Gelişmiş Arama
Ziyaret
12642
Güncellenme Tarihi: 2008/09/03
Soru Özeti
Safeviyye, Şeyh Safiyuddin tarafından Erdebil'de kurulmuş bir tarikat mıdır?
Soru
1-Safeviyyenin, Şeyh Safiyuddin tarafından Erdebil'de kurulmuş bir tarikat olduğu ve bunun sufi ve Sünni bir tarikat olduğu söylenmektedir. Böyle bir şey doğru mudur? 2-Şeyh Safiyuddin'in oğlu Cüneyt ve torunu Haydar Caferi Şiası mıydılar?
Kısa Cevap

Tarihi kaynaklar, Şeyh Safiyuddin, oğlu Cüneyt ve torunu Haydar'ın Şii olduğunu göstermektedir. Ancak o dönemin şartları, onların, inançlarını diğer Safevi sultanları gibi açıkça ortaya koymalarına izin vermiyordu. Onların ya da başka Şiilerin, geçmişte bu mezhebin mensupları olup olmamaları, bizim onlara olan bakış açımızı değiştirmeyecektir. Kim, Şia'nın hakkaniyetine inansa ve Şia mezhebine tabi olsa onu bu mezhebin mensubu biliriz ve geçmişiyle işimiz olmaz. Safevi hanedanı da bu kaideden istisna değildir ve onların ataları geçmişte Şii miydiler yoksa değil mi bizi ilgilendirmiyor. Bununla birlikte diyoruz ki, tarihi kaynaklar onların Şii oldukları ihtimalinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Ayrıntılı Cevap

1-Her şeyden önce bilmek gerekir ki, Şiiler asırlarca hakim güçlerin baskıları altında kaldıklarından inanç ve düşüncelerini özgürce söylemekten hep mahrum kalmışlardır. Ancak hakim güçlerin hassasiyetini uyandırmayacak şekilde bu inançlarını çeşitli yollarla yayıyorlardı.

Şii alimlerinin, Safevi hanedanının ecdadından olan Şeyh Safiyuddin'in hakkında söylediklerinden onun Şii olduğu sonucuna varılmaktadır. Örneğin Şeyh Yusuf Bahrani, Keşkül adlı eserinde şöyle yazar: 'O, hak Şia mezhebinin alimlerinden ve büyük tarikat şeyhlerindendi. Zahiri ve batınî ilimlerin ikisine de sahip olup İmam Musa Kazım (a.s)'ın neslinin büyük seyyidlerinden sayılırdı.'[1]

Şeyh Bahai, Tevzih-ul Makasid' de Şeyh Safiyuddin için der ki: 'Kutbu Alem, Şeyh Safiyuddin İshak Erdebili'nin halet ve kerameti herkese aşikardır.'[2]

Evet, Şii kaynaklar, Şeyh Safiyuddin'in Şia mezhebinden ve tarikat ehli olduğunu ortaya koymaktadır. O veya başka Şiilerin geçmişte bu mezhebe mensup olmadıkları konusuna gelince bu bizim onlar hakkında ki görüşümüze etki etmeyecektir. Zira bizim için önemli olan kişilerin geçmişi değil akıbetlerinin ne olduğudur. Bilindiği üzere Hz. Musa (a.s) ile mücadele eden sihirbazlar, iman ettikten bir gün sonra şehid edildiler. Bu bir günlük iman kurtuluşlarını sağladı ve geçmişleri onları Allah'ın rahmetinden mahrum etmedi.[3]

Kerbela şehidlerinden Hür b. Riyahi, Aşura gününe kadar Ehl-i Beyt (a.s)'ın karşı cephesinde yer almış ve düşman ordusunun komutanı idi. Ama hak cephesine döndü ve İmam Hüseyin (a.s)'ın yanında savaşarak şehid oldu. Bu şekilde dünya ve ahiret hayırını kazandı. İmam (a.s), ona 'Hür İnsan' diye hitap etti.[4]

Buna göre biz, Şianın hak olduğunu kabul edip bu mezhebe gelen kimseyi kim olursa olsun bu mezhepten bilir ve geçmişini irdelemeyiz. Safevi hanedanı da bu kuraldan istisna değildir. Elbette karineler atarlının da büyük bir ihtimalle Şia olduklarını ortaya koymaktadır ancak buna rağmen onların şia olup olmadığı bizim açımızdan pek fark etmiyor.

2- Şehy Safuyiddin'in oğlu Cüneyd ve Cüneyd'in oğlu Haydar hakkında da yine birinci cevapta söylediğimiz gibi kişilerin geçmişlerinin etkili olmayacağı konusu göz önüne alınmalıdır. Bununla birlikte onlar On iki İmam Şiası idiler. Cüneyd, bir din önderiydi. Kısa zamanda bir çok taraftarı oldu. Azerbaycan'ın hakimi bu durumdan korktuğu için onu ve takipçilerini bölgesinden çıkardı. Sonunda başka bir yerde Şirvan'ın hakimi tarafından öldürüldü.[5] Cüneyd'in oğlunun adının Haydar olması geçerli bir delil olmasa dahi onların teşeyyü mezhebine olan yönelişlerini göstermektedir.

Her neyse, Cüneyd'in ölümünden sonra, onun takipçileri oğlu Haydar'ın etrafında toplandılar. Başlarına kırmızı başlıklar koyduklarından kendilerine 'kızılbaş' adını vermişlerdi. On iki İmam mezhebinin alameti olarak on iki kenarı olan bir taç'ları vardı.[6] Rivayete göre Haydar, İmam Ali (a.s) ve diğer Masum İmamlar (a.s)'ın rüyasında görmüş ve İmam Ali (a.s) ondan kendisi ve takipçileri için belirli bir alamet seçmesini istemiş. O da uyandıktan sonra bu tacı seçmişti.[7] Bu olay ve rüyayı bir kenara bırakırsak onların Şii olduklarına dair kesin karineler vardır. Mesela, Türkiye, Orta Asya ve Hindistan'da Şii ve Kızılbaş kelimeleri eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.[8]

Safevi'lerin ecdadının Şii olduklarının delillerden bir diğeri, Kutbuddin Hanefi'nin bu hanedanın ilk şahı olan Şah İsmail hakkında ki şu sözüdür: 'O, babalarının aksine Şiilikte çok mutaassıp idi.'[9]

Ehl-i Sünnet aliminin bu sözü Şah İsmail'in ecdadının da Şii olduğunu göstermektedir. Ama çeşitli nedenlerden dolayı inançlarını açığa çıkarmaktan çekinmiş, Kutbuddin Hanefi'nin deyimiyle Şiiliklerinde fazla taassup göstermemişlerdir. Yoksa gerçekte başka bir mezhebe mensup değildiler. Onların Şiiliklerini gizlemelerinin nedeni o dönemin baskılarından dolayı idi. Hakim güçler, kendi hakimiyetleri ile uyuşmayan her hareketi eziyorlardı. Haydar ve Cüneyt'in öldürülmeleri bunun örneklerinden sayılabilir. Maalesef günümüzde bile bazı İslam ülkelerinde Şiilerin inançlarını açıkça ortaya koyamadıkları gözlenmektedir.

Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki, Şah İsmail'den önce, onun alim olan ecdadı için sultan lakabı kullanılırdı. Ama Şah İsmail onların ilk resmi hükümdarıydı.



[1] -Seyyid Muhsin Emin, A'yan-uş Şia, c.3, s.267'den naklen, Dar-ut Taarif Li'l Matbuat, Beyrut

[2] -a.g.e.

[3] -A'raf/111-113; Şuara/38-51

[4] -Seyyid b. Tavus, el-Luhuf fi Katl-it Tufuf, s.104, İntişarat-ı Cihan, Tahran, h.ş.1348

[5] -Seyyid Muhsin Emin, a.g.e. c.4, s.247

[6] -Seyyid Muhsin Emin, a.g.e. c.6, s.265

[7] -Seyyid Muhsin Emin, a.g.e. c.1, s.20

[8] -Seyyid Muhsin Emin, a.g.e.

[9] -Seyyid Muhsin Emin, a.g.e. c.3, s.321

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar