Gelişmiş Arama
Ziyaret
11743
Güncellenme Tarihi: 2010/04/06
Soru Özeti
Bir yaratıcısı olmaksızın baştan beri tanrı nasıl mevcuttur?
Soru
Benim on iki yaşında bir kızım var. Kendisi tanrının baştan beri nasıl mevcut olduğunu sormaktadır. Lütfen kızıma söyleyebilmem için bana basit bir cevap verir misiniz?
Kısa Cevap

Tanrının baştan beri nasıl mevcut olduğu sorusu, gerçekte neden tanrı kendi başına ve zatıyla vardır ve her varlığın bir yaratıcısı ve meydana getiricisi bulunmaktadır, diye belirtilen sorunun başka bir ifadesidir. Gerçekte soru şudur: Tanrı nasıl meydana gelmiş ve kim O’nu yaratmıştır? Cevap için birkaç soruya dikkat etmeniz gerekir; zira bu sorular asıl yanıtı idrak etmek için zihni hazır hale getirir. Her şeyin ıslaklığı sudandır. Suyun ıslaklığı nedendir? Tüm yemeklerin yağı yağdandır. Yağın yağı neredendir? Her şeyin tuzu tuzdandır. Tuzun tuzlu oluşu neredendir? Bu soruların cevabı şudur: Suyun ıslak oluşu, tuzun tuzlu oluşu ve yağın yağlı oluşu zatidir. Aynı şekilde her şeyin varlığı tanrıdandır, o halde tanrının varlığı kimdendir diye sorulduğunda da cevap olarak tanrının varlığının zati olduğu, kendisinden kaynaklandığı ve başka bir yerden alınmadığını söyleriz.

Ayrıntılı Cevap

Her sonucun bir nedeni olduğu kesin bir kaidedir. Lakin burada gerçekleşen yanıltmaca tanrının da bir sonuç var sayılmasıdır. Başka bir ifadeyle zatıyla var olan veya tanrı da dâhil olmak üzere her varlığın bir nedeni olduğu sanılmaktadır. Bu şekilde her fenomenin bir yaratıcıya ihtiyacı olduğu belirtilmelidir, lakin tanrı bir yaratıcıya ihtiyaç duyan bir görüngü değildir. Aksine her fenomeni icat edendir.[1]Başka bir ifadeyle tanrı gerçeğinin en basit mefhumu; hiç kimseye ihtiyaç duymayan, varlıkta ve eserlerinde başkasından yardım almayan kâmil, eksiksiz ve ihtiyaç duymayan varlıktır. O halde eğer bazen var olduğu ve bazen de olmadığı varsayılan bir tanrı, vehme dayalı bir tanrıdır; çünkü tanrının varlık ve eserlerini bir başkasından almayan bir varlık olduğunu belirttik. Bundan dolayı Tanrı her zaman var olmuş ve var olmaktadır. Bunun için tanrının bu tanımı ve bizzat tanrı olmak ihtiyaç ve sonradan olmaktan uzaktır. Bu salt bir zihni vesvesedir; insan zihni yaratma mefhumuna yöneldiği zaman, tanrının bir şeye ihtiyaç duymadığını ve varlığın onun gerçek zatı olduğunu unutmaktadır. Bundan dolayı zihin her şey kendinden üstün bir yaratıcıya sahipken neden tanrı da üstün bir yaratıcıya sahip olmamalıdır meselesini tasavvur edememektedir. Burada tanrı bir fenomen olarak varsayılmaktadır. Oysaki bu tanrı mefhumu zihnin bir ürünüdür, zatıyla var olan ve nedenden müstağni olan tanrı göz önünde bulundurulmamaktadır. Bundan dolayı eğer tanrı böyle bir varlıksa; hiçbir had, kayıt, eksiklik, zulmet ve ihtiyaç taşımayan mutlak ve sonsuz bir varlıksa ve de aşk, ihtiyaçsızlık ve feyiz merkezi ise, kendisinin yaratığı olan sınırlı ve eksik varlıklara kendinden daha üstün addedip muhtaç olamaz. Çünkü tüm varlığı, tüm üstünlükleri ve sınırları yaratan bizzat onun kendisidir. Onsuz hiçbir şey var olamaz ve onun için bir yaratıcı vehmedilemez. Lakin insanların çoğunun zihninde tanrı hakkında doğru bir tasvir bulunmamaktadır; çünkü tanrı her mefhumdan daha üstündür. Bunun için zayıf zihinlerin çoğu tanrı hakkında sadece onun yaratıcı sıfatını tasavvur eder ve bu da yaratılmış herhangi bir yaratıcıya benzer şekildedir. Elbette şu farkla ki; tanrı, gördüğümüz yıldızların, tüm evrenin ve her şeyin muhteşem yaratıcısı bir melek gibi tasavvur edilir. Elbette bu muhteşem tanrının bir yaratıcısı var mıdır diye sorulması yerindedir. Bundan dolayı bu tasavvur ve fikir her ne kadar muhteşem bir varlığı konu edinse de bu tanrı değildir. Çünkü tanrıdan kastedilen şey tüm kemal sıfatlarını kendinde toplayan, tüm eksik sıfatlardan arı olan ve hiçbir kayıt ile sınırlanmayan ve hiçbir had ile mahdut olmayan, mutlak ve yegâne varlık olan ve hiçbir şeye ihtiyaç duymayan bir zattır. Tanrı zatıyla bu sıfatlara sahiptir, hiç kimse bu sıfatları ona vermemiştir. Yaratıcıya ihtiyaç duyan ve hakkında yaratıcısı ve var edeni kimdir diye sorulabilen bir tanrı, gerçekte eksik bir mefhumu yansıtır. Elbette Tanrı bundan münezzehtir ve en kâmil ve doğru şekilde olsa da her anlayış, idrak ve zihniyetten daha üstün ve yücedir. Belirtilen hususlar bir takım örnek ve sorular ile zihne yakınlaştırılabilir ve basit kılınabilir. Örneğin biz her şeyin ıslaklığını sudan biliriz, lakin suyun ıslaklığı nedendir ve neredendir? Tüm yiyeceklerin yağı yağdandır, lakin yağın yağı neden ve neredendir? Her şeyin tuzu tuzdandır, tuzun tuzlu oluşu neredendir? Yanıt şudur: Suyun ıslak oluşu, tuzun tuzlu oluşu ve yağın yağlı oluşu zatidir. Aynı şekilde her varlığın mevcudiyeti tanrıdandır, o halde tanrının varlığı kimdendir diye sorulduğunda da, tanrının varlığının zati olduğunu, kendisinden kaynaklandığını ve başka bir yerden alınmadığını söyleriz.

İlgili başlık:

479 (Site: 520).

 


[1] Subhani, Cafer, Akaidi İslami der pertovu Kur’an, Hadis ve Akl, s. 120 – 121, Neşri Bustanı Kitab, 1386, Kum.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar