Gelişmiş Arama
Ziyaret
9903
Güncellenme Tarihi: 2011/07/28
Soru Özeti
: Sakalı traş etmenin fıkhi delili nedir?
Soru
Şu soruya herkesin anlayabileceği şekilde cevap verirseniz sevinirim: Sakalı traş etmenin fıkhi delili nedir?
Kısa Cevap

Değerli fakihlerimiz, bu konuda oldukça çok ama dağınık olan delileri inceledikten sonra sakalın traş edilmesinin haramlığı yönünde fetva vermişlerdir. Kimi fakihlerde bu fetvayı eleştirerek onu kabul etmemişlerdir. Ancak insana fazla zarar vermeyecek işlerde ihtiyat etmek tereddüt ve şüpheye düşürücü işleri yapmaktan daha iyi olduğundan birinci grup sakalı kesme konusunda cevaz vermemiş, ihtiyat olarak sakalı kesmeme yolunu seçmişlerdir. Belirtmek gerekir ki sakalı kesmemek demek, temizliğe önem vermemek veya onu haddinden fazla uzatmak demek değildir. Temizliğe ve ölçülü olmaya her durumda uyulmalıdır.        

Ayrıntılı Cevap

Her şeyden önce belirtmemiz gerekir ki soruda, genelde birbiriyle bir araya getirilmesi zor olan iki mevzu istenmiştir. O da fıkhi delillerin herkesin anlayabileceği seviyede anlatılmasının istenmesidir. Çünkü fıkhi meselelerin tam olarak derkedilmesi çeşitli aşamalardan geçmeye bağlı olup onlar olmadan fıkhi meselelerin delili iyi bir şekilde anlaşılmaz. Bu yüzden insanlar müçtehid ve mukallid diye ikiye ayrılmıştır. Bununla birlikte yine de bu alandaki bazı delilleri kısaca sizlere sunabiliriz. Ancak içtihat haddinde değilseniz siz onlardan netice alamazsınız. Sizin göreviniz bu konuda bir müçtehitten taklit etmektir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada şudur, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) buyurduğu gibi şüpheli konularda ihtiyat etmek helaket ve yokluk vadisine sürüklenmekten daha iyidir.[1]

Rivayetlerden faydalanmak, ilahi hükümleri ve delillerini kendilerinden sorarak cevabını alacağımız Masum İmamlara (a.s) ulaşamadığımız günümüz şartlarında din alimleri, kesin ve ikna edici delili olmayan meselelerde onlarla ilgili dağınık halde olan başka delillere bakarak ihtiyatı aklın şartı olduğunu söylemiş, insanın günlük yaşamını zorluğa sokmayacak işlerde ihtiyat edilmesinin güvenilir bir yol olarak herkese tavsiye etmişlerdir.

Bizlerde benzer yerlerde aynı metodu izliyoruz. Örneğin, yolculuğa çıktığımızda iki yol başında isek ve onlardan birinde heyelan tehlikesi, eşkıyanın olması... gibi ihtimaller olur ama diğerinde böyle tehlikeler yoksa doğal olarak tehlikesi olmayan yolu -uzun ve bozukta olsa- seçeriz.

Bu girişten sonra aşağıda bu hüküm için dayanak olan delillerden birkaçını sizin için getiriyoruz:

1- Kur’an’da insanın asıl yaratılışında değişiklik yapmanın Şeytanın öğretilerinden olduğunu bildiren ayet vardır.[2] Bazıları bu konuda şöyle diyorlar: Allah sakalı bütün erkeklerin yaratılışına koyduğundan onu kesmek ve yoketmek ilahi yaratılışta değişiklik yapmak olur ve söz konusu ayetin kapsamına girer. Bu yüzden böyle bir şey yapılmamalıdır.

2- Birçok rivayette Resulullah (s.a.a) ve Masum İmamlar (a.s) Müslümanları sakallarını kesmekten sakındırmış ve bu amelin onları kafirlere benzettiğini söylemişlerdir. Örneğin Allah Resulü (s.a.a) bir rivayette şöyle buyuruyor: ‘Bıyıkları kısaltın ve sakalları (bir ölçüye kadar) uzatın ki mecusilere benzemeyesiniz.’[3] İmam Rıza’da (a.s) kendisinden sakalı kesme konusunda sorulan soruya şöyle cevap vermişlerdir: ‘Yanaklarını kısaltmanın sakıncası yoktur, ama sakalının ön kısımlarını kesemezsin.’[4] Unutmamak gerekir ki, sakalın haddinden fazla uzatılmaması da tavsiye edilmiştir.[5]

3- Bu konuda öne sürülen delillerden bir diğeri şudur: Kimi fakihler onun haram olduğuna dair açıkca fetva vermemiş ve ihtiyatı tavsiye etmişlerse de şimdiye kadar sakalı kesmenin caiz olduğuna dair açıkca cevaz veren hiç bir fakihte olmamıştır. Bu, onların arasında bu konuda görüşbirliği olduğunu göstermektedir.

4- Tarihe, Masumların şemailini anlatan rivayetlere ve salih insanlara baktığımızda onlardan kimsenin sakalını kesmediğini görmekteyiz. Bu da Müslüman kamuoyunda bu işin çirkin bir şey olduğunun delilidir.

Kısacası yukarıdaki deliller, bu konudaki diğer tüm delillerle birlikte istidlallı fıkhi kitaplarda gelmiş, hatta özel olarak sakalı kesmenin haram oluşunu ispat eden delilleri inceleyen kitaplar yayımlanmıştır.[6] Başka değerli alimler de bütün bu delillere eleştiri getirerek şöyle demişlerdir: ‘Onların hiç birinin fıhki dayanak olacak özellikleri olmadığından sakal kesmenin haram oluşuna açıkca fetva veremeyiz.’[7] Ancak bu görüş ayrılığına rağmen bütün alimler  ihtiyat yolunu seçmiş ve sakalı kesmeye cevaz vermemişlerdir. Zira sakalı kesmenin haram olduğu yönündeki deliller her ne kadar yüzde yüz ve tam olamasa da sakalı belli bir hadde tutmanın İslam açısından sakıncası olmadığından da eminiz. Ciddi bir sorun yoksa ve sakalı kesmemekle İslam’a muhalefet etmediğimize eminsek, sakalı dipten keserek -zayıf ihtimalde olsa- neden İslami öğretilerin tersine amel edelim ki? Bu esasa göre ve Resulullah’ın (s.a.a), şüpheli şeylerde ihtiyat etmeyi tavsiye eden buyruğunu göz önüne alırsak normal ve örfe uygun sakal bırakmak şu anda amel edeceğimiz en iyi yoldur.

Son olarak şu noktayıda hatırlatalım ki, sakal bırakmak temizliğe veya bakımlı olmaya aykırı olan bir şey değildir. Aksine Resulullah (s.a.a) herkesin kendi saç bakımını yapmasının gerektiğini buyurmaktadır.[8] Rivayet kitaplarında sakalın bakımı konusunda ayrıca bir başlık açılmıştır.[9] Bu konuda daha fazla bigi edinmek için bu sitenin 1006 ve 2123. sorularına bakabilirsiniz.



[1] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.27, s157, Hadis:33472, Müesseset-ul Al-ul Beyt, Kum, H.K.1409

[2] -Nisa/119

[3] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e, c.2, s116, Hadis:1660

[4] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e. c.2, s.111, Hadis: 1644

[5] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e. c.2, s.112, Bab-ı İstihbab-ı Kassa Ma Zade An Kabzihi Mine’l Lahya.

[6] -Bu konuda el-Hilye Fi Hürmeti Halk-il Lahya (Seyid Ebu’l Hasan Musavi) ve Risaletün Fi Hürmeti Halk-il Lahya (Muhammed Cevad Belaği) kitaplarına başvurulabilir.

[7] -Cevad Tebrizi, İrşad-ut Talib İla’t Taliki Ala’l Mekasib, c.1, s144-148, Müessese-i İsmailiyan, Kum, H.K. 1416, 3. baskı

[8] -Muhammed Yakup Kuleyni, Kafi, c.6, s.485

[9] -Örneğin: Vesail-uş Şia, c.2, s.110, Bab-u İstihbab-ı Tahfif-il Lahya ve Tedviruha Ve’l Ahz Min-el Arizin ve Tebtin-il Lahya. 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar