Gelişmiş Arama
Ziyaret
6071
Güncellenme Tarihi: 2011/02/08
Soru Özeti
imam-ı zamanın (a.f.) bizden razı olduğunu nasıl anlayabiliyoruz?
Soru
imam-ı zamanın (a.f.) bizden razı olduğunu nasıl anlayabiliyoruz?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

İmam-ı zamanın (a.f.) Şiaları ve Müminler, kendilerini imamın huzurunda his ettiğine ve yerine getirdikleri amelleri o hazretin huzurunda gerçekleştirdiklerine inanmaktadırlar. O hazretin mübarek gönlünü kıracaklarından veya o hazretin özel inayetinden mahrum kalacaklarından korkuyorlar. Dolayısıyla tekâmül ve yücelme yolunda o hazretin has inayetini celp etmek için çok çalışmalı ve dikkatli olmalılar. Olmasın (Allah kurusun) kendi elleriyle işleyecekleri ameller ve davranışlarla o hazretin gönlünü kırsınlar.

Zamanın imamı (a.f.) rauf, Mihriban ve bütün insanlar, belki de bütün varlıklar için kalbı sızlıyor. Zira imamların (a.s.) hedef ve programları, peygamberlerin hedefi ve onların programlarının aynısıdır. Kuranı kerim peygamberler hakkında şöyle buyurmaktadır: "Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir".[1]     Yani size eziyet veren kendisi için ağır geliyor ve müminlere karşı çok şefkat ve onlara karşı çok merhametlidir.

Zamanın imamının (a.f.) sahip olduğu bu merhameti dikkate aldığımızda onun bizden zor ve ağır olan şeyleri beklemediğini ve bize karşı her hangi bir surununun olmadığını anlamayktayız. O hazretin kalbini bizden razı edecek tek bir şey vardır. Oda şudur: vacip ve farz kılınmış olan amelleri yerine getirmek ve haram kılınmış olan şeyleri de terk etmektir. Buna binaen Allahın düsturlarına amel eder Allah tarafından boynuna vazife olarak karar kılınmış olan teklifleri doğru bir şekilde yerine getiren bir kimseden kesinlikle zamanın imamı (a.f.) razı olmuş ve olacaktır. Konuyla ilgili şöyle nakil edilmektedir; "adamın birisi iman Sadık'a (a.s.) hitaben şeyle dedi: mertlik ve yiğitlik nededir? ey Allah resulünün oğlu! İmam Sadık (a.s.) cevaben şöyle buyurdu: "Allah'ın, seni haram kıldığı şeyleri yerine getirmekle meşgul olmadığını ve emr ettiği şeyleri bırakıp onlardan uzak kalmadığını görsün". (ella yerake haysu nehake ve la efkudeke min hasu emerek).[2]

İmam Cafer'in oğlu imam Musa (a.s.) kendi çocuklarına yapmış olduğu tavsiyelerde şöyle denilmektedir: ey oğlum! Allah'ın seni haram kıldığı günahlarla meşgul olduğunu ve emr ettiği itaatle meşgul olmadığını gördüğünden sakın…!"[3]

Ama kendi vazifesini ve üzerlerinde farz kılınmış; namaz, oruç, örtünme, kazancının beşte birisi (humusu), zekatı verme ve benzer vacipleri, yerine getirmeyen kimselerden imamın (a.f.) razı olamayacağı kesindir. Bu kimseler ziyarete gitseler, imam Hüseyin (a.s.) için yas tutsalar, cemkeran (Kum eyaletinde bir mıntıkanın ismidir.) camisini (Ayetullah Burucerdinin kabul gördüğü, bir iddiaya göre imam Mehdinin (a.f.) tavsiyesi üzerine yapılmış bir cami) ziyaret etme gibi müstahap türünden olan faaliyetlere faal bir şekilde iştirak etse bile imam kendisinden razı olmuyor.

Buna binaen bu makalede özetle söylenmesi mümkün olan şey şudur: zamanın imamı olan Hz. Mehdi'nin (a.f.) hoşnutluğu Allahın hoşnutluğundadır. Allah'ı hoşnut eden her şey zamanın imamı olan Hz. Mehdiyi de hoşnut eder. Allah'ı hoşnut eden şeyler ise pratikte Allahın düsturlarını hayatında uygulamaktır. Yani Allahın farz kıldığı amelleri yerine getirip hayatında tatbik ve Allahın haram kıldığı amellerden de sakınmaktır. Çünkü imamın kendisi de mukaddes İslam dininin getirmiş olduğu şeriat ve ahkâma karşı sorumlu ve dini değerleri korumakla yükümlüdür.

Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için bkz. İndex: "nasıl Allahın kendisini sevdiği bir kul olabiliyoruz?" 261. sorunun cevabı.



[1] Tevbe 128.

[2]  "Fıkhu'r-rıza", s. 358.

[3] "men la yahduru'l-fakih" c. 4, s. 409.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar