Gelişmiş Arama
Ziyaret
10649
Güncellenme Tarihi: 2010/10/12
Soru Özeti
Allah’ın sıfatları içinde neden yalnızca adalet sıfatı usul-u dinden sayılmıştır?
Soru
Neden usul-i din’de Allah’ın yalnızca adalet sıfatından bahsedilmiş, ama diğer sıfatlardan bahsedilmemiştir?
Kısa Cevap

Şianın akaid temelleri, Tevhid, Adalet, Mead, Nübüvvet ve İmamet’tir. Adalet, ilahi sıfatlardan biri olduğundan diğer sıfatlar gibi Tevhid’in içinde ele alınması gerekir, ancak sahip olduğu önemden dolayı ayrı olarak ele alınmıştır.

Adalet sıfatının önemli olmasının nedeni, Adliye (Şii ve Mutezili) kelamı ile Eş’ari kelamının birbirlerinden ayrılmasına sebep olduğu içindir. Bu öyle bir sıfattır ki, onu kabul veya reddetmek değişik ve çelişik sonuçlar doğurmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, Eş’ariler Allah’ın adaletini reddetmiyorlar; onlar diyorlar ki, Allah’ın yaptığı her şey akıla göre zulümde olsa adalettir.

Ayrıntılı Cevap

Ehl-i Beyt mektebinin akaid temelleri Tevhid, Adalet, Mead, Nübüvvet ve İmamet’tir. Bütün Müslümanlar Tevhid, Adalet ve Mead’ı kabul etmekteler, ama adalet ve imamet meselesi Oniki İmam Şiası ile diğer mezhepler arasında (Şia ile adalet meselesinde aynı görüşe sahip olan Mutezili’nin dışında) ihtilafa yol açmıştır.

Adalet, her ne kadar Allah’ın sıfatlarından biri ise de, akait ilmi ıstılahında tevhid lafzı Allah’ın adalet ve diğer sıfatlarını içine almış olsa da, önemli meselelerden olduğu için Eşaire ile Adliye’nin (İmamiyye şiası ve ilahi adalete inanan Mutezilenin) birbirinden ayrılmasına neden olmuştur. Bu ayrılığın doğurduğu birçok sonuç olduğundan ayrıca ele alınmış ve akaidin temellerinden sayılmıştır. Şia ve Mutezile ilahi adalete inandığı için onlara ‘Adliye’ denmiştir.[1]

Adaletin Manası

Adalete inanmak, hüsn ve kubh-î akli’nin bölümlerindendir.[2] Adliye, fiillerin, Allah-u Teala’ya tekvini ve teşrii (yasama) olarak bağlantısının dışında hüsn (güzellik ve iyilik) ve kubhun (kötülük ve çirkinlik) olduğuna, insan aklının bir yere kadar fiillerin hüsn ve kubhunu anlayabildiğine inanmaktadır. Yani Allah, kabih iş yapmaz. Bunun manası Allah’a emir vermek veya Onu sakındırmak (bunlardan Allah’a sığınırız) demek değildir. Manası şudur: Allah’ın kabih iş yapması imkansızdır. Mutezile’nin bu konudaki görüşlerinin zaafı vardır ki, ayrıca incelenmesi gerekir. ‘Ancak Şia’nın inancı Masumlardan aldığı öğretilere göre böyledir.’[3] Bu açıklamaya göre adalet, Allah’ın subuti kemal sıfatlarındandır.[4] Yani Allah-u Teala, zulmetmez, kabih fiil ve akl-ı selime aykırı bir şey yapmaz.[5] Adliye, hüsn ve kubh kaidesinden yola çıkarak nimet verene şükretmek, lütuf kaidesi, cebir ve ihtiyar meselesi ve bu meselenin doğurduğu sonuçlar gibi bazı kelami kaideleri halletmiştir.[6]

Eşaire: Tarihi ve Akidesi

Basra’lı olan ‘Ebulhasan Eş’ari’nin taraftarlarına Eş’ari denmektedir. O yıllarca Ebu Ali Cubai’nin (Mutezile şeyhi) öğrencilerinden idi. Ancak daha sonra ondan ayrılmış ve kendisine yeni bir kelam ekolü kurmuştur. Onun Mutezile’den ayrılmasının en büyük nedeni adalet ve Kur’anın yaratılması konusundaki ihtilafları oldu. Bu ayrılık, h. 300 yılında gerçekleşti.[7] Eş’arilerin metodu, Mutezili metodu olan burhan ve kelam’ın dışında olup Ehl-i Sünnet’in yolunu teyit ve takviye eden bir metottur.[8]

Bu kelami mektebin ilerlemesi ve Ehl-i Sünnet’in diğer mezheplerini etkisi altına almasında siyasi maksatlar göz ardı edilemez. Abbasi’lerin döneminde h. 295’den 320’ye kadar yani Mütevekkilin zamanında başlayıp Muktedir’in zamanına kadar Mutezile ve akılcılara baskılar yapıldı. Bu süre (295-320) içinde Ebulhasan Eş’ari, Mutezile ekolünden tövbe etti ve Abbasi halifelerinin daha sonrada Selçuklu padişahlarının kabul edip sürdürdüğü Ehl-i Hadis ekolüne girdi.[9]

Eşaire’nin Akaidi

Ebulhasan Eş’ari, kelamını dört rükun ve her rüknü on asıl üzerine kurdu ki biz onlardan konumuzla ilgili olanlarına işaret edeceğiz:[10]

-Allah, kullarının fiillerini yaratandır.

-Allah, insanın gücünün üstünde görev verebilir (yani akli olarak kabih olan bir fiili yapabilir).

-Allah, günahsız kimselere azap edebilir.

-Şartlara uygun imam bulunmazsa, o andaki sultanın hükümlerine itaat gereklidir.

-Büyük günahı olan kimse tövbe etmeden ölürse, onun hükmü Allah’ın elindedir; isterse onu rahmetiyle bağışlar, isterse Peygamberinin şefaatine nail eder.

Yine diyorlar ki: Akıl’da eşyanın hüsn ve kubhuna delalet edecek her hangi birşey yoktur; şeriatın hüsn dediği şey o iyidir ve kubh dediği şey kötüdür. Yani Allah, itaatkar birini cehennem ateşine atabilir ve ebedi olarak onu orada tutabilir veya günahkar birini cennete götürebilir (ve bu yaptığıda kabih değildir). Akli hüsn ve kubhu nefyeden ve bunun sonucu olarak ilahi adaleti nefyeden bütün bu batıl görüşlerden, bireysel ve toplumsal yaşamı etkileyen gerekliliklerden dolayı, mezhebin alimleri, bu konuya tekit etmek için adl-i ilahi’yi akaidin temellerinden biri olarak zikrettiler.

Ancak belirtmek gerekir ki Eşaire, Allah’ın adaletini nefyetmiyor, ama onların kelamına göre adalet Allah’ın yaptığı şeydir ve aklın onu anlaması için her hangi bir yol yoktur.

İlgili dizin: Adaletin Usul-i Din’de ki Mefhumu, 147. Soru (Site:2950)


[1] -Ayetullah Misbah Yezdi, Amuzeş-i Akaid, s.161.

[2] -Ayetullah Subhani, Milel ve Nihel, c.2, s.332.

[3] -Ayetullah Misbah Yezdi, a.g.e, s.162.

[4] -Bidayet-ul Maarif (Farsça tercüme), c.1, s.112.

[5] -Şeyh Muhammed Hüseyin Âl-i Kaşif-il Ğita, Asl-uş Şia ve Usuluha, s.74

[6] -a.g.e. s.75.

[7] -Muhammed Cevad Meşkur, Ferheng-i Fırak-I İslami, s.54

[8] -a.g.e. s.56.

[9] -a.g.e. s.56; Ayetullah Subhani, a.g.e. c.2, s.32.

[10] -Muhammed Cevad Meşkur, a.g.e. s.56,57,58.

Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar