Gelişmiş Arama
Ziyaret
164207
Güncellenme Tarihi: 2011/12/19
Soru Özeti
Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
Soru
El, ayak veya baş gibi bedeninin bir kısmı kırılmış, bandaj içinde olan ve suyun kendisine zararlı olduğu bir insan nasıl abdest alabilir? Eğer gusül almaya mecbur kalırsa, ne yapmalıdır? Eğer teyemmüm için temiz toprağı olmazsa ne yapması gerekir? Çünkü ben ülke dışında yaşıyorum ve temiz toprak bulmak çok zor ve imkânsızdır. Suyun zararlı olduğu bölüm dışında bedenime gusül aldırabilir miyim, yoksa bandaj nedeniyle gusül alınamaz mı?
Kısa Cevap

Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun etrafını yıkamanız yeterlidir. Ama ıslak eli ona sürmeniz zararlı değilse, ıslak eli ona sürmeniz, sonra üzerine temiz bir parça koymanız ve ardından temiz parça üzerine de ıslak eli sürmeniz daha iyidir. Eğer bu miktar da zararlıysa veya yara necisse ve suyla yıkamak olanaksızsa, yaranın etrafını abdestte belirtildiği üzere yukarıdan aşağıya doğru yıkamak gerekir ve müstehap ihtiyat gereği yara üzerine temiz bir parça konulmalı ve üzerine ıslak el sürülmelidir. Eğer parça koymak mümkün değilse, yaranın etrafını yıkmak yeterlidir. Her halükarda teyemmüm lazım değildir.[1] Eğer yaranın yüzünü açmak mümkün değilse, ama yara ve onun üzerine konulan şey temiz ise, yara üzerine suyun ulaştırılması mümkünse ve bunun herhangi bir zarar, zahmet ve meşakkati de yoksa suyun yaranın üzerine ulaştırılası gerekir. Eğer yara veya onun üzerine konulan şey necis ise, ona suyla dokunulması ve yara yüzüne suyun ulaştırılması zahmet ve meşakkat olmadan mümkünse, yıkanmalı ve abdest esnasında su yaraya ulaştırılmalıdır. Su yara için zararlıysa veya yara üzerine suyun ulaştırılması mümkün değilse veyahut yara necis ise ve onu suyla yıkamak mümkün değilse, yaranın etrafı yıkanmalı, cebire temiz ise üzeri mesh edilmelidir. Eğer cebire necis veya üzerine ıslak el sürmek olanaksızsa, mesela ele yapışan bir ilaçsa, yara kısmı sayılan bir parça onun üzerine konulmalı ve üzerine ıslak el sürülmelidir. Eğer bu da mümkün değilse, farz ihtiyat gereği abdest ve teyemmüm alınmalıdır.[2] Lakin yara veya çıban veyahut kırık mesh yerindeyse (başın önü ve ayakların üzeri) ve onun üzeri açıksa ve mesh edilemiyorsa, onun üzerine temiz bir parça konulmalı ve elde kalan abdest ıslaklığıyla parça üzeri mesh edilmelidir (müstehap ihtiyat gereği teyemmüm de alınmalıdır). Eğer parça koymak mümkün değilse, abdest yerine teyemmüm alınmalıdır ve ek olarak mesh etmeksizin bir abdest de alınması daha iyidir.[3] Cebire guslü, cebire abdesti gibidir. Ama farz ihtiyat gereği, irtimasî değil, tertiple yapılmalıdır.[4] Vazifesi teyemmüm olan kimsenin eğer bazı teyemmüm yerlerinde yara veya çıban veyahut kırık bulunuyorsa, cebire abdesti buyruğuyla, cebire teyemmümü alması gerekir.[5] Son nokta şudur: Toprağa ek olarak kireç taşı, siyah mermer taşı ve diğer taş kısımlarıyla teyemmüm almak da doğrudur. Ama akik ve firuze taşları gibi mücevherlerin üzerinde teyemmüm almak geçersizdir.[6] Bundan dolayı, elinde toprak bulunmayan kimseler taşla teyemmüm edebilirler.



[1] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 189, mesele. 325.

[2] a.g.e. s. 192, mesele. 329.

[3] a.g.e. s. 190, mesele. 326.

[4] a.g.e. s. 196, mesele. 339.

[5] a.g.e. s. 197, mesele. 340.

[6] a.g.e. s. 379, mesele. 685.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ehlisünnet Kur’an’da velayeti nasıl tefsir etmektedir?
    6771 Tefsir 2012/08/12
    Şia’nın inancına göre, müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) velayeti A’li İmran suresinin 55. ayetinde açıkça beyan edilmiştir. Belirtilen veli ve velayetten ne kastedildiği hususunda Şii ve Sünni âlimleri arasında ihtilaf vardır. Ehlisünnet bunu sevgi ve dostluk velayeti manasında yorumlamış, Şiiler ise yönetim ve imamet velayeti manasında değerlendirmiştir.
  • İslam öğretileri acısından diğer mahlûkatlar için bir hukuk tarif edilmiş midir?
    7407 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/08/11
    Dini kaynaklarda bu konuyla ilgili birçok rivayet bulunmaktadır. Bunlardan anlaşıldı kadarıyla hak ve hukuk kavramı sadece insanlara özgü kavramlar değildir. Bilakis diğer bütün mahlûkatlarında hak ve hukuka sahip oldukları anlaşılmaktadır. Örneğin “men la yehzer’ul-fakih” kitabında bir bölüm hayvanın sahibine hakkı olarak adlandırılmış ve bu konuyla ilgili hadisler ...
  • Neden Müslüman erkeğin ehl-i kitap kadınla evlenmesi caizdir, ama Müslüman kadının ehl-i kitap erkekle evlenmesi caiz değildir?
    14019 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/13
    Çünkü, 1) Daimi evlilik iki taraf içinde yasaktır. Sadece geçici evlilikte Müslüman erkek ehl-i kitap kadınla evlenebilir. 2) Ahkamın hikmetini bilmek iyi bir şey olsa da kulu hedeflenen menzile götüren şey, onun Allah’a kayıtsız ve şartsız itaat etmesidir. Bazı hükümlerin felsefesi hakkında ihtimaller verilebilir. Örneğin bu hüküm hakkında ...
  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8355 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Hz. Ali'yi Allah bilen bir kimsenin evinde İmam Hüseyin için düzenlenmiş merasime katılmak caiz midir?
    9276 Eski Kelam İlmi 2011/06/20
    İmam Hüseyin ve onunla birlikte şehit olan ashabı için yas tutmak ve bu doğrultuda düzenlenen merasimlere katılmanın Allah katında büyük sevabı ve mükâfatı vardır. Ama doğal olarak eğer bu tür merasimler ehlibeytin (a.s.) öğretilerine ters ve muhalif olan öğretilerin tebliğ ve güçlenmesine neden oluyor ise bu gibi merasimlere katılmanın hiçbir ...
  • Kedinin kılının hükmü nedir?
    15522 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Nisa suresinin 11. ayetinde ‘Babalarınızdan, oğullarınızdan hangisi size daha faydalıdır, bilemezsiniz.’ buyurulan cümlenin manası nedir?
    7707 Tefsir 2012/04/15
    Nisa suresinin 11. ayetinde birinci dereceki kimselerin miras bölüşümünün nasıl olacağı göz önüne alınarak müfessirler ayetin ‘Babalarınızdan, oğullarınızdan hangisi size daha faydalıdır, bilemezsiniz.’ bölümünün manası hakkında çeşitli ihtimaller vermişlerdir. Buna göre bu cümlenin manası şunlardan biri olabilir: 1- Baba, anne ve evlatlarınızdan hangisinin dünyada size ...
  • Hangi imamın başka imamlardan farklı kendine özgü özellikleri vardır?
    7191 Masumların Siresi 2012/03/04
    Dini öğretilerimize göre Masum İmamların varlıkları iki yönlüdür. Biri nurani varlıkları, diğeri maddi varlıklarıdır. Nur varlıkları açısından onların hepsinin nuru birdir. Ama maddi ve cismi varlıkları açısından zaman ve mekan şartlarına göre her birinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin İmam Ali cesarette ve hitapta, İmam Hüseyin cihad ve ...
  • Nisa suresinin 78 ve 79. ayetleri esasınca, kötülükler Allah’a mı yoksa insana mı isnat edilmektedir?
    13848 Tefsir 2011/05/21
    Bu ayetler birkaç surette açıklanabilir:1. Allah her şeyi yaratmıştır, ama yaratılışın varlıksal kemalini engelleyen şeyler anlamındaki gerçek kötülük ve şer yokluktan başka bir şey değildir ve bundan dolayı yaratılacak bir kabiliyet de taşımamaktadır. Ama Allah’ın mahlûklarının birbirleriyle takışması nedeniyle bu kötülük meydana geldiği için kötülükler de Allah’a isnat ...
  • Allah falan kulunu kendi haline bırakmış deniliyor, bunun anlamı nedir?
    7499 Eski Kelam İlmi 2012/09/15
    Bu kur’an’sal bir kavramdır. Allahu Teala kuranı kerimde şöyle buyuruyor: “nesullahe fe nesiyehu; onlar Allahı unuttular, öyle ise Allah (da) onları unuttu”. Bunun anlamı şudur: Dünyada bazı insanlar Allah ı unuttukları için Allah da onları kıyamet gününde unuttur. Yani bunlara teveccüh etmiyor, kıyametin hayırlarından ve bereketlerinden mahrum ...

En Çok Okunanlar