Gelişmiş Arama
Ziyaret
36887
Güncellenme Tarihi: 2012/02/15
Soru Özeti
“Kurban bayramı gecesinde yapılan cima neticesinde şekillenen nütfeden meydana gelecek çocuk altı parmaklı olacaktır” şeklinde olan rivayet ne kadar doğru ve güvenilirdir?
Soru
“Hilyetu’l-Muttakin” adlı kitapta şöyle bir rivayet İmam Sadık dan (a.s) nakledilmektedir: “Eğer kurban bayramı gecesinde cima yapılır neticesinde çocuk şekillenirse söz konusu çocuk dört veya altıparmaklı doğacaktır”. Bu rivayet ne kadar muteber ve güvenilirdir? Eğer bu bağlamda başka bilgiler varsa bizi bilgilendirirseniz memnun kalırım.
Kısa Cevap

Peygamber Efendimiz (cinsel ilişkiye girme bağlamında müstehap ve mekruh konuları içeren uzun bir rivayette) İmam Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: “kurban bayramı gecesinde kendi hanımıyla cinsel ilişkide bulunma. Zira eğer bu gecede yapılan cima neticesinde çocuğun nütfesi şekillenirse ondan dünyaya gelecek çocuk ya dört parmaklı veya altı parmaklı olacaktır”[1] Bu rivayet “Hilyetu’l-muttakin” adlı kitabının yanı sıra Tacuddin Eş-Şaiyri’nin kaleme aldığı “Camiu’l-Ahbar” ve Reziyud-din hasan bin fazl-ı Tebersi’nin kaleme aldığı “Mekarimu’l – Ahlak” adlı kitabında da nakledilmiştir. Ama senet olarak mürseledir[2].

Rivayetin içeriği hakkında şunları söyleyebiliriz: Kurban bayramı gecesinde yapılan cinsel ilişki o nütfeden doğan çocuğun dört veya altıparmaklı olabilmesi bağlamında cüz’ül ille yani illetin bir parçası konumundadır illeti tamme ki onunla malulun gerçekleşmesi zorunlu olur konumunda değildir. Dolayısıyla böyleli bir gecede nütfesi şekillenmiş her çocuk ille de dört veya altıparmaklı olacak bir kaide yoktur. Yani bu gecede nütfesi şekillenen her çocuk dört veya altı parmaklı olacağı kesin bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde dört veya altıparmaklı olan her çocuğun bu gecede nütfesinin şekillendiğini söylemekte imkânsızdır. Buna binaen her ne kadar bu rivayet senet bakımından mürsel olsa bile bir ihtar içermektedir. Dolayısıyla kurban bayramı gecesinde eşi ile cinsel ilişkiye girmenin çocuğun dört veya altıparmaklı olacağının illeti, illeti tamme olarak kabul etmesek bile, aklen muhtemel olan bu tehlike ve zarardan kaçınmak gerekmektedir.        



[1] Gale Resulullah (s.a.a): “… Ya Ali la tücamig mea ehleke fi leyletil ezha Fe innehu in gaza beynekuma veled yekunu lehu sittete esabi ev erbea esabi…” Eş-Şaiyri, Tacud-Din, Cami-ul Ahbar, s.103, el-faslı Sittun fiyma yestehibbu inde duhulil arus fil beyt ve fi beyani ovgatul hasene vel mekruhat lil-cima, şerif rezi yayın evi, Kum, 1363 h.ş. Tebersi, reziyud-din hasan bin fazl, mekarim-ul ahlak, s.209, Kum, 1413 h.k.  

[2] Tabi’inlerden olan bir kimsenin peygamberi görmediği halde kendisiyle peygamber arasında vasıta olan sahabeyi zikretmeden direkt peygamberden naklettiği rivayete “mursel” denilmektedir.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar