Gelişmiş Arama
Ziyaret
8602
Güncellenme Tarihi: 2011/08/30
Soru Özeti
Abdestsiz Allah kelimesine dokunmanın hükmü nedir? (Abdullah anlamında olan) İsrail kelimesine dokunmanın hükmü nedir?
Soru
1- Başka dillerle hata çok nadir bir dille yazılmış Allahın ismine abdestsiz el vurmanın hükmü nedir?
2- İsrail kelimesi Allahın iyi kulu anlamında olduğunu farz edersek bu kelimede Allah kelimesi Arapça diliyle değil başka bir dille var olmaktadır. Bu durumda bu kelimeye abdestsiz dokunmamak mı gerekir? Acaba (İsrail’e ihtiraz amaçlı) bazen duvarlara bu kelime asılıyor ve caddelere yazılıyor. Bu durumda bu kelimeye kasti olarak basmak haram mıdır?
3- Bir kelime bir camianın geleneğinde Allah anlamında değil başka bir camianın genelliğinde Allah anlamında olursa teklif nedir?
4- Acaba İsmi Habibullah olan bir kimse kendi ismine abdestli dokunması gerekiyor mu ve diğer mübarek isimlere gösterilmesi gereken has saygı bu isme de gösterilmesi lazım mı?
Kısa Cevap

Abdesti olmayan bir kimse Allahın ismine hangi dille yazılıyorsa yazılmış olsun dokunması haramdır. Hakeza ihtiyati vacip gereğince Peygamber (s.a.a.), İmamlar ve hz. Zehra’nın (s.a) ismine abdestsiz dokunmak haramdır.[1] Allah ismi kendisinde var olan Habibullah ve diğer isimler hakkında da “Allah” lafzına abdestsiz dokunmak işkallıdır.[2]

Ama ibranice olan İsrail kelimesi Allahın gözetiminde, tedbirinde himayesinde ve esaretinde olan bir kimse anlamındadır. Bu anlam Arapçadaki “Abdullah” kelimesinin taşımış olduğu anlama yakın bir anlamdır.[3] Her halükarda İsrail[4] kelimesi hz. İbrahim’in oğlu olan hz. İshak’ın oğlu olan hz. Yakubu’un lakabıdır. Normal şartlarda ve bu kelimenin kendisine saygılı olmak gerekir. Ama günümüzde bu isim İslam’la savaşan bir bayrağın ve Müslümanlara karşı düşmanlığın alameti konumundadır. Bu nedenle dinin düşmanı olan kimselerin bayraklarını ayaklar altına alıp çiğnemek ve ona karşı itirazını bildirmek için kasti olarak ona basmak ve üzerinden geçmenin her hangi bir işkalı yoktur.[5]  

Ayetullahe'l-uzma HADEVİ TAHARANİ (Allah yüce bereketlerini devam ettirsin) hazretlerinin görüşü:

C 1. Allaha karşı saygısızlık yapmak haramdır. Dolayısıyla Allahın ismine karşı hangi dille yazılmış olursa olsun ihanet edercesine ve nezaketsizlik ve edepsizlik kastıyla yapılan her davranış haramdır. Ama eğer yapılan davranışlarda edepsizlik ve saygısızlığa delalet etmiyor ve bu davranışta bulunan kişi böyleli bir amaç gütmüyorsa sakıncası yok ve caizdir. Buna binaen Allahın ismine dokunmak eğer ihanet içermiyor ve ukala nezdinde ondan ihanet içerikli anlam anlaşılmıyor ise caizdir. Peygamberler (s.a.a), İmamlar (a.s.) ve hz. Fatma Zehra’nın (a.s.) isimleri de ayni bu hükme sahiptir.

C 2, 3, 4, bu soruların cevabı birinci soruya verilen cevaptan anlaşılmış oldu. Elbette üçüncü sorunun cevabında dikkat edilmesi gereken nokta şu: Buradaki ölçü ukala örfü veya bu eylemin kendisinde gerçekleşen camianın örfü ve geleneğidir.       



[1] İmam HUMEYNİ, “tevzi’ül-mesail (el-muhaşi)”, c. 1, s. 187. 3635. Numaralı surudan (sayt: 4319), nemaye: lemsi hututi kuran bıduni vuzu…iktibas edilmiştir.

[2]Ecvibetül istiftaat (bilfarisiyeti)”, s. 31, sual 152: Abdullah, Habibullah gibi isimleri abdestsiz dokunmanın hükmü nedir? C: celale (Allah) lafzına abdestsiz dokunmak caiz değildir. Mürekkep olan isimlerin bir cüz’ü olsa bile.

[3]ettahkiku fi kelimatil-kuranı kerim”, c. 1, s. 84; bu kelimenin Arapça dilindeki anlamı İbranicede esere maddesinin taşımış olduğu anlamla mutabakat içindedir. Dolayısıyla İsrail kelimesinin anlamı; kontrol, gözetim, tedbir ve Allahın güdümünde olmaktır. Bu mana Abdullah kelimesinin taşıdığı anlama yakın bir anlamdır.

[4] Bkz. ali Muhammedi, “beni İsrail”.

[5] Renberiyet makamı hz. Ayetullah HAMENEY’nin (Allah bereketini devam ettirsin) defterinden yazılı istiftaat.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yabancı ülkelerde ve İslami olmayan muhitlerde nasıl imanımızı koruyabiliriz?
    3762 Pratik Ahlak 2019/09/23
    İnsani, İslami değerlere sahip çıkmak, dini desturlara amel etmek ve onları ihya etmek dünya hayatındaki saadet ve afiyete direkt etkisi olan unsurlardır. Beşerin hayvani güdülerle kurduğu aşağılık ve rezil hayatı temiz, pak bir yaşama dönüştürmektedir. İfrat ve tefritte kalmadan, hurafelereden uzak saf ve sahih dine gerçekten uyan ...
  • Berzahta veya kıyamette ezan okunacak mı?
    7663 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/04/03
    1- Berzah aleminde ezan okunması konusunda hadis kaynaklarında herhangi bir şey yoktur. 2- Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Resul-i Ekrem (s.a.a) miraca gittiğinde geçmiş bütün Peygamberler Onun yanına geldiler. Cebrail, Allah’ın emriyle ezan okudu ve kamet getirdi.[1] 3- ...
  • Peygamber Efendimizin (a.s.s) mubarek dişinin kırılmasından sonra Üveysi\'n, kendisi de kendi dişini kırdığı şeklinde söylentiler derde doğru mudur? Üveys Karani\'nin hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgi verebilirmisiniz?
    21869 تاريخ بزرگان 2012/05/12
    Künyesi Ebu Amr olan Üveys Bin Amir Muradi Karani, tabiinlerin büyüklerinden olup ünlü zahitlerdendi. Öyleki, ühdü, takvası ve ahlaki faziletleri havas ve avam için emsal olmuştu. Üveys, İslam Peygamber'i (a.s.s) zamanında iman getirmiş Onun ziyaretine muvaffak olmadı. Annesine itiatkar oluşu nediyle Medine'den ...
  • Şer’i yükümlülük için erginliğin şart olmasına binaen, çocukların yaptığı iyi ve kötü işlerin hükmü nedir?
    7318 Eski Kelam İlmi 2012/05/27
    Her ne kadar insanın Allah tarafından belirlenmiş şer’i yükümlülük şartı erginlik yaşına ermek olsa da tüm çocukların bütün çocukluk döneminde tamamen başıboş oldukları ve her işi yapabilecekleri sanısı akla gelmemelidir. İslam fakihleri iyi ve kötüyü anlayabilecek olan çocukları istisna etmişlerdir. Onların fetvasına göre eğer işleri ayırt edebilen ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10256 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Gusül alırken bedenin mutlaka yıkanması gereken yerleri neresidir?
    10067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Guslün doğru olmasının şartlarından biri suyun bedenin görünen dış yüzünün tümüne ulaşmasıdır. Nitekim Tevzih-ul Mesail’de şöyle yazar: ‘Gusül alırken bedende iğne ucu kadarda yıkanmayan yer kalırsa gusül batıldır. Ama kulak ve burun içi gibi görünmeyen yerlerini yıkamak farz değildir.’
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    6800 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Mübarek Ramazan ayının 21’inde yolculuk yapmanın hükmü nedir?
    5485 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/14
    Mübarek ramazan ayında yolculuk yapmanın sakıncası yoktur, ancak oruçtan kaçmak için olursa mekruhtur.[1] insan yolculuktan dolayı tutamadığı orucunu ramazan ayından sonra tutmalıdır. Bu hükümderamazanın ayının 21’i ile diğer ...
  • Ahlakla tevekkülün arasında nasıl bir bağlantı vardır?
    9932 Teorik Ahlak 2011/03/03
    İnsanın nefsinde ‘meleke’ haline gelen sıfatlara ahlak denir. Meleke ise, insanın ruhunda nüfuz eden öyle bir sıfattır ki, o sıfata uygun amel ve davranışlar kendiliğinden yapılır. Ahlak, fazilet ve rezalet olmak üzere ikiye ayrılır. Tevekkül ise, ahlaki faziletlerden biri olup kulun Allah’a güvenmesi ve bütün işlerini ona havale ...
  • Kısaca Hz. Nuh (a.s)’ın kıssasını açıklarmısınız?
    9179 نوح 2019/10/21
     Bazı tarihi nakiller ‘Muteşelh’in oğlu ‘Lemek’in Nuh (a.s)’ın babası olduğunu ve ‘Brakil’in kızı ‘Kaynuş’unda annesi olduğunu yazmaktadır.[1]Ayrıca Hz. Nuh (a.s)’ın Hz. Adem (a.s)’ın vefatından 126 yıl sonra doğmuştur. Böylece Hz. Adem (a.s)’ın dünyaya gelmesinden  1056 yıl sonra doğmuş olmaktadır.[2]

En Çok Okunanlar