Gelişmiş Arama
Ziyaret
7723
Güncellenme Tarihi: 2010/01/02
Soru Özeti
Acaba din bir tane midir yoksa çeşitli midir?
Soru
Acaba din bir tane midir yoksa çeşitli midir?
Kısa Cevap

Dinden kasıt, Allah tarafından gönderilen ve Peygamberler (a.s.)'ın vasıtasıyla tebliğ edilen akaid, ahlak, kanunlar topluluğu ise bu durumda din tektir. Dinler arasında ki fark sadece hükümler arasında ki küçük ayrıntılardır ki, bireysel ve kavmi özelliklere uygun olarak çeşitli zaman ve mekanların gereği olarak değişebilmektedir.

 

Ama dinden amaç, şu anda dünyada var olan dinler ise şüphesiz günümüzde bir çok din mevcuttur. Dinlerde bazı gerçekler gözlemlense de hakikat ve gerçek tevhid tam manasıyla yanlızca İslam'dadır.

Ayrıntılı Cevap

Sorunun cevabına geçmeden önce, dinin hakikatı, dinin mana veya merhaleleri, hakiki din, değişmeyen İslam dini, şeriatların farklı olmalarının nedeni, Kur'an ve semavi kitaplar gibi kavramların ne manaya geldiğini açıklamak zorundayız..

 

a) Dinin hakikatı: Dinin lügatta ki manası boyun eğme, huzu, itaat, teslim ve mükafattır. Istılahta ki manası ise akaid, ahlak ve kanunlar topluluğudur ki hepsi insanın idaresi ve eğitimini amaçlamaktadır.

 

b) Dinin Kur'an'da ki manaları: Kur'an'da din iki manada kullanılmıştır:

 

1-İster hak olsun, ister batıl her türlü gaybi güçlere inanmak: 'Sizin dininiz size benim dinim banadır.'

2-Semavi dinler için: 'Allah katında din ancak İslamdır.'

 

c) Dinin merhaleleri: Biz daha çok dinin ikinci manası olan semavi dinler ve dinin merhaleleri üzerinde duracağız;

 

-Nefs-ul Emr Dini: İnsanın kurtuluşa hidayet olması için İlahi ilim ve Rabbani maşiyyette olan şey nefs-ul emr dindir.

 

-Mürsel Din: Allah-u Teala tarafından insanların kurtuluşa ermesi için resullerin vasıtasıyla gönderilen dindir.

 

Nefs-ul Emr din tek bir dindir, zira insanlar görünüşte ki bütün farklılıklarına rağmen ortak bir yapıya sahiptirler. Nefs-ul Emr din bu ortak yapıya bakar.

 

Mürsel din çeşitlidir. Kur'an'ın ve tarihin tanıklığıyla dinler resullerin sayısıncadır. Burada resulden kasıt, şeriat sahibi ve o şeriatı iblağ eden nebidir.[1]

 

d) Hakiki Din: Din, toplumları idare etmek ve insanı eğitmek içindir. Kanunların hak oluşunun ölçüsü, toplumun ihtiyacı karşılaması, onun değişimi ve insanın yapısıyla olan uyumudur. Bu yüzden (diyoruz ki) insanı ve dünyayı yaratan kimse ancak insanı, dünyayı ve bu ikisinin arasında ki ilişkiyi tam olarak bilebilir. Neticede de insanın hidayet ve rehberliğine yanlızca onun gücü yeter. Bu mukaddimeden anlıyoruz ki, hak din akaid, ahlak ve kanunları Allah tarafından gönderilmiş dindir, batıl din ise Allah'ın dışında başkaları tarafından düzenlenmiş dinlerdir.[2]

 

e) İslam dinin değişmez oluşu: Kur'an-ı Kerim'de İslamı'n Allah'ın dini olduğu belirtilmiş onun sabit ve daimi olduğu konusunda deliller getirilmiştir. İlk delil dinin sabit oluşu hakkında olup mebde-i faile (Allah'a) dayanmaktadır. Bu delil iki ayetin birleştirilmesi ile elde edilmektedir. İlk ayet Al-i İmran suresindedir. Ayet şöyle buyuruyor:

 

'Allah katında din ancak İslamdır.'[3]

 

Yani hakkın karşısında teslim ve boyun eğme yanlızca Allah'ın resmiyette kabul ettiği dinle gerçekleşir.

 

İkinci ayet Nahl suresindedir, buyuruyor:

 

'Sizde ne varsa bitip tükenir, Allah'ın katındakiyse kalır.'[4]

 

Demek ki İslam bakidir.

 

İkinci delil mebde-i kabil (kabul eden taraf) olan insan fıtratına dayalıdır. Şöyle ki, İslam insan fıtratını eğitip yetiştirmek için nazil olmuştur. İnsan fıtratı da değişmediğine göre bu fıtratı eğitecek din de sabit ve ortak olacaktır.

 

Kur'an-ı Kerim bu konuda şöyle buyuruyor:

 

'Artık yüzünü tam doğru dine döndür, Allah'ın yarattığı selamet haline ki insanları, o tabii halde, selamet halinde yaratmıştır; Allah'ın yaratışı, din değiştirilemez.'[5]

 

Allah-u Teala, bütün Ulu-l Azm Peygamberlerin tavsiyesi ve bütün ilahi şeriatların ittifak ettiği tek din hakkında şöyle buyruyor:

 

'Dine ait hükümlerden, Nuh'a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiklerimizi ve İbrahim'e, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiklerimizi sizede gidilecek yol olarak bildirdi, açıkladı; dine yapışın ve o hususta hiç bir ayrılığa düşmeyin. Onları inanmaya çağırdığı şey, müşriklere pek büyük, pek ağır gelmede; Allah, dilediğini kendisine seçer ve kim O'na dönerse doğru yolu gösterir ona.' [6]-[7]

 

f) Dinlerin farklılığı: İlahi dinin sabit ve tek oluşunun neticesi dinler, İslam olan asıl diyanetlerinde asla farklı değildirler. Farklılık şeriatlardadır; zira asıl din, insanın ilahi fıtratına göre hedef ve hareket yönünü belirlediği tevhid, vahiy, risalet, ismet, imamet, adalet, berzah, kıyamet ve bunlara benzer genel hatların olduğu meselelerden ibarettir. Ama amelde ki cüz'i meseleler değişik zaman ve mekanların gerektirdiği şekilde insanın tabii ve maddi boyutlarıyla bireyin ve toplumun özelliklerinden dolayı değişmektedir.

 

Kur'an-ı Kerim, usul-u din ya da onun genel çerçevesini ele aldığında Peygamberlerin birbirlerini tastiklerinden bahseder:

 

'Önceki kitabı gerçekleyen ve ona, emin bir tanık olan kitabı gerçek olarak indirdik.' [8]

 

Kur'an, kendisinden önceki semavi kitapları onaylamakta ve kendisini onlara emin bir tanık (müheymin) bilmektedir.

 

Ama söz konusu dinin furu'u olduğunda çeşitlilik, değişiklik ve hükmün değişiminden bahseder:

 

'Sizden her birinize bir şeriat bir yol tayin ettik.' [9]

 

Şeriatların değişik yolları veya programları vardır. Her biri ümmetlerin yapısına, peygamberlerin makamına göre şekillenmektedir. Çoklukları ya asırlarca birbiri ardınca gelen bir hakikatın değişik şekilleridir veya o sağlam rüknün ve asıl dinin insan kavrayışına uygun daha dakik beyanıdır. Çünkü vahiy, bir ucu insanların elinde, diğer ucuda Allah'ın elinde olan tek bir iptir. Ve insan bu yolda daha ötelere gidip daha yüksek idraka nail olabiliyor. Bunuda yarım idrak, alt idrakı reddetmeden veya alt idrak daha üst mertebelere gitmeye engel olmadan yapmaktadır. Bu, Allah'ın yapışmayı emrettiği ilahi iptir:

 

'Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın.' [10]

 

Bu ipin mertebeleri insanların kullandığı söz ve harflerden başlar, 'Sonra yaklaştı, yakınlaştı. İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.'[11] kadar devam eder.

 

Bu yüzden insanların en mükemmeli olan Hatem-ul Enbiya, gelişiyle bu makamın fethini müjdelediği zaman bu yolun makamlarının armağanı olan dönüşüm, tefsir, değişim veya şeriatların hükümlerinin bitmesi meselesi sona eriyor ve son peygamberin şeriatının ulaştırılmasıyla son hitapta nazil oluyor:

 

'Bugün dininizi ikmal ettim, size verdiğim nimeti tamamladım ve din olarak Müslümanlığı verdim de hoşnut oldum' [12]-[13]

 

g- Kur'an ve semavi kitaplar

 

Kur'an'ın diğer peygamberlerin kitaplarını tastik etmesi onlara karşı yaptığı en büyük iyiliktir.

 

Şia'nın ünlü fakihlerinden Kaşif-ul Ğita bu konuda şöyle diyor: 'Eğer Resul-u Ekrem (s.a.a) ve Kur'an olmasaydı, bugün ne Hıristiyanlıktan bir eser kalırdı, ne de Yahudilikten'.[14] Zira Allah'ın Hz. Yakup'la (a.s) tokalaştığı, peygamberlerin içki içtiği ve iffetli kadınlara iftira edildiği tahrif olmuş Tevrat ve İncilin baki kalma güçleri yoktu.'

 

 Kur'an-ı Kerim Tevhid inancını yaymanın yanı sıra peygamberleri bu gibi ittihamlardan beri etmiş, Hz. İbrahim (a.s)'ı ve diğer peygamberleri (a.s) izzet ve azametle anmıştır. Hz. Meryem'i (a.s) temizlik ve iffetle niteleyerek şöyle buyuruyor:

 

'Allah gerçekten de seni seçti, arıttı ve alemlerdeki kadınlara üstün

etti.' [15]-[16]



[1] -Dinin diğer merhaleleri hakkında daha fazla bilgi için bkz: Mehdi Hadevi Tahrani, Mebani-i Kelami-i İçtihat, s. 383-389

[2] -Abdullah Cevadi Amuli, Şeriat Der Ayine-i Marifet, s.111-112, özeti.

[3] -Al-i İmran/19

[4] -Nahl/96

[5] -Rum/30

[6] -Şura/13

[7] -Abdullah Cevadi Amuli, a.g.e. s.118 ila 120, özeti

[8] -Maide/48

[9] -Maide/48

[10] -Al-i İmran/103

[11] -Necm/8-9

[12] -Maide/3

[13] -Abdullah Cevadi Amuli, a.g.e. s.118 ila 120, özeti

[14] -Keşf-ul Ğita, Kitab-ul Cihad, s.391

[15] -Al-i İmran/42

[16] -Abdullah Cevadi Amuli, a.g.e. s.122-123

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar