Gelişmiş Arama
Ziyaret
8801
Güncellenme Tarihi: 2011/05/23
Soru Özeti
Sigara alışkanlığına sahip bir kimse oruç tutmakla birlikte sigara içebilir mi?
Soru
Sigaradan dolayı orucunu yiyen bir kimse orucunu tutup sigara içebilir mi?
Kısa Cevap

Taklidi mercilerin tümü konuyla alakalı olarak şöyle diyorlar: İhtiyati vacip gereğince oruçlu olan bir kimse sigara, tütün ve buna benzer şeylerin dumanının boğazına gitmesinden sakınması gerekir.[1] Taklidi mercilerden hiçbirisi oruçlu bir kimse, sigara içebilir fetvasını vermiş değildir. Bu şunu göstermektedir ki, oruçlu olan bir kimse sabah namazından akşam namazına kadar içilecek tüm sigara türü şeylerden sakınması gerekir. Sigara içmekle oruç bozulacak dolayısıyla kaza etmesinin yanı sıra kefarette[2] orucunu bozmuş olan kimsenin üzerinde vacip oluyor. Kefaretten kurtulmanın tek yolu şudur: Oruç ayında her gün öğleden önce kendi öz vatanından 22/5 kilometreden fazla bir mesafe miktarınca yolculuğa çıkılmalı ve yolculuğa çıktıktan sonra yemek ve içmekle kendi orucunu bozacak ondan sonra kendi öz vatanına dönecektir. Böylelikle o günün orucunu bozmuş oluyor ve üzerinde kefaret olmaksızın sadece orucun kazası vacip oluyor ve kışın günler kısa olununca üzerinde vacip olan ramazan ayının orucunu kaza ederek üzerindeki yükümlülüğü kaldırabilir.  



[1]Tevzihu’l - mesail, (el-muhaşi lil imam Humeyni)”, c. 1, s. 903.

[2]Tevzihu’l - mesail, (el-muhaşi lil imam Humeyni)”, c. 1, s. 928, mesele no: 1660.  

Ramazan ayının orucunu yiyerek üzerinde var olan kazadan dolayı kendisi için kefaret vacip olan bir kimse (bir köle azad etmesi gerekir veya) daha sonraki meselede datayı açıklanılacak şekilde iki ay oruç tutacak veya altmış kişi fakirin karnını doyuracaktır. Veyahut altmış kişinin her birisine on müd; yaklaşık on sirdir (takriben 750 kg.) buğday ve arpa gibi yiyecek vermesi gerekir. Eğer bunlardan hiçbirisini yapamıyor ise gücü yettiği miktarda fakirlere taam vermesi lazım. Bunun da yapamıyor ise istiğfar dilemesi gerekir. İstiğfar dilemesi bir seferine mahsus da olsa bile “estağfurullah” demesi kâfidir. Ama son faraziyeye göre gücü yettiği zamanda ihtiyati vacip gereğince kefaret vermesi lazım.   

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Nelerin üzerine secde etmek caizdir?
    2028 Secde
    Bu konuda var olan genel kaide: yere ve yerden biten şeylerin üzerine secde etmenin sahih olduğudur. Elbette yerden biten şeyin insanın kullandığı yiyecek ve giyecek olmaması şartı vardır. Öyleyse buğday, arpa ve pamuk gibi bitkilerin üzerine secde etmek doğru değildir. Üzerine secde etmenin sahih olduğu nesnelere bazı ...
  • Kaderi bilmek insanların faydasına mıdır yoksa zararına mıdır?
    5090 Eski Kelam İlmi
    Değiştirilebilecek de olan gelecekteki hadiselerin bazıları bazen rüya ve benzeri şartlarda insan için aşikâr olmaktadır. Bu iş sadece Allah’ın isteği üzerine gerçekleşir ve onda bir hikmet bulunur. Ama eğer bir insan amel etmek ve kendini tanımak yerine meraklanarak geleceği bilmeye çalışırsa ve özellikle bu ilgi salt maddî ve dünyevî ...
  • Arapçada seslerin değişmesiyle cümlenin manası değişmektedir, hal böyleyken Kur’an’da nasıl bir tahrif meydana gelmemiştir?
    8233 Kur’anî İlimler
    Tahrif için değişik manalar belirtilmiştir. İslam âlimleri Kur’an’da eksiklik ve fazlalık anlamında bir tahrifin gerçekleşmediğine dair hemfikirdirler. Başka bir ifadeyle Kur’an’dan ne bir şey azalmış ve ne de Kur’an dışında olan bir şey ona eklenmiştir. Hareke ve seslerin azalmış veya çoğalmış olması bağlamında da Kur’an’ın harf ...
  • Şia, Ömer b. Hattab’ın küfrünün iblisin küfrü ile eşit olduğuna inanmakta mıdır?
    9042 شیعه و خلفا
    Belirtilen rivayet evvela senet ve metin açısında zayıftır ve delil teşkil etmeyen mürsel rivayetlerden sayılmaktadır; zira Ayyaşi ile Ebu Basir arasındaki senet ve vasıta belli değildir. Eğer bazı mürsel rivayetlerin kabul edildiği söylenirse, Ayyaşi senetsiz mürsel rivayetleri delil teşkil edecek şahıslardan değildir. İkincisi rivayette Ömer b. Hattab’ın küfrü ...
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    4150 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • Ölümü ve ahreti anmayı nasıl her daim kalbimizde canlı tutabiliriz?
    1068 تجسس
  • neden kuranı kerimde olaylar o denli cüziyatlara kadar detaylı zikir ediliyor ve hazreti Musa (a.s) nın yaşamına, İslam peygamberinkine oranla daha fazla teveccüh edilmiştir?
    4396 Fasahat & Balaghat
    sorunun birinci kısmına cevap vermek için şöyle denilebilinir: bir hakikat veya kanun ve hükmü açıklamada onunla ilgili bütün nitelikleri ve detayları açıklanamaz. Bu mesele kuranı kerimde riayet edilmiştir. Zira eğer bir kanunda bütün incelikler ve detayların açıklanması söz konusu olmuş olsaydı Allah u Teâlâ her bir Müslüman’ın ...
  • Hangi ameller insanı güzel ve nuranî kılar?
    8860 Pratik Ahlak
    İslam’ın bakışında güzellik zahirî güzellik ve batınî güzellik diye iki kısma ayrılır. Muteber ve mütevatir rivayetler açısından insanın batınî güzelliğini sağlayan bazı etkenler sabır, tahammül, vakar, sükûnet, takva ve sakınmadan ibarettir. Aynı şekilde rivayetlerde insan yüzünün nuraniyet ve güzelliğini sağlayan birçok amil zikredilmiştir. Abdest, az ...
  • Utanmanın kökü nedir?
    11150 Teorik Ahlak
    Utanmak “çekingenlik” anlamındadır. Çekingenlik ise olağanüstü “kendine bakma” ve başkalarıyla karşılaşmaktan korkmaktır. Çekingenlik hayâ ile eşdeğer değildir. Hayâ kendini kontrol etme gücü olup iradî ve değerli bir fiildir. Ayet ve rivayetlerde ondan olumlu bir şekilde söz edilmiştir. Çekingenlik ise tamamıyla gayri tabii, hoş olmayan ve insanın ...
  • İmam-ı Zamanın (a.c) anne tarafından büyük babasının adı nedir?
    5251 Eski Kelam İlmi
    İmam-ı Zamanın (a.c) anne tarafından büyük babasının adı Yaşua’dır. O, Rum kayserinin evladı olup havarilerin ve belirgin olarak Şamun’un (Hz. Mesih’in vâsii) neslindendir.[1]  

En Çok Okunanlar