Gelişmiş Arama
Ziyaret
19430
Güncellenme Tarihi: 2009/10/22
Soru Özeti
Birbirini seven ve ilişkilerinde günaha düşmek istemeyen kız ve oğlan hangi şer’i yolla sorunlarını giderebilirler?
Soru
19 yaşındayım ve bir kızı seviyorum. O da beni çok seviyor. Ama kimsenin (anne-babanın) bilmesini istemiyoruz. Fakat beraber olduğumuz zaman günaha da düşmek istemiyoruz. Bize nasıl bir yol gösterebilirsiniz? (İkimizin de annesi bizim birbirimizi sevdiğimizi biliyor ve karşı değiller, ama daha erken olduğunu söylüyorlar).
Kısa Cevap

İslam’a göre kadın ve erkek birbirlerinin tamamlayıcısıdır. Hekim olan Allah bu ikisini birbiri için yaratmıştır. Çünkü onlar birbirinin huzur kaynağıdır, birbirlerinin duygusal, ruhsal ve cinsel isteklerini karşılamaktadırlar.

İslam iki tarafın da ihtiyaçlarının karşılanması için evliliğin (geçici veya daimi) çerçevesini belirlemiştir. Kadınla erkek arasındaki her türlü ilişkinin bu çerçeve içinde olması gerekir. Birçok fakihin görüşüne göre bakire bir kızın evliliğinin geçerli olmasının şartlarından biri kızın babasının rızalığıdır. Yalnız, eğer baba kızının bir oğlanla evlenmesine razı olmaz ve bu kızının zararına olursa bu durumda babanın izni şart değildir.

Evlilikte yalnızca kızın babasının rızalığı nikâhın doğruluğunun şartıdır, ama anne ve babanın evlatlarının hayrını istediklerinden her iki tarafın da anne ve babasının bilgilerinin dâhilinde olması daha iyidir.

Ayrıntılı Cevap

İslam’a göre kadın ve erkek birbirini tamamlayan iki varlık olup birbirleri için yaratılmışlardır. Kuran-ı Kerim buyuruyor: “Ve delillerindendir ki sizin cinsinizden eşler yaratmıştır size, onlarla uzlaşıp geçinesiniz diye ve aranıza da sevgi ve merhamet ihsan etmiştir...”[1]

 

Kadın ve erkeğin ihtiyaçlarından birisi cinsel istektir. Bu ihtiyacı gidermek İslam’ın koyduğu kural ve kanunlar içinde olmalıdır ki, her iki tarafında iffet ve paklığına hiç bir şekilde zarar vermesin.

 

İslam kadın ve erkeğin ihtiyaçlarının karşılanması için evliliğin çerçevesini belirlemiştir. Her türlü duygusal sohbet, dokunma, okşama vs. cinsel temaslar nikah akdinden sonra olmalıdır. Hatta nikah akdi okunmadan yapılan nişanlar da akit okunmadan önce kız ve oğlanın birbirlerinden alacakları cinsel lezzetler, duygusal konuşma ve el ele tutuşma haddinde de olsa haramdır.

Siz gerçekten birbirinizi seviyorsanız, günaha düşmemek için önce nikah akdinizi okuyun, sonra ilişki kurun.

 

Bu akdin daimi olması gerekmez. Geçicide olsa yeterlidir. Ama belirtmek gerekir ki, büyük taklit merciilerinin çoğuna göre bakire kızın babasının rızalığı evliliğin geçerli olmasındaki şartlardan biridir.[2] Yanlız eğer baba kızının bir oğlanla evlenmesine razı olmaz ve bu tutum kızının zararına olursa (örneğin kızının bu evlenme fırsatını kaçırdığında uygun bir başkasını bulması zor olursa) o zaman izin şart olmaz.

 

Kısacası, kızın babasının iznini, evlilik akdinin şartı bilen bir taklit merciinden taklit ediyorsanız, eğer evlenmeye ihtiyacınız varsa evlenmek size farzdır. Ama sonuçta anne ve baba evladının hayır ve mutluluğunu istediğinden ve bu alanda bir çok değerli tecrübelere sahip olduklarından sizin için en güzel seçenek ihtiyacınızı onlara söylemektir. Onlar evliliğin şer’i hükümlerden olduğunu, her türlü ilişkinin evlilik sınırları içinde olması gerektiğini bilmekteler. Bu yüzden onlara geçici evlilik yapmak isteğinizi söyleyebilirsiniz.



[1] -Rum/21

[2] -Babanın izni evlilik akdinde şart mıdır değil midir? konusunda bilgi edinmek için bkz: Bakire Kızla Geçici Evlilik, 667. ve 718. soru (Site: 760)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar