Gelişmiş Arama
Ziyaret
13323
Güncellenme Tarihi: 2012/02/04
Soru Özeti
Ayet ve rivayetlere göre salih amellerin yok olmasına neden olan ameller hangileridir?
Soru
Ayet ve rivayetlere göre salih amellerin yok olmasına neden olan ameller hangileridir?
Kısa Cevap

Ayet ve rivayetlerde, Allah’a iman, şirke düşmemek ve mürted olmamak amellerin kabul olunmasının ilk şartları olduğu, bunlar olmadan hiç bir salih amel kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Namazı terketmek, minnet ederek salih amel yapmak, başa gelen işlere razı olmamak vb. gibi amellerin yok olmasına neden olan şeyler -ayrıntılı cevap bölümünde değineceğimiz gibi- iman ve kalbi inancın zaafından kaynaklanmaktadır. Eğer imanı korumak için çaba harcarsak amellerimizde korunacaktır.

Ayrıntılı Cevap

Ayet ve rivayetlerde, güzel ve salih amellerin yok olmasına neden olan günahlardan, Habt ve amellerin batıl olması şeklinde ifade edildiğinden cevaba geçmeden önce bu kelimenin lügat manasına bakacak, sonra Kur’an ve rivayetlerdeki örneklerine dönecek, ardından salih amelleri korumanın önemine değineceğiz.

Habt

Habt kelimesi, amelin yok olması ve etki etmemesi manasına gelmektedir. Sihahi’l-Lugatte şöyle yazar: ‘Ameli habt oldu demek sevabı yok oldu, demektir.’[1] Misbahu’l Münir’de de şöyle diyor: ‘Ameli habt oldu, yani ameli bozuldu, boşa gitti.’[2]

Kur’an’da ve rivayetlerde bazı çirkin amellerin salih amelleri yok edeceği belirtilmiştir. Aşağıda onlardan birkaçını örnek olarak getiriyoruz:

a) Kur’an’da Habt

Salih amellerin yok olmasına neden olan ameller demek olan Habt ve ondan türeyen kelimeler Kur’an’da 16 kere gelmiştir. Bazıları şunlardır:

1- Küfür ve Şirk

ı) ‘Kim imanı inkar ederse bütün işledikleri boşa gider ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardandır.’[3]

ıı) ‘Şirk koşanlar, kendi kafirliklerine tanıklar iken, Allah'a secde edilen yerleri imara hakları yoktur. Onlar, bütün yaptıkları boşa gidenlerdir ve onlar, ateşte süresiz olarak kalanlardır.’[4]  

Bu iki ayette şirk ve küfürün, müşrik ve kafirlerin amellerini yokedeceği açıkca belirtilmiştir.

2- Nifak

‘İman edenler derler ki: Sizinle beraber olduklarına dair bütün kuvvetleriyle yemin edenler bunlar mı? İşte yaptıkları boşa çıktı, hüsrana uğrayan oluverdiler.’[5]

3- Allah’ın Ayetlerini ve Ahireti Yalanlayanlar

‘Ayetlerimizi ve ahirete ulaşmayı yalanlayanların bütün amelleri boşa çıkmıştır. Onlar yaptıklarından başka birşeyle mi cezalandırılacaklar?’[6]

b- Rivayetlerde Habt

I) Hastalık vb. gibi bir neden olmadan namazı terketmek

Ubeyd b. Zürare diyor ki: İmam Sadık’tan (a.s) ‘Kim imanı inkar ederse bütün işledikleri boşa gider.’[7] ayetinin tefsirini sorduğumda buyurdu ki: ‘İkrar ve itiraf ettiği ameli terkeden kimse kastedilmiştir.’ Ben ‘O ameli terketmenin ölçüsü nedir? Tümünü mü terketmesidir?’ diye sorduğumda şöyle buyurdular: ‘Örneğin mest olmadan veya nedensiz olarak, bilerek namazı terkeden kimse bunlardandır.’[8]

ıı) Usul-u Din’de Şüphe Etmek

İmam Sadık’ın (a.s) ashabından Mufazzal şöyle diyor: ‘İmam’ın (a.s) şöyle buyurduğunu duydum: Şüphesi veya zannı olupta onların üzerinde kalanın amelini Allah yok eder. Allah’ın hücceti açık hüccettir.’[9]

Meclisi (r.a) bu hadis hakkında şöyle buyuruyor: ‘Yakine ulaşma imkanı olanın usul-i din’de şüphe ya da zanda bulunması caiz değildir. ‘Allah’ın hücceti açıktır’ sözünden maksat ise, kim usul-i din hakkında delil peşinde olursa yakine ulaşır. Yakine ulaşınca da şüphe ve zannı kalmaz.’[10]

ııı) Kocasına ‘Senden hiç hayır görmedim!’ diyen kadın

Evlilikte kadının üzerine farz olmayan, evin temizliği, aşçılık, çocuk bakımı gibi bir çok zahmetli işi üstlenen ve Allah’ın bunların karşısında kendisine bir çok sevaplar verdiği kadın, bunları kocasına eziyet ve minnet ederek yaparsa yaptığı işlerin sevabı yok olur. Bir hadiste İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Kocasına, ‘Senden hiç hayır görmedim’ diyen kadının amelinin sevabı yok olur.’[11]

ıv) Hz. Ali’nin (a.s) Velayetini İnkar Etmek

Ebu Hamza diyor ki: ‘İmam Bakır’dan (a.s) ‘Kim imanı inkar ederse bütün işledikleri boşa gider ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardandır.’ ayetinin tefsirini sorduğumda şöyle buyurdu: ‘Bu ayetin batıni tefsiri, Emirü’l Müminin’in (a.s) velayetini inkar etmektir. Çünkü imandan maksat Hz. Ali’dir (a.s)’[12]

Yukarıda anlatılanlardan, habt’ın belli bir amele özgü olmadığı, bireysel, toplumsal, akidevi ve ahlaki olmak üzere bütün amellerle ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

Habt kavramının karşısında Tekfir kavramı olmasından dolayı birazda ondan bahsetmek istiyoruz.

Salih ameller kötü amellerle yok olduğu gibi, kötü amellerde güzel amellerin vesilesiyle yok olurlar. Hatta güzel amele dönüşürler. Aşağıda buna birkaç örnek getiriyoruz:

1- Farz Namazları Yerine Getirmek

‘Gündüzün iki tarafında ve gecenin ilk saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir.’[13]

2- Büyük Günahlardan Sakınmak

a- ‘Sakındırıldığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz...’[14]

b- ‘Küçük günahların dışında büyük günahlardan ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin mağfireti pek geniştir.’[15]

İhbat ve Tekfir’in insan yaşamındaki eğitici rolü göz önüne alındığında salih amellerin korunmasına ayrıca önem vermek gerekir.

Kur’an ve rivayetlerde insanların amelleriyle ilgili vurgu yapılan konulardan bir diğeri, salih amellerin korunması için çaba göstermektir. Yoksa salih amellerimizin bize faydası olmayabilir.

Resul-i Ekrem (s.a.a) bir rivayette Tesbihat-ı Erbaa’nın fazileti hakkında şöyle buyuruyor: ‘Allah, müminin söylediği her zikir için cennette ona bir ağaç diker.’ Ashabtan biri ‘O zaman bizim cennette çok ağacımız var’ dediğinde ‘Evet’ diye buyurdu Allah Resulü: ‘Ama dikkat edin göndereceğiniz ateşle onları yakmayın.’ Sonra şu ayeti okudular: ‘Ey inananlar, Allah'a itaat edin ve Peygambere itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.’[16]      



[1] -el-Cevheri, İsmail b. Hammad, el-Sihah, c.3, s.1118, Daru’l İlm, Beyrut, 1990.

[2] -el-Feyyumi, Ahmed b. Muhammed, el-Misbahu’l Münir, s.118

[3] -Maide/5

[4] -Tövbe/17

[5] -Maide/53

[6] -A’raf/147

[7] -Maide/5

[8] -Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el- Kafi, c.2, s.387, H.12, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, H.Ş.1365

[9] -a.g.e. c.2, s.400, H.8

[10] -Meclisi, Muhammed Bakır, Mir’atu’l-Ukul, c.11, s.186, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HK.1404

[11] -Hür Amuli, Muhammed b. Hasan, Vesail-uş Şia, c.20, s.162, H.7, Müesseset-ü Alu’l-Beyt, Kum, HK.1409

[12] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.35, s.369, H.14, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404

[13] -Hud/114

[14] -Nisa/31

[15] -Necm/32

[16] -Muhammed/33; Saduk, Muhammed b. Ali, Emali, c.1, s.607, İntişarat-ı Kitaphane-i İslamiyye, Tahran, HŞ.1362.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar