Gelişmiş Arama
Ziyaret
7483
Güncellenme Tarihi: 2010/12/22
Soru Özeti
Çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiş olan amcakızım ile evlenebilir miyim?
Soru
Ben amcakızım ile evlenmek istiyorum ama o çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiştir. Aynı şekilde sadece bir defaya mahsus olmak üzere ben de bir kız kardeşimin sütünü içmişimdir. Birbirimizle evlenebilir miyiz?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

İmamiye (a.s) Şia’sı mezhebinin bakışında mahrem olmaya neden olan süt vermenin sekiz şartı vardır:

1. Çocuğun ölü değil, diri bir kadının sütünü içmesi.

2. Kadının sütünün zina gibi haram yoldan olmaması.

3. Bir vesileyle sütün çocuğun ağzına verilmemesi ve onun sütü kadının memesinden içmesi.

4. Sütün katışıksız olması ve yemek gibi başka bir şeyle karıştırılmamış olması.

5. Sütün bir kocadan olması gerekir. Ama bir kadın ilk kocasından bir çocuğa süt verirse ve sonra başka bir erkekle evlenirse ve ikinci kocasının sütünden de başka bir çocuğa süt verirse, onlar mahrem olmazlar. Aynı şekilde eğer süt veren kadın boşanırsa, başka bir erkekle evlenirse, o erkekten bir çocuğu olursa, çocuğu doğuruncaya kadar birinci eşinden edindiği süt kalmış olursa ve mesela sekiz defa doğmadan önce ilk kocasının sütünden ve yedi defa da doğduktan sonra ikinci eşinin sütünden bir çocuğa süt verirse, o çocuk hiç kimseye mahrem olmaz.

6. Çocuk hastalık nedeniyle sütü geri atmamalıdır. Eğer geri atarsa zorunlu ihtiyat gereği, süt içmeyle o çocukla mahrem olmuş kimseler onunla evlenmemeleri gerekir ve öte taraftan kendisine mahrem olarak da bakmamalıdırlar.

7. Çocuğun on beş defa veya bir gece ve gündüz doyarcasına süt içmesi gerekir. Yahut o süt ile kemiği sağlamlaştı ve bedeninde et üredi denecek kadar kendisine süt verilmesi gerekir. Elbette kendisine on defa bile süt verilirse müstehap ihtiyat gereği, süt içme vasıtasıyla kendisine mahrem olan kimselerin onunla evlenmemeleri gerekir ve kendisine mahrem olarak da bakmamaları icap eder. Bu süt içmenin de birkaç şartı vardır:

1. Bu, on beş defa olmalı veya bir gece ve gündüzde çocuğun yemek yememesi gerekir.

2. Bu esnada çocuğun başka bir kadının sütünü içmemesi gerekir.

3. Her mertebede çocuğun vasıtasız olarak süt içmesi gerekir ama nefes tazeleme ve beklemenin bir sakıncası yoktur.

4. Çocuğun iki yaşını doldurmamış olması ve iki yaşından az olması gerekir.[1]

Ehli Sünnet mezheplerinin her biri de mahrem olmaya neden olan süt vermenin şu şartları olduğuna inanmaktadır:

A) Hanefi mezhebinin bakışında mahrem olmaya neden olan süt vermenin şartları şunlardır:

1. Sütün sıvı olması ve kuru süt gibi katı olmaması gerekir.

2. Çocukluk ve süt içme devresindeki sütün çocuğun karnına ulaşması gerekir.

3. Sütün katışıksız olması gerekir; katı bir yemekle karıştırmamaları ve çocuğa vermemeleri gerekir. Eğer yemek sıvı olursa bunun iki sureti vardır:

3. 1. Eğer süt o yemekten fazlaysa, mahremiyete neden olur.

3. 2. Eğer süt o yemekten daha az ise, mahremiyete neden olmaz.

4. Süt veren kadının dokuz yaşından fazla olması gerekir.

B) Maliki mezhebinin bakışında mahremiyete neden olan süt vermenin şartları şunlardır:

1. Çocuğun iki yaşından az olması gerekir.

2. Sütün renginin beyaz ve süt rengi olması gerekir.

3. Sütün çocuğun karnına ulaşması gerekir.

4. Sütün yemek gibi başka bir şeyle bulaşmaması gerekir ve bulaşması durumunda eğer süt yemekten fazla olursa, mahremiyete neden olur.

5. Süt veren kadının dokuz yaşından fazla olması gerekir.

C) Şafii mezhebi bakışında mahremiyete neden olan süt vermenin şartları:

1. Süt veren kadının yaşı dokuzdan fazla olması gerekir.

2. Süt veren kadın ölü değil, diri olmalıdır.

3. Süt içen çocuğun yaşı ikiden az olması gerekir.

4. Süt içen çocuğun kesin bilgiyle bir kadından en az beş defa süt içmesi, sütün çocuğun karnına ulaşması ve çocuğun onu geri atmaması gerekir.

D) Hanbelî mezhebine göre mahremiyete neden olan süt vermenin şartları:

1. Süt veren kadının ölü değil, diri olmalıdır.

2. Süt veren kadının hamile olabilecek bir durumda olması gerekir.

3. Sütün çocuğun karnına ulaşması ve çocuğun onu geri atmaması gerekir.

4. Süt içen çocuğun bir kadından kesin bilgiyle en az beş defa süt içmesi gerekir.[2]

Netice: İmamiye Şia’sı, Hanbeli ve Şafii mezheplerinin bakışında bir defa süt içmek mahrem olmaya neden olmaz ve söz konusu kız ve oğlan evlenebilir; çünkü Şiiler on beş defa veya tam bir gece ve gündüz süt içmeyi şart koşmakta ve Hanbeli ve Şafii mezhepleri de beş defa süt içmeyi mahrem olmanın şartı bilmektedir. Dolayısıyla bundan daha az süt içenleri birbirine mahrem bilmemektedirler. Ama Hanefi ve Maliki mezhepleri süt içme sayısını süt içme şartlarından saymadıkları için kendilerinin mezheplerinde bir defa dahi süt içilmesi durumunda kız ve oğlan birbirine mahrem olur ve evlenme hakları olmaz.      



[1] Beni Haşim Humeyni, Seyid Muhammed Hasan, Tevzihü’l-Mesail-i Meraci’, c. 2, s. 510-560, mesele. 2484-2478, Defter-i İntişarat-i İslami, Hovze-i İlmiye-i Kum, 1383.

[2] el-Ceziri, Abdurrahman,el-Fıkh-u Ala’l-Mezahibi’l-Arbaa, c. 4, s. 253-261, Mektebetü’l-Ticariyeti’l-Kübra, Basar, 1699.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir malın humusu verildikten sonra ona yeniden humus vacip olur mu?
    5411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bilindiği üzere humus, füru-u dinden olup İslam’ın önemli farzlarından biridir ve ibadet sayılmaktadır. Bu yüzden kurbet kastıyla (Allah’ın emrini yerine getirmek niyetiyle) yerine getirilmelidir.Mal ve sermayeye humus geldiğinde bir kere humusları verilirse üzerinden uzun yıllar geçse de ona artık humus gelmez. Ama mal ...
  • Kur’an’da gelen ‘Sadugatihinne ve ‘Ucurehunne’ neyin hakkındadır?
    6206 Tefsir 2012/02/22
    ‘Sadugatihinne’[1] daimi evlilik hakkındadır ve mehir için ‘Sıdak’ denmiştir.[2] Bu kelimenin geçtiği ayet, kadınların kesin haklarının birinden bahsetmekte ve koca, karısı bağışlamadığı sürece[3] karısının mehrini ödemesi ...
  • Hz Ali’nin kendi hilafeti döneminde omzunda kırbaç taşıyarak sokak ve çarşıda hareket ettiği ve suçluları cezalandırdığına dair nakledilen hadis doğru mudur?
    6452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Hz Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu: Bu içerikte nakledilen rivayet sadece Hz Ali’nin Küfe’de bulunduğu, çarşıda gezdiği ve halkın tavsiyeleri ciddiye alması için yanında belirtilen kırbacı yanında taşımasıyla ilgilidir. Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpeygani’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu:
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6841 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Eğer taklit mercileri zamanın imamı (a.s) tarafından seçiliyorsa müçtehit ve veliyy-i fakihi tanıtan diğer kaynakların rolü nedir?
    5068 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Dikkatleriniz için teşekkür ederiz. 1393. sorunun yanıtında işaret ettiğimiz gibi İmam belirgin bir şahsı hâkimiyete atamamış, sadece fakihleri genel bir şekilde atamıştır. Bundan dolayı zamanın imamı (a.s) tarafından mercilerin seçilme ve teyit edilmesinden kasıt, özel bir şahsın seçilmesi ve teyit edilmesi değildir. Sadece masum (a.s) ...
  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    6900 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Dört seçkin kadın ve babalarının ismi nedir?
    19865 تاريخ بزرگان 2010/05/19
    İnsanlık tarihi boyunca tevhid yolunda ve ilahi hedefler uğruna büyük fedakârlıklar gösteren Evliya ve Salihlerin içinde kadınlarda vardır. Onların namı insanlığın karanlık tarihinde parlamaktadır. İslami rivayet ve kaynaklarda büyüklük, fazilet ve yüce makamlarından ötürü en üstün kadınlar ve cennet kadınlarının en üstünleri olarak yad edilen, yücelikle övülen ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    5088 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Bütün amellerimizi nasıl halis niyetle yerine getirebiliriz?
    10593 Teorik Ahlak 2009/12/20
    İhlâs; yapılan her işte ve kullukta asıl hedefin, başkalarının değil de Allah-u Teâlâ’nın rızasını kazanmak için olmasıdır. Bunun için öncelikle ihlâsa mani olan şeyleri yani; riyakârlığı, dünyaya bağlılığı ve şeytanın vesveselerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Sonra imanı güçlendirme, Allah-u Teâlâ’yı tanıma, ihlâsın değeri ...
  • Mecbur kalınca günah işlemenin hükmü nedir?
    8733 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Dini öğretilere göre şer’i sorumluluklar insanın ihtiyar ve özgür iradesine bağlıdır; yani insan özgür iradesiyle güzel bir ameli yaparsa mükafatı hakkeder. Dolayısıyla şia fıkhında sorumluluğun kaldırıldığı yerlerden biri mecburiyettir. Müslüman biri haram müzik dinlemek gibi özgür iradesiyle yapmayacağı bir ameli mecburiyetten dolayı yaparsa burada ...

En Çok Okunanlar