Gelişmiş Arama
Ziyaret
18953
Güncellenme Tarihi: 2009/12/15
Soru Özeti
Namahrem ile tokalaşmak hakkında İslam’ın görüşü nedir?
Soru
Neden namahrem bir kadın ile tokalaşmak sakıncalıdır? Oysaki bu fiil şehvete sebep olmamaktadır!
Kısa Cevap

Karşı cinsten biriyle tokalaşmak birçok birey için şehvetin tahrik olmasına neden olmayabilir, ama böyle bir sınırlı irtibat ile tahrik olabilecek fertler de mevcuttur. Hatta birinci grup arasında da kendilerini samimi gösterip meşru olmayan ilişkiler için altyapı hazırlamaya çalışan şahısların olması da muhtemeldir. Bu esas uyarınca toplumsal yaşamda zorunlu bir fiil addedilmeyen namahrem ile tokalaşmaktan sakınılması gerekir. Yüce Allah, birçok şer’i hükmü genel olarak yasalaştırmış ve toplumun genel maslahatını göz önünde bulundurmuştur.  Elbette hükmün yasalaştırılmasının hikmeti bazı bireyleri kapsamıyor olabilir. Örneğin, kadınlar ile tokalaşmak bazı yaşlı veya orta yaşlarda bulunan bireylerde hiçbir şehvani his uyandırmayabilir. Ama kutsal yasa koyucu, insanların birçoğunda bu hissin oluşması nedeniyle böyle bir davranışın haram olduğuna hükmetmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Cevabın başında bir ölçüye kadar sorunuzla irtibatlı olan rivayeti aktarıyoruz: Bir şahıs müminlerin önderinin yanına gelir ve oruçluyken eşimi öpebilir miyim diye sorar. Hz Ali (a.s) açık bir cevap vermeksizin şöyle buyurur: “Orucuna dikkat et. Ardından şöyle bir deyimi aktarır: Büyük savaş insanların birbirini tokatlamasıyla başlar.”[1] Bildiğimiz gibi oruçluyken cima fiili caiz değildir, ama her türlü cinsel irtibatın yasak olduğu diye bir şey de söz konusu değildir. Bununla birlikte oruçluyken öpmek gibi insanın kendi meşru eşine yönelik sevgi ifade eden bazı davranışlardan kaçınması tavsiye edilmiştir. Böyle bir iş ne haram sayılmakta ve ne de pek şehveti tahrik etmektedir. Lakin orucu geçersiz kılabilecek fiillere neden olabileceğinden, onun terk edilmesi tavsiye edilmiştir. Şimdi sorunuza dönüyoruz: Namahrem bir kadın ile tokalaşmak bazı bireylerde şehvetin tahrik olmasına neden olmayabilir, ama evvela bazı seviyesiz bireylerin kolaylıkla tahrik olması ve tokalaşmayla da şehvetlerinin harekete geçmesi muhtemeldir. İkincisi, namahrem ile tokalaşmayla şehvetlerinin tahrik olmadığı bazı bireylerin de bu işi karşı cins ile daha samimi olmak için bir ön hazırlık olarak değerlendirmeleri ve bunun ardından meşru olmayan ilişkiler kurmaları muhtemeldir. Bu esas uyarınca erkekler ve kadınlar bağlamında saygınlık ve iffete riayet edilmeli ve zorunlu olmayan davranışlardan kaçınılmalıdır. Böylece ilişkilerde cinsel başıboşluğun meydana gelmemesi ve bu ilişkilerin ideal konumundan yani sadece aile sınırından çıkmamasına özen gösterilmelidir. “Akıllı insan neden pişmanlık gerektirecek bir iş yapsın”? Yüce Allah şer’i hükümlerin çoğunu genel bir şekilde yasalaştırmış ve toplumun gene maslahatını göz önünde bulundurmuştur. Elbette hükmün yasalaştırılmasının hikmeti bazı bireyleri kapsamıyor olabilir. Örneğin kadınlarla tokalaşmak bazı yaşlı veya orta yaşlı bireylerde şehvani hiçbir his yaratmayabilir, ama kutsal yasa koyucu insanların çoğunda bu hissin meydana gelmesi sebebiyle, böyle bir davranışın haram oluşuna hükmetmiştir. Bu konunun benzeri, beşeri kanunlarda da gözlemlenebilir; tam bir dikkat ile ve başkalarına bir zarar vermeksizin kırmızı ışıktan geçen bireyler için de kırmızı ışıktan geçmenin yasak oluşu bu kabildendir. Bu nedenden ötürü yüce Allah Hz Peygamber’in (s.a.a) eşlerine namahrem erkekler ile konuşurken naz ve cilve yapmaktan sakınmaları ve kalbi hastalıklı bireyleri tahrik etmemelerine dair genel bir tavsiyede bulunmaktadır.[2] Bununla birlikte eğer bazı durumlarda namahrem ile tokalaşmak geleneksel ve kaçınılmaz bir davranış olarak telakki ediliyorsa, bazı koşullarla bu fiile teşebbüs edilebilir. Örneğin eldivenden veya herhangi bir örtüden istifade ederek tokalaşmak sakınca taşımaz ve buna ek olarak karşı tarafın elini haddinden fazla sıkmadan kaçınılmalıdır.[3]

 


[1] Hürr’ü Amuli, Muhammed bin Hasan, Vesailu’ş Şia, c: 10, s: 100, hadis: 12954, Müessesei A’lul Beyt, Kum, 1409 h.k.

[2] Ahzab Suresi, 32. ayet: "فَلا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذي في‏ قَلْبِهِ مَرَضٌ وَ قُلْنَ قَوْلاً مَعْرُوفا".

[3] Vesailu’ş Şia, c: 20, s: 208, hadis: 25446.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar