Gelişmiş Arama
Ziyaret
8691
Güncellenme Tarihi: 2010/12/28
Soru Özeti
Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
Soru
Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
Kısa Cevap

Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.

2-Bu yazıda Ehl-i kitabın kendi inançları hakkında yazdıkları kitaplardan faydalanmaya özen gösterilmiştir. Gerçi bize göre bütün peygamberler bir olan Allah tarafından gönderilmiş ve aynı dini tebliğ etmişlerdir. Eğer ihtilaf varsa ayrıntıdadır. Yoksa tevhid ve mead gibi dinin hakikatında ihtilaf yoktur. Şu andaki ihtilaf, bazı dinlerin uğradıkları tahriflerden dolayıdır.

3-Ehl-i kitabın, cismani mead inancını ne olduğunu öğrenmek için üç dinin, yani Zerdüşt, Yahudi ve Hıristiyanlığın görüşlerini tek tek inceleyeceğiz.

a) Zerdüştlerin cismani mead hakkındaki inançları:

Zerdüşt’ün kendisine ait olan Gatalar kitabında cismani mead inancını çıkarabileceğimiz öğretiler mevcuttur. Örneğin, insan öldükten sonra Cinvad köprüsünden (günahkarların geçemeyeceği köprü) geçeceği; iyilerin akıbetinin cennet, kötülerin de cehennem olacağı yazılıdır.

Zerdüştlü çağdaş bir yazar, ölümden sonra ruhun ebediliği, insanın baki kalması, cennet ve cehennemde iyiliklere mükafat, kötülüklere ceza verilmesi ve kıyamete inanmayı Zerdüşt dinin temelleri olduğunu söylemektedir.

b) Yahudilerin cismani mead hakkındaki inançları:

Yahudilere göre kıyamete inanmak dinin temeli ve imanın bir parçasıdır. Onu inkar etmek büyük günahtır. Ancak meadın cismani veya ruhani olması hakkında söyledikleri sözlerinden Yahudilerin cismani meada inanmadıkları anlaşılmaktadır. Onlar diyorlar ki: Mead önce cismani olacaktır, ama 12 ay sonra cisim yokolacak ve ruh baki kalacaktır.

c) Hıristiyanların cismani mead hakkındaki inançları:

İncillerden anlaşıldığı kadarıyla Hıristiyanlarda meada inanmaktalar; kullandıkları ifadeler cismani meadla uyuşmaktadır.

Ayrıntılı Cevap

Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan ayrıca bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın din kitaplarına dayanarak mead inancı hakkında bizim anladıklarımızdır.

2-Bu yazıda Ehl-i kitabın kendi inançları hakkında yazdıkları kitaplardan faydalanmaya özen gösterilmiştir. Gerçi bize göre bütün peygamberler bir olan Allah tarafından gönderilmiş ve aynı dini tebliğ etmişlerdir. Eğer ihtilafta varsa ayrıntıdadır. Yoksa tevhid ve mead gibi dinin hakikatı olan konularda ihtilaf yoktur. Şu andaki ihtilaf, bazı dinlerin müptela oldukları tahriflerden dolayıdır.

3-Ehl-i kitabın meadın cismani hakkındaki inancını öğrenmek için üç dinin, yani Zerdüşt, Yahudi ve Hıristiyanlığın görüşlerini tek tek inceleyeceğiz.

a) Zerdüştlerin cismani mead hakkındaki inançları

Zerdüşt’ün kendisine ait olan Gatalar kitabında, Avesta’nın bazı bölümlerinden farklı olan öğretiler mevcuttur. ‘Eski veya İlk Zertüşt Dini’ denilen bu öğretilerin temellerinden biri şudur:[1] ‘İnsan öldükten sonra günahkarların geçemeyeceği Cinvad (Ayırma) köprüsünden geçecektir; iyilerin akıbeti cennet, kötülerin de akıbeti cehennem olacaktır.’[2] Zerdüştlü çağdaş bir yazar, ölümden sonra ruhun ebediliği, insanın bakiliği, cennet ve cehennemde iyiliklere mükafat, kötülüklere ceza verilmesi ve kıyamete inanmayı Zerdüşt dinin temelleri olduğunu söylemektedir.

Kısacası ‘Cinvad köprüsünden geçmek’ ifadesinden belkide Zerdüşt’ün cismani meada inandığı söylenebilir.

b)Yahudilerin cismani mead hakkındaki inançları

Yahudilerin cismani mead inançlarını bilmek için birkaç noktanın incelenmesi gerekir:

1-Yahudi fırkalarının mead meselesindeki ihtilafları

Bazı kaynaklarda şöyle yazılıdır: Sadukiler fırkası Tevrat’ın yalnızca ilk beş kitabını kabul ediyor ve neticede meadı (galiba Eski Ahit’in diğer bölümlerinde gelmiştir) kabul etmiyorlar. Şomroniler veya Samireliler’de ölülerin kıyametini inkar ediyor ve Tevratta kıyametin olacağına dair bir delil olmadığını söylüyorlardı.[3] Oysa Farisiler Eski Ahit’in bütün kitaplarını kabul ettiklerinden meada inanıyorlardı.[4]

Hatırlatmak gerekir ki, Saduki ve Samiri fırkalarının günümüzde taraftarı yoktur.

2-Günümüzdeki Yahudilerin Mead Görüşleri

Kimileri bugünkü Tevrat’ta meaddan açıkca bahsedilmediğini, bazı Yahudi alimlerin meadı Tevrat’tan ispat etmek için dayandıkları şeylere ‘Onlar bu hususta asla açık delil değillerdir.’[5] şeklinde cevap verselerde ve kimileri de: ‘Tevratın kıyamete delil olmayan hiç bir bölümü yoktur, ama bizim onu bu manaya tefsir etme yetkimiz yoktur.[6] demelerine rağmen Yahudilerin dini kaynakları Tevrat’la sınırlı olmadığı için, diğer kaynakları göz önüne aldığımızda kıyamet inancının dinin temellerinden ve imanın bir parçası olduğuna inandıkları ve onu inkar etmenin büyük günah saydıkları söylenebilir. Kim kıyamete inanmazsa ve onu inkar ederse kıyametten payını alamayacaktır.[7]

Yahudi alimler, kıyamete inanmayı dualarının birinde (18 bereket) getirmişlerdir. Bu dualar onların günlük namazlarının önemli bir bölümüdür. O dua şudur: ‘Sen ebede kadar varlığın cabbarısın. Ey Allah! Sen ölüleri diriltensin... Ey Sultan! Ölüm ve yaşam senin elindedir... Ve sen ölüleri dirilten eminsin. Yücesin sen ey Allah ki, ölüleri diriltirsin.’[8]

Yahudilere Göre Cismani ve Ruhani Mead

Yahudilerin cismani ve ruhani mead görüşleri hakkında denilebilir ki, onların sözlerinin bütününden anlaşılan Yahudilerin cismani meada inanmadıklarıdır. Çünkü Yahudilerin dini kaynaklarına göre ruh ve bedenin her ikisine birlikte ilahi mahkemede hüküm verilecektir. Ama Allah bedeni bırakıp ruhu cezalandıracaktır. Ruh itiraz edince Allah diyecek ki: Beden dünyada varolmuştur ve varlıklar orada hata yaparlar. Ama sen yüce alemin ehlisin ve orada kimse günaha düşmez. Bu yüzden ben bedeni bırakıp seni cezalandırıyorum.’[9]

Yahudiler, öldükten sonra 12 aya kadar bedenin kaldığına ve ruhun yukarı, aşağı gidip geldiğine inanırlar. 12 aydan sonra beden yokolur, ruh yukarı çıkar ve bir daha da geri gelmez.[10]  

c) Hıristiyanların cismani mead hakkındaki inançları

Hıristiyanların inancını birkaç yoldan öğrenebiliriz:

1- Genel olarak Tevrat’ta gelen şeylere Hıristiyanlarda inanmaktadırlar. Çünkü Kitab-ı Mukaddes’te Hz. İsa’nın (a.s) şöyle buyurduğu aktarılır: ‘Zannetmeyinki, ben Tevrat’ı ve geçmiş peygamberlerin kitaplarını batıl etmeye geldim. Batıl etmeye gelmedim, onları tamamlamaya geldim.’[11]

Bu ve benzeri cümlelerden Hz. İsa’nın Eski Ahit’in itikat ve amelini kabul edip onayladığı anlaşılmaktadır. O, bir olan Allah’a tapınmaya önem veriyor ve mead hakkında konuşuyor.[12]

Ancak bu yol: 1) Günümüzdeki Tevratın Hz. İsa’nın (a.s) zamanındaki Tevrat olduğu ispat edilirse bir dayanak olabilir. 2) Yukarıda da belirtildiği gibi Tevrat’taki mead inancı şüphelidir. 3) Bu iki şıkkı görmezden gelsekte neticede Hıristiyanların ruhani meada inandıkları söylenebilir.

2- İncilde Gelen Bazı Özel Durumlar

a) Kıyamete inanmayan Sadukiler, Hz. İsa’dan dünyada yedi kardeşle (kardeşler birbirlerinin ardından öldükten sonra) evlenen kadının kıyametteki durumunu sorduklarında şöyle buyurdu: ‘Sapmadınız değil mi?... Zira ölüler dirildikten sonra ne nikah ederler ve ne de nikahlanırlar...’[13]

b) Kötü kimseler kendisine başına üşüştüklerinde buyurdu ki: ‘...Güneyin kraliçesi halka hüküm vereceği gün bu fırka kalkıp onlara hüküm verecektir...’[14]

c) Kahvaltı veya akşam yemeği vereceğin zaman zengin arkadaş, kardeş veya komşularını çağırma. Yoksa onlarda seni çağırır ve sana karşılığı verilir. Ziyafet vereceğin zaman fakirleri, topalları, kötürümleri ve körleri davet et ki kutlu olasın, zira sana karşılık verme imkanları yoktur; kıyamette sana karşılık verilecektir.[15]

Kıyametten ve Allah’ın o gün vereceği hükümden bahseden bu sözlerde açıkca mead inancı görülmektedir.

Zikredilen delil ve senetlerden, meadın ilahi dinlerin ve kitap ehlinin kesin inançlarından olduğu neticesine ulaşmaktayız; ifadeler cismani meadla uyuşmaktadır. Ancak sadece Yahudiler meadın başlangıçta cismani olduğuna, ama 12 ay sonra bedenin yokolduğuna ve ruhun baki kaldığına inanmaktalar.

Daha fazla bilgi için dipnotta gelen kaynaklara bakınız.[16]


[1] -Bu öğretiler, altı asıl maddede gelmiştir. Bu nokta altıncı maddededir.

[2] -Edyan-ı Asyayi, s.42-43, Abdurrahim Süleymani Erdistani’nin ‘Seyri Der Edyan-ı Zende-i Cihan (Gayr-ul İslam)’, s.112’den alıntı yapılmıştır.

[3] -Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud.

[4] -Tarih-i Yehud, c.2, s.53-66, Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e. s.186’dan alıntı yapılmıştır.

[5] -Gencine-i Ez Telmud, s.363, (Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e. s.186’dan alınmıştır).

[6] -Sıfr-i Devarim, 306, s.131, a, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud’dan alımıştır).

[7] -Senhedrin 95, a, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud’dan alımıştır).

[8] -Meşina Ber Uhuvvet, 5:9 (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud s.16’dan alımıştır).

[9] -Vikroriya, 4:5 (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud, s.21’den alımıştır).

[10] -Şebat, 153, b, (Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, Cevad Kasımi Kummi, Fercam Şinasi-i Yehud Be Rivayet-i Telmud, s.21’den alımıştır).

[11] -Metta İncili, 5:17

[12] -Metta İncili, 22. Bab (Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e.  s.201’den alınmıştır).

[13] -Kitab-ı Mukaddes, s.1155 ve 1119, Metta İncili, 22-23, Markos İncili, 12-25

[14] -Kitab-ı Mukaddes, s.1189, Luka İncili, 11-31.

[15] -Kitab-ı Mukaddes, s.1195, Luka İncili, 14-14.

[16]- 1)Kitab-ı Mukaddes, (Eski Farsça çevirisi: Ahd-i Atik, Ahd-i Cedid, İbrani, Arami ve Yunanca orjinallerinden çevrilmiştir).

2) Heft İglim-i Edyan ve Mezahib, İlmi-Danişcui neşriyesi, 2. Sayı, Yaz: 1386 h.ş.

3) Abdurrahim Süleymani Erdistani, a.g.e.  Ayet-i Aşk yayınları, 1. Baskı, Kış sayısı, h.ş.1383.

4) Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i Nümune, Dar-ul Kütüb-ül İslamiyye, 11. Baskı, 1373 h.ş.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar