Gelişmiş Arama
Ziyaret
14545
Güncellenme Tarihi: 2010/03/08
Soru Özeti
İmam Ali (a.s) ölüleri diriltebilir mi?
Soru
İmam Ali (a.s) ölüleri diriltebilir mi?
Kısa Cevap

Bir kimsenin bağımsız olarak ve Allah’a ihtiyaç duymadan böyle bir işi yapması fiilsel tevhit (yaratılışta tevhit) ile çelişir; çünkü ölüm ve hayat sadece Allah’ın elindedir. Ama bir kimse ilahi izin ile böyle bir iş yapmak isterse, böyle bir fiil gerçekleşebilir ve bu hususta hiçbir akli bir engel mevcut değildir. Yüce Allah Kur’an’da Hz. İsa’nın (a.s) dilinden şöyle aktarmaktadır: Ben Allah’ın izniyle anadan kör doğan insanı iyileştirir ve ölüleri diriltirim. Bu esas uyarınca hiçbir Müslüman bu işin gerçekleşmesi ve vuku bulması hususunda kuşku taşımaz. Son peygamberin (s.a.a) makamı Hz. İsa (a.s) da dâhil olmak üzere diğer peygamberlerin makamından üstün olması ve Kur’an’ın belirtmesiyle Hz. Ali’nin (a.s) Hz. Peygamberin (s.a.a) nefsi olması nedeniyle Hz. İsa’nın yapabildiği bir işi Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve Hz. Ali’nin yapamaması için herhangi bir neden bulunmaz.

Ayrıntılı Cevap

Kapsamlı ve ikna edici bir yanıta ulaşmak için bu soruyu üç kısma ayırıyor ve ardından bunları cevaplıyoruz:

1. Olasılık ve zati imkân konusu: Esasen yaratılmış ve bir gün ölecek olan bir insan ölü bir şahsı diriltebilir mi?

2. Gerçekleşme ve vuku konusu: Bu işin imkân dâhilinde olduğunu varsaysak bile acaba bu iş dış dünyada gerçekleşmiş midir?

3. Hz Ali (a.s) bir ölüyü diriltebilir mi?

İmkân Çerçevesinde Ölüleri Diriltme Olasılığı

Bu konu iki açıdan ele alınabilir:

A. Bir şahsın bağımsız olarak ve Allah’a ihtiyaç duymadan böyle bir fiili gerçekleştirmesi mümkün müdür? Bu, fiilsel tevhidi (yaratılışta tevhit) ile çelişir.[1] Fiilsel tevhit konusunda bu iki sıfat (diriltmek ve öldürmek) Allah’a özgü şu on sıfattan sayılır: Yaratmak, rızık vermek, diriltmek, öldürmek, zengin etmek, fakir etmek, aziz kılmak, zelil etmek, sağlık vermek ve hastalık vermek.[2] Bu esas uyarınca ölüm veya yaşam sadece Allah’ın elindedir.[3]

B. İlahi izin ve rabbin feyzinden istifade etmeyle bir şahsın böyle bir fiilde bulunması. Allah’ın kudretinin sonsuz olması nedeniyle, böyle bir iş muhal değilse gerçekleşebilir ve bu hususta hiçbir akli engel mevcut değildir. Bu meselede de gerçek fail Allah’tır ve şahıs burada sadece bir aracı rolü oynar. Azrail’in insanların canını alması bu kabildendir; zira gerçekte ölüm de hayat gibi Allah’ın elindedir.

Gerçekleşme Bağlamında Ölüleri Diriltmek

Kuşkusuz bir şeyin gerçekleşebileceğine dönük en sağlam delil, o şeyin realitede gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmamızdır; çünkü bilgeler şöyle demiştir: “Bir şeyin mümkün olduğunu kanıtlayan en büyük delil onun gerçekleşmesidir.” Bizim konumuzda da eğer biz Allah’ın kullarından birinin bu işlere teşebbüs ettiğini görecek olursak, bu hususta artık hiç kimsenin bir şüphesi kalmayacaktır. Yüce Allah Kur’an’da Hz. İsa (a.s) hakkında şöyle buyuruyor: Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer müminler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”[4] Bu esas üzere hiçbir Müslüman bu işin gerçekleştiği konusunda bir şüphe duymamaktadır. Ama burada asıl soru şudur: Ali (a.s) bir ölüyü dirilte bilir mi? Yukarıda Ali İmran suresinin 49 ve Maide suresinin 110. ayetlerinden yaptığımız nakiller esasınca, Hz İsa (a.s) kesinlikle böyle bir işi yapmıştır ve öte taraftan son peygamberin makamının diğer peygamberlerin makamından daha yüksek oluşu hususunda bir kuşku bulunmamaktadır[5] ve Kur’an’ın belirtmesiyle Ali (a.s) Hz. Peygamberin (s.a.a) nefsidir.[6] Bu yüzden eğer Hz İsa (a.s) bir işi yapabiliyorsa Hz Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve Hz Ali’nin de onu yapmaması için ne gibi bir sebep olabilir?! Elbette bu salt bir olasılıktır ve onların bu işi yaptıkları manasına gelmez. Öte taraftan bir şeyi yapmamak da onu yapma gücünün bulunmadığına delil teşkil etmez. Örneğin Hz. İsa (a.s) bir asayı yılana dönüştürmemişse, bu Hz İsa’nın (a.s) böyle bir güç taşımadığına delalet etmez. Netice itibari ile İmam Ali (a.s) gibi Allah’ın velilerinden birinin ölüleri diriltebileceğinin ne gibi bir sakıncası olabilir?!

 


[1] Vakıa Suresi, 58. ayet.

[2] Tayyib, Seyyid Abdu’l Hüseyin, Etyebu’l Beyan fi Tefsiri’l Kur’an, c. 6, s. 326, Naşir; İntişaratı İslam, Tahran, çapı dovvum, 1378 h.ş.

[3] Şuara Suresi, 81. ayet.

[4] A’li İmran Suresi, 49. ayet; Maide Suresi, 101. ayet.

[5] Tebersi, Fazl bin El- Hasan, Tercüme-i Mecmeu’l Beyan fi Tefsiri’l Kur’an, c. 3, s. 101, Naşir: İntişaratı Ferahani, Tahran, çapı evvel, 1360 h.ş.

[6] A’li İmran Suresi, 61. ayet:  Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lânetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım.”

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar