Gelişmiş Arama
Ziyaret
6822
Güncellenme Tarihi: 2012/05/19
Soru Özeti
Ben bir hanım ile bir müddet ilişki kurduktan sonra aileler yoluyla nişanlandım. Ama anlaşmama gibi nedenlerle ayrılma niyetindeyim. Burada insan hakları açısından sorumlu olur muyum?
Soru
Ben yaklaşık üç yıldır evlilik niyetiyle benim ile inançsal açıdan nispeten uyuşan bir hanım ile meşru bir ilişki içindeyim. Şimdi resmi olarak ve aileler aracılığıyla nişanlıyız ve arada güçlü bir bağlılık var. Ama görünüş, aile ve tahsil farklılığı gibi nedenlerden ötürü evlilikten vazgeçmeyi istiyorum. Onun ruhsal açıdan şiddetli bir darbe alması muhtemeldir, ama söylem olarak kendisi ayrılığa razı bulunmaktadır. Hiçbir resmi sözleşme bulunmaması ve sadece ahlaki bir sözleşme bulunmasına binaen, böyle bir durumda şer’i olarak ben bir harama bulaşmış ve Allah katında insan hakları açısından sorumlu olacak mıyım?
Kısa Cevap

Eğer hayat ortağınızı seçme yolunun başında olsaydınız, kesinlikle bizim ortak yaşamın sürekliliği bağlamında bir takım önemli konuları göz önünde bulundurmanıza dair tavsiyelerimiz olacaktı. Ama siz üç yıldır bu hanım ile ilişki içindesiniz ve kendisini iyice tanımaktasınız. Kendi deyiminizle inançsal olarak birbirinizle uyuşuyor ve nişanlanmış bulunuyorsunuz. Belirttiğiniz hususlar nedeniyle onu terk etmeniz ve nişanı bozmanız, belki delikanlılıktan uzak bir davranış olacaktır. Bazı muhterem taklit mercilerin fetvalarında da belirtildiği üzere her ne kadar siz bir günah işlemiş olmayacaksınız, ama nişanlınız iman açısından salih bir şahıs olması nedeniyle onunla evlenmek için girişimde bulunmanız daha iyidir.

Büyük taklit mercilerin bürosundan soru hakkında alınan cevaplar şunlardır:

Hz Ayetullah uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:

Sizin için herhangi bir sorumluluk yoktur.

Hz Ayetullah uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:

Eğer imanlı ve salih bir kız ise evlilik girişiminde bulunun ve onu terk etmeyin.

Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin (ömrü uzun olsun) yanıtı şudur:

1. Eğer daimi evlilik nikâhı kıyılmışsa, ayrılmak için boşanmak gerekir. Eğer geçici evlilik nikâhı kıyılmışsa, nikâh vaktinin sona ermesi veya kalan zamanın erkek tarafından bağışlanmasıyla, nikâh son bulur ve boşanmaya gerek kalmaz. Eğer bir nikâh kıyılmamışsa, ilişkinin bitmesi dışında herhangi bir sona erme de düşünülemez.

2. Eğer erkek boşanırsa veya geçici nikâhın kalan vaktini bağışlarsa, bir günaha bulaşmış olmaz. Elbette “boşanmak” en nefret edilen ilahi helaldir.

3. Her ne kadar şer’i olarak farz olmasa da ahlaki düzeyde başkalarının haklarına riayet etmek, bireysel hayatta müspet eserler meydana getirebilir. Hayatın tüm devrelerinde size başarılar diliyorum.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar