Gelişmiş Arama
Ziyaret
9710
Güncellenme Tarihi: 2012/05/08
Soru Özeti
Arkadaşlıkta yaş, bedensel ölçüler vb. gibi fiziksel uyumluluk gerekli midir?
Soru
Hatiplerden biri diyordu ki: İki arkadaş her yönden uyumlu olmalıdır. İnançlarının aynı olmasının dışında fiziksel olarakta uyumlu olmaları gerekir. Yani yaşları, cüsseleri birbirine yakın olmalı (biri küçük ve zayıf, diğeri büyük ve cüsseli olmamalı), biri çocuk görünümlü diğeri yetişkin biri gibi olmamalıdır. Kısacası bütün yönlerden birbirlerine benzemeleri gerektiğini söylüyordu. Zira böyle olmazsa toplum onların hakkında yanlış düşünür. Böyle bir şey doğru mudur?
Kısa Cevap

Her ne kadar toplumda insanı töhmet altında bırakacak kimselerle arkadaşlık yapmak gibi bazı maddi ve fiziki özelliklere riayet etmek gerekse de İslamın arkadaşlık için başlangıçta önemsediği şey maddi özellikleri değil, maneviyattır. İmanlı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçları karşılamak vb. şeyler maneviyatın özelliklerdendir.

Ayrıntılı Cevap

Arkadaş, insanın yalnızlığının paylaşan, dertlerine ve sevinçlerine ortak olan, muhtaç olduğunda yardım eden, sorunlarda, sıkıntılarda sağlam bir dayanak, şüphelerde, şaşkınlık anlarında iyi bir istişarecidir. Ancak herkesin dostu, insanın ahlak ve kişiliği hakkında başkalarının hüküm vermesine neden olduğu ve çeşitli yaş gruplarında insan arkadaşlarından etkilendiği için arkadaş seçerken güzel ahlak ve davranışlara yardımcı olacak kimse seçilmelidir. Nitekim İmam Ali (a.s): ‘Arkadaş, toplumda yama gibidir. Öyleyse kendinize uygun birini seçin.’[1] diye buyurmaktadır.

İnsanların birbirleriyle olan deruni ilişkileri kişilerin ruhunda ve ahlakında etki bırakan dış ve toplumsal ilişkilere bağlıdır. Ulvi düşünceye ve güzel ahlaka sahip olmak, nefis tezkiyesi yapıp kişiliklerinin gelişmesini isteyenler, dini ölçülere ve kimi arkadaş olarak seçeceklerine önem vermek zorundalar. Dolayısıyla İslam açısından arkadaş seçiminde birinci derecede önemli olan arkadaşın zahiri ve maddi özellikleri değil, onun manevi özellikleridir.

Aşağıda bir arkadaşta olması gereken manevi özelliklerinden birkaçına değiniyoruz:

1. İman: Arkadaşlığın en sağlam temeli.

Temeli ve sağlamlığı olan tek şey usul-i dine ve inançlara iman etmektir. İnsanın başkalarıyla yaptığı arkadaşlık Allah için olursa sağlam temel üzerine kurulduğu için kopmaz. Bu, her şeyi iman temeli üzerine kuran yüce İslam dininin özelliğidir. Yüce İslam dini, yalnızca Allah için olan ve iman temeli üzerine kurulan dostluk ve düşmanlıkları, alemlerin Rabbiyle yaratılmışlar arasında güçlü bir bağ sayar.

Kur’an-ı Kerim çeşitli ayetlerde müminlerin, kafirler, müşrikler ve münafıklarla dost olmasını yasaklamıştır: ‘İnananlar iman edenleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Bu işi yapan, Allah'tan bir şey beklemesin, fakat kafirlerden çekinmeniz gerekse o başka.’[2]

2. Arkadaş, akıllı ve bilgili olmalıdır:

Akıl ve bilgi insanın dünya gerçeklerini anlamasına vesile olurlar. Akıl, yaşamın sönmeyen meşalesi olduğu, insanın saadeti tedbir ve düşüncenin sayesinde gerçekleştiği için İslam dini akılı arkadaşlığın şartlarından biri saymış, vefalı, akıl sahibi ve bilgin kimselerle arkadaş olmayı önemle tavsiye etmiştir.

Bir rivayette İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Akıllı kimsenin, cömertliğini beğenmesende (bu açıdan ondan faydalanmasan da onunla) arkadaşlık etmenin sakıncası yoktur. Onun aklından faydalan ve kötü ahlakından uzak dur. Cömertliği olan birinin aklından faydalanmasan da asla arkadaşlığını koparma ve kendi aklınla onun cömertliğinden faydalan. Akılsız ve alçak kimseyle arkadaş olmaktan sakın (çünkü o ne cömerttir ne de akıllı).’[3]

Yine şöyle buyurmaktadır: ‘Akıllı kimseyle beraber olmak ruha hayat verir.’[4]

Cahil dost ise, insanın bedenini ve ruhunu her an kemiren bir kurt gibidir.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Ahmakla arkadaşlık yapmaktan sakınmayan onun ahmakça işlerinin etkisinde kalır ve çok çabuk onun ahlakıyla ahlaklanır.’[5]

3. İyi bir arkadaş hatalarımızı yüzümüze karşı söyleyen kimsedir:

İslam açısından değerli olan arkadaşlık insanın bireysel ve toplumsal yaşamına ışık saçan ve ilerleten arkadaşlıktır. Arkadaşının hatalarını görüpte ıslah etmesi için ona söylemeyen kimse iyi bir dost değildir. İyi dost rivayetlerde, ıslah etmemiz için ayıplarımızı ayna gibi gösteren kimse diye tanıtılmıştır. Çünkü böyle biri dostunun saadetini samimiyetle isteyen, hayır bir niyetle ayıbını söyleyen ve ıslah etmesi için bilgilendiren kimsedir. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin velileridir; iyiliği emrederler, kötülükten sakındırırlar, namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygambere itaat ederler. Allah'ın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.’[6]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘En iyi dostum ayıplarımı ve kusurlarımı bana hediye eden kimsedir.’[7]

4. İyi bir dost, din kardeşlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterir.

İmam Hasan Müçteba (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor: Öyle biriyle dost ol ki:

I- Onunla beraber olmak sana süs olsun.

II- Ona hizmet ettiğinde seni (onurunu) korusun.

III- Yardım istediğinde sana yardım etsin.

IV- (Hak) Söz söylediğinde seni tasdik etsin.

V- (Düşmana) Saldırdığında (gücüyle) sana yardım etsin.

VI- İyilik elini uzattığında o da sana elini uzatsın (yardımcı olsun).

VII- Bir sorunun olduğunda onu gidersin.

VIII- Senden iyilik gördüğünde onun kadrini bilsin.

IX- Ondan bir şey istediğinde sana versin.

X- Sustuğunda (bir şey istemediğinde) kendisi sorsun (ihtiyacını gidersin).[8]

Bunlar iyi bir dostta olması gereken özelliklerdir.

*

Biriyle arkadaş olurken toplumsal ölçü ve özelliklere dikkat etmek, toplumun örfünü de göz önüne almak gerekir. Burada onlardan bazılarına işaret ediyoruz:

a) İki arkadaşın yaşları:

Arkadaşlıkta yaş konusu iki açıdan önemlidir:

1- İnsanın arkadaş edindiği kimsenin yaşı kendisinden büyükse bir din kardeşi ve bir büyük olarak onun tecrübe ve maneviyatından faydalanmalı, saygınlığını korumalı ve kendi yaşıtlarına karşı yaptığı davranışları ona yapmamalıdır. Kısacası böyle bir dostlukta halkın kınamasına neden olacak şeyleri yapmamalıdır.

2- Yukarıda söylenenler, yaşları aynı olan iki arkadaş içinde geçerlidir. Zira insanların konumları önemlidir ve saygınlıklarının korunması gerekir.

b) Arkadaş olunacak kimsenin geçmişi önemlidir. Mesela iyi bir toplumsal konuma sahip olan kimseyle iyi bir konuma sahip olmayan kimse arasında seçim yaparken ikincisi seçilmemelidir. Her ne kadar hidayet etmek amacıyla bazılarına karşı sevgi duyulsa da başkalarını hidayet etme risaleti, emr-i maruf ve nehy-i münker özel bir arkadaşlığa bağlı değildir.

c) İki kişinin arkadaşlığı, toplumda şüphe uyandıracak şekilde olmamalıdır. Böyle bir şeyden kaçınılmalı ve insan kendisini töhmet altında bırakmamalıdır. Nitekim İmam Ali (a.s) buyuruyor: ‘Töhmet altında bırakacak ve halkın kötü zanda bulunacağı yerlerde bulunmayın. Çünkü kötü arkadaş insanı kandırır.’[9]

Daha fazla bilgi için bkz:

-Müminin Özellikleri, Soru: 12537 (Site: tr12378)

-Müminlerin Birbirlerine Karşı Davranışları Soru:11824 (Site:13365)

-Başkalarıyla İlişkilerin Yolu, Soru:8795 (Site:8752)

-Toplumsal ve Bireysel Yaşantı, Soru:8351 (Site:8370)

 

 


[1] -Temimi Amedi, Abdulvahid b. Muhammed, Gurer-ul Hikem, s.423, Defter-i Tebliğat-ı İslami, Kum, HŞ.1366.

[2] -Al-i İmran/28

[3] -el-Kafi, c.2, s.638, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1365.

[4] -Gurer-ul Hikem, s.429, hadis:9771

[5] -Muhaddis Nuri, Müstedreku’l-Vesail, c.8, s.336, Müessese-i Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1408.

[6] -Tövbe/71

[7] -Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, c.2, s.639

[8] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.44, s.139, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404.

[9] -Amuli, Şeyh Hür, Vesail-uş Şia, c.12, s.36, Müesseset-ü Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1409

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar