Gelişmiş Arama
Ziyaret
6988
Güncellenme Tarihi: 2007/08/23
Soru Özeti
Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
Soru
Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
Kısa Cevap

Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya sıralanış kendi arasında bir düzeni zorunlu kılsa da bu öğeler arasındaki mantıki bağın, etki ve tepkinin anlaşılmasına yardımcı olmamıştır. İslam’ın sistematik düşüncesi önceki cevaplarda değinilen kaynaklardan yararlanarak bu gibi sorulara cevap vermek için bir çaba sayılır.

Ayrıntılı Cevap

İslam son mursel din olarak kıyamete kadar insanlara doğru yolu göstermek için gelmiştir.[1] Son din oluşu zaten onun mürsel dinlerin en kamili olmasını gerektirir. Böylece Allah katında bulunan nefsulemri dinden vahiy aracılığıyla açıklanması gereken her şeyi içerir.[2]

Diğer yandan bu din özel bir mekan ve zamanda inmiştir. Belli bir takım muhatapları hedef almıştır. Bu yüzden bazen onda bulunan dini unsurlar, özel durumlar ve şartlar dikkate alınarak ortaya konmuştur. Bu konu özellikler masumların sünnetlerinde ve özellikler davranışlarında dikkate alınmalıdır. Buna göre İslamı öğretiler, evrensel ve şartlarla ilintili unsurların toplamı sayılır. Bu unsurlar Peygamber’in bi’setinden İmam Zaman Hz. Mehdi’nin büyük gayebetine kadar açıklanmışlardır.

Şimdiye kadar din bilginleri bu geniş ve değerli hazine ve birikimle karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Yanı karşılaştıkları her hangi bir sorunun cevabını bu kaynağa müracaatla elde etmeğe çalışmışlardır. Bu yöntemde genelde evrensel unsurların aralarındaki ilişki ve bu unsurlarla şartlara ilintili unsurların arasındaki ilişki dikkate alınmamıştır. Dinden algılanan her şey değişmez ve sabit bir ilke olarak görülmüştür; sadece bir karine olduğunda bir unsurun belli döneme mahsus bir hüküm olduğu kabul edilmiştir. Genelde bir hükmün temelini teşkil eden ilkeler incelenmemiştir. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya sıralanış kendi arasında bir düzeni zorunlu kılsa da bu öğeler arasındaki mantıki bağın, etki ve tepkinin anlaşılmasına yardımcı olmamıştır.

Diğer yandan geçici ve şartlarla ilintili unsurların varoluş zeminleri de incelenmemiş eğer bir karine gereği bir unsurun değişken ve şartlara indeksli olduğu anlaşılmış olsa da kolayca kenarından geçilmiş ve onu meydana getiren şartlar ve zemineler hakkında gereken inceleme yapılmamıştır.

Bu gibi amiller İslam’ın iktisadi, sosyal, siyasi vb. düzenlerini kavrayıp sunmamızda başarısız olmamıza sonuçta İslam’ın siyasi, iktisadi felsefesi veya İslam’ın siyasi ve iktisadi mektebi gibi konuları açıklamakta sıkıntı çekmemize sebep olmuştur.

Diğer yandan zaman ve mekan unsurlarının dini unsurlar üzerindeki etkileri ve şartların bu unsurlardaki fonksiyonu da incelenmemiştir. Böylece şartlarla ilintili unsurların sabit unsurlarla ilişkisi açıklanmamıştır. İslam’ın sistematik düşüncesi önceki cevaplarda değinilen kaynaklardan yararlanarak bu gibi sorulara cevap vermek için bir çaba sayılır.

Daha fazla bilgi için kaynaklar:

1. Mehdi Hadevi Tahrani, Velayet ve Diyanet, Hikmet Ocağı Kültür Merkezi, Kum,2. Baskı,2001

2. Mehdi Hadevi Tahrani, İçtihadın Kelami İlkeleri, Hikmet Ocağı Kültür Merkezi, Kum,1.Baskı, 1997

3. Mehdi Hadevi Tahrani, İslam’ın Ekonomik Ekol ve Düzenleri Hikmet Ocağı Kültür Merkezi, Kum,1.Baskı, 1998.



[1] Şehit Mutahhari şöyle diyor: Müslüman olan bir kişinin Peygamber’den sonra başka bir peygamberin gelceğini düşünmesi mümkün değildir. Çünkü böyle bir düşünce son Peygamberin peygamberiliğine inanmakla çelişir. Bkz. Şehit Mutahhari, Hatemiyyet, s. 12.

[2] Bir Hadiste İmam Ca’fer Sadik (a.s) şöyle buyurur: Hz. Muhammed’in helali kıyamete kadar helaldır, haramı da kıyamete kadar harmdır. Bkz. Kuleyni, el-Kafi c. s. 58.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8427 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Eğer Muaviye kâfir idiyse o halde neden İmam Hasan Mücteba (a.s) onun ile barış yaptı ve hilafeti ona devretti?
    10938 Masumların Siresi 2010/08/22
    Muaviye, Ehli Sünnet kitaplarının tanıklığıyla şeriat karşıtı işlere ve şarap içmek, “iki bayram” namazı için ezan okutmak bidati ve Cuma namazını Çarşamba günü kılmak gibi birçok bidate mürtekip olmuştur. Bu nedenle ona karşı hiçbir müsamaha ve tolerans gösterilemez. Öte taraftan tarihin tanıklığıyla İmam Hasan’ın (a.s) Muaviye ...
  • Acaba Rüşvet Yemek Haram mıdır?
    10709 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Rüşvet etimolojik olarak “r-ş-v” kökünden gelme ve Arapça bir kelimedir. Kelimede bulunan “r” harfı feth (e), dam (u) ve kesr (i) (yani reşeve, rüşeve ve rişeve) olmak üzere üç şekilde kullanılmıştır. Bu kelime müfrettir ve onun cemi “reşa” veya “rişa” şeklindedir. Farsçada mozd (el emeği)
  • Tefsir-i bi-Rey ile entelektüelsel bir görüşten (güvenir (müvassak) haber-i vahit) yararlanarak yapılan tefsir arasında fark nedir?
    8468 Tefsir 2012/07/21
    Bazı ilimlerin Kur’anla irtibatı öyle bir şekildedir ki onlar olmaksızın Kur’an ayetlerini tefsir ve tahlil etmek imkansızdır. Sarf ilmi, nahiv ilmi, meani, beyan lügat vb. ilimler gibi. Dolayısıyla müfessir olan bir kimse Kur’anın daha iyi anlaşılması için etkili olan ilimlerde uzman olmalıdır. Kur’anı kerimde “am-has, mutlak-mukayet, nasih-mensuh” ...
  • Ye’cüc ve Me’cüc kavmi kimlerdi? Onların akıbeti ne oldu? Zülkarneyn’in onlar karşısında yaptıkları neydi?
    9366 Tefsir 2010/11/27
    Bu husustaki Kur’an ayetleri ve Tevrat’taki konular bütününden ve de tarihi verilerden anlaşıldığı kadarıyla bu topluluk Kuzey Asya bölgesinde yaşamakta olup güney ve batıya vahşi saldırılarıyla facia yaratmıştır. Zülkarneyn setinin kapatılmasıyla onların saldırıları büyük bir müddet sona ermiştir, ama ahir-i zamanda yeniden döneceklerdir. Bazıları vuku bulan ...
  • 1- Bir Sünni erkeği nasıl şia mektebiyle tanıştırabiliriz? 2- Şia bir kız Sünni bir gençle evlenebilir mi?
    18810 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/02/28
    Hem şia hem sünni müslümandırlar. İnanç, şer’i hükümler ve diğer konularda ortak yönleri çok fazladır. Elbette inkâr edilmeyecek bir takım faklı inanç ve görüşlere de sahiptirler. Ancak bu farklı görüşler, aralarında ihtilaf ve düşmanlığa yol açmamalı ve İslami kardeşlik temeline halel getirmemelidir.Bunun yanı ...
  • Erkeğin küpe takması caiz midir?
    24881 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2007/11/05
    Erkeklerin ziynet eşyalarından kullanmadaki İslam’ın kural ve ölçüsü iki şeyden ibarettir:1. Ziynet eşyasının altından yapılmamış olması. Çünkü altın takmak süs olsun veya olmasın erkeklere haramdır.2. Kadınlara mahsus olan ziynetlerden olmaması.Buna göre eğer bir bölge veya şehirde küpe kadınlara özgü bir ziynet sayılmazsa altından yapılmadığı takdirde ...
  • Naiplikle yapılan ibadetler, ibadetleri satın almak gibi değil midir?
    5887 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Kanun eksenli her toplumda ve her kanun koyucunun görüşünde asıl kanunların uzantısında bir takım kanunların bulunması kesin bir husustur. Asıl kanunlardan sonraki merhalede yer alan kanunlar, kanundan kötü yararlanmanın caiz oluşu manasına gelmez. Namaz, oruç ve hac gibi yükümlülükleri her şahsın kendi hayatı döneminde ve yaşarken yapması ...
  • Acaba bebek giysi takımı almak için yatırım yapılan paraya ve hakeza! Yatırım için satın alınmış olan arsa ve apartmana humus düşer mi?
    5528 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Tüm taklidi mercilerin fetvasına göre eğer içinde oturacak eviniz varsa, arsa ve apartmanı da kendi maaşınızdan ve kendi işinizden kazandığınız parayla, sermaye etmek ve onun karından yararlanmak için satın almışsanız ona humus taalluk eder. Ama eğer içinde oturacak eviniz yok ve variyetinizin azlığı nedeniyle arsa ve apartmanı ...
  • Muta hakkında rivayet edilen bütün rivayetler güvenilir midir?
    10412 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/19
    Kuranı kerimde geçici evliliğin caiz oluşu ilan edilmiş olan islami sünnetlerdendir. Bu sünneti hasene, Peygamber Efendimiz (s.a.a) zamanında ve birinci halifenin halifelik süresinde ve ikinci halifenin döneminin belirli bir kesiminde de İslam toplumu içinde uygulanılıyor. Bu durum ...

En Çok Okunanlar