Gelişmiş Arama
Ziyaret
9096
Güncellenme Tarihi: 2012/04/03
Soru Özeti
Peygamberin (s.a.a) üvey kızının Habbar b. Esved tarafından korkutulması olayı ve Resul-i Ekrem’in (s.a.a) onun katline hüküm vermesi doğru mudur?
Soru
Resulullah’ın (s.a.a) Zeynep adlı bir üvey kızının olduğu ve birgün onun olduğu kervana saldırıda bulunulduğu, onu korkuttukları ve çocuğunu düşük yapmasına sebep oldukları için Peygamberin’de (s.a.a) Habbar b. el-Esved’in nerede görülse öldürülme emrini verdiği hakkındaki rivayet doğru mudur? Doğru ise lütfen rivayetin kaynağını da zikreder misiniz?
Kısa Cevap

v

Sözünü ettiğiniz rivayet kaynaklarda şöyle gelmiştir: Habbar b. Esved’in de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Mekke’den Medine’ye hicret eden Resulullah’ın (s.a.a) üvey kızı Zeynep’e eziyet etmek için onun peşinden gitmişti. Zeynep’e ilk ulaşan kişi Habbar b. Esved’di. O, Zeynep’in kecavesine mızrak fırlattı. Zeynep bu saldırıdan korktu ve hamile olduğu için çocuğunu düşürdü. Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) Habbar b. el-Esved’in nerede görülse öldürülmesi emrini verdi.[1]

Habbar b. Esved’in öldürülüp öldürülmediği konusunda tarihçiler şöyle yazarlar: Habbar b. Esved sonradan Müslüman oldu ve affedildi.[2]

Bu rivayet güvenilir kaynaklarda gelmiştir. Ancak bu gibi rivayetlerde dikkat edilmesi gereken şey bazıları böyle olayları naklederek, İslam’ın hükümlerine ve Resulullah’a (s.a.a) eksiklik getirmeyi amaçlamaktadırlar. Bu yüzden bilinmesi gerekir ki, Allah Resulü (s.a.a) herkes için rahmet olsa da,[3] toplumsal ve halkın hakları konularında -bu olayda görüldüğü gibi- emniyeti sağlamak ve suçlulara engel olmak için cezalar ön görmüştür. Bu şekilde halk, İslam toplumunda güven içinde yaşayacak, halkın haklarına tecavüz edenlerede ibret olacaktır.

Unutmayalım ki bu mesele yalnızca İslam’a özgü değildir. Bütün toplumlarda savunmasız olan sivillere ve halka silahlı saldırıda bulunma, korku ve dehşete düşürme suç olup, bunu yapanlar cezalandırılırlar. İster yöneticilerin yakınlarından olsun, ister normal kimselerden savunmasız halkın haklarını korumak devletin görevidir. İslam Peygamber’inin (s.a.a) bu meselede Habbar b. Esved’e karşı tepkisini bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

 


[1] -İbn-i Abdulbir, Ebu Amr Yusuf b. Abdullah b. Muhammed, el-İstiab Fi-Marifeti’l-Ashab, Tahkik: el-Becavi, Ali Muhammed, c.4, s.1536, Daru’l-Ciyel, Beyrut, 1. Baskı, 1412/1992; İbn-i Esir el-Cezri, Ebu’l-Hasan Ali b. Muhammed, Usdu’l-Gabe Fi-Marifeti’s-Sahabe, c.4, s.608, Daru’l-Fikr, Beyrut, 1409/1989; et-Temimi es-Sem’ani Ebu Said Abdulkerim b. Muhammed b. Mansur, el-Ensab, Tahkik: el-Muallimi el-Yemani, Abdurrahman b. Yahya, c.10, s.535, Meclis-i Dairetu’l-Maarifi’l-Osmaniyye, Haydar Abad, 1. Baskı, 1382/1962; ez-Zehebi, Şemsuddin Muhammed b. Ahmed, Tarihu’l-İslam ve Vefiyyatu’l-Meşahir ve’l-A’lam, Tahkik: Tedmiri, Ömer Abdusselam, c.3, s.102, Daru’l-Kitabi’l-Arabi, Beyrut, 2. Baskı, 1413/1993; Taberi, Ebu Cafer Muhammed b. Cerir, Tarihu’l-Ümem ve’l-Müluk (Tarih-i Taberi), Tahkik: İbrahim, Muhammed Ebu’l-Fazl, c.11, s.594-595, Daru’t-Teras, Beyrut, 2. Baskı, 1387/1967; el-Beyhaki, Ebu Bekr Ahmed b. el-Hüseyin, Delailu’n-Nübüve ve Marifet-u Ahval-i Sahibu’s-Şeriat, Tahkik: Kal’aci, Abdu’lmu’ti, c.3, s.156, Daru’l-Kutubi’l-İlmiyye, Beyrut, 1. Baskı, 1405/1985.     

[2] -Bel’ami, Tarihname-i Taberi, Tahkik: Ruşen, Muhammed, c.5, s.1499, c.1-2, Suruş, Tahran, 2. Baskı, HŞ. 1378, c.3,4,5, Elborz, 3. Baskı, HŞ.1373.

[3] -‘Allah Teala, Muhammedi yarattıklarına gönderdi, alemlere rahmet olsun diye.’ (Kuleyni, Kafi, c.1, s.527, c.3, s.422, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1365; Şeyh Tusi, et-Tehzib, c.4, s.305, Daru’l-Kutubi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1365.)

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar