Gelişmiş Arama
Ziyaret
13932
Güncellenme Tarihi: 2010/07/17
Soru Özeti
İmamlarımız neden oniki tanedir? Ğaybette olan imamın döneminde kendimizi nasıl kurtarabiliriz?
Soru
İmamlarımız neden oniki tanedir? Ve (bundan dolayı) neden asırlarca kendi başımıza (imamsız) kalmak zorunda kalıyoruz? Bu asırda bir imama büyük bir ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bizim bir imamımız var bunu biliyorum, ama gayıptadır. Onun yokluğunda nasıl kurtuluşa erebiliriz?
Kısa Cevap

Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.

Ayrıntılı Cevap

İmamet, ilahi bir makam olduğu için imamın kimler ve kaç kaç kişi olacağını Allah belirler. Allah’ın’da kimleri seçtiğini öğrenmemizin tek yolu Resul-u Ekrem’in (s.a.a) sözleridir. O da (s.a.a) çeşitli yerlerde imamların kimler ve kaç kişi olduğunu açıklamıştır. Peygaberimiz (s.a.a) bir hadisinde şöyle buyuruyor: ‘Bu iş (İslam) oniki imam gelmeyinceye kadar bitmeyecektir.’ Hadisi Ehl-i Sünnetin büyük alimleri nakletmişlerdir.[1] Yine Şia ve Ehl-i Sünnet şöyle naklediyorlar: ‘Allah Resulü (s.a.a) Emir-ul Müminin Ali’inin (a.s) Ğadir’de imamete tayin ettikten ve ikmal ayeti[2] nazil olduktan sonra birinci ve ikinci halife Resulullah’ın yanına gelerek ‘Bu velayet ve vasilik senden sonra yanlızca Ali’ye mi aittir?’ diye sorduklarınd Resulullah (s.a.a) ‘Kıyamete kadar Ali’ye ve benim vasilerime aittir.’ diye buyurdu. Onlar ‘Senin vasilerin kimlerdir?’ diye sorduklarında Resulullah şöyle buyurdu: ‘Ali, ümmetimin içinde benim kardeşim, vezirim, varisim, vasiyyim ve halifemdir. Benden sonra bütün müminlerin üzerinde yetkisi vardır. Ondan sonra oğlum Hasan, Ondan sonra oğlum Hüseyin ve Hüseyin’den sonra Onun ardı arkasına gelen dokuz evladıdır.’[3]

İmamların oniki kişi olduklarına dair delil ise Şia ve Ehl-i Sünnet kaynaklı Resulullah’tan (s.a.a) nakledilen çeşitli rivayetlerdir. Bu hükmün felsefe ve nedenine gelince diyoruz ki: İslam’da bir çok mesele var ki onların hikmetlerini bilemiyoruz ve bir çeşit taabbüdi (aklın muhakemesine bağlı olmayan; emrolduğu için yapılan) hükümdür. Namaz rekatlarının sayısı, kadın ve erkeğin namazı sesli ya da sessiz kılması vs. gibi hikmetini bilmediğimiz bir çok mesele var. Sizin sorunuzda taabbüdi olarak kabul etmemiz gereken meselelerdendir. Onu belirlemek Allah’ın elindedir. Bu kutsal nurlar yaratılmadan önce Peygambere bildirilmiş, O da (s.a.a) çeşitli yerlerde bunu açıklamıştır. Ancak hikmeti ister bilinsin, ister bilinmesin İslamî buyrukların hepsinin uygulanması gerekir. Zira bu buyruklar Hâkim-i Mutlak koymuştur ve Hâkim-i Mutlak’ta kabih bir iş yapmaz. Sonuçta konulan bütün kanunlar insanların kemale ermesi ve ilerlemesi için olup icra edilmesi gereklidir.

Sorunuzun ikinci bölümünde diyorsunuz ki, ‘Neden asırlarca yalnızız (imamsızız), imamın gaybet döneminde nasıl kurtuluşa erebiliriz?’

Cevap olarak diyoruz ki: Rivayetlerden Allah’ın, yeryüzünü ve kullarını hiçbir zaman hüccetsiz bırakmadığını anlıyoruz;[4] yanlızlığın manası yoktur.

İlahi hüccetler her zamanda feyizin nazil olmasına vasıta olmuşlarıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamberimizden bu sorunun benzeri sorulduğunda şöyle buyurdular: ‘Onun (Veliyy-i Asr’ın) gaybet döneminde kullara verdiği feyiz bulutun arkasındaki güneşin verdiği ısı ve ışık gibidir.’ Bu güzel benzetmeden bir çok nükte çıkarmak mümkündür. Örneğin, Güneşin bulutların arkasında olması nasıl ki onun ısı ve ışığına engel değilse imamında gözlere görünmemesi Onun (a.s) feyiz ve hidayetlerinden yararlanmayacığımız anlamına gelmez. Kendi yerinde bahsedildiği gibi tarih boyunca sayısız insan Ondan feyiz almışlardır. İmam (a.s), kendisi Şeyh Mufid’e yazdığı mektupta bu noktaya şöyle işaret ediyor: ‘Biz sizin işlerinizi gözetiyoruz (ilgileniyoruz), sizi unutmuyoruz. Böyle olmasaydı bela ve tehlike tufanlarında yok olup giderdiniz.’[5] Esasen Onun (a.s) varlığı insanların kendilerini ıslah edip zuhura hazırlanmaları için bir ümit ve tesellidir.

Ancak unutmamak gerekir ki, Güneşin ışığından yeterli derecede faydalanabilmek için ışığın önündeki engelleri kaldırmamız ve kendimizi ışığa karşı tutmamız gerekir. Kısacası böyle yüce bir güneş varken (her ne kadar gaybet bulutunun arkasında olsada) yalnızlık ve ümitsizliğin manası yoktur.

İmam-ı Zaman’ın (a.s) varlığının faydaları hakkında daha fazla bilgi için bkz: 168. Soru (Site: 1375), 654. Soru (Site: 705) ve 534. Soru (Site: 582).


[1] - Kutay b. Said Carir, o da Husayn’dan, o da Câbir b. Semüre’den onun şöyle dediğini naklediyor: "Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular...
-Rufae b. Heysem el Vasiti (ve
söz onundur), o da Halid’den yani İbn-i Abdullah b. Tahhan’dan, o da Husayn’dan, o da Câbir b. Semüre’den onun şöyle dediğini naklediyor: "Babamla beraber Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna vardık. Resûlullah şöyle buyurdular: ‘Bu iş (İslam) on iki halife gelmeyinceye kadar bitmeyecektir.’ Sonra bir şey dedi ki ben onu anlayamadım. Babamdan ‘Ne dedi?’ diye sorduğumda dedi ki: ‘Hepsi Kureyştendir.’ diye buyurdu.’ Bu hadis, Sahih-i Müslim (c.9, s.333-335 ve 337); Sünen-i Ebi Davud (c.11, s.351-352); Müsned-i Ahmed (c.42, s.309)  Müsannif-i İbn-i Ebi Şeybe (c.7, s.492) vb. gibi çeşitli kitaplarda rivayet edilmiştir.

 2 - Maide/3

3- Ğayet-ul Meram, bab:58, h.4; bir başka hadiste Nisa suresinin 1. ayetinin tefsirinde kendisinden sonraki vasiylerinin isimlerini tek tek saymıştır, Ğayet-ul Meram, c.10, h.4; İsbat-ul Hudat, c.8, s.133; Bihar, c.36, s.260, 298   

4]- Hüseyin b. Muhammed, Mualla b. Muhammed’den, o da bazı dostlarımızdan, babam Ali b. Raşid’in şöyle dediğini aktarır: Ebu’l Hasan (a.s) buyurdu ki: ‘Yeryüzü hiçbir zaman hüccetsiz kalmamıştır ve andolsun Allah’a ben o hüccetim.’ Kafi, c.1, s.178   

[5] - Bihar, c.53, s.774

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar