Gelişmiş Arama
Ziyaret
5941
Güncellenme Tarihi: 2010/09/06
Soru Özeti
İslam hükümlerini sormak uzmanlık gerektirir mi?
Soru
Bazı zamanlar âlimlerden soru soruyoruz. Sorunun cevabını bilmediğimiz veya özel bir konu hakkında soru sorduğumuz için rahatsızlık duyduklarını bize yansıtıyorlar. Onlar Farsça ve Arapça bilmediğimiz ve uzmanlık derslerine katılmadığımız için hadisleri okumaya ve tahlil etmeye hakkımız olmadığını ve sadece uzman sıfatıyla kendilerinin yanına gelebileceğimizi söylemekteler. Bu adilce midir? İslam ve Allah hiç kimseye apaçık doğruları bilme ve düşünme gücü vermemiş midir? Bu tür âlimler insanları (dostça ve karşılıklı anlaşmayla) İslam’a doğru yönlendirmemekte ve İslam’dan uzaklaştırmaktadırlar.
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

İslam hüküm ve ilimlerini bilme ve öğrenmenin derinlik açısından değişik düzey ve mertebeleri vardır.

A) Yüzeysel bilgi ve genel bilgilenme: Amelî, ahlakî ve inançsal hüküm, adap ve buyrukları öğrenmek gibi.

B) Delilli Bilme: Ahlakî, İnançsal ve amelî fıkhî delilleri öğrenmek gibi.

C) Amelî, ahlakî ve inançsal hükümlerin felsefe ve hikmetini bilmek.

İlk merhale (yüzeysel bilgi ve genel bilgilenme) düzeyinde öğrenmek ve sormak her bireyin görevidir. Buna cevap vermek de âlimlere farzdır. Ama ikinci ve üçüncü merhaleler düzeyinde öğrenmek gerekli ilmî ve teknik maharetleri kazanmadan ve lazım olan araçları hazırlamadan iyi bir netice vermez ve bazılarının nezdinde vakit telef etmek olarak telaki edilebilir. Tıpkı uzmanlık isteyen tıbbî meseleler hakkında bilgisi olmayan bireylerin bir doktoru herhangi bir hastalığın uzmanlık isteyen delillerini açıklamaya mecbur kılma girişimleri gibi. Böyle bir durumda doğal olarak soru sorulan doktor ve soru soran bireyin vaktinin telef olmasından başka bir netice hâsıl olmayacaktır. Fıkıh ve içtihat ilimlerindeki gerekli maharetlerin ne olduğunu öğrenmek için şu soruların yanıtlarına müracaat ediniz: 1077. Soru (Site: 1235), İndeks: Fetva Vermenin Temelleri ve Delilleri; 66. Soru (Site: 307), İndeks: Kur’an ve İçtihat; 7791. Soru (Site: 7897) , İndeks: Bazı Müçtehitlerin Bir takım Müşterek Konulardaki İhtilafları.

Din âlimleri her zaman kitap yazıp basarak ve soru ve cevap oturumları düzenleyerek vb. muhatapların bilgi düzeyini yükseltmeye ve belirtilen alanda İslamî ahlak ve güler yüzle soruları yanıtlamaya çalışmışlardır. Bu iddiamızın delil ve tanığı ikinci ve üçüncü merhale düzeyini de kapsayan soruları yanıtlamak için değerli din âlimleri tarafından internet eksenli değişik sitelerin faaliyete geçirilmesidir.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar