Gelişmiş Arama
Ziyaret
11406
Güncellenme Tarihi: 2010/07/17
Soru Özeti
Yeni (işlenmiş) altını, eski altının biraz fazlasına değiştirmek neden caiz değildir?
Soru
Faiz mevzusunda, sayılmayan bir malın karşılığında, aynı cinsten başka bir mal fazla miktarda talep edilmeyeceğine dair hüküm olmasına rağmen altın konusunda genellikle kuyumcular işlenmiş yeni altının karşılığında eski altından daha fazla miktarda almaktalar. Böyle bir şey aklada yatkındır. Ancak ilmihallerin çoğunda bunun caiz olmadığı yazılmaktadır. Sizden ricam, böyle bir muamelenin neden caiz olmadığını açıklamanızdır
Kısa Cevap

Faiz, ayet ve rivayetlerde şiddetle kınanarak haram edilmiş ve bu haramlığın bazı hikmetlerinede işaret edilmiştir. Örneğin: İnsanların birbirlerine borç vermeye yanaşmayacağı, fazin zulüm olması, insanların toplumun ihtiyaç duyduğu ticari faaliyetlerden soğuması vs. gibi şeyler faizin haram edilmesinin hikmetlerinden bazılarıdır.

 

Ancak belirtmek gerekir ki, faizin haram olması hakkında söylenen hikmetlerin tümü borç faizi hakkında olup, alışveriş faizi için şu anda bizim için bilinmeyen nedenlerden dolayı herhangi bir hikmet zikredilmemiştir. Bu yüzden Peygamberimize (s.a.a) ve Masum İmamlara (a.s) tam bir teslimiyet ve itaatin gereği olarak ona amel etmek gerekir. Fakat bu, böyle bir hükmün arkasında başka hikmetin olmadığı ve bu hükmün her hangi bir faydası olmadığı anlamına gelmez.

 

Bazı alimler alışveriş faizinin haram oluşunun hikmeti hakkında tahminde bulunarak şöyle demişlerdir: Alışveriş faizinden suistifade edilebileceği ve borç faizinden kaçmak için kullanılabileceğinden haram edilmiş olabilir. Başka bir ifadeyle alışveriş faizi borç faizinin adeta bir kalkanıdır.

Ayrıntılı Cevap

Faiz mevzusu fıkhın geniş konularından biri olup ayet ve rivayetlerde haramlığına önemle vurgu yapılmıştır. Faiz (riba) terimi iki farklı yerde kullanılmaktadır:

1-     Borç faizinde

2-     Alışveriş faizinde

Borç faizi, şartlı olan borçtur. Borcun şartları ve harama neden olan şeyler nelerdir konusunda fakihlerin arasında görüş ayrılığı vardır. Sizin sorunuzdaki alışveriş faizinden maksat şudur: 1) Muamele aynı iki cins arasında yapılmalıdır.  2) Alışveriş ölçülme ve tartılma şeklinde olmalıdır. 3) İki cins aynı miktarda olmamalıdır.[1]

Alışveriş faizinin haram oluşu, hatta muamele edilen iki cins çeşitli yönlerden -asıl cinslerinin dışında- birbirleriyle farklı olsalar dahi geçerlidir. Örneğin, bir kilo kaliteli pirinç, bir buçuk kilo kalitesiz pirinçle değiştirilirsebu faizdir ve haramdır. İki cinsten birinin eski olması vb. gibi diğer özelliklerde de faiz hükmü uygulanır. Altın ve gümüşte de aynı şartlar geçerlidir. Yani iki altın, hangi özellikte olursa olsun (ister eski olsun, ister yeni, işlenmiş veya külçe, kırık ya da sağlam farketmez) muame1le edilirse fiyatları farklı olsa da ikisinin ağırlığının eşit olması gerekir. Altın ve gümüşün bu konudaki özelliği şudur: Altın ve gümüş nakit olarak muamele edilmelidir, borç olarak muamale edilirse caiz değildir.[2]

 

Mantıklı bir ihtiyaç olan eski altınla yeni altını muamalesi konusunda basit ve şer’i bir yol önerilmiştir ki onunla hem bu mantık ve şer’i hedef gerçekleşmekte, hem de çeşitli faydaları olan İlahi hüküme muhalefet edilmemektedir.

 

Rivayetlere ve Şer’i delillere dayanarak bu yolu benimseyenlere hatırlatmak gerekir ki, onu uygulamak ilahi hükümden kaçmak ve Allah-u Teala’ya karşı hile yapmak değildir. Aksine muameleyi

haramdan helale çevirmektir. Nitekim bir rivayette şöyle buyurulmaktadır: ‘Haramdan helale kaçmak ne kadar güzeldir.’[3] Yani yaşam tarzı Allah’ın yasakladığı şekil üzerine olmamalıdır.

 

Günümüzde Müslümanlarının çoğunun piyasasında uygulanan yol şudur: Muamele, iki cinsi değiştirme halinden çıkarılıp başka bir muamele haline getirilmiştir. Şöyle ki, önce eski altın belli bir fiyata satılır, sonra yeni altın satın alınır. Örneğin önce 10 gr. eski altın 200 bin Tümen’e satılır, sonra 8 gr. yeni altın aynı fiyata satın alınır.[4]

 

Faiz neden haramdır?

 

Konuya girmeden önce belirtmek gerekir ki, hükümlerin felsefesini bilmek insanı onlara amel etmeye daha çok teşvik etse de, genel anlamda insanların Allah’a ihlasla kulluk ve itaat isteklerinide yokedebilir; yani Allah’ın kanunlarının felsefesini ve bunların kendisine faydası olduğunu bilen kimse Allah’ın yüceliği ve Ona olan iman ve inancından dolayı değilde yalnızca kendi menfaatinden dolayı onu yerine getirir ve netice itibarıyla ihlaslı bir şekilde kulluk yapmaktan mahrum olur.[5] Belkide bu nedenden dolayı hükümlerin felsefeleri dini metinlerde tam olarak zikredilmemiş, insanları ahkâma yönlendirmek için onların yalnızca bir kısmına değinilmiştir. Ahkamın tümünün, fayda ve zararlar göz önüne alınarak konulduğunu bilmemize rağmen genede ayrıntıları hakkında her zaman kafamızda sorular vardır. Mesela, namazın bir çok faydasının olduğunu biliyoruz, ama sabah namazı neden iki rekattır, manevi bir halde ona bir rekat daha ekleyerek kılsak namaz neden batıl olur, gibi konularda bilgimiz yoktur. İnsan aklı genel olarak ahkamın hikmetlerini bir ölçüye kadar anlayabilir, ama ayrıntılarının çoğunu bilemez. Kullar, Allah’a ve Peygamber’e olan iman ve güvenlerinden dolayı, nedenini bilmedikleri şeyleri yerine getiriyor veya onları terkediyorlar. Bu mümince bağlılık çok güzel bir duygu olup, nefsi ıslah açısındanda yapıcıdır.

 

Bununla birlikte aşağıda borç faizinin haram oluşunun hikmetlerini açıklayan bazı ayet ve rivayetlere değiniyoruz:

 

1-     Faiz, akla ve mantığa aykırı olan bir kazanç yoludur; başka bir ifadeyle şer’i bir yönü yoktur.[6]

2-     Bir rivayette İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Faiz helal olsaydı, insanlar ticareti ve ihtiyaç duyulan işleri yapmazlardı. Allah faizi haram kıldı ki insanlar haramdan helale, ticarete ve alışverişe yönelsinler. Böylece geriye kalanda borç haline gelsin.’[7] Yani toplumda ekonomik faaliyetler durmasın diye haram edilmiştir.

3-     Kur’an’da faizin hükmü açıklandıktan[8] sonra şöyle buyuruluyor: ‘Ne zulmedersiniz, ne zulüm görürsünüz.’ Bu cümle faizin zulüm olduğunu göstermektedir. Faizin zulüm olması onun haram oluşunun hikmetlerinden biridir.

4-     Rivayetlerden istifade edilen faizin haram oluşunun delillerinden bir diğeri faizin, insanın hayır işler yapmaya sevkeden duygularını öldürmesidir. Bir rivayette şöyle buyuruluyor: ‘Allah faizi haram etti ki insanlar hayır işten (borç vermekten) kaçınmasınlar.’[9]

Görüldüğü gibi ayet ve rivayetlerde faizin haram oluşunu açıklayan delillerin tümü borç faizine aittir; alışveriş faizinin haram oluşunun delili ya zikredilmemiş ya da bize ulaşmamıştır. Başka birçok hüküm gibi bu hükümde taabbüdi ve Masum İmamlara (a.s) olan teslimiyetimizden dolayı kabul etmemiz gereken hükümlerdendir. Buna rağmen Şehid Mutahhari,[10] Ayetullah Mekarim[11] gibi alimler bu konuda şöyle bir tahminde bulunmuşlardır: Alışveriş faizinin haram olmasının hikmeti borç faizini önlemek içindir. Başka bir ifadeyle alışveriş faizi borç faizi için bir kalkan ve sınır görevini yapmaktadır. Bu, borç faizinin öneminden dolayıdır; borç faizinden kurtulmak için alışveriş faizden suistifade edilebilirdi. Böyle bir suistifadenin önüne geçmek için alışveriş faizi haram edilmiştir.  


[1] - Bu konu için Tam İlmihaller’in ‘Alışveriş Hükümleri’ bölümüne bakınız.

[2] - Bu konu için Tam İlmihaller’in ‘Altın ve Gümüşün Alım Satımı Hükümleri’ bölümüne bakınız.

[3] - el-Kafi, c.5, s.246

[4] - Bu amelin şartlarının neler olduğu konusunda fakihlerin arasında da görüş ayrılığı vardır. Daha fazla bilgi için geniş izahlı kitaplara başvurunuz.

[5] - Bu arada unutmamak gerekir ki, Allah’ın ihlaslı kulları bunun dışındadırlar.

[6] - Vesail-uş Şia’daki bir rivayete dayanılmıştır (c.12, Ebvab-ur Riba, bab:1, h.11).

[7] - a.g.e, h.8

[8] - Bakara/279

[9] - Vesail-uş Şia, c.12, Ebvab-ur Riba, bab:1, h.4

[10] - Murteza Mutahhari, Mesele-i Riba ve Bank, s.46

[11] - Nasir Mekarim Şirazi, er-Riba ve’l Benk-ul İslami, s.60

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar