Gelişmiş Arama
Ziyaret
81875
Güncellenme Tarihi: 2010/04/03
Soru Özeti
Şia neden ezanda “Eşhedu Enne Aliyen Veliyullah” cümlesinin söylenmesi gerektiğini ileri sürer?
Soru
Şia neden ezan ve ölünün telkininde “Eşhedu Enne Aliyen Veliyullah” cümlesinin söylenmesi gerektiğini ileri sürer? Kaynak: Furu’ul Kafi, c. 3, s. 82.
Kısa Cevap

“Veli” kelimesi değişik anlamlarda kullanılmıştır ve onların en önemlileri aşağıdaki anlamlardır:

A. Liderlik anlamında.

B. Dostluk manasında.

C. Yardımcı manasında.

Her ne kadar bu üç mananın her biri de Hz Ali (a.s) hakkında doğru olsa da bu hususta nakledilmiş rivayetlere binaen ezandaki bu cümleden maksat birinci anlamdır; yani Ali (a.s) veli ve liderdir. O, tasarrufta bulunmaya en liyakatli kişidir. Bu velayet Allah tarafından kendisine verilmiştir. Tıpkı “Muhammed (s.a.a) Allah’ın resulüdür” diye belirtildiğinde bu elçiliğin Allah tarafından verilmiş olması gibi. Ali (a.s) “veliyullah” cümlesi ezanın bir cüz’ü müdür yoksa değil midir? Bu konuda şöyle söylemek gerekir: Ehlibeyt rivayetleri ve Şia fakihlerinin fetvası esasınca ezanın on sekiz cümlesi vardır ve “Eşhedu Enne Aliyen Veliyullah” cümlesi ezanın bir cüz’ü değildir ve bu cümleyi ezanın bir cüz’ü olarak söylememek gerekir.   

Ayrıntılı Cevap

Tam bir cevap vermek için soruyu üç bölüme ayırıyor ve belirli bir düzen içerisinde cevaplandırıyoruz:

1. Esasen “Ali veliyullah” cümlesini söylemek doğru mudur, yoksa bu söz yanlış ve geçersiz midir?

2. Doğru olduğunu varsayarsak bu cümle ezanın bir cüz’ü müdür değil midir?

3. Eğer ezanın bir cüz’ü değilse ezan kasti gütmeksizin onu ezanda söylemenin bir sakıncası var mıdır?

Sorunun birinci kısmını cevaplamak için veli kelimesinin mana ve mefhumuna değinmemiz gerekmektedir.

Veli’nin Mefhumu

“Veli” kelimesi değişik manalarda kullanılmıştır ve onun en önemlilerine işaret ediyoruz:

A. Liderlik Ve İşleri Üstlenmek Manası: Kur’an’ın değişik ayetlerinde veli kelimesi bu manada kullanılmıştır. “Allah gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a kurulandır. Sizin için O’ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”[1] Bu ayet bunun için bir örnektir.

B. Dost Manası[2]: Kur’an’da veli kelimesi bu manada da kullanılmıştır: “İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”[3] Bu ayet buna bir örnektir.

C. Yardımcı ve Yaver Manası[4]: Kur’an şöyle buyuruyor: “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”[5]

Belirtilen manalar bağlamında ikinci ve üçüncü (dost ve yardımcı) manasıyla müminler için veliyullah kavramının kullanılması hiçbir sakınca taşımaz. Ehlisünnet ve Şii hadislerinde de bu anlam dile getirilmiştir.[6]

Lakin birinci mana hususunda rivayetlerde Ali’nin (a.s) veli ve lider olduğu ve tasarruf etmede en layık kişi sayıldığının belirtildiğini söylemek gerekir. Nitekim yüce İslam Peygamberi de (s.a.a) böyleydi. Elbette Ali’nin veliyullah olması, onun Allah tarafından velayet makamı ve ümmetin liderliğine atandığı manasını taşır. Tıpkı Muhammed (s.a.a) Allah’ın elçisidir dendiğinde Muhammed’in (s.a.a) Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunun kastedilmesi gibi.

“Ali veliyullah” cümlesi ezanın bir cüz’ü müdür değil midir? Ehlibeyt rivayetleri esasınca ezanın on sekiz cümlesi vardır. Bu cümleler şunlardan ibarettir:

Allah-u Ekber

Allah-u Ekber

Allah-u Ekber

Allah-u Ekber

Eşhedu en lâ ilâhe illallah

Eşhedu en lâ ilâhe illallah

Eşhedu enne Muhammeden Resulullah

Eşhedu enne Muhammeden Resulullah

Hayya ale’s salâh

Hayya ale’s salâh

Hayya ale’l felâh

Hayya ale’l felâh

Hayya ale hayri’l amel

Hayya ale hayri’l amel

Allah-u Ekber

Allah-u Ekber

La ilâhe illâllah

La ilâhe illâllah[7]

O halde “Eşhedu enne Aliyyen veliyyullah” cümlesi yani üçüncü şehadet ezanın cüz’ü değildir. Şii fakihler de bu tür rivayetler esasınca bu cümlenin ezanın bir cüz’ü olmadığına fetva vermiştir. İmam Humeyni bu hususta şöyle demektedir: Ezanın on sekiz cümlesi vardır: Dört defa Allah-u Ekber denir ve her biri ikişer defa olmak üzere Eşhedu en lâ ilâhe illallah, Eşhedu enne Muhammeden Resulullah, Hayya ale’s salâh, Hayya ale’l felâh, Hayya ale hayri’l amel, Allah-u Ekber, La ilâhe illâllah” söylenmelidir. Sonra şöyle der: “Eşhedu enne Aliyyen veliyyullah” cümlesi ezan ve ikamenin bir cüzü değildir.[8]

“Eşhedu enne Aliyyen veliyyullah” cümlesini söylemek ezanı bozar mı, bozmaz mı? Çok açık olduğu üzere üçüncü şehadeti ezanın bir cüzü kastiyle söylemek sakınca taşır. Bazıları da ezan ve ikame cümlelerinin benzeri olmayacak şekilde söylenmesi durumunda sakınca taşımayacağını belirtmişlerdir.[9] Burada akla en son gelebilecek olan şüphe bunu söylemenin bidat olabileceğidir. Bidatin manasında şu noktayı göz önünde bulundurmalıyız: Bidat, dinden olmayan bir şeyi dine sokmaktır.[10] Eğer bir kimse bu cümleyi ezanın bir cüzü bilir ve ezanda söylerse bu bidat ve haramdır. Lakin hiçbir Şii fakihinin bunu ezanın bir cüzü bilmez ve söylenmesi durumunda imkân dâhilinde ezan ve ikame cümlelerine benzemeyecek şekilde söyler. Dolayısıyla bunu söylemek bidat sayılmaz ve bir sakınca taşımaz. Artı hadis metinlerinde Hz. Peygamberin (s.a.a) risaletine şehadet getirme esnasında Hz. Ali’nin (a.s) velayetine de şehadet getirmeyi vurgulayan rivayetlere rastlamaktayız. Her halükarda Şii fakihlerinin üçüncü şehadeti ezanın bir cüzü sayma kasti gütmeksizin söylemeyi caiz bilmelerinin nedeni bazı rivayetlerin mutlak bir şekilde şöyle demeleridir: Her ne zaman tevhit ve risalete şehadet ederseniz, Ali b. Ebu Talip’in (a.s) velayetine de şehadet ediniz. Bu rivayetler mukayyet olmayıp mutlak olduğundan ezanı da kapsar. Bu husus hem ezan ve ikamede ve hem de ezan ve ikamenin dışında geçerlidir. O halde her ne zaman tevhit ve Hz. Peygamberin (s.a.a) risaletine şehadet edilse Hz. Ali’nin (a.s) velayetine de şehadet edilir. Bu, söz konusu cümlenin ezanın bir cüzü olduğu manasına gelmez. Aynı şekilde ezanda üçüncü şehadeti söylemeyi onaylayan özel rivayetler de mevcuttur.[11] Bundan dolayı ezan ve ölünün telkininde “Ali veliyullah” cümlesini Ali’nin (a.s) makam ve yerini göz önünde bulundurarak[12] söylemek yakınlaşma veya teberrük niyetiyle (bir cüz sayılmadan) söylenecek olursa sakınca taşımaz. Birçok Ehlisünnet âliminin “Esselatu Hayru’n Mine’n Nevm” cümlesinin ezandan olmadığını ve bunun ikinci halifenin icatlarından olduğunu belirttiklerini hatırlatmak gerekir. Malik’ten nakledildiği üzere müezzin sabah namazına kaldırmak için Ömer b. Hattab’ın yanına gelir ve Ömer’in uykuda olduğunu görünce şöyle der: Esselatu Hayru’n Mine’n Nevm (namaz uykudan daha hayırlıdır). Ömer de ona bu cümleyi ezana yerleştirmesi emrini verir.[13] Soru şudur: Sabah ezanında bu cümlenin tekrar edilmesine dair Ehlisünnetin ne gibi bir delili vardır?! Bu fiil, birçok rivayetin onayladığı Şia’nın fiiliyle mukayese edilebilir mi?!

 


[1] Secde Suresi, 4. ayet.

[2] Teberi Kiya Herasi, Ebu’l Hasan Ali bin Muhammed, Ahkamu’l Kur’an (El-Kiya Herasi), c. 3, s. 83, Naşir: Daru’l Kutubu’l İlmiye, Beyrut, 1405 h.k.

[3] Fussilet Suresi, 34. ayet.

[4] İbni Menzur, Muhammed bin Mukrim, Lisau’l Arab, c. 15, s. 407, Naşir: Dar-ı Sadr, Beyrut, çapı sevvum, 1414 h.k.

[5] Tövbe Suresi, 71. ayet.

[6] İbni Ebi Hatem, Abdu’r Rahman bin Muhammed, Tefsiri’l Kur’an-i’l Azim (İbni ebi Hatem), c. 2, s. 675, Naşir: Mektebeti Nizarı Mustafa El- Baz, çapı sevvum, 1419 h.k.

[7] Saduk, Men la Yehzeruhu’l Fakih, İntişaratı camiayı Muderrisin, Kum, 1413 h.k.

[8] Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 519, m. 918.

[9] a.g.e.

[10] Ragıbı İsfahani, Hüseyin bin Muhammed, El- Müfredat fi Garibi’l Kur’an, s. 111, Naşir: Daru’l İlm Eddaru’ş Şamiye, çapı evvel, 1412 h.k.

[11] Bu konu hakkında şu adrese müracaat edebilirsiniz: شهادت ثالثه در اذان، اقامه و نماز.

[12] Bu mevzu hakkında bilgi edinmek için bu sitede mevcut olan 1162 sayılı “İmam Ali’nin İmametinin İspatı” ve 1817 sayılı “Kur’an Ve İmam Ali’nin İmameti” konularına müracaat edebilirsiniz.

[13] Malik, Muvatta, c. 1, s. 210, Mevguu’l İslam, http://www.al-islam.com.

 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar