Gelişmiş Arama
Ziyaret
12051
Güncellenme Tarihi: 2009/11/01
Soru Özeti
Mısır Müslümanları Ali’ye (a.s) inanıyorlar mı?
Soru
Yenilerde Abdülbasit’in (Mısır karisi) oğlu Şia olduktan sonra, Mısır âlimlerinin cenazeyi defnedip gittikleri ve ardından tekrar dönüp Ali b. Ebi Talib’in ismini ölüye hatırlattıkları işitildi. Acaba bu doğru olabilir mi?
Kısa Cevap

Mısır, İslam dünyasının önemli merkezlerinden birisidir ve Mısır halkının, Ehli Beyt’e (a.s) karşı özel bir sevgisi vardır. İran’ın Mısır Kültür Ataşesi Dr. Zamani bu konuda şunları söylüyor: Bu ülke insanlarının tamamını Ehli Beyt (a.s) ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) aşığı olarak tanıtmak mümkündür. Onlar Ehli Beyt’i (a.s) çok seviyorlar ve İmamları, İslam mektebinin en büyük şahsiyetleri olarak biliyorlar. Mısır halkının, Ehli Beyt’in İsna Aşar İmamlarını (a.s) övmeleri çok ilginç bir noktadır. Bu ülke halkı arasında kesinlikle Ehli Beyt (a.s) düşmanı yoktur.

Bu ülkenin ziyaret yerlerinde on iki Şia imamının şeceresini görmek mümkün. Mısırlılar, beklenen Hz. Mehdi’nin (a.f) doğduğunu ve İmam Hasan Askeri’nin (a.s) çocuğu olduğunu kabul etmeyen Ehli Sünnetin çoğunluğunun aksine, Mehdi’nin doğduğuna ve İmam Hasan Askeri’nin (a.s) oğlu olduğuna inanıyorlar.[1]

Üstat Seyit Hadi Hosrov Şahi bu konuda şöyle diyor: Mısırlı şahsiyetlerden birisi, Mısırlıların Ehli Beyt’e olan ilgi ve alakaları hakkında şöyle diyor: “Biz Mısırlıların mezhebi Sünni’ ve mizacımız ise Ehli Beyt mizacıdır.” Son zamanlarda Mısır Dışişleri Meclisi Komisyonu Başkanı Dr. Mustafa el-Faki’nin “El-ehram” da yazdığı makalesini mütalaa ettim. O şunların yazmıştı: “Biz Sünni mezhep ve Ehli Beyt mizaçlıyız.” Aynı şekilde tanınmış gazeteci ve Abdünnasır’ın danışmanı Muhammed Haseneyn Heykel isminde bir şahısta şöyle diyordu: “Siz Şialar, Ehli Beyt’e olan sevginizden dolayı çocuklarınızın ismini Hasan ve Hüseyin koyuyorsunuz; biz de öyleyiz, ama biz, çocuklarımıza iki ismi birden seçiyoruz ve: “Hasaneyn” diyoruz.””[2]

Abdülbasit’in (Mısır Kur’an karisi) oğlu İran İslam Cumhuriyeti gezisinde gazetecilerden birisinin: “Mısırlıların Peygamber Ekrem’in (a.s) Ehli Beyt’ine pek fazla kalbi sevgilerinin olduğunu ve onları çok sevdiklerini işittim, bu konuda ne diyorsunuz? sorusunu şöyle yanıtlar: “Bizler sürekli Allah’ın salih veli kullarının kabirlerini ziyaret ediyoruz; “Re’si’l Hüseyin”in mezarından tutunda diğer velilerin ve hatta Ehli Beyt’e mensup olmayanların kabirlerini bile. Bizler Hz. Hüseyin, Hz. Zeynep, Hz. Nefise ve Rukayye ve Hasan Enver’in doğum günlerini kutluyoruz ve Mısır karilerinin birçoğu, bu günlerde Kur’an tilavetine büyük alaka duyuyorlar. Belki şaşıracaksınız, rahmetli babam Ehli Beyt (a.s) âşıklarındandı. Başta söylediğim gibi rahmetli babam, 20 yaşındayken babasıyla birlikte Suriye’deki Hz. Zeynep’in ziyaretine gider ve orada bu mübarek yerde teberrük babından on dakika Kur’an tilavet etmesini isterler. Abdülbasıt’ın tilaveti topluluğun kalbinde öyle şevk icat eder ki Kur’an tilaveti bir buçuk saat uzar. Bu hadiseden sonra radyo ve basından onun yanına gelirler ve kendileri dünyanın ünlü karilerinden olur. Merhum babam sürekli çocuklarına neyi varsa Hz. Zeynep’ten dolayı olduğu söylüyordu ve başarısının sırrı ve kıraat hünerindeki parlaması da Hz. Zeynep ve Ehli Beyt’e olan sevgisinden dolayıdır.”[3]

Buna binaen Mısır halkı arasındaki böyle bir kültürü dikkate alarak sizin açıkladığınız konu hiçte hakikatten uzak değildir.

 


[1] “Aydın gelecek” Sitesinden alınmıştır.

[2] www.khosroshahi.net/article/detail/ Sitesinden alınmıştır.

[3] “Kitabi Nur” sitesinden alınmıştır.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar