Gelişmiş Arama
Ziyaret
7898
Güncellenme Tarihi: 2010/08/12
Soru Özeti
Mehdiliği tehdit eden şeyler nelerdir?
Soru
Zuhur çağı olan günümüz ve gelecekte Mehdiliği tehdit eden şeyler nelerdir? Lütfen soruya kaynak bildirerek cevap verin.
Kısa Cevap

Mehdiliği tehdit eden hususlar çoktur. Biz burada sadece üç önemli şeye işaret edeceğiz:

1. Eğer en üstün kanunlar ehil olmayan uygulayıcıları eline düşerse veya eğer en pahalı şeyler ehil olmayan insanların elinde bulunursa, ne kanundan ve ne de belirtilen değerli şeyden bir sonuç alınamaz. Mehdilik de bu kaide ve kuraldan müstesna değildir. Yalancı iddia sahipleri, değerli mehdilik cevherine dayanarak kendi alçak iddialarıyla onu zedeleyen, tehdit eden, aynı şekilde Şia’nın düşmanları ve Vahabilik için bahane karar kılan bozguncu ve sahtekâr bireylerdir.

2. Cahillik: Her zaman hakikati tehdit eden unsurlardan biri cahillik ve dostların zarara vesile olan bilinçsizliğidir. Bugün intizar adı altında mehdilik düşüncesine zarar veren bilgisiz ve cahil dostların tehlikesini açıkça gözlemlemekteyiz. Bu kimseler intizar sloganıyla zulüm ve sitem karşısında susmuş ve düşmanın işini kolaylaştırmışlardır. Aynı şekilde bu şahıslar belirli periyotlarla görünüşte zuhurun göstergesi olan birkaç alameti görmeyle zuhuru bekleyenlere tarih tayin etmekte ve zuhurun çok yakın olduğunu müjdelemekteler. Bu gibi vakit belirlemeler hadislerimizde yadsınmakla birlikte, Hz. Mehdi’nin (a.c.f) gerçek bekleyicilerinin soğumasına ve ümitsizliğine neden olmaktadır.

3. Dünyaya tapmak: Kuşkusuz gerçekten de âşık olan kimse sevgilisine yabancı kalmaz, artı kendini sevgilisine uyarlar ve onun rengine bürünür. Bu yüzden ıslah ediciyi bekleyen kimse salih olmalıdır denmiştir.

“İntizar” genellikle mevcut durumdan rahatsız olan ve daha iyi bir durum yaratmak için çabalayan kimsenin haline denir. Örneğin iyileşmeyi bekleyen bir hasta veya evladının yolculuktan dönmesini bekleyen bir baba hastalık ve evlat ayrılığından rahatsız olur ve daha iyi bir durum için çabalar.

Ayrıntılı Cevap

Kapsamlı bir cevaba ulaşmak için mehdilik hakkında bir tanımlama yapmamız lazımdır. Ardından potansiyel olarak mehdiliği tehdit eden olumsuzluklar ve afetleri inceleyeceğiz. Mehdilik, on ikinci imam sıfatıyla maslahat ve ilahi emir uyarınca şimdilik gayb perdesi arkasında yer alan ve bir gün dünya zulüm ve sitem ile dolduktan sonra ortaya çıkacak ve dünyaya adaleti hâkim kılacak Hz. Mehdi’nin (a.c.f) varlığına inanmaktır. Hz. Mehdi’nin (a.c.f) taraftarları böyle bir günü beklemektedirler. Ravi, İmam Rıza’dan (a.s) fereci bekleme hakkında sordum diye belirtir. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: Ferec açılımlardan biridir ve sabretmek ve fereci beklemek ne güzeldir.[1]  Evrendeki her fenomeni bozacak bir afet mevcuttur.[2] O halde her fenomeni afetten ve netice itibari ile yara almak ve yok olmaktan korumak için ilkönce ilgili afetlerin tanınması ve ardından da onların giderilip yok edilmesi doğrultusunda çalışılması gerekir. Mehdiliği tehdit eden hususlar olarak sayılan şeyler, her fenomenin yaralanmasına neden olabilecek afetlerdir. Bu hususlar çoktur ve biz sadece özet olarak bunlardan üç önemli hususa işaret ediyoruz:

1. Bir rivayette İmam Ali (a.s) şöyle buyurur: Her şeyin bir afeti vardır ve iyiliğin afeti kötülük ile birlikte olmaktır.[3] Eğer en üstün kanunları liyakatli olmayan uygulayıcıların eline bırakırlarsa veya en pahalı eşyalar ehil olmayan insanların elinde bulunursa ne ilgili kanunlar ve ne de değerli eşyalardan bir netice alınamaz. Mehdilik de bu kaide ve kuraldan müstesna değildir. Yalancı iddia sahipleri, değerli mehdilik cevherine dayanarak onu kendi alçak iddialarıyla yaralayan, tehdit eden, Şiilerin düşmanları ve Vahabilik için bir bahane haline getiren bozguncu ve düzenbaz bireylerdir. Elbette bu iddiaların kendisi bu inancın gerçek oluşuna delil teşkil eder; çünkü sahte üretim her zaman gerçeği taklit eder. Örneğin hiçbir zaman yedi bin tümenlik bir banknot basılmamıştır. Mehdilik de gerçekte olmasaydı iddiası yapılmazdı.

2. Cahillik: Hakikatleri her zaman tehdit eden unsurlardan biri cahillik ve dostların zarara yol açan bilgisizliğidir. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: “İki grup benim belimi kılmıştır. Bunlar kuralsız âlimler ve bilgisiz ibadet edenlerdir; birinci grup edepsizlik ederek ve gizemleri açıklayarak halkın inançlarına darbe vuranlar ve ikinci grup ise ahmakça ibadetleri ile halkı kandıranlardır.”[4] Bugün intizar adıyla mehdilik düşüncesine zarar veren bilinçsiz ve cahil dostların tehlikesini açıkça gözlemlemekteyiz. Bunlar intizar adıyla zulüm ve sitem karşısında susmakta ve düşmanın işini kolaylaştırmaktalar yahut belirli periyotlarla zahirde zuhurun göstergesi olan birkaç alameti görmeyle tarih vererek Hz. Mehdi’nin (a.c.f) yakın zamanda zuhur edeceğini müjdelemekteler. Bu gibi vakit belirlemeler hadislerimizde yerilmiştir, artı bu Hz. Mehdi’nin (a.c.f) gerçek bekleyenlerinin soğumasına ve ümitsizliğine yol açmaktadır. Fuzeyl b. Yesar İmam Bakır’a (a.s) bu işin (İmam Mehdi’nin (a.c.f) zuhuru) bir vakti var mıdır diye sorduğunu belirtir. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurur: “Bunun vaktini belirleyenler yalan atmaktalar, tekrar ediyorum bunun vaktini belirleyenler yalan atmaktalar. Musa (a.s) rabbinin çağrısıyla dışarıya çıktığında kendi kavmine otuz gün vakit verdi ve Allah bu otuz güne on gün eklemesi nedeniyle kavmi, Musa (a.s) bize verdiği sözü tutmadı ve böylece onlar bilinen şeyleri yaptı.”[5]

3. Dünya Tapmak: Kuşkusuz gerçek anlamda âşık olan kimse sevgilisine yabancı kalmaz ve kendisini sevgilisine uyarlar ve onun rengine bürünür.[6] Bu yüzden ıslah ediciyi bekleyenin salih olması gerekir diye söylemişlerdir. 

“İntizar” genellikle mevcut durumdan rahatsız olan ve daha iyi bir durum için çabalayan kimsenin haline denir. Örneğin iyileşmeyi bekleyen bir hasta veya evladının yolculuktan dönmesini bekleyen bir baba hastalık ve evlat ayrılığından rahatsız olur ve daha iyi bir durum yaratmak için çabalar. Aynı şekilde piyasanın bozuk ortamından rahatsız olan ve ekonomik krizin dinmesini bekleyen bir iş adamı iki halden birini taşır: ya mevcut duruma yabancı kalır veya daha iyi bir vaziyet yaratmak için çabalar. Bundan dolayı Hz. Mehdi’nin (a.c.f) hak ve adalet hâkimiyetini bekleme ve evrensel ıslah edicinin kıyam etmesi meselesi, gerçekte iki unsurdan oluşur: Reddetme unsuru ve ispat unsuru. Reddetme unsuru mevcut duruma yabancılaşmayı ve ispat unsuru ise daha iyi bir durum istemeyi temsil eder. Eğer bu iki husus insan ruhunda köklü bir şekilde yer edinirse iki türlü etkili amele kaynaklık teşkil eder. Bu iki türlü amel şunlardan ibarettir: Zulüm ve bozgunculuk etkenleri ile her türlü işbirliği ve koordinasyonu terk etmek ve buna ek olarak onlar ile mücadele etmek. İkincisi, belirtilen evrensel ve halka dayalı üniter devletin şekillenmesi için cismi ve ruhi olarak ve aynı şekilde maddi ve manevi bakımdan insanın kendisini yetiştirmesi ve kendisini hazırlaması gerekir. Bu iki hususun da yapıcı ve hareketlendirici, bilinçlendirici ve uyandırıcı birer etken olduğuna dikkat etmemiz iyi olacaktır.[7]Bu hususta daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki başlıklara müracaat ediniz:

Zuhurun Alametleri, 1392 (Site: 1414).

İmam Zaman’ın (a.c.f) zuhur alametleri, 219 (Site: 2032).    

İmam Zaman’ın (a.c.f) zuhur zamanını belirlemek, 8529 (Site: 8908). 

 


[1] Burucerdi, Seyyid Muhammed İbrahim, Tefsiri Cami, c. 3, s. 293-294, İntişaratıSadr, Tahran, çapı şeşum, 1366 h.ş.

[2] Payende, Ebu’l Kasım, Nehcu’lFesahe Mecmuayı kelimatıgısarı Hz Resul (s.a.a), s. 632, hadis 2255, Naşir Dünyayidaniş, Tahran, çapı çaharum, 1382 h.ş.

[3] Temimi Amedi, Abdu’lVahid bin Muhammed, Gureru’l Hikem ve Dureru’l Kelim, s. 431, 9843, İntişaratı defteri tebliğat, Kum, 1366 h.ş.

[4] Keraceki, Ebu’lFeth, Madenu’l Cevahir, s. 26, Kitaphane-i murtazaviyye, Tahran, 1394 h.k.

[5] Fahri Zencani, Seyyid Ahmet, GaybetiNumani, Fahri, s. 346 ve 347, Naşir Daru’lKutubu’l İslamiye, Tahran, çapı çaharum, 1362 h.ş.

[6] İmam Sadık’a (a.s) isnat edilen bir şiirde şöyle okuruz: لو کان حبّک صادقاً لأطعته    لأنّ المحبّ لمن یحبّ مطیع.

[7] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 7, s. 381 ve 382, Naşir Daru’lKutubu’l İslamiye, Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar