Gelişmiş Arama
Ziyaret
19085
Güncellenme Tarihi: 2009/12/15
Soru Özeti
Namahrem ile tokalaşmak hakkında İslam’ın görüşü nedir?
Soru
Neden namahrem bir kadın ile tokalaşmak sakıncalıdır? Oysaki bu fiil şehvete sebep olmamaktadır!
Kısa Cevap

Karşı cinsten biriyle tokalaşmak birçok birey için şehvetin tahrik olmasına neden olmayabilir, ama böyle bir sınırlı irtibat ile tahrik olabilecek fertler de mevcuttur. Hatta birinci grup arasında da kendilerini samimi gösterip meşru olmayan ilişkiler için altyapı hazırlamaya çalışan şahısların olması da muhtemeldir. Bu esas uyarınca toplumsal yaşamda zorunlu bir fiil addedilmeyen namahrem ile tokalaşmaktan sakınılması gerekir. Yüce Allah, birçok şer’i hükmü genel olarak yasalaştırmış ve toplumun genel maslahatını göz önünde bulundurmuştur.  Elbette hükmün yasalaştırılmasının hikmeti bazı bireyleri kapsamıyor olabilir. Örneğin, kadınlar ile tokalaşmak bazı yaşlı veya orta yaşlarda bulunan bireylerde hiçbir şehvani his uyandırmayabilir. Ama kutsal yasa koyucu, insanların birçoğunda bu hissin oluşması nedeniyle böyle bir davranışın haram olduğuna hükmetmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Cevabın başında bir ölçüye kadar sorunuzla irtibatlı olan rivayeti aktarıyoruz: Bir şahıs müminlerin önderinin yanına gelir ve oruçluyken eşimi öpebilir miyim diye sorar. Hz Ali (a.s) açık bir cevap vermeksizin şöyle buyurur: “Orucuna dikkat et. Ardından şöyle bir deyimi aktarır: Büyük savaş insanların birbirini tokatlamasıyla başlar.”[1] Bildiğimiz gibi oruçluyken cima fiili caiz değildir, ama her türlü cinsel irtibatın yasak olduğu diye bir şey de söz konusu değildir. Bununla birlikte oruçluyken öpmek gibi insanın kendi meşru eşine yönelik sevgi ifade eden bazı davranışlardan kaçınması tavsiye edilmiştir. Böyle bir iş ne haram sayılmakta ve ne de pek şehveti tahrik etmektedir. Lakin orucu geçersiz kılabilecek fiillere neden olabileceğinden, onun terk edilmesi tavsiye edilmiştir. Şimdi sorunuza dönüyoruz: Namahrem bir kadın ile tokalaşmak bazı bireylerde şehvetin tahrik olmasına neden olmayabilir, ama evvela bazı seviyesiz bireylerin kolaylıkla tahrik olması ve tokalaşmayla da şehvetlerinin harekete geçmesi muhtemeldir. İkincisi, namahrem ile tokalaşmayla şehvetlerinin tahrik olmadığı bazı bireylerin de bu işi karşı cins ile daha samimi olmak için bir ön hazırlık olarak değerlendirmeleri ve bunun ardından meşru olmayan ilişkiler kurmaları muhtemeldir. Bu esas uyarınca erkekler ve kadınlar bağlamında saygınlık ve iffete riayet edilmeli ve zorunlu olmayan davranışlardan kaçınılmalıdır. Böylece ilişkilerde cinsel başıboşluğun meydana gelmemesi ve bu ilişkilerin ideal konumundan yani sadece aile sınırından çıkmamasına özen gösterilmelidir. “Akıllı insan neden pişmanlık gerektirecek bir iş yapsın”? Yüce Allah şer’i hükümlerin çoğunu genel bir şekilde yasalaştırmış ve toplumun gene maslahatını göz önünde bulundurmuştur. Elbette hükmün yasalaştırılmasının hikmeti bazı bireyleri kapsamıyor olabilir. Örneğin kadınlarla tokalaşmak bazı yaşlı veya orta yaşlı bireylerde şehvani hiçbir his yaratmayabilir, ama kutsal yasa koyucu insanların çoğunda bu hissin meydana gelmesi sebebiyle, böyle bir davranışın haram oluşuna hükmetmiştir. Bu konunun benzeri, beşeri kanunlarda da gözlemlenebilir; tam bir dikkat ile ve başkalarına bir zarar vermeksizin kırmızı ışıktan geçen bireyler için de kırmızı ışıktan geçmenin yasak oluşu bu kabildendir. Bu nedenden ötürü yüce Allah Hz Peygamber’in (s.a.a) eşlerine namahrem erkekler ile konuşurken naz ve cilve yapmaktan sakınmaları ve kalbi hastalıklı bireyleri tahrik etmemelerine dair genel bir tavsiyede bulunmaktadır.[2] Bununla birlikte eğer bazı durumlarda namahrem ile tokalaşmak geleneksel ve kaçınılmaz bir davranış olarak telakki ediliyorsa, bazı koşullarla bu fiile teşebbüs edilebilir. Örneğin eldivenden veya herhangi bir örtüden istifade ederek tokalaşmak sakınca taşımaz ve buna ek olarak karşı tarafın elini haddinden fazla sıkmadan kaçınılmalıdır.[3]

 


[1] Hürr’ü Amuli, Muhammed bin Hasan, Vesailu’ş Şia, c: 10, s: 100, hadis: 12954, Müessesei A’lul Beyt, Kum, 1409 h.k.

[2] Ahzab Suresi, 32. ayet: "فَلا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذي في‏ قَلْبِهِ مَرَضٌ وَ قُلْنَ قَوْلاً مَعْرُوفا".

[3] Vesailu’ş Şia, c: 20, s: 208, hadis: 25446.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia’nın bakışında intihar saldırısının bir sakıncası var mıdır? Bu eylemi yapan kimse şehid sayılır mı?
    6670 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/12
    İntihar ve istişhad saldırısı olarak tabir edilen bu tür eylemler kendiliğinden Şiilik kültürüne girmemiştir ve caiz değildir. Ama çok önemli tehlikelerin aziz İslam’ı tehdit ettiği ve bu tehditleri etkisiz kılmada tüm yolların çıkmaza girdiği, İslam’ın korunmasının bu eyleme bağlı kaldığı ve gerçekleştirildiğinde günahsız fertlerin kanının akıtılmaması ...
  • Geçici evlilikte kadın ve erkeğin boşanmasının şartı nedir?
    8992 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Eğer sizin daimi mutadan kastettiğiniz şey, daimi evlilik ve nikâhsa, bunda müddet zikredilmez ve kadın ve erkek her zaman için birbiriyle nikâhlanırlar. Böyle bir evlilik boşanma sözü söylenmeden feshedilmez ve erkek bir defa yakınlaştıktan sonra (boşanmak istediği takdirde) kadının tüm mihrini ödemeli ve kadını boşamalıdır. Aynı şekilde eğer kastettiğiniz ...
  • Şeys kimdir?
    6551 تاريخ بزرگان 2011/11/21
    Şeys, Hz.Adem’in (a.s) evlatlarından biridir. Kâbil’in Habil’i öldürmesinden sonra Adem ve Havva beş yıl çocuk sahibi olmadılar. Beş yıldan sonra dünyaya gelen çocuklarına Şeys adını verdiler. Hz. Adem onun hakkında şöyle diyor: ‘O, Habil’in yerine verildi, mübarektir ve peygamber olacaktır.’
  • İslam tüm sorunların çözmeye nasıl kadirdir?
    6702 Fıkıh 2012/02/18
    İslam’ın hüküm ve buyrukları âlim ve hikmet sahibi Allah tarafından olup insanlığın tüm sorunlarını halletmeye kadirdir. Ama bu, toplumdaki tüm fertlerin İslam’ın buyruklarıyla amel etmesi şartıyla tahakkuk eder. Bugün gençlerin evliliği önünde birçok sorun yer alsa da hem kız, hem oğlan ve hem de tarafların ailelerinin İslam’ın buyruklarına göre ...
  • Pahalı taşlardan yapılan yüzükleri takmanın ne gibi sevap ve faydaları var?
    16682 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/04
    Akik, firuze, yakut vb. gibi yüzükleri kullanmak, eğer halkası altın olmazsa erkekler için caiz ve rivayetlere göre sevabı da vardır. Ayrıca namazın sevap ve faziletinin çoğalmasına da neden olmaktalar. ...
  • Oruç insan üzerinde ne gibi eğitici eserler bırakır?
    7668 Pratik Ahlak 2012/05/12
    Oruç, nefsin tehzip (ruhi temizlik) ve tezkiyesi için bir çeşit alıştırma ve insanın kendi nefsine tasallutunun tahakkuku için uygun bir yöntem ve nefsanî heveslerle mücadeledir. Oruç, ferdi ve içtimai iki boyutta olmak üzere, insanın bedensel boyutta bıraktığı eserlerin yanı sıra insanın ruhi boyutunda da eğitici ...
  • Bir takım şekilleri ve figürleri içeren dua kitaplarından yararlanmak caiz midir?
    12190 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    1- Sorunuza nazaran söz konusu kitabın hangi ilim hakkında olduğunu anlamak güçtür. Bunu anlamak için daha geniş bilgiye ihtiyaç vardır. Ama kısaca söyleyebiliriz ki söz konusu kitap ulum-i garibe hakkındadır. Ulum-i garibe; cifr, reml ve nücüm gibi ilimlere denir. Ancak söz konusu kitabın hangi kısmına ait olduğunu ...
  • Hz. Ebu Talib'in imanını ispatlayan deliller nelerdir?
    18517 تاريخ بزرگان 2010/03/09
    Soruda nakledilen hadis "merfu'e"dir ve senet yönünden müsnet hadisler derecesinde bir itibarı bulunmamaktadır. Fakat biz Hz. Ebu Talib'in imanını ispat etmek için bu rivayete istinat etmiyoruz. Çünkü o hazretin imanını ispatlamak için birçok sahih ve güçlü hadis ve rivayet nakledilmiştir. Hz. Ebu Talib'in Allah'a ve ...
  • Peygamberin (s.a.a) adı duyulduğunda veyahut namazdayken veya namaz dışındayken salâvat ayetini duymayla salâvat getirmek farz mıdır yoksa müstehap mıdır?
    11045 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Tüm taklit mercileri kendi ilmihallerinde Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) mübarek adı duyulduğunda salavat getirmenin müstehap olduğuna hükmetmişlerdir. Bu hüküm namaz halini de kapsamaktadır. İmam Humeyni (r.a) şöyle buyurmaktadır: “İnsan ne zaman Hz. Peygamberin (s.a.a) Muhammed ve Ahmed gibi mübarek isimlerini veya Mustafa ve Ebu’l-Kasım gibi lakap ve ...
  • Eşimin yanlış davranışını kendisine nasıl bildirebilirim?
    8347 Pratik Ahlak 2012/05/03
    Sorunuzda bulunan nokta, her ikinizin de birbirinizi sevdiği ve sizin eşiniz için en iyi kadın olmayı istemenizdir. Diğer hususların önemsenmemesi için sizin her zaman bu özelliğe belirgin bir rol üstlendirmeniz gerekmektedir. Evlilik hayatında egemen atmosfer mutluluk, samimiyet, dostluk ve arkadaşlık olmalıdır. Egoistlik, kendini düşünmek ve mütekebbirlik olmamalıdır. ...

En Çok Okunanlar