Gelişmiş Arama
Ziyaret
14273
Güncellenme Tarihi: 2011/08/21
Soru Özeti
Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
Soru
Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
Kısa Cevap

Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan İranlıların antik bayramlarındandır. Rivayet kitaplarında İmam Sadık’tan (a.s) nevruzun fazileti hakkında bir rivayet nakledilmiş ve son dönemdeki meşhur fakihler bununla amel etmiş ve de nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Lakin bazıları da bu rivayet hakkında münakaşa yapmıştır. Bu nedenle, yüzde yüz bir şekilde bu bayrama dinsel bir renk vermek ve dinsel bayramlardan saymak mümkün değildir. Ama masumlar tarafından bu bayrama yönelik bir yasaklamanın nakledilmediğine de dikkat etmek gerekir. Bu yüzden, mesele mubahlar kategorisine girmektedir. Böyle günlerin kutlanması, tabiat yaratıcısının azametini bize hatırlatan ve halkın mukaddes şeraitin teşvik ettiği temizlik, ev nezafeti, akraba ziyareti, müminleri sevindirmek, düşmanlıkları ve kinleri yok etmek ve mahkûmları serbest kılmak kimi işlere teşebbüs ettiği günler ile eşzamana denk gelmesi de ayrı bir önem taşımaktadır. Müminlerin Önderinin (a.s) Allah’a karşı günah yapılmayan her gün bayramdır diye buyurduğunu da biliyoruz. Evet, ateş üzerinden atlamak ve benzeri bir takım yanlış adetler de mevcuttur. Bunlar şerî bir delil taşımamaktadır, hatta bu işler dine yakın olmaktan çok hurafeye yakındır ve bunların kökünün kuruması için çalışılmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Nevruz bayramı, İran’ın Farsça konuşan halkı ve komşu ülkeler tarafından kutlanan bayramlardandır. Aynı şekilde Irak, Türkiye ve Suriye ülkelerinde yaşayan Kürt dilinde konuşan halk da bunu kutlamaktadır. Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan antik bayramlardandır. Biz elimizde olan kaynaklara müracaat etmemiz neticesinde Şeyh Tusi (hicri 460) zamanına dek onu teyit eden bir rivayet veya ona itiraz eden bir fakih ile karşılaşmadık. O, Misbahu’l-Müteheccid’te nevruz günü hakkında şu rivayeti Mualla b. Hanis kanalıyla İmam Sadık’tan (a.a) nakletmektedir: Gusül al, en temiz elbiseni giy ve ıtır kullan. O gün oruçlu ol. Öğle ve ikindinin sünnetlerini kıldıktan sonra dört rekât namaz kıl ve ilk rekâtta bir defa Hamd ve on defa “inna enzalnahu”, ikinci rekâtta bir defa Hamd ve on defa “kul ya eyyuhal kafirun”, üçüncü rekâtta bir defa Hamd ve on defa “kul huve Allah ehed” ve dördüncü rekâtta ise bir defa Hamd ve on defa “kul aizu birebbinnas” ve “kul aizu birebbilfelak” surelerini oku ve namazı bitirdikten sonra yere secde et, Allah’a şükret ve O’ndan elli yıllık günahlarını bağışlamasını dile.[1] Aynı şekilde Muhazzeb kitabında belirtilen haberciden İmam Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: Nevruz, Peygamberin (s.a.a) Müminlerin Önderi (a.s) için Gadir Hum’da biat aldığı ve onun velayetini ilan ettiği gündür. Buna bağlı kalana ne mutlu ve bunu çiğneyene de yazıklar olsun. Hakeza Allah Resulü’nün (s.a.a) Ali’yi (a.s) bağlılık sözü alması için cin vadisine yolladığı gündür. Ali’nin Nehrevan’da galip geldiği ve Zusediye’yi öldürdüğü gündür. Kıyam edicimizin yardımcılarıyla zuhur edeceği, Rabbinin onu deccala galip kılacağı ve deccalı Kufe süprüntülüğünde asacağı gündür. Gelen her nevruzda bizim zuhur beklentimiz vardır; zira o bizim günümüzdür. Farslar onu korumuştur ve sizler ise zayi ettiniz. (Sonra devam etti) İsrail oğullarından bir peygamber Rabbinden binlerce kişi olan ve ölüm korkusundan evlerinden dışarı çıktıktan sonra Allah’ın kendilerini öldürdüğü bir halkı diriltmesini istedi. Allah onlara su serpmesini kendisine vahyetti. Peygamber bugünde onlara su serpti ve onlar dirildi. Onlar otuz bin kişiydi ve bugünde su serpmek sabit bir sünnet haline geldi ve bunun sebebini ilimde kalıcı olanlardan başka kimse bilmez. O gün Farsların yılının ilk günüdür. Mualla şöyle der: İmam (a.s) bunu bana yazdırdı ve ben de yazdım.[2] Son dönem meşhur fakihleri bu rivayete göre amel etmiş ve nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Cevahir yazarı şöyle demektedir: Nevruz guslü son dönem fakihleri arasında meşhurdur ve Misbah’ta zikredilen Mualla b. Hanis’in İmam Sadık’tan naklettiği rivayet sebebiyle bu konuda bir muhalefete rastlamadık.[3] Ama merhum Hoyi rivayetin mürsel olması sebebiyle onunla amel etmemiş ve şöyle demiştir: Mualla b. Hanis’in rivayeti mürseldir ve ona güvenmek mümkün değildir. Elbette bizim kabul etmediğimiz sünnetlerdeki delillerde tolerans göstermek görüşü esasınca kabul edilebilir.[4] Bu esas uyarınca, yüzde yüz bir şekilde bu bayrama dinsel bir renk vermenin ve dinsel bayramlardan saymanın mümkün olmayacağını söyleyebiliriz. Ama soru şudur: Mukaddes şeriat sahibinin bu bayramı dinsel bir bayram saymadığını varsaysak bile acaba O bu bayramı yasaklamış ve kutlanmasını caiz görmeyecek şekilde haram kılmış mıdır? Yanıt olarak şöyle diyoruz: İbn. Şehr Aşub Menakıb kitabında şöyle bir rivayet nakletmektedir: Nakledildiği üzere Mansur Davanıki, bir şahsı İmam Musa b. Cafer’in (a.s) yanına yolladı ve ondan nevruz günü halkın tebrik ve hediyeleri takdim etmek için geldiği zaman kendi yanında oturmasını istedi. İmam şöyle buyurdu: Ben ceddim Allah Resulü’nün (a.s) hadislerine baktım ve bugün hakkında bir hadis görmedim. Bu, İslam’ın ortadan kaldırdığı Farsların geleneğidir. İslam’ın mahvettiği bir şeyi yaşatmak istemekten Allah’a sığınırım. Mansur şöyle dedi: Biz bunu ordumuz için bir siyaset olsun diye yapıyoruz ve ne olur Allah için otur.(Bunun üzerine) İmam oturdu ve bakanlar, emirler, komutanlar ve askerî erkan hediyeler ile geldi ve tebrikte bulundu … .[5] Bu rivayetin senedinin zayıf olduğu açıktır; çünkü Şahr Aşub rivayetin senedini zikretmemiş ve “nakledildiğine göre” ifadesini kullanarak bunu aktarmıştır. Bu da rivayetin zayıf ve ona isnatta bulunmanın mümkün olmayışına delildir. Belirtmek gerekir ki; nevruz gününün kutlanması ve anılması kapsamlı ve yaygın bir konudur. Eğer bu İslam, din ve mektebe aykırı olsaydı, imamlar (a.s) kesinlikle açıkça ve vurgulayarak onu men ederdi ve bu bize ulaşırdı. İmamlar nezdinde (a.s) nevruz hakkında konuşulduğu ama onların bunu men etmediği ve batıl saymadığı açıktır.[6] Böyle köklü ve dayanaklı bir âdetin kökünü kurutmak için mürsel olan bir rivayete güvenilemeyeceği apaçıktır. Bu yüzden, bu mesele mubahlar kategorisine konulmalıdır. Ayrıca bu günlerin kutlanmasının tabiatın esrarengiz güzelliği, Allah’ın kudreti, hayatın yenilenmesi ve ahireti zihinlerde dirilten günler ile eşzamana gelmesi ve buna ek olarak halkın mukaddes şeraitin teşvik ettiği temizlik, ev nezafeti, akraba ziyareti, müminleri sevindirmek, düşmanlıkları ve kinleri yok etmek ve mahkûmları serbest kılmak kimi işlere teşebbüs etmesi de ayrı bir önem taşımaktadır. Evet, ateş üzerinden atlamak ve benzeri bir takım yanlış adetler de mevcuttur. Bunlar şerî bir delil taşımamaktadır, hatta bu işler dine yakın olmaktan çok hurafeye yakındır ve bunların kökünün kuruması için çalışılmalıdır. Bu hususta sözü güzel bir şekilde sonlandırma bağlamında Müminlerin Önderinin (a.s) “Allah’a karşı günah yapılmayan her gün bayramdır”[7] buyruğuna işaret ediyoruz.  



[1] Vesailu’ş-Şia, c. 8, s. 173.

[2] a.g.e.

[3] Cevahiru’l-Kelam Fi Şerhi Şeraiu’l-İslam, c. 5, s. 42; Urvetu’l-Vuska (el-Mahşi), c. 2, s. 152.

[4] Mevsue-i İmam Hoyi, c. 10, s. 50.

[5] el-Menakıb, c. 4, s. 319.

[6] Bkz: Kafi, c. 5, s. 142; Men La Yehziruhu el-Fakih, c. 3, s. 300.

[7] Nehcü’l-Belağa, s. 551, adet. 428.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahzap suresinin 37. ayetinin nüzul sebebi nedir?
    29706 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Ahzap suresinin 37. ayeti Peygamber’le (s.a.a) Cahş’ın kızı Zeynep’in evliliği hakkında olup şöyle buyuruyor: ‘An o zamanı ki Allah'ın, kendisine nimet verdiği ve senin de nimetler verdiğin kişiye ‘eşini bırakma ve çekin Allah'tan’ diyordun.’Zeyd bin. Harise azad edilmiş bir köle olup, Peygamber (s.a.a) onu kendisine ...
  • Namahremden suni saç ve suni tırnağı gizletmek vacip midir?
    8495 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    İmam Humeyni hazretleri (kuddise sırıhu) ve diğer değerli merciler şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar suni saçları ve gizli (kalması gereken) ziynetleri (bilezik ve gerdanlıklar gibi) de namaz dışında kapatmaları gerekir.[1] Namaz esnasında ise suni olan saçları, ...
  • Kur’an’ın Allah tarafından geldiği söylenirken bundan maksat nedir? Acaba sadece Kur’an’ın muhtevası mı Allah katındandır yoksa lafız ve sözcükleri de Allah tarafından mıdır?
    8389 Kur’anî İlimler 2007/11/01
    Kur’an’ın Allah tarafından olduğu sözü çeşitli aşamalarda söz konusu edilebilir. Her aşama diğerine göre daha derin bir anlamı ifade etmektedir.A. Kur’an’ın anlam ve içeriği Allah tarafındandır.B. Bununla birlikte Kur’an’ın bütün sözcükleri de Allah tarafındandır.C. Bu sözcüklerle oluşan ayetlerdeki bileşimlerde de Allah katından gelmiştir.D. Sureler halinde tecelli ...
  • Mekke’de putperestlik ne zaman ve kimin tarafından başlatıldı?
    35023 تاريخ بزرگان 2011/03/03
    Huzâa kabilesi Allah’ın evinin yöneticiliğini üstlendikten sonra onlardan Amr bin Luhey bu sorumluluğu alan ilk kişi oldu. Luhey’in adı Haris bin Amir’di. Amr, İbrahim (a.s)’ın dinini değiştirdi ve halkı putlara tapmaya tahrik etti. Bir rivayete göre o, Şam’a gittiğinde orada bir grubun putlara tapındığını gördü. Onlar Amr’a Kabe’ye ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    166532 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Neden baldızla evlenmenin haram oluşu zamanın değişmesiyle birlikte değişmemektedir?
    14749 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2009/12/20
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Namaz kılındığında büyük sureleri okumak için bilgisayardan faydalanılabilir mi?
    7527 Kıraat 2010/07/17
    Ayakta namaz kılamıyorsanız ve sandalyede oturarak namaz kılmak zorundaysanız, bilgisayar masasının üzerinde diğer şartlarada riayet etmek kaydıyla namaz kılmanın sakıncası yoktur. Namazda Kur’an’ın uzun surelerini monitörden okumak ise caizdir. ...
  • Kısaca Hz. Nuh (a.s)’ın kıssasını açıklarmısınız?
    10246 نوح 2019/10/21
     Bazı tarihi nakiller ‘Muteşelh’in oğlu ‘Lemek’in Nuh (a.s)’ın babası olduğunu ve ‘Brakil’in kızı ‘Kaynuş’unda annesi olduğunu yazmaktadır.[1]Ayrıca Hz. Nuh (a.s)’ın Hz. Adem (a.s)’ın vefatından 126 yıl sonra doğmuştur. Böylece Hz. Adem (a.s)’ın dünyaya gelmesinden  1056 yıl sonra doğmuş olmaktadır.[2]
  • İnsani Şeytan nedir?
    18475 Eski Kelam İlmi 2008/05/04
    “Şeytan” kelimesi, insan, cin veya herhangi bir türden olan isyankâr, asi ve saptıran varlıklar için kullanılan genel bir isimdir. Kuran- Kerim’de şeytan kelimesi özel bir varlık için kullanılmamış, hatta şer, fitneci ve fesat çıkartan insanlar için de şeytan tabiri kullanılmıştır.Buna göre, İnsani Şeytandan maksat, ilahi emirlere isyan etmeleri sonucu ...
  • Kur’an ayetleri ve celale isimleri taşıyan kullanışsız kâğıtları ne yapmak gerekir?
    6273 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Şeriata göre Kur’an ayetleri ve kutsal isimlere abdestsiz ve taharetsiz dokunulmamalı ve saygısızlık yapılmamalıdır.[1] (Mesela necis edilmemeli ve yakılmamalıdırlar vb.) Ama Kur’an ayetleri ve celale isimleri taşıyan gazete ve kullanışsız kâğıtların kesinkes yok edilmesi veya onları yok etmek için illa ...

En Çok Okunanlar