Gelişmiş Arama
Ziyaret
536486
Güncellenme Tarihi: 2008/06/22
Soru Özeti
Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
Soru
Benim istimna gibi bir sorunum var. Acaba böyle bir iş büyük günah mıdır? Ve acaba bu sorunu halletmenin bir yolu var mıdır?
Dostlarımdan biri, namahrem olan ve insanla herhangi bir nispeti olmayan bir kızla cinsi münasebette bulunmanın, istimnadan daha iyi olduğunu söyledi, acaba bu söz doğru mudur? Rica ederim sorumu yanıtlayınız ve beni bu sorundan kurtarınız.
Kısa Cevap

İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.

İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve boş zamanları doldurarak bu kötü işten uzak durmak gerekir. İnsanın (daimi ve geçici) eşinin haricinde hangi şekilde olursa olsun başka kadınlarla cinsi münasebette bulunması haramdır. Bu günahların çeşitli türlerde gerçekleşen örnekleri ve cezalandırma dereceleri olsa da bu, insanın günahlar arasında biri kötü, diğeri daha kötüdür diyerek bir günahı işlemesini caiz kılmaz.



[i] Bu günah rivayette zinayla eşdeğer sayılmıştır. Vesaili Şia c 20, s 352.

Ayrıntılı Cevap

Dini metinlerde istimna olarak tabir edilen (mastürbasyon) veya kendini tatmin etme şundan ibarettir: İnsanın kendisini eliyle veya başka bir organıyla tahrik ederek menisini çıkarmasıdır (cünüp olmasıdır) bu iş insanın kendi bedenine dokunması, şehvet uyandıran (resim, film ve… ) manzaralara bakması veya şehvet içeren (hikâye, roman gibi) kitapları okuması veya şehvet uyandıran (kaset, telefon ve...) şeyleri dinlenesi ve ya meni çıkması kastıyla fikir ve düşünceye dalmasıyla gerçekleşmesi mümkündür. İstimna hangi şekilde olursa olsun haramdır ve büyük günahlardan hesap edilmiştir. İstimna ve kendini tatmin etmeden kurtulmanın en iyi yolu tevzihu’l-mesail risalelerinde açıklanan özel şartlara riayet etmek suretiyle(daimi veya geçici) şeri evliliktir. Evlenmenin mümkün olmadığı durumlarda Allah’a tevekkül edilerek, aşağıda yer alan noktalardan ederek istifade edilebilir:

1- Kendi kendini tatmin etmeyi terk etmek için çok ciddi karar alınız.

2- Şehvet uyandıran her türlü resim ve filme bakmaktan sakınınız.

3- Arkadaş seçimine dikkat ediniz ve arkadaş olarak, sizi bu işe teşvik eden kimseleri seçmeyiniz. Meşru olmayan karşı cinsten kişilerle arkadaşlık kurmaktan kesinlikle kaçınınız.

4- Hayal etmekten kaçınınız ve her zaman faydalı işlerle uğraşınız (şehvet uyandırmayan kitapların mütalaası ve ağır sporlarlar vb …) Şunu da aklınızdan çıkarmayın ki işsizlik kurtulmak bu tür kötü alışkınlıkları kendinizden uzaklaştırmanın temel şartı sayılır.

5- İmkânlar dâhilinde yalnız kalmamaya çalışınız.

6- Nefsanî isteklerin kontrol edilmesi ve iradenin güçlendirilmesinde oruç tutmak sizin için son derece faydalıdır.

Eğer oruç tutmaya gücünüz yetmiyorsa, çok yememeye çalışınız ve ya en azından uyuma esnasında karnınız alışılmışın üstünde dolu olmasın.

7- Cinselliği artıracak muz, çikolata, incir, hurma, soğan, biber, yumurta, kırmızı et, yağlı yiyecekler ve… gibi yiyeceklerden sakınınız.

8- Her zaman idrar torbasını ( mesane) boş tutmaya çalışınız.

9- Geceleri yatmadan önce mütalaa ediniz ve kesinlikle yüzükoyun yatmayınız.

Hangi şekilde olursa olsun, kendi eşi dışında (daimi ve geçici eş) biriyle cinsi münasebette bulunmak haramdır. Bu günah (zina) büyük günahlardandır ve bunun şer’i cezası bazen öldürülmek ve bazen de kırpaçtır. Ahirette de ebedi cehennem ateşine girmeye sebep olur. Bu yüzden Müslüman bir kimse Allah’ın haram kıldığı kötü işlerden mutlak surette uzak durmalıdır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir malın humusu verildikten sonra ona yeniden humus vacip olur mu?
    5411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bilindiği üzere humus, füru-u dinden olup İslam’ın önemli farzlarından biridir ve ibadet sayılmaktadır. Bu yüzden kurbet kastıyla (Allah’ın emrini yerine getirmek niyetiyle) yerine getirilmelidir.Mal ve sermayeye humus geldiğinde bir kere humusları verilirse üzerinden uzun yıllar geçse de ona artık humus gelmez. Ama mal ...
  • Kur’an’da gelen ‘Sadugatihinne ve ‘Ucurehunne’ neyin hakkındadır?
    6206 Tefsir 2012/02/22
    ‘Sadugatihinne’[1] daimi evlilik hakkındadır ve mehir için ‘Sıdak’ denmiştir.[2] Bu kelimenin geçtiği ayet, kadınların kesin haklarının birinden bahsetmekte ve koca, karısı bağışlamadığı sürece[3] karısının mehrini ödemesi ...
  • Hz Ali’nin kendi hilafeti döneminde omzunda kırbaç taşıyarak sokak ve çarşıda hareket ettiği ve suçluları cezalandırdığına dair nakledilen hadis doğru mudur?
    6452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Hz Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu: Bu içerikte nakledilen rivayet sadece Hz Ali’nin Küfe’de bulunduğu, çarşıda gezdiği ve halkın tavsiyeleri ciddiye alması için yanında belirtilen kırbacı yanında taşımasıyla ilgilidir. Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpeygani’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu:
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6841 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Eğer taklit mercileri zamanın imamı (a.s) tarafından seçiliyorsa müçtehit ve veliyy-i fakihi tanıtan diğer kaynakların rolü nedir?
    5068 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Dikkatleriniz için teşekkür ederiz. 1393. sorunun yanıtında işaret ettiğimiz gibi İmam belirgin bir şahsı hâkimiyete atamamış, sadece fakihleri genel bir şekilde atamıştır. Bundan dolayı zamanın imamı (a.s) tarafından mercilerin seçilme ve teyit edilmesinden kasıt, özel bir şahsın seçilmesi ve teyit edilmesi değildir. Sadece masum (a.s) ...
  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    6900 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Dört seçkin kadın ve babalarının ismi nedir?
    19865 تاريخ بزرگان 2010/05/19
    İnsanlık tarihi boyunca tevhid yolunda ve ilahi hedefler uğruna büyük fedakârlıklar gösteren Evliya ve Salihlerin içinde kadınlarda vardır. Onların namı insanlığın karanlık tarihinde parlamaktadır. İslami rivayet ve kaynaklarda büyüklük, fazilet ve yüce makamlarından ötürü en üstün kadınlar ve cennet kadınlarının en üstünleri olarak yad edilen, yücelikle övülen ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    5088 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Bütün amellerimizi nasıl halis niyetle yerine getirebiliriz?
    10593 Teorik Ahlak 2009/12/20
    İhlâs; yapılan her işte ve kullukta asıl hedefin, başkalarının değil de Allah-u Teâlâ’nın rızasını kazanmak için olmasıdır. Bunun için öncelikle ihlâsa mani olan şeyleri yani; riyakârlığı, dünyaya bağlılığı ve şeytanın vesveselerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Sonra imanı güçlendirme, Allah-u Teâlâ’yı tanıma, ihlâsın değeri ...
  • Mecbur kalınca günah işlemenin hükmü nedir?
    8733 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Dini öğretilere göre şer’i sorumluluklar insanın ihtiyar ve özgür iradesine bağlıdır; yani insan özgür iradesiyle güzel bir ameli yaparsa mükafatı hakkeder. Dolayısıyla şia fıkhında sorumluluğun kaldırıldığı yerlerden biri mecburiyettir. Müslüman biri haram müzik dinlemek gibi özgür iradesiyle yapmayacağı bir ameli mecburiyetten dolayı yaparsa burada ...

En Çok Okunanlar