Gelişmiş Arama
Ziyaret
9847
Güncellenme Tarihi: 2011/07/28
Soru Özeti
: Sakalı traş etmenin fıkhi delili nedir?
Soru
Şu soruya herkesin anlayabileceği şekilde cevap verirseniz sevinirim: Sakalı traş etmenin fıkhi delili nedir?
Kısa Cevap

Değerli fakihlerimiz, bu konuda oldukça çok ama dağınık olan delileri inceledikten sonra sakalın traş edilmesinin haramlığı yönünde fetva vermişlerdir. Kimi fakihlerde bu fetvayı eleştirerek onu kabul etmemişlerdir. Ancak insana fazla zarar vermeyecek işlerde ihtiyat etmek tereddüt ve şüpheye düşürücü işleri yapmaktan daha iyi olduğundan birinci grup sakalı kesme konusunda cevaz vermemiş, ihtiyat olarak sakalı kesmeme yolunu seçmişlerdir. Belirtmek gerekir ki sakalı kesmemek demek, temizliğe önem vermemek veya onu haddinden fazla uzatmak demek değildir. Temizliğe ve ölçülü olmaya her durumda uyulmalıdır.        

Ayrıntılı Cevap

Her şeyden önce belirtmemiz gerekir ki soruda, genelde birbiriyle bir araya getirilmesi zor olan iki mevzu istenmiştir. O da fıkhi delillerin herkesin anlayabileceği seviyede anlatılmasının istenmesidir. Çünkü fıkhi meselelerin tam olarak derkedilmesi çeşitli aşamalardan geçmeye bağlı olup onlar olmadan fıkhi meselelerin delili iyi bir şekilde anlaşılmaz. Bu yüzden insanlar müçtehid ve mukallid diye ikiye ayrılmıştır. Bununla birlikte yine de bu alandaki bazı delilleri kısaca sizlere sunabiliriz. Ancak içtihat haddinde değilseniz siz onlardan netice alamazsınız. Sizin göreviniz bu konuda bir müçtehitten taklit etmektir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada şudur, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) buyurduğu gibi şüpheli konularda ihtiyat etmek helaket ve yokluk vadisine sürüklenmekten daha iyidir.[1]

Rivayetlerden faydalanmak, ilahi hükümleri ve delillerini kendilerinden sorarak cevabını alacağımız Masum İmamlara (a.s) ulaşamadığımız günümüz şartlarında din alimleri, kesin ve ikna edici delili olmayan meselelerde onlarla ilgili dağınık halde olan başka delillere bakarak ihtiyatı aklın şartı olduğunu söylemiş, insanın günlük yaşamını zorluğa sokmayacak işlerde ihtiyat edilmesinin güvenilir bir yol olarak herkese tavsiye etmişlerdir.

Bizlerde benzer yerlerde aynı metodu izliyoruz. Örneğin, yolculuğa çıktığımızda iki yol başında isek ve onlardan birinde heyelan tehlikesi, eşkıyanın olması... gibi ihtimaller olur ama diğerinde böyle tehlikeler yoksa doğal olarak tehlikesi olmayan yolu -uzun ve bozukta olsa- seçeriz.

Bu girişten sonra aşağıda bu hüküm için dayanak olan delillerden birkaçını sizin için getiriyoruz:

1- Kur’an’da insanın asıl yaratılışında değişiklik yapmanın Şeytanın öğretilerinden olduğunu bildiren ayet vardır.[2] Bazıları bu konuda şöyle diyorlar: Allah sakalı bütün erkeklerin yaratılışına koyduğundan onu kesmek ve yoketmek ilahi yaratılışta değişiklik yapmak olur ve söz konusu ayetin kapsamına girer. Bu yüzden böyle bir şey yapılmamalıdır.

2- Birçok rivayette Resulullah (s.a.a) ve Masum İmamlar (a.s) Müslümanları sakallarını kesmekten sakındırmış ve bu amelin onları kafirlere benzettiğini söylemişlerdir. Örneğin Allah Resulü (s.a.a) bir rivayette şöyle buyuruyor: ‘Bıyıkları kısaltın ve sakalları (bir ölçüye kadar) uzatın ki mecusilere benzemeyesiniz.’[3] İmam Rıza’da (a.s) kendisinden sakalı kesme konusunda sorulan soruya şöyle cevap vermişlerdir: ‘Yanaklarını kısaltmanın sakıncası yoktur, ama sakalının ön kısımlarını kesemezsin.’[4] Unutmamak gerekir ki, sakalın haddinden fazla uzatılmaması da tavsiye edilmiştir.[5]

3- Bu konuda öne sürülen delillerden bir diğeri şudur: Kimi fakihler onun haram olduğuna dair açıkca fetva vermemiş ve ihtiyatı tavsiye etmişlerse de şimdiye kadar sakalı kesmenin caiz olduğuna dair açıkca cevaz veren hiç bir fakihte olmamıştır. Bu, onların arasında bu konuda görüşbirliği olduğunu göstermektedir.

4- Tarihe, Masumların şemailini anlatan rivayetlere ve salih insanlara baktığımızda onlardan kimsenin sakalını kesmediğini görmekteyiz. Bu da Müslüman kamuoyunda bu işin çirkin bir şey olduğunun delilidir.

Kısacası yukarıdaki deliller, bu konudaki diğer tüm delillerle birlikte istidlallı fıkhi kitaplarda gelmiş, hatta özel olarak sakalı kesmenin haram oluşunu ispat eden delilleri inceleyen kitaplar yayımlanmıştır.[6] Başka değerli alimler de bütün bu delillere eleştiri getirerek şöyle demişlerdir: ‘Onların hiç birinin fıhki dayanak olacak özellikleri olmadığından sakal kesmenin haram oluşuna açıkca fetva veremeyiz.’[7] Ancak bu görüş ayrılığına rağmen bütün alimler  ihtiyat yolunu seçmiş ve sakalı kesmeye cevaz vermemişlerdir. Zira sakalı kesmenin haram olduğu yönündeki deliller her ne kadar yüzde yüz ve tam olamasa da sakalı belli bir hadde tutmanın İslam açısından sakıncası olmadığından da eminiz. Ciddi bir sorun yoksa ve sakalı kesmemekle İslam’a muhalefet etmediğimize eminsek, sakalı dipten keserek -zayıf ihtimalde olsa- neden İslami öğretilerin tersine amel edelim ki? Bu esasa göre ve Resulullah’ın (s.a.a), şüpheli şeylerde ihtiyat etmeyi tavsiye eden buyruğunu göz önüne alırsak normal ve örfe uygun sakal bırakmak şu anda amel edeceğimiz en iyi yoldur.

Son olarak şu noktayıda hatırlatalım ki, sakal bırakmak temizliğe veya bakımlı olmaya aykırı olan bir şey değildir. Aksine Resulullah (s.a.a) herkesin kendi saç bakımını yapmasının gerektiğini buyurmaktadır.[8] Rivayet kitaplarında sakalın bakımı konusunda ayrıca bir başlık açılmıştır.[9] Bu konuda daha fazla bigi edinmek için bu sitenin 1006 ve 2123. sorularına bakabilirsiniz.



[1] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.27, s157, Hadis:33472, Müesseset-ul Al-ul Beyt, Kum, H.K.1409

[2] -Nisa/119

[3] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e, c.2, s116, Hadis:1660

[4] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e. c.2, s.111, Hadis: 1644

[5] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e. c.2, s.112, Bab-ı İstihbab-ı Kassa Ma Zade An Kabzihi Mine’l Lahya.

[6] -Bu konuda el-Hilye Fi Hürmeti Halk-il Lahya (Seyid Ebu’l Hasan Musavi) ve Risaletün Fi Hürmeti Halk-il Lahya (Muhammed Cevad Belaği) kitaplarına başvurulabilir.

[7] -Cevad Tebrizi, İrşad-ut Talib İla’t Taliki Ala’l Mekasib, c.1, s144-148, Müessese-i İsmailiyan, Kum, H.K. 1416, 3. baskı

[8] -Muhammed Yakup Kuleyni, Kafi, c.6, s.485

[9] -Örneğin: Vesail-uş Şia, c.2, s.110, Bab-u İstihbab-ı Tahfif-il Lahya ve Tedviruha Ve’l Ahz Min-el Arizin ve Tebtin-il Lahya. 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar