Gelişmiş Arama
Ziyaret
8949
Güncellenme Tarihi: 2011/08/03
Soru Özeti
Geçici evlilikte kadın ve erkeğin boşanmasının şartı nedir?
Soru
Ben birkaç yıl önce eşimden ayrıldım ve sonra yalan ve yemin ile beni kandırıp daimî muta nikâhıyla nikâhlayan bir erkek ile ilişkiye girdim. Ben, her zaman için beni daimi eşi bilmesi için kendisine yemin verdirdim ve o da yemin etti. Ancak bana hayatından bir şey söylemedi ve beni kandırdı. Bir defa yakınlık kurduktan ve eşi bunu anladıktan sonra sebepsiz yere benden ayrıldı ve bana müddeti sana bağışlıyorum diyerek gitti. Nikâhı benim rızam olmaksızın tek taraflı olarak feshetmesi ve beni kandırması nedeniyle Allah nezdinde kendisini bağışlamayabilir miyim? Kendisinin benden helallik istemesi gerekir mi? Nikâhın benim rızam olmadan feshedilmesi doğru mudur? Bana verdiği söze rağmen benden ayrılması nedeniyle kendisini hiçbir zaman bağışlamayacağım. Lütfen bana çabuk cevap verin.
Kısa Cevap

Eğer sizin daimi mutadan kastettiğiniz şey, daimi evlilik ve nikâhsa, bunda müddet zikredilmez ve kadın ve erkek her zaman için birbiriyle nikâhlanırlar. Böyle bir evlilik boşanma sözü söylenmeden feshedilmez ve erkek bir defa yakınlaştıktan sonra (boşanmak istediği takdirde) kadının tüm mihrini ödemeli ve kadını boşamalıdır. Aynı şekilde eğer kastettiğiniz şey, müddeti uzun olan (mesela doksan yıllık geçici evlilik akdi okumak gibi) geçici evlilik ise, boşanma olmadan iki taraf birbirinden ayrılamaz ve boşanmadan önce mihri ödemek için teşebbüste bulunulmalıdır. Ama kastettiğiniz şey, müddeti yukarıdaki gibi olmayan bir geçici evlilikse, bu durumda erkek tarafından onun müddetinin bağışlanmasıyla evlilik feshedilecektir; zira İslam açısından geçici evliliğin doğru olmasının bir takım şartları vardır ve geçici evlilikte (muta) onlara riayet etmek gereklidir. Riayet edilmesi gereken şartlar şunlardır:

1. Evlilik müddetini belirlemeleri gerekir.

2. Akit esnasında mihir belirlenmeli ve adı anılmalıdır.

Aynı şekilde geçici evlilikte ayrılmak aşağıdaki iki yoldan biriyle mümkündür:

1. Akit esnasında belirlenmiş olan geçici evlilik süresinin bitmesi.

2. Kalan sürenin erkek tarafından bağışlanması.

Bu esas uyarınca eğer erkek belirlenmiş mihri ödemişse ve akit süresi uzun olmayan akitlerdense, kalan süreyi bağışlayarak geçici eşinden ayrılabilir. Bu durumda kadının bir itiraz hakkı olmaz. Ama süresi uzun olan bir akit ise (nitekim sorudaki durum bu şekildedir), bu daimi bir evlilik sayılır ve erkek kalan süreyi bağışlayarak eşinden ayrılmaz. Ayrılmak için boşanmaya ihtiyaç vardır. Buna ek olarak, eğer kadın ömrün sonuna dek birbirinin yanında olmaları şartıyla geçici evliliğe razı olmuşsa ve erkek böyle bir şartı kabul etmişse, ahit ve anlaşmaya uymalı ve eşinin rızasını almalıdır. Aksi takdirde Allah nezdinde eşine borçlu olur. Şimdi dikkatinizi bu husustaki fetvalara çekiyoruz:

Hz. Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (Ömrü uzun olsun) Bürosu:

Daimi akit veya (mesela doksan yıl gibi) uzun müddetli geçici akit okumuşsanız, boşanmaksızın ayrılmazsınız ve eğer kısa müddetli geçici nikâh kıymışsanız ve koca kalan müddeti bağışlamışsa birbirinizden ayrılmışsınızdır. Kadının rızası da şart değildir.

Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahranî’nin (Ömrü uzun olsun) Cevabı:

Geçici evlilik, akit zamanının bitmesi veya erkek tarafından kalan müddetin bağışlanması durumunda biter ve boşanmaya ihtiyaç kalmaz.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki başlıklara müracaat ediniz:

1. Başlık: Geçici Evliliğin Şartları, Soru: 1237 (Site: 1225).

1. Başlık: Geçici Akit Ve Boşanmak, Soru: 3923 (Site: 4209).

1. Başlık: Yalan Yeminin Neticeleri, Soru: 2724 (Site: 2981).

1. Başlık: Kur’an İle Yemin İçmek Ve Onunla Amel Etmemek, Soru: 3495 (Site: 3721).

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar