Gelişmiş Arama
Ziyaret
18098
Güncellenme Tarihi: 2011/08/20
Soru Özeti
Başkasının bostanından izinsiz meyve ve bitki toplamanın hükmü nedir?
Soru
Tarlaya girmeden bir tutam, bitkisel ilaç olan bir bitkiyi toplamak haram mıdır? Eğer toplanmış ise yemenin hükmü nedir?
Kısa Cevap

Söz konusu sorunun cevabında ilk önce fakihlerin bu konu hakkında görüşlerini genel olarak açıkladıktan sonra Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tehrani nin görüşünü takdim edeceğiz.

 Fakihlerin genel görüşleri:

Bir başkasının malından faydalanmak her şekilde olursa olsun mutlaka bu tasarruf o malın sahibinin izni ile olmalıdır. Yalnızca şu durum istisna edilmiştir: İnsanın yolu üzerinde bulunan meyve ağacından oradan geçiş sırasında orada yemek kaydı ile ihtiyaç ve doyma haddini aşmadan faydalanmanın sakıncası yoktur.[1]

Başka bir açıklamada şöyle denilmiştir: İnsan bir yoldan belirli bir maksada ulaşmak için hareket eder yolculuk sırasında meyve ağacına veya ekin tarlalarına rastlarsa ve bu yolu bu meyve ağacı ve tarlaya rastlamak kastıyla seçmemiş ise o meyve ağacından ve tarladan doyana kadar yemenin bir sakıncası yoktur. Ama oradan bir şey alıp götürmesi caiz değildir. İhtiyat gereği sahibinin bu durumdan rahatsız olduğunu bilmemesi gerekir. Bu hüküm meyve ağacının ve tarlanın yol üzerinde olması durumunda geçerlidir. Eğer bostanda olursa ve yemek için bostana girmek gerekiyorsa caiz değildir.[2]

Bazı tabirlerde ağaçtan meyve yemekle tarladan bir şey yemek arasında fark bulunmaktadır.[3]

Hatırlatmak gerekir bu konuda sahih ve muteber rivayetler Vesail-uş Şia kitabının 9.c nin 203-204.s ve 25.c 148.s bulunmaktadır. Özellikle Abdullah ibn. Senan'ın sahih rivayeti ilk sırada nakledilmiştir.

Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tehrani nin görüşünü:

1.     Eğer bitkisel ilaç olan bitki kendi kendine türemiş ise ve onu toplamak o tarlaya girmeyi gerektirmiyorsa zahiren bir sakıncası yoktur. Özellikle de ferdin ona ihtiyacı varsa. Elbette fert kendi kullanımı için toplamalı fazla değil.

2.     Eğer bitkisel ilaç olan bitki kendi kendine türememiş ise onu toplamak o tarlaya girmeyi ve hasar vermeyi gerektirmiyorsa zahiren bir sakıncası yoktur. Elbette fert kendi kullanımı için toplamalı fazlasını değil.

3.     Bu iki durumun dışında toplamak haramdır ve toplayan kişi yükümlülük taşır.

 



[1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 2.s. 510soru:19, Ayetullah Behçet,m. 1644 İnsan yolu üzerindeki meyve ağacından sahibi olsa bile yiyebilir. Ama ağacın ve meyvenin zarar görmesine yol açmamalıdır. Doğru olan o meyveden beraberinde götürmemesidir. Tevzihu'l-Mesail, İmam Humeyni, c, 2 s. 229.

[2] Mecmeul Mesail, Gulpeygani, c, 2 s. 44.

[3] M. 663. یجوز لمن مرّ بشی‏ء من الثمرة فی النخل‏ أو الفواکه الأکل منها إن لم یقصد، بل وقع المرور اتّفاقا. و لا یجوز له الإفساد و لا الأخذ و الخروج به، و لا یحلّ له الأکل أیضا مع القصد. و لو أذن المالک مطلقا، جاز. روى محمّد بن مروان قال: قلت للصادق علیه السّلام: أمرّ بالثمرة فآخذ «4» منها، قال: «کل و لا تحمل» قلت: فإنّهم قد اشتروها، قال: «کل و لا تحمل» قلت: جعلت فداک إنّ التجّار قد اشتروها و نقدوا أموالهم، قال: «اشتروا ما لیس لهم». و عن یونس عن بعض رجاله عن الصادق علیه السّلام، قال: سألته عن‏ الرجل یمرّ بالبستان و قد حیط علیه أو لم یحط، هل یجوز له أن یأکل من ثمره و لیس یحمله على الأکل من ثمره إلّا الشهوة و له ما یغنیه عن الأکل من ثمره؟ و هل له أن یأکل منه من جوع؟ قال: «لا بأس أن یأکل، و لا یحمله و لا یفسده» «1». و هل حکم الزرع ذلک؟ إشکال أقربه: المنع، لما رواه مروک بن عبید عن بعض أصحابنا عن الصادق علیه السّلام، قال: قلت له: الرجل یمرّ على قراح الزرع یأخذ منه السنبلة، قال: «لا» قلت: أیّ شی‏ء سنبلة؟ قال: «لو کان کلّ من یمرّ به یأخذ سنبلة کان لا یبقى منه شی‏ء» «2». و کذا الخضراوات و البقول. و لو منعه المالک، فالوجه: أنّه یحرم علیه التناول مطلقا إلّا مع خوف التلف, Tezkiret-ul Fukaha, c. 12. c. 156.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar