Gelişmiş Arama
Ziyaret
29082
Güncellenme Tarihi: 2011/06/20
Soru Özeti
Nur ayetinin nitelikleri nelerdir?
Soru
Nur ayetinin özellikleri nelerdir? Bu ayeti kerime belli ve has sayıda okunursa çok bereketli olduğunu söylüyorlar. Acaba söylenen bu sözler doğru mudur?
Kısa Cevap

Kuran amel kitabıdır. Kuranı okumak tefekkür ve iman için bir başlangıçtır. Bu da yine muhtevasına amel etmek için bir vesiledir. Büyük mükâfatların bütünü buradan ve bu şartlarla tahakkuk bulur. Tüm surelerin okumasında hem dünyevi hem uhrevi eserler vardır. Masum imamlar (a.s.) tarafından her surenin fazileti beyan edilmiştir.

Nur suresi de bu cümledendir. Bu surenin 35. Ayeti olan nur ayeti için de değişik özelikler ve eserler rivayetlerde beyan edilmiştir.

Ayetler ve zikirlerin hatim'i (okuması) konusunda sayının oldukça önemli rolü vardır. Ayetten beklenen eserin tahakkuk bulması için her ayet için belirtilmiş olan sayı miktarınca okunması gerekir. Ama eğer bu ayeti kerime her hangi birisi tarafından belirtilmiş sayı miktarınca okunur ve beklenen neticeyi vermezse kesinlikle bilinmelidir ki yapılan mukaddimelerinde bir sorun ve bir engel var olmaktadır. Dolayısıyla ayetlerden beklenen neticenin alınması için o engelin kaldırılması lazım. Yani açıklanmış olan şey beklenen neticeyi vermeleri için sadece zemine oluşturan illet olarak sayılmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Kuranı kerim hidayet, amel ve insanı yetiştiren kitaptır. Bu nedenle kuranın okunması ilk merhalede tefekkür ve iman için bir mukaddime daha sonraki merhalede muhtevasını amele ve pratiğe dökmek için bir vesiledir. Bununla insan peşinde olduğu nihai kemale ve ebedi mutluluğa ulaşır. Dolayısıyla kuranın tümü nurdur ve hiç kimse bu nurun bereketinden mahrum kalmamalı.

Nur suresinin fazileti hakkında birçok rivayet Masum imamlardan (a.s.) nakledilmiştir. Bunlardan bir kısmı şöyledir:

İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Nur suresini okuyan herkese Allah u Teâlâ on hasene veriyor. Geçmişte ve gelecekte yaşayan bütün müminlerin ecri miktarınca".[1] İmam Sadık'tan (a.s.) şöyle nakledilmiştir. İmam şöyle buyurmuş: "Mal ve avretlerinizi nur suresini okuyarak muhafaza ediniz. Hanımlarınızı nur suresinin vesilesiyle iffet dairesine sokunuz. Zira bu sureyi gece ve gündüz okuyan bir kimsenin ailesinden hiç kimse ömründe kesinlikle zinaya bulaşmaz. Öldüğü vakit onu kabrine koyuncaya kadar yetmiş melek cenazesiyle eşlik edecek. Onun için dua eder ve istiğfar dileyecektir".[2]

Hakeza; Nur suresinin ayetlerinden olan nur ayeti hakkında da birçok faziletler zikredilmiştir. Nur ayetinden maksat aşağıdaki ayettir: "Allahu nurus - semavati vel ard, meselu nurihi ke mişkatin fiha misbah, elmisbahu fi zucaceh, ezzucacetu ke enneha kevkebun durriyyuy yukadu min şeceratim mubaraketin zeytunetil la şerkiyyetiv ve la ğarbiyyetiy yekadu zeytuha yudi'u ve lev lem temseshu nar, nurun ala nur, yehdillahu li nurihi mey yeşa' ve yadribullahul emsale lin nas vallahu bi kulli şey'in alîm". Yani "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir"[3]

 Bu ayetin fazileti hakkında varit olan rivayetler var olmaktadır. Bir kısmı şöyledir:

1-  Abdullah b. Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: "Nur ayetini çok okuyan bir kimsenin gözleri korunur"[4]

2-  "Göz ağrısına müptela olan bir kimse nur ayetini "nurun ala nur" cümlesine kadar okuyup göze üfürsün. Ayni ameli her gün sabah üç defa yerine getirsin gözündeki ağrı bertaraf olacaktır".[5]

3-  Şeyhi Ebul Abbas-i Buni şöyle demiş: "bu ayeti aynanın üzerinde nakış eder ayın son cumasının akşamından başlayarak kırk gün kırk defa aynanın üzerinde yazılmışıyla her hangi birisi tarafından okunsun. Ayna ile ilişkin bu eylem yapıldıktan sonra bu aynaya bakan her hastanın hastalığı bertaraf olur. Hakeza nakledilmiştir: Nur ayeti Mor renginde olan elbise üzerinde bir kimse tarafından z'aferan ve gül suyuyla yazılıp kayıplara karışan kimsenin ismi annesinin ismiyle birlikte söz konusu olan elbisenin üzerinde yazılır, sonra bu elbise kayıp olan kimsenin evinde rüzgârın vuracağı bir yere asarsa kayıplara karışan şahıs en kısa zamanda evine dönecektir"[6]

4-  "Her kim nur ayetini Cuma günü güneşin doğacağı vakitte gusül yapmış ve temiz elbise giymiş vaziyette çoğaltır, gümüşe daire şeklinde nakış eder ve üzerinde taşır ve her gün bu ayeti dört yüz defa okuyarak istediği her önemli işe; Sultana yaklaşmak, hapishanelerdekilerin, esir tutulmuşların kurtarılması, katline dair hüküm vermiş olan kimsenin elinden kurtulması için çokça tecrübe edilmiş bir durumdur[7].

5-  "Yatmadan önce nur ayeti huzur-i kalp ile Allah kelimesindeki (ebced hisabına göre) harfler sayısı (66 defa) miktarınca özellikle temiz bir kalp ile okunursa şirin ve tatlı rüyaların görülmesine neden oluyor"[8]

6-  "Her ayın ilk cumasında Nur sayısı miktarınca (256 defa) 15 gün buyunca nur ayetinin hatmi yapar ve 16. Gününde nur sayısı miktarınca (256 defa) mübarek "lailahe illallah" kelimesini okur ve her gün bu sayı miktarınca ayın bitmesine kadar okumasını devam eden bir kimsenin çok önemli işleri için kibriti ahmer konumundadır".[9]

7-  "Nur ayeti, ayetteki "Bikülli şeyin alim" cümlesine kadar kırk gün buyunca sabah namazı ile güneşin doğuşu arasında nur sayısı (256 defa miktarınca hatim etmek (okumak) zamanın imamını (a. f.) görmek için tesirlidir".[10]

8-  "Maneviyat ve rızık için nur ayetinin nur sayısı (256 defa) miktarınca yatsı namazından sonra hatim edilmesi faydalı ve tesirlidir".[11]

9-  Her namazdan sonra halvet bir yerde bin defa hak Teâlâ'nın celal ismini, yani "Allah" lafzını ve 50 defa nur ayetini okumak gündüzleri de her gün on bin defa okunması önemli işler için yararlıdır".[12]

10-           İlahi ilimlerin keşfi ve has feyizlerin ifaza edilmesi için nur ayetini hatim etmek yararlıdır. Şöyleki; ilk kırk günde Peygamberin (s.a.a.) ve ehlibeytinin (a.s.) huzurunda imiş gibi saf bir kalp ile on dört defa salâvat getir. Tam ve kâmil bir huzu ve huşu ile başını gökyüzünün altında (açık bir sahada) on dört defa nur ayetini oku. Daha sonra kırk bir defa salâvat getir ilahi ilimlerin keşfi ve özel feyizlere muhatap olmak için iyidir"[13]

Sorunun ikinci kısmının cevabı ise şöyledir: Ebcedi kebir hesabına göre nur ayeti 256 dır. Ayet ve zikirlerin hatim'inde sayının çok önemli yeri vardır. Her hangi bir ayet veya zikirden beklenen neticenin alınabilmesi için söz konusu olan ayet veya zikir için belirtilen sayıya dikkat edilmelidir.  

Ayetler ve zikir için belirtilen sayı söz konusu olan ayet ve zikir için ruh konumunda ve harfler de onun karartısı (eşbah) konumundadır. Sayılar adeta anahtarda var olan dişler gibidir. Onlardan birisi eksiltip veya fazlalaştırılırsa anahtar kapıyı açamaz olur. Matlup olan sayıdan fazlası israf ve matlup olan sayıdan eksiltmek zikirde aksaklık meydana getirir.[14] Ayetleri, belirtilen sayı miktarınca okumak ve hatim etmek harfler ile sayı arasında var olan bir şifreyi göstermektedir.

Burada hatırlatılması gereken önemli nokta şudur: Kuranı kerimin ayetlerini belli sayı miktarınca hatim etmek veya her hangi bir zikri belirtilmiş sayı miktarınca okumak has şartları talep etmektedir. Dolayısıyla bu ayeti kerimeyi belli sayı miktarınca şartlara uygun bir şekilde hatim eden kimse bu ayetten beklediği neticeyi alamadığı durumda bilmelidir ki burada bir engel var olmaktadır. Bu nedenle bu ayetin kendisinden beklenen neticeyi alabilmek için söz konusu engelleri aradan götürmesi lazım.[15] Yani açıklanmış olan şey beklenen neticeyi vermeleri için sadece zemine oluşturan illet olarak sayılmalıdır.



[1] TABARİSİ, Fazl b. Hasan, "mecmeu'l-beyan fi tefsiri'l-kuran", seyit İbrahim MİR BAKİRİ, tahran: sivvum, nasır HOSRU, 1372, şemsi, c. 7, s. 195.

[2] HUVEYZİ, Abdulali b. Cuma, "tefsir-i nuri sakaleyn", seyit Haşim RESULİ MAHALLATİ, Kum: çaharum ismailiyan, 1315, kameri, c. 3, s. 568.

[3] Nur, 35.

[4] NECEFİ İSFAHANİ, Muhammed Taki, "hvasi ayat ve tamam-i surehayi kuranı kerim", Tahran: edibe, 1345 şemsi, s. 95.

[5] NECEFİ İSFAHANİ, Muhammed Taki, "hvasi ayat ve tamam-i surehayi kuranı kerim", Tahran: edibe, 1345 şemsi, s. 95.

[6] NECEFİ İSFAHANİ, Muhammed Taki, "hvasi ayat ve tamam-i surehayi kuranı kerim", Tahran: edibe, 1345 şemsi, s. 95.

[7] EBU SAİD EL-HEREVİ, Muhammed, "bahru'l-garaib ve muntahabu'l - hatum", Tahran: Muhamedi, 1281 kameri, s. 182.

[8] NARAKİ, Molla Ahmet, "el-hazain", Hasan HASAN ZADE AMULİ, Tahran: ilmiye islamiye, 1278, kameri, s. 350.

[9] NASRULLAHİ BURUCERDİ, Muhammed İbrahim, "rahnemay-i giriftaran", ikinci baskı, Tahran: züheyr, 1382 şemsi kameri, s. 62.

[10] Age. s. 117.

[11] Age. s. 117.

[12] MUKADDEM, seyit MuhammedTaki, "hazanetul esrar fil-hatum-i ve el-ezkar", alauddin el-alemi, birinci baskı, Beyrut: müessesetül –allemi, 1423 kameri, c. 1, s. 297.

[13] NAİNİ, Muhammed Hasn, "gevheri şeb-i çırağ", Muhammed ferbudi, Kum: çetbi şişom, divan, 1381, c. 1, s. 229.

[14] HASAN ZADE AMULİ, Hasan, "hızar-u yek nükte", ikinci baskı, Kum: neşri ferhengi reca, 1365 kameri, c. 1, s. 121.

[15] MUKADDEM, seyit MuhammedTaki, "hazanetul esrar fil-hatum-i ve el-ezkar", alauddin el-alemi, birinci baskı, Beyrut: müessesetül –allemi, 1423 kameri, c. 1, s. 13.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar