Gelişmiş Arama
Ziyaret
4438
Güncellenme Tarihi: 2019/06/16
Soru Özeti
Hazreti Muhammed’in (s.a.a) dokuz yaşında eşimi vardı?
Soru
Hıristiyan arkadaşlarımdan ve onların önderlerinden bir soru mevzu bahis edilmiştir rica etsem cevaplayabilir misiniz; Hazreti Muhammed’in (s.a.a) dokuz yaşında olan eşimi vardı? Böyle bir durumda sebebini açıklayabilir misiniz?
Kısa Cevap
İslam peygamberinin hayatını, eşlerinin özeliklerini ve peygamberin onlar ile olan ilişkilerini incelemek şu noktayı açığa çıkarır: Eğer Peygamber müteaddit eş edinmiş ise bu eylemin çeşitli hikmetleri bulunmaktadır. Burada onlardan bazılarına işaret edeceğiz.
  1. Öncelikle Peygamberin Ayşe ile olan evliliğinde şunu bilmemiz gerekir ki bu evlilik Ayşe’nin babası Ebubekir’in isteğiyle gerçekleşmiştir. Zira o Peygamberin onun damadı olmasını büyük bir övünç kaynağı görmekteydi. Bunun yanında Ebubekir’in ait olduğu kavim ve kabilesi hasebiyle bu evlilik Müşriklerin İslam dinine karşı muhalif tutumlarına karşı önemli bir set olacaktı.
  2. Babasının ve velisinin izni ile zifafın baliğ olmasından sonra gerçekleşecek olması şartıyla küçük kız çocuğu ile nikah kıymak o dönem insanları arasında yaygın bir gelenekti. Özellikle Arabistan yarımadasına has olan doğada kız çocuklarının çok çabuk yetişkin oldukları göz önünde bulundurulacak olursa konu açıklığa kavuşmuş olacaktır.
Ayrıntılı Cevap
Bütün dinlerin ve toplumlarında kabul ettiği üzere evlilik, kadın ile erkeğin ihtiyaçlarının mantıklı bir cevabıdır. İslam dini evliliği en mübarek yapı ve kurumlardan biri bilmektedir ve takipçilerini evliliğe teşvik ve davet etmiştir. Elbette evlilik için şartlar ve hukuksal sınırlar belirlemiştir.
Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) diğer insanlar gibi ihtiyaçları bulunmaktadır. Onu diğer insanlardan ayıran temel tefavüt kendilerine vahiy nazil olmasıydı. “قل انّما انا بشر مثلکم یوحی الیّ” “De ki bende sizin gibi beşerim ancak bana vahiy edilmektedir.”[1] Doğal olarak İslam peygamberinin ihtiyaçlarından biriside evlenmek ve eş seçmekti. Elbette Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) ismet sahibi ve insanı kamil olması sebebiyle kendi nefsani güçlerinin kontrolü altında olduğu ve itidalden asla sapmadığı unutulmamalıdır.
İslam peygamberinin hayatını, eşlerinin özeliklerini, Eğer Peygamber müteaddit eş edinmiş ise peygamberin onlar ile olan ilişkilerini veya şekiz yaşında iken Ayşe ile evlenmesini ve on yaşında iken zifafta bulunması[2] dikkatlice incelenecek olursa şu nokta açığa çıkar bu eylemin çeşitli hikmetleri bulunmaktadır. Burada onlardan bazılarına işaret edeceğiz.
  1. İslam gelmeden önce Arap toplumunda ve Kureyş kabilesinde çeşitli evlilikler yaygındı. İslam dini bu evliliklerden bazılarını örneğin “Şiğar”[3] nikahını yasaklattı. Ama insaniyetle ve İslam diniyle örtüşen nikahları teyit etti. Ezcümle babasının ve velisinin izni ile zifafın baliğ olmasından sonra gerçekleşecek olması şartıyla küçük kız çocuğu ile nikah kıymaktı. Bu evlilik türü o dönem de Özellikle Arabistan yarımadasına has olan doğada kız çocuklarının çok çabuk yetişkin oldukları göz önünde bulundurulacak olursa insanları arasında oldukça yaygın ve normal karşılanmaktaydı. 
  2. Peygamberin Ayşe ile olan evliliğinde şunu bilmemiz gerekir ki bu evlilik Ayşe’nin babası Ebubekir’in isteğiyle gerçekleşmiştir. Zira o Peygamberin onun damadı olmasını büyük bir övünç kaynağı görmekteydi. Bunun yanında Ebubekir’in ait olduğu kavim ve kabilesi hasebiyle bu evlilik Müşriklerin İslam dinine karşı muhalif tutumlarına karşı önemli bir set olacaktı.
  3. Bir diğer önemli nokta ise Ayşe’nin kendisi şöyle naklediyor: Peygamber sürekli olarak ilk eşi Hazreti Hatice’den bahsediyordu. Bunun üzerine kadınlık duyguları kabaran Ayşe Peygambere şöyle dedi “Ey Allah’ın resulü! Allah sana daha iyisini verdi.” Peygamber yine de Hazreti Hatice’nin eşsiz ahlaki sıfatlarını yad etmeye devam etti.[4] Bu nakil şunu ortaya koyuyor ki Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) yapmış olduğu evliliklerde özelliklede Ayşe ile olan evliliğinde hedefi neuzibillah kendi nefsani arzularını gerçekleştirmek değildi. Zira aksi taktirde kendisinden 15 yaş büyük olan Hazreti Hatice hakkında böylesi övgü ve saygıyla anmasının hiçbir anlamı olmazdı. 
 
 

[1] Kehf/110.
[2] On iki yıldan on yedi yıla adlı tarih kitabında şöyle geçer: Bazı araştırmacılara göre Ayşe İslam peygamberi ile evlendiği zaman dokuz yaşından çok daha büyüktü; zira nikah zamanı ya 13 yaşında idi yada 17 yaşında. Bunun delili ise İbn. İshak’ın Ayşe’yi bisetin ilk yıllarında Müslüman olanlar arasında saymasıdır. İbn. İshak şöyle diyor: Ayşe o dönemde küçüktü ve 18 kişiden sonra Müslüman oldu. Yani Müslüman olan 19’uncu şahıstı. Eğer biset öncesi onun yaşını en azından 7 olarak kabul edersek nikah zamanı 17 yaşında hicrette ise 20 yaşında idi. Aksi taktirde onun Müslüman olduğu zaman 7 yaşından daha küçük olduğunu farz etmemiz gerekir. Zira iddia edildiği gibi 9 yaşında evlenmiş olsaydı Müslüman olduğu dönemde süt emen bebek olması gerekir.! (bu konuda başvurabileceğiniz eserler: sipehri, Muhammed, Sireti cavidane, 1.c, 414.s, pejuheşgahı ferhengi endişeyi İslami, tahran, çap evvel, 1384.şemsi, Arabi, Huseyn Ali, Tarih tahkiki İslam, 2.c, 216.s,dipnot, müesseseyi imam Humeyni, kum, çap 4, 1383.şemsi.
[3] Şiğar nikahı: iki erkeğin mehriyesiz ve kebin kesmemek şartıyla kız kardeşlerini veya kızlarını birbirlerine nikahlamalarına denilir. Bu evlilik türünü İslam dini yasaklamıştır.  Zira İslam peygamberi (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "لا شغار فى الاسلام" İslam da Şiğar yoktur. Bu evlilik çeşidi cahiliyet adetlerindendi.
[4] Şeyh Saduk, Hisal, 404.s
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namazını doğru kılmayan bir kimseye tabi olmak caiz midir?
    7154 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Kaderi bilmek insanların faydasına mıdır yoksa zararına mıdır?
    7096 Eski Kelam İlmi 2011/10/22
    Değiştirilebilecek de olan gelecekteki hadiselerin bazıları bazen rüya ve benzeri şartlarda insan için aşikâr olmaktadır. Bu iş sadece Allah’ın isteği üzerine gerçekleşir ve onda bir hikmet bulunur. Ama eğer bir insan amel etmek ve kendini tanımak yerine meraklanarak geleceği bilmeye çalışırsa ve özellikle bu ilgi salt maddî ve dünyevî ...
  • Peygamber (s.a.a) ve İmamların (a.s) cariye ve kölelere sahip olmaları kölelik sistemini benimsemek değil midir?
    20629 Eski Kelam İlmi 2009/07/04
    Kölelerle evlenme, onlarla mahrem olma, mukatebe (kölelerin özgürlük anlaşması) vs. hükümlerin Kur’an’da gelmesi Peygamber (s.a.a)’in zamanında köleliğin olduğunu ispat etmektedir, ama belirtmek gerekir ki, İslam’ın köleleri azat etmek için çok kapsamlı projeleri vardır. Bu projenin neticesinde bütün köleler zamanla özgürlüklerine kavuşmuşlardırlar. ...
  • Ölüler için Kur’an okumak doğru mudur?
    11014 Eski Kelam İlmi 2011/08/17
    Ölüler için Kur’an okumanın müstehap oluşu hakkında iki tür delil öne sürülebilir: Birinci türde genel olarak ölü ve göçmüşlerinizi hatırlayın ve kendi iyi işlerinizden onları faydalandırın diye belirten rivayetler mevcuttur. Çok açık olduğu üzere Kur’an okumak da iyi ve beğenilen işlerdendir. Hz. Peygamberden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: Kabirlerde dinlenen ölülerinizi ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8415 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10780 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Hicabı düzgün olamayan kadın ve kızlara bakmak insanın gelecekteki yaşamına ne gibi etkisi olabilir?
    10943 Pratik Ahlak 2011/10/29
    Genel anlamda uygunsuz tesettür ve diğer günahlara karşı kalben rahatsız olmak ve ruhen onlardan nefret etmek kendi başına beğenilen çok iyi bir ruhiyedir. Buluğ ve erginlik çağına ermiş ve özgür iradeye ...
  • Ahlâkın spordaki yeri nedir?
    14904 Pratik Ahlak 2012/02/04
    Kâmil ve evrensel bir din olan İslam, insana her yönden saadetli bir yaşamı temin etmekte, dünya ve ahiret saadetine götürecek bütün yolları göstermektedir. İslam beden sağlığına da önem verdiğinden doğal olarak insan sağlığına faydalı olan sporları onaylamaktadır.Genel ahlâkta söz konusu olupta sporda da ...
  • İslam’ın bakışında nazar değmesi ve vesveseyi etkisiz kılmak için dua yazmanın bir meşruiyeti var mıdır?
    15038 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    İslam, fakihler ve mercilerin bakışında hastalık, nazar değmesi ve vesvese gibi sorunları gidermek için muteber ve masumlardan gelen duaları okumak ve yazmak doğru ve onaylanan bir fiildir. Yüce rehberlik makamı dua, dua yazmak ve dualarla kutsanma hakkında sorulan bir soruya cevaben şöyle buyurmuştur: Eğer dualar temiz imamlardan (a.s) nakledilmiş ...
  • Ziyaeret-i aşura’nın metni ve senedi hakkında bir açıklama yapar mısınız?
    10643 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/01/01
    Bu ziyartnanemenin asıl kaynağı iki kitaptır: Birincisi (hicri kamerinin 348. Senesinde vefat eden) Cafer b. Muhammed b. Kuvluviye’i Kumi tarafından kaleme alınan “Kamilu’z - Ziyarat” adındaki kitaptır. Diğeri (hicri kamerinin 385 ve 460. Senelerde yaşayan) Şeyh-i Tusi tarafından kaleme alınan “Misbahu’l - Müçtehit” ...

En Çok Okunanlar