Gelişmiş Arama
Ziyaret
7518
Güncellenme Tarihi: 2012/05/19
Soru Özeti
Doğru alışverişin şartları nelerdir?
Soru
Doğru alışverişin şartları nelerdir?
Kısa Cevap

Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ister inşaya ihtiyaç duyan ister ihtiyaç duymayan amel ve görevleri kapsar. Özel anlamıyla muamele yakınlık kastinin güdülmediği, ama nikâh gibi iki tarafın inşasına gerek duyan ameller ve görevleri içerir. Özel ve genel arasındaki orta manasıyla muamele ise yakınlık kastinin muteber olmadığı, ama boşanmak gibi en az bir tarafın inşasına gerek duyan amel ve vazifeleri kapsar.[1] Aynı şekilde bugünkü İran toplumu örfünde muamele alışveriş manasında kullanılır. Bundan dolayı tam bir cevap verebilmemiz için sizin muamele kavramından hangi manayı kastetmiş olduğunuzu belirtmeniz gerekir. Eğer sizin muameleden kastettiğiniz şey alışveriş ise akit, mal, alıcı ve satıcıda alışverişin çeşitli şartları barındırdığını belirtmemiz gerekir. Aşağıda bunlara işaret ediyoruz:

Akdin Şartları:

Alışverişte Arapça akdin söylenmesi gerekli değildir. Eğer satıcı herhangi bir dille bu malı şu para karşılığında sattım ve müşteride kabul ettim derse muamele doğru sayılır. Ama alıcı ve satıcının inşa kasti taşıması gerekir; yani bu iki cümleyi söylerken niyetleri satmak ve almak olmalıdır.[2] Eğer muamele esnasında sözü söylemezlerse, ama satıcı alıcıdan aldığı şey karşılığında malını onun mülkü haline getirirse ve o bunu alırsa muamele doğru sayılır ve her ikisi malik olur.[3]

Mal Ve Karşılığının Şartları:

1. Mal ve karşılığının miktarı ağırlık veya ölçü veya sayı veyahut buna benzer şeylerle belirlenmelidir.

2. Onu teslim edebilmeleri gerekir; bundan dolayı kaçmış bir atı satmak doğru değildir.

3. Mal ve karşılığında bulunan özellikler belli olmalıdır.

4. Mal veya karşılığında hiç kimsenin bir hakkı olmamalıdır. Bu esasla eğer insan bir malı bir kimsenin yanına emanet olarak bırakmışsa, izni olmaksızın onu satamaz.

5. Müstehap ihtiyat üzere, insanın bizzat malı satması gerekir, onun faydasını değil.[4]

Satıcı ve Alıcının Şartları:

1. Ergin olmalılar.

2. Akıllı olmalılar.

3. Şer’i hâkim onları kendi mallarından tasarruf etmekten alı koymamış olması gerekir.

4. Satma ve alma kasti gütmeleri gerekir. Eğer şakayla insan ben malımı sattım derse muamele geçersizdir.

5. Hiç kimsenin onları mecbur kılmamış olması gerekir.

6. Verdikleri mal ve karşılığının maliki olmaları gerekir (veya baba ve küçük ata gibi malın tasarrufu onların elinde olmalıdır).[5]

Daha fazla bilgi edinmek için “mal ve karşılığının şartları ve tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle muamelenin geçersizliği” başlıklı 4831. (Site: 5117) sayılı soruya müracaat ediniz.

 


[1] Munyetu’t Talib fi Haşiyeti’l Mekasib, c: 1,s: 33.

[2] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c: 2, s: 226, m: 2097.

[3] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c: 2, s: 226, m: 2098.

[4] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c: 2, s: 222, m: 2090.

[5] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c: 2, s: 216, m: 2081.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar