Gelişmiş Arama
Ziyaret
12896
Güncellenme Tarihi: 2011/10/22
Soru Özeti
Birçok kılınmamış namazım var. Ama ne kadar olduğunu bilmiyorum, vazifem nedir?
Soru
Birçok kılınmamış namazım var. Ama ne kadar olduğunu bilmiyorum, vazifem nedir?
Kısa Cevap

Bu mesele ilmihallerde şöyle yer almaktadır:

Sayılı namaz kazası olan, bunun sayısını bilmeyen[1] ve mesela dört tane miydi yoksa beş tane miydi diye bir bilgisi olmayan bir şahsın en az miktarı kılması yeterlidir.[2] Aynı şekilde eğer onların miktarını önceden biliyormuşsa ve sonradan unutmuşsa, en az miktarı kılarsa yeterlidir.[3],[4]



[1] (Mekarim:) Mesela iki namaz mı yoksa üç namaz mı olduğunu bilmiyorsa, en az miktarı kılması yeterlidir. Ama daha önce onların sayısını biliyormuş ve hafife almadan dolayı unutmuşsa, farz ihtiyat gereği en fazla miktarı kılmalıdır.

[2] (Fazıl:) Eğer onların miktarını önceden biliyormuşsa ve sonra unutmuşsa, farz ihtiyat gereği en fazla miktarı kılmalıdır.

[3] (Behçet:) Şahıs için sorun değilse ve de zorluk ve meşakkat de yoksa kaza namazları miktarınca namaz kıldığını veya ondan çok namaz kıldığını bilinceye dek namaz kılmalıdır. Eğer bilmek mümkün değilse, mutmain olduğu miktarda namaz kılmalıdır. Eğer mutmain de olmazsa tahmin ettiği ölçüde kılmalıdır. Bu ihtiyatlar önceden kaza namazlarının miktarını bildiği veya muhtemel olarak tahminde bulunduğunu bilmesi durumunda geçerlidir. Aksi takdirde yakin ettiği ölçüde namaz kılmalıdır ve ihtiyat gereği daha çok miktar namaz kılmak iyidir. Ama göründüğü kadar lazım değildir.

(Gülpaygani, Hayi, Tebrizi, Sistani, Zencani ve Safi:) Mesela bir şahsın birkaç sabah namazı veya öğle namazı kaza olmuşsa ve onların sayısını bilmiyorsa, örneğin üç veya dört veyahut beş namaz olduğunu kestiremiyorsa, en az miktarı kılması durumunda bu yeterlidir. Ama en iyisi tümünü kıldığına dair yakin edeceği ölçüde namaz kılmasıdır. Örneğin insan kaç tane sabah namazının kazaya kaldığını unutmuşsa ve bunun on namazdan fazla olmadığına yakin etmişse, (Hoyi, Tebrizi, Sistani: ihtiyat olarak) on sabah namazı kılması gerekir.

(Hoyi, Tebrizi, Sistani:) veya unutmuşsa, …

(Zencani:) Müstehap ihtiyat gereği, daha çok miktarda kılmalıdır; özellikle eğer onların sayısını biliyorsa ve unutmuşsa, mesela kendisinin kaç sabah namazının kaza olduğunu unutmuşsa ve ondan fazla olmadığından emin değilse, müstehap ihtiyat gereği on sabah namazı kılmalıdır.

(Gülpeygani, Safi:) Ama onların sayısını biliyorduysa ve unutmuşsa… .

[4] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 754, mesele 1373.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar