlar bölümünde arkadaşlarımdan biri hadisin sahih olup olmadığı konusunda ne kadar emin olduğumu sordu. Onun eleştirileri ve ‘bu hadis uydurma olabilir, çünkü kafama yatmadı’ sözü bana pek mantıklı gelmediyse de hadis konusunda hiç bilgim olmadığı, bu soruya nasıl cevap vereceksiniz merakı, sözünü ettiğim dostumun üniversite hocası olması ve görüşlerinin kabul görmesinden dolayı ona, bu konuyu araştıracağıma ve bilen birinden onun itibarının ölçüsü, ret yahut teyidi hakkında soracağıma dair söz verdim. Sizden ricam hadisin sahih olup olmadığı hakkında beni bilgilendirmenizdir.
Kısa Cevap

Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:

1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin elinde onun doğruluğuna dair karinelerin olduğunu gösterebilir.

2-Hadisin kendisinden de anlaşılacağı üzere içeriği Kur’an’dan alınmış ve ona uygundur.

3-Başka bir çok rivayette söz konusu rivayetin içeriği ve maddeleri teyit edilmiştir.

4-Bir rivayetin senedi sahih ve güvenilir olmazsa bu onun uydurma ve sahte olduğu manasına gelmez.

Ayrıntılı Cevap

Hadisin bazı ravileri her ne kadar tanınmamış ve meçhul olsalar da[1] birkaç açıdan ona istinat edilebilir: 1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Örneğin: Kafi, c.2, s.241; Emali-i Saduk, c.1, s.339; Uyun-u Ahbar-ı Rıza, c.1, s.256; Maani’l-Ahbar, s.184; Tuhef-ul Ukul, s.312 ve 442 gibi.

Nitekim Mişkat-ul Envar, s.85; Keşf-ul Ğumme, c.2, s.292; Ravzat-ul Vaizin, c.2, s.432; et-Temhis, s.67 vb. gibi ikinci grup kaynaklarda da gelmiştir

Bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu onun itibarına ve muhaddislerin elinde onun doğruluğuna dair karinelerin olduğunu gösterebilir.

2-Hadisin kendisinden de anlaşılacağı üzere içeriği Kur’an’dan alınmış ve ona uygundur. Rivayetin aslı şöyledir:

«لا یکون المؤمن مؤمنا حتى یکون فیه ثلاث خصال سنة من ربه و سنة من نبیه و سنة من ولیه فأما السنة من ربه فکتمان سره قال الله (جل جلاله) عالِمُ الْغَیْبِ فَلا یُظْهِرُ عَلى‏ غَیْبِهِ أَحَداً إِلَّا مَنِ ارْتَضى‏ مِنْ رَسُولٍ و أما السنة من نبیه فمداراة الناس فإن الله (عز و جل) أمر نبیه بمداراة الناس فقال خُذِ الْعَفْوَ وَ أْمُرْ بِالْعُرْفِ وَ أَعْرِضْ عَنِ الْجاهِلِینَ و أما السنة من ولیه فالصبر فی البأساء و الضراء یقول الله (عز و جل) وَ الصَّابِرِینَ فِی الْبَأْساءِ وَ الضَّرَّاءِ وَ حِینَ الْبَأْسِ أُولئِکَ الَّذِینَ صَدَقُوا وَ أُولئِکَ هُمُ الْمُتَّقُونَ‏.»[2]

 

3-Bir çok rivayet söz konusu rivayetin içeriğini ve onda gelen maddeleri teyit etmektedir. Örneğin bir rivayette Emir-ül Müminin’in şöyle buyuruyor: ‘Dünya ve ahiret hayırınız, sır tutmanızda ve iyilerle arkadaş olmanızdadır.’[3] Bir başka rivayette Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyor: ‘İnsanlarla iyi geçinmek imanın yarısı, yumuşak davranmak ise maişetin yarısıdır.’[4]

4-Bir rivayetin senedi sahih ve güvenilir olmazsa bu onun uydurma ve sahte olduğu manasına gelmez. Uydurma olduğuna dair delil getirmek gerekir.



[1] -Rivayet Kafi’de şu senetle nakledilmiştir:

‘Ali b. Muhammed b. Bundar’dan, o da İbrahim b. İshak’tan, o da Sehl b. el-Haris’ten, o da ed-Dilhas’tan o da İmam Rıza’dan (a.s) İmamın şöyle buyurduğunu rivayet eder...’

Rical alimleri rivayette adı geçen İbrahim b. İshak’ın zayıf olduğunu ve güvenilir olmadığını söylüyorlar (Erdebili, Cami-ur Rovat, c.1, s.18). Ayrıca Sehl b. Haris meçhuldür. Dilhas’ta onaylanmamıştır (Erdebili, a.g.e. c.1, s.311). Saduk’un Emali, Hisal ve Maan-il Ahbar’ında da şöyle gelmiştir:

‘Ali b. Ahmed b. Musa (r.a), o da Muhammed b. Ebi Abdullah el-Kufi’den, o da Sehl b. Ziyad el-Edemi’den, o da Mübarek’ten, o da İmam Rıza’dan (a.s) şöyle rivayet eder...’

Senette adı geçen Muhammed b. Ebi Abdullah onaylanmamıştır. Rical alimlerinin, Sehl b. Ziyad konusunda ihtilafları vardır. Bazılarına göre o zayıftır. Mübarek’te onaylanmamıştır (Erdebili, Cami-ur Rovat). Uyun-u Ahbar da ise şu senetle gelmiştir: ‘Babamdan (r.a), o da Ahmed b. İdris’ten, o da Muhammed b. Ahmed b. Yahya b. İmran el-Eş’ari’den, o da Sehl b. Ziyad’dan, o da el-Haris b. ed-Dilhas’tan o da İmam Rıza’dan (a.s) İmam’ın (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet eder...’

Bu hadiste de Sehl b. Ziyad konusunda ihtilafın olmasının yanı sıra Haris b. Dilhas’ta meçhuldür.

[2] -Mümin kimse, biri rabbinden, biri peygamberinden biri de velisinden olmak üzere üç hasleti almadıkça mümin olmaz. Rabbinin hasleti sırrı korumasıdır. Allah Teala buyuruyor: ‘Gizliyi bilen odur, gizlediği şey de hiçbir kimseye açılmaz. Ancak peygamberlerden seçtiği müstesna.’ ]Cin/26-27[. Peygamberin hasleti insanlarla iyi geçinmesidir. Allah Teala, peygamberine insanlarla iyi geçinmesini emrederek şöyle buyuruyor: ‘Özrü kabul edip suçları bağışla, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.’ ]A’raf/199[. Velisinin hasleti de sıkıntı ve zorlukta sabretmesidir. Allah Teala buyuruyor: ‘Sıkıntı ve şiddet vakitlerinde sabreden kişilerdir. Onlardır sözleri doğru olanlar, onlardır sakınanlar.’ ]Bakara/177[. (Emali-i Saduk, c.1, s.339)

[3] -Müfid, el-İhtisas, s.218.

[4] -Kafi, c.2, s.117.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar