Gelişmiş Arama
Ziyaret
4061
Güncellenme Tarihi: 2010/11/16
Soru Özeti
İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir?
Soru
Sormak istediğim birkaç soru vardı; 1. Her yaştan insanın katılımı göz önüne alındığında İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir? Lütfen öncelikle matem merasimlerinde dine kötü bakılmasının ve caiz çıplaklığın( yani bedenin ne kadarının çıplak olması mâni değildir?) ölçüsünü açıklar mısınız? 2. Lütfen beden kızarana kadar yüze tokat atmanın ve sine vurmanın hükmünü açıklar mısınız? 3. Acaba İmam Hüseyin (a.s)’ın Aşura günü şehadetinden sonra bedeninin çıplak kalmaması için düşman tamah etmez diye eski bir gömlek istemesi çıplaklığın özelliklede matem merasimlerinde çıplaklığın doğru olmadığına dair uygun bir delil midir?
Kısa Cevap
Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir. Aynı şekilde hiçbir taklit merci hızlı şekilde sine vurulmasını haram bilmemektedirler. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir.
Ayrıntılı Cevap
 
  1. Birçok rivayette üzerinde durulan ve vurgulanan nokta Şehitler Efendisi İmam Hüseyin (a.s)’ın mazlumluğu ve şehadeti karşısında üzüntü içinde olmak, matem tutmak ve gözyaşı dökmektir.  Ama matem merasimlerinin şekli ve niteliği her toplumun gelenek, görenekleri ve kültürüne bağlı olarak farklılık göstermektedir. Rivayetlerde düzenlenecek matem merasimleri için özel bir şekle vurgu yapılmamıştır. Matem merasimlerinde üst elbiselerini çıkarmak bazı yerlerde olağan bir davranıştır. Doğal olarak gelenek ve göreneklere tabi olmakla birlikte özel bir değere ve fazilete sahip değildir. Bu eylemin yapılması için hiçbir vurgulama olmadığı gibi kadın izleyicilerin bulunduğu ve halkın gözü önünde gerçekleştirilen matem merasimlerinde üstün giyinik olması şüphesiz münasip ve doğru olandır.
Her halükarda Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir.[1]
Hatırlatmak isteriz ki günümüzde matem meclislerinde gerçekleştirildiği şekliyle üst giysilerin çıkarılmasıyla meydana gelen çıplaklık dine kötü bakılmamasının bir ölçütü sayılmamaktadır.
  1. Tokat, insanın eliyle yüzüne ve bedenine elinin içiyle vurmasından ibarettir.[2] İmam Hüseyin (a.s)’a matem tutulması hakkında elimize ulaşan rivayetler göz önüne alındığında hiçbir fakih ve taklit merci Şehitler Efendisi İmam Hüseyin (a.s) mateminde hızlı sine vurulması ve avuç içiyle kendine vurmasını haram bilmemiştir. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir.[3]
Elbette bilindiği üzere bu amelin caiz oluşu öncelikle insanın kendisine eziyet ve zarar vermemesi ve saniyen İslam dinine kötü bakılmasına ve Müslümanlara saygısızlığa yol açmamasına bağlıdır.[4]
  1. “Eski gömlek” olayı “Luhuf” kitabında şu şekilde aktarılmıştır: İmam Hüseyin (a.s) ailesine şu şekilde buyurdu: “Bana kimsenin rağbet etmeyeceği eski bir gömlek getirin. Onu elbiselerimin altından giyeyim ki bedenimi çıplak bırakmasınlar.”[5] Bu olay insanın iffetini ve hayâsını her hâlükârda koruması gerektiğini içeren ahlaki bir mesaj içermiş olabilir. Ancak zikredilen konuyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte hiçbir fakih te İmam Hüseyin (a.s) mateminde insanın üzerini çıkarmasının caiz olmadığına delil olarak görmemiştir.
Bu konuda inceleme yapabileceğiniz linkler:
7184 soru, 7443 sayfa,  İmam Hüseyin (a.s)’a matemi ve rivayetler.
12165 soru, 12865 sayfa, İmam Hüseyin (a.s) mateminde kendine zarar vermek
 

 
 
 

[1] Gulpeygani, Lütfullah Safi, Cami’ul-Ahkâm, İntişarat Hazret Masume, Kum, 4.b, 1417.k; Humeyni, Ruhullah, İstiftaat, 3.c, Sualat Müteferrika, 46.s; Fazıl Lenkerani, Muhammet, Cami’ul-Mesail, 1.c, 2163-2165.s; Behçet, Muhammet Taki, Tevzuh’ul-Mesail- 1937.m; Ayetullah Mekarim: Kadınların ortamda bulunması halinde bu eylem haramdır. Kadınlar olmasa bile sakıncalıdır.(Kendilerine ait siteden; persian.makarem.ir/estefta/index.php)
[2] Ferahidi, Halil bin. Ahmet, Kitab’ul-Eyn, 7.c, 433.s, naşr hicret, 2.b, Kum, 1410.k, ; İbn. Menzur, Ebulfazl, Lisan’ul-Arap, 12.c, 543.s, Dar’ul-fikr liltebaeh, 3.b, Beyrut, 1414.k.
[3] Cem’i ez Müellifin, Mecelle’i Fıkhi Ehlibeyt, 49.c, 201.s, Müessei daire’tul-Mearifi Fıkh İslami, Kum, 1.b; Tebrizi, Cevat, İstiftaat cedid, 1.c, 452.s, Kum; Lenkerani, Muhammet, Cami’ul- Mesail, 1.c, 579.s, İntişaraat Emir kalem, Kum, 11.b; Taklit Mercilerin fetvaları hakkında detaylı bilgi için 12165 soru, site 12865’e müracaat ediniz.
[4] Şirazi, Nasır Mekarim, İstiftaat cedid, 2.c, 247.s, İntişaraat Medrese’yi İmam Ali bin. Ebi Talip, Kum, 2.b, 1427.k.
[5] Seyit bin. Tavus, El’luhuf ela Katl’il-Tafuf, 123.s, intişaraat Cehan, Tahran, 1348.ş.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir malın humusu verildikten sonra ona yeniden humus vacip olur mu?
    5411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bilindiği üzere humus, füru-u dinden olup İslam’ın önemli farzlarından biridir ve ibadet sayılmaktadır. Bu yüzden kurbet kastıyla (Allah’ın emrini yerine getirmek niyetiyle) yerine getirilmelidir.Mal ve sermayeye humus geldiğinde bir kere humusları verilirse üzerinden uzun yıllar geçse de ona artık humus gelmez. Ama mal ...
  • Kur’an’da gelen ‘Sadugatihinne ve ‘Ucurehunne’ neyin hakkındadır?
    6206 Tefsir 2012/02/22
    ‘Sadugatihinne’[1] daimi evlilik hakkındadır ve mehir için ‘Sıdak’ denmiştir.[2] Bu kelimenin geçtiği ayet, kadınların kesin haklarının birinden bahsetmekte ve koca, karısı bağışlamadığı sürece[3] karısının mehrini ödemesi ...
  • Hz Ali’nin kendi hilafeti döneminde omzunda kırbaç taşıyarak sokak ve çarşıda hareket ettiği ve suçluları cezalandırdığına dair nakledilen hadis doğru mudur?
    6452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Hz Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu: Bu içerikte nakledilen rivayet sadece Hz Ali’nin Küfe’de bulunduğu, çarşıda gezdiği ve halkın tavsiyeleri ciddiye alması için yanında belirtilen kırbacı yanında taşımasıyla ilgilidir. Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpeygani’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu:
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6841 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Eğer taklit mercileri zamanın imamı (a.s) tarafından seçiliyorsa müçtehit ve veliyy-i fakihi tanıtan diğer kaynakların rolü nedir?
    5068 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Dikkatleriniz için teşekkür ederiz. 1393. sorunun yanıtında işaret ettiğimiz gibi İmam belirgin bir şahsı hâkimiyete atamamış, sadece fakihleri genel bir şekilde atamıştır. Bundan dolayı zamanın imamı (a.s) tarafından mercilerin seçilme ve teyit edilmesinden kasıt, özel bir şahsın seçilmesi ve teyit edilmesi değildir. Sadece masum (a.s) ...
  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    6900 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Dört seçkin kadın ve babalarının ismi nedir?
    19865 تاريخ بزرگان 2010/05/19
    İnsanlık tarihi boyunca tevhid yolunda ve ilahi hedefler uğruna büyük fedakârlıklar gösteren Evliya ve Salihlerin içinde kadınlarda vardır. Onların namı insanlığın karanlık tarihinde parlamaktadır. İslami rivayet ve kaynaklarda büyüklük, fazilet ve yüce makamlarından ötürü en üstün kadınlar ve cennet kadınlarının en üstünleri olarak yad edilen, yücelikle övülen ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    5088 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Bütün amellerimizi nasıl halis niyetle yerine getirebiliriz?
    10593 Teorik Ahlak 2009/12/20
    İhlâs; yapılan her işte ve kullukta asıl hedefin, başkalarının değil de Allah-u Teâlâ’nın rızasını kazanmak için olmasıdır. Bunun için öncelikle ihlâsa mani olan şeyleri yani; riyakârlığı, dünyaya bağlılığı ve şeytanın vesveselerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Sonra imanı güçlendirme, Allah-u Teâlâ’yı tanıma, ihlâsın değeri ...
  • Mecbur kalınca günah işlemenin hükmü nedir?
    8733 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Dini öğretilere göre şer’i sorumluluklar insanın ihtiyar ve özgür iradesine bağlıdır; yani insan özgür iradesiyle güzel bir ameli yaparsa mükafatı hakkeder. Dolayısıyla şia fıkhında sorumluluğun kaldırıldığı yerlerden biri mecburiyettir. Müslüman biri haram müzik dinlemek gibi özgür iradesiyle yapmayacağı bir ameli mecburiyetten dolayı yaparsa burada ...

En Çok Okunanlar